Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21.05.16, 23:07   #1
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 834
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Terazi ile Deve Düzmek

Bunlara akıl sır ermez, çükü şeytan bile bunlar kadar ‘akıllı’ değil.

Anlayana bunların ne olduğunu gösteren bir örnek.

Gün Gelecek, “Ben Ergenekon Savcısıyım” Diyenler De Yargılanacak…

Balyoz Davası, 5 Kasım 2007 yılında Bush – Erdoğan görüşmesinde planlanmıştır. Siyasi bir davadır.

Türkiye’nin Kürdistan, Ermenistan bölgelerine ayrılması, İkinci İsrail devletinin kurulup, BOP haritasının gerçekleşebilmesi için Türk Ordusunun parçalanması, “KAFESE KONULMASI”, komutanlarının esir alınması gerekiyordu.

Bu amaçla bir suç dosyası oluşturuldu. Adına “Balyoz” denildi.

Buna göre ordu, kendi uçağını düşürme, kendi camisini bombalama suçu ile yargılanıyordu.

Ömrünü Türk Silahlı kuvvetlerine adamış, vatan savunmasında canını ortaya koymuş komutanlar çete kurmakla, darbecilikle suçlanıyordu.

İşte o gün geldi çattı. İddianamesi 18 bin sayfa, celse zabıtları 40 bin sayfa, ek klasörleri 120 milyon sayfa olan Ergenekon davasında Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 274 sanık hakkında verilen kararları “esas ve usul” yönünden bozdu. "Örgüt yoktur" ve "dijital medyalar hukuka aykırı"dır dedi.


Yandaş basın alçakça tertipler düzenliyor, ordumuza ağza alınmayacak küfürler savuruyor, intihar eden Ergenekon şehitleri ile dalga geçiyordu. Kendisine yapılanları onuruna yediremeyip, canına kıyan onurlu bir Türk subayı, Ali Tatar’ın ardından bakın, Sabah gazetesi neler yazmıştı:

15 Temmuz 2008’de Ergenekon Davası, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde taşındığında dönemin Başbakanı RTE, “Bu davanın savcısıyım” çıkışında bulunmuştu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, bir televizyon programında, “Türkiye iyi bir noktaya gidiyor. Bu sıkıntılar, sancılar bir taraftan doğum sancısıdır. Bir taraftan da bağırsakların temizlenmesidir” yorumunu yapıyordu…

AKP politikacıları başlangıçta Fethullah Gülen cemaati ile birlikte hareket ediyor, kumpasları birlikte hazırlıyordu. Ne zaman ki işin içine koltuk davası, maddi çıkarlar girdi, suçu “Paralel yapı” üzerine atmaya başladılar. “Yanıldık, bizi yanılttılar…” dediler…

O yıllarda bütün bu hukuksuzlukları, tertipleri Fethullah Gülen cemaati ile birlikte düzenleyen AKP, bugün, sanki bütün bu olup bitenlerden haberi yokmuş gibi, pişkin pişkin seyrediyor… Üstüne almıyor, suçu başkasına yüklemeye çalışıyor…

Ama kazın ayağı öyle değil…

Vakti saati geldiğinde, Türk ordusunun vatansever komutanlarını PKK’lı tanıklarla mahkûm etmeye çalışan kumpasçılar ve “Ergenekon savcıları” da yargılanacaktır… Çekilen onca acıların, ahların, çilelerin hesabı sorulacaktır.

İşte o zaman Ergenekon davası gerçekten sona ermiş olacaktır…

***


Terazi ile deve düzmek.

Hacı fış fış düşünmüş taşınmış, hicaza gitmeye karar vermiş.

Tabi o dönemde ulaşım araçları yok. Hac ziyaretleri sadece develerle yapılıyor.

Hacı fış fış deveyi hazırlamış, hac yolu çok uzun, hem hac-a gidecek hem de giderken leblebi, fıstık, üzüm, ceviz gibi çerezlerle, buğday, arpa ne buldu ise torbalara doldurmuş, hem ziyaret, hem ticaret yapacak.

Az gitmiş uz gitmiş devenin üzerinde bir yandan çerezleri atıştırıyor, bir yandan da deveyi nasıl düzeceğini düşünüyor. Sonunda bulmuş deveyi nasıl düzeceğini.

Teraziyi devenin hörgücüne koyacak, ayaklarını terazinin kefelerine koyacak ve deveyi düzecek. Dediği gibi de yapmış, yapmış ama bir pişmanlık, bir korku kaplamış içini.

Deveden inmiş bir yandan şeytana uydum, kör şeytan kör gözüne lanet diyor, diğer yandan da teyemmüm abdesti alıyor.(Abdest almak veya gusletmek için, su bulunmazsa toprak veya kumla alınan abdest)...

Bu sırada aniden şeytan çıkıyor ortaya.’ Başlıyor hacıya ‘ ulan p…….k, ulan utanmaz, ben şeytan olalı binlerce yıl oldu.

Terazi ile deve düzmek aklıma gelmedi. Hem terazi ile deveyi düzüyorsun hem de pisliğinin üstünü örtmek için kör şeytan diye bana küfür ediyorsun’

Bunlara akıl sır ermez, çükü şeytan bile bunlar kadar ‘akıllı’ değil.

Her türlü iftiraya, her türlü komploya karşı hazırlıklı olun.
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.