Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.05.16, 22:30   #2
alkanaga
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiyede siyasal islam


19.yüzyılda Batı toplumlarıyla İslam toplumlarının ilişkilerinin artması ve İslam toplumlarının aldığı savaş yenilgileriyle Batı'nın gücü altında ezilmesiyle, ilk olarak “devleti kurtarma” fikriyle ortaya çıkmış ve ortaya çıktığı tarihten itibaren dönemin siyasal koşullarına göre değişim ve dönüşüm içerisinde olmuştur. Osmanlı devletinin son döneminde ortaya çıkan bu akım ilk olarak imparatorluğun uzak bölgelerinde kendisini göstermiştir. Osmanlı imparatorluğu tarafından da devleti ayakta tutacak bir siyasi aygıt olarak da kullanılmıştır. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte rejimi kuran kadroların laik uygulamaları ve sert yaptırımları yüzünden sistem içerisinde kendisine yer bulamamış ve tek partili sürecin sonuna kadar yer altına çekilerek cemaat ve tarikatlar bünyesinde, merkezden uzak bölgelerde varlığını hissettirmiştir. Cumhuriyet Türkiye’sinde siyasal İslam’ı etkisiz kılan Atatürk devrimleri, sadece halifeliği kaldırmakla kalmamış, bunun devamı olan ve mevcut toplumdan yeni bir topluma ulaşmayı amaçlayan modern projeleri de hayata geçirmiştir. Bu projeleri hayata geçirirken de rejime uygun bir din yaratmaya çalışmıştır. Siyasal İslam’ın mevcut duruma en önemli tepkisi kendisini toplum içinde gizleyerek örgütleyerek büyütmesi olmuştur. CHP 1940-1950 arasında attığı adımlarla ‘Atatürkçü laiklik anlayışı’na ilk darbeyi vuran parti olmuştur aslında. Bu yıllar içerisinde Kemalist rejim tarafından adeta ‘gayri-meşru’ ilan edilen dinsel taleplerin kamusal alanda tekrar dile getirilmeye başladığı zamanlardır.

Büyük Doğu, Sebilürreşat, Hür Adam, İslam Dergisi, İslam Dünyası, Selamet gibi dergiler İslamcı söylemleri kitlelere yayarken, Temmuz 1945’ten Mayıs 1950'ye kadar kurulan 24 partinin hemen hepsi programlarında dinsel konulara özel yer vermişlerdir. Oy ve Popülizm adına CHP muhalefetle baş etmek için din konusundaki tutumunu daha da esnetmiş ancak ‘Tek Parti’ döneminin yılgınlığı ile II. Dünya Savaşı’nın kemer sıkma politikaları ginbi nedenlerle, 14 Mayıs 1950 seçimlerini Demokrat Parti’nin (DP) kazanmıştır. DP’nin hükümeti 16 Haziran 1950’de dini konuları içeren bir dizi kanunu onaylamıştır. Örneğin; Arapça ezan okunması, radyoda haftada üç kez Kuran okunması, okullarda dini eğitim verilmesi, imam hatip okulları ve Yüksek İslam Enstitüsü’nün kurulması mümkün olmuş ve yaklaşık 15000 yeni cami yapılmıştır. Ayrıca temeli 1950 li yıllara uzanan ABD’nin SSCB ve doğu bloku ülkeler ile yaşanan soğuk savaş döneminde Sovyetleri engellemek ve kontrol amacıyla yürüttüğü yeşil kuşak projesi Türkiye’de de ılımlı İslam ve siyasal İslam’ın oluşturulmasında önemli bir temel taşı olmuştur (Ticanilik gibi tarikatlar bu yıllarda fırtına gibi esmişlerdir).
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.