Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.05.16, 00:30   #1
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart "Yavuz Hırsız Ev Sahibini Bastırır"

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kafasındaki başkanlık sisteminin demokrasiye aykırı olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, “Bir kişi konuşacak, Türkiye susacak. Bir kişi konuşacak, istediği adam hapse girecek. Böyle bir başkanlık sistemini bu ülkede kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz” dedi.

**

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz" sözlerine ilişkin "Kanla bir anayasa değişikliği olabilir mi? Böyle tehdit edilebilir mi bir millet? Anamuhalefet partisine bu yakışır mı? Sen darbeci misin? Darbe yapmak niyetinde misin? Darbecilere çağrı mı yapıyorsun?" dedi.

**

12 Eylül faşist darbesinin lideri tüm bu suçlarının hesabını vermeden ölmüştür ancak fikirleri ve eserleri Türkiye’de egemen olmaya devam etmektedir.Şimdi sıra bizde” diyerek 12 Eylül’ü alkışlayan sermaye sözcülerini bugün AKP iktidarı güldürüyor.

Askeri darbenin ardından sermayeyi güldürmek için vergi kıyakları getirilmiş, harcamalardan alınan dolaylı vergilerle bu yük emekçilerin omzuna yıkılmıştır. Bugün de sermayenin gelirlerinden vergi alınmak istenmediği için devletin vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 70’i dolaylı vergilerdir.

Ayakta yapılan tedavilerde ilâç bedellerinin %20’si sigortalıdan kesilmeye başlandı. Bugün sağlığın neredeyse her aşaması paralı hale geldi.

Emekli aylıkları hesaplama yöntemi değiştirilerek düşürüldü. Bugün de emekliye sıfır zam verildi.

Manzara ortadadır! 12 Eylül’ün faşist lideri ölmüştür ancak onun emanetine sahip çıkanlar bugün ülkeyi yönetmektedir. Yüzde 10 barajından YÖK’e 12 Eylül kurumları, ırkçılıktan mezhepçiliğe 12 Eylül ideolojisi bugün iktidar tarafından korunmaktadır.

**

'Terör örgütü ile görüşen ********dir' dediler ardından devlet görüşebilir dediler.

Oslo sürecine ne diyeceğiz?

28 Şubat 2015'i nereye koyacağız? O gün Dolmabahçe'de bir araya gelenler Efkan Ala, Mahir Ünal ve Yalçın Akdoğan, HDP'den Pervin Buldan, İdris Baluken, Sırrı Süreyya Önder, 10 maddelik mutabakat açıklamışlardır.

AKP uzatmaları oynuyor ve çok çirkin oynuyor.

**

Zekeriya öz, Başbakan'ın zırhlı aracından inip, aranan kaçağa dönüşmüştür. Bir zamanlar o zırhlı araçla geziyordu, şimdi kırmızı bültenle aranıyor. Öz, haftada bir Başbakan'la görüşüyordu, talimatları oradan alıp Türkiye'nin uzun yıllar konuşacağı kumpasların içinde yer alıyordu.
Ergenekon Davası için "Ben bu davanın Savcısıyım" diyen Erdoğan bu gün Cumhurbaşkanı,Ergenekon'un diğer savcısı kırmızı bülten ile aranan bir kaçak.

**

AKP’li Ensarioğlu “Yasama, yürütme ve yargı elimizde” demiştir.

"Ordunun özerkliği Ergenekon kumpası ile sona ermiş,TSK'nin hükümetin emrine ve denetimine girmiştir.Militarist-polis devletine' doğru tehlikeli bir gidiş vardır.

Türk ordusunun yaptığı bütün darbelerin neticesi demokratik seçimler ile noktalanmıştır,hiç bir darbeci ömür boyu diktatörlüğünü ilan etmemiştir,hiç bir darbeci Türkiye Cumhuriyetini yıkıp yerine şeriat devleti kurmaya çalışmamıştır,hiçbir darbeci memleketi soyup,hırsızlıkla,yolsuzlukla zengin olmamıştır.

Türk ordusu darbeci değildir.zaten darbe yapacak gücü de kalmamıştır, bugün AKP darbe korkusuyla insanları korkutup kendi darbelerini gerçekleştirmek gayreti içerisindedir.

"Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" misali AKP kendisine ait gerçek darbeci kimliğini kamufle etmek için karşıt görüşte olan herkesi darbeci diye sindirmeye çalışmaktadır.

Son olarak Kılıçdaroğlu'nu da darbecilikle suçlamakla gülünç duruma düştüklerinin farkında bile değiller.

Yasama,Yürütme,Yargı,Ordu,Polis emrinde olan bir partiye hiç bir gücü olmayan Kılıçdaroğlu elindedeki kalem ile mi darbe yapacak?
Şu anda Türkiye'de AKP tarafından yapılmış bir darbe vardır ve karşısında yeni bir darbe yapacak güç kalmamıştır,bundan sonra Türkiye'de olsa olsa AKP darbesine karşı bir iç savaş çıkabilir ve bu günkü gidişat ta bu ihtimali güçlendirmektedir.

Kılıçdaroğlu'nun "Böyle bir başkanlık sistemini bu ülkede kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz” demesi Kılıçdarolu'nun darbeci olduğunu göstermez,aksine burada Kılıçdaroğlu muhtemel bir iç savaşta akacak kanları işaret ederek hükümeti uyarmakta ve tarihi bir görev yapmaktadır.
AKP bundan bir şey anlamaz da tehlikeli gidişini sürdürmek isterse ileride "kendi düşen ağlamaz" demekten başka söylenecek söz kalmayacaktır.
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.