Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.06.16, 02:40   #1
nurideniz34
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 627
Mesajlar: 3,509
Ettiği Teşekkür: 57561
Aldığı Teşekkür: 8137
Rep Derecesi : nurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Thumbs up Neden Tatlı su Balıkları Tuzlu Suda, Deniz Balıkları Tatlı suda Yaşar yada

BALIKLARDA TATLI VE TUZLU SU ARASINDA GÖÇ






Balıklar dünyasında çok önemli iki örnek balık vardır; Bunlardan birincisi Deniz Alabalıkları yani som balığı yada somonlar, diğeri yılan balıklarıdır.Deniz Alabalıkları tatlısuda doğar, parmak boyuna kadar dere ve nehirlerde kalır. Daha sonra denize göç ederler.
Üreme olgunluğuna eriştikten sonra dünyanın neresinde, hangi okyanusta geziyor olursa olsun, döner, doğduğu akarsuyun önüne gelir. Daha sonra tıpkı anne ve babasının yaptığı gibi buraya girer ve yumurtlar.

Avrupa yılan balıkları (Anguilla anguilla) ise Meksika Körfezi açıklarındaki Sargossa denizinde doğarlar. Oradan akıntılarla Avrupa kıyılarına kadar gelirler. Daha sonra Karadenizden Norveç'e kadar buldukları akarsu ve göllere girerler.
Yaşları kemale erip erişkin olduklarında denize inerler. Yola çıkıp gerekiyorsa binlerce kilometre yol alarak Sargossa denizine gider ve orada yumurtlarlar.

Somon Balığı, Mersin Balığı, Flisa Tirsisi ve İnci Balığı gibi yaşamlarını denizlerde yada sodalı sularda geçirip sadece üreme mevsiminde tatlı sulara giren balıklara anadrom (yukarı göçer) balıklar, yılan balığı ve bazı kefal türleri gibi yaşamlarını tatlısularda geçirip üremek amacıyla tuzlu sulara göç eden balıklara da katadrom (aşağı göçer) balıklar denilir.

Öyle yada böyle, yaşamlarının herhangi bir evresini tatlısu, tuzlu su ve ikisinin karışımı olan acısuların hepsinde geçiren yada geçirebilen balıklara eurohalyne yani tuzluluğa toleranslı balıklar denir.

Yaşamını sadece denizlerde geçiren balıklar oseanodrom, sadece tatlısularda geçirenler ise potamodrom balıklar olarak adlandırılır.


B A L I K - V Ü C U D U N D A - T U Z - S U - D E N G E S İ

Tatlısu balıklarının bedeninde tıpkı insanlar yada deniz balıkları gibi yaklaşık % 0.9 -0.10 (binde dokuz-on) tuz bulunur. Yaşadıkları sularda ise tuz oranı daha azdır. Osmosis gereği dışarıdaki su balığın vücuduna girmek, balığın vücüdundaki tuz da dışarı çıkmak ister.

Osmosis: Yarı geçirgen bir membranın çok yoğun tarafındakinden az yoğun tarafına moleküllerin yoğunluklar eşit oluncaya kadar geçmesidir.

Balık vücudundaki tuzu yediği besinlerden ve içtiği sudan sağlar. Besinleri bir tarafa koyalım, balık tatlısuda yaşadığı için bildiğimiz şekilde su içerse tuz kazanmak yerine kaybeder.
Bunun önlenmesi için balıkların ağızlarında, solungaçlarında ve barsaklarında tuz tutan hücreler vardır. Bu nedenle içilen sudaki tuzlar tutulur, geri kalan sıvı dışarı atılır.
Bu olaya osmoregülasyon denir.

Osmoregülasyon: Organizma içerisindeki belirli, uygun bir tuz-su dengesinin korunmasıdır.

Tatlısu balıkları seyreltik ortama tuz kaybettiklerinden solungaçlarıyla aktif olarak ortamdan iyon alırlar. Yine vücütları daha yoğun bir ortam olduğu için vücuda giren su ile şişebilirler. Bunu dengelemek için böbreklerinden her gün vücutlarının %20 ağırlığı kadar seyreltilmiş idrar atarlar.

Deniz balıkları daha yoğun ortamda solungaçlarından su kaybederler. Büzüşmemek ve eksilen suyu tamamlamak için ise içerisinde çokca iyonun (tuzun) bulunduğu suyu içerler. Fazladan alınan tuzlar özellikle NaCl ve KCl solungaçlardan diğerleri ise böbrekler üzerinden atılır ve bu yolla tuz-su dengesi sağlanır.


BALIKLARDA FARKLI TUZLULUĞA SAHİP ORTAMLARA GİRİŞ VE ÇIKIŞTA
MEYDANA GELEN DEĞİŞİMLER

Köpek balıkları ve vatozlar (kıkırdaklı balıklar) haricindeki balıklar tatlısudan tuzlu suya veya tuzlusudan tatlısuya girerken genelde bir alışma devresi süresince karışık sulu bölgelerde beklerler.

Bu alışma devresinde tatlısuya girecek olan kefal ve somonda tuz alımı ve su atımı yavaş yavaş tersine döner. Özellikle ağız içi epitellerinde bulunan iyonosil denilen hücreler deniz balıklarında tuz atmaya yararken tatlısuya girerken değişerek tuz tutmaya başlar.
Tatlısudan denize çıkacak balıklarda ise su atma yerine su tutma özelliği gelişir ve iyonosil hücreleri tuz atma işlevi kazanır.

Kıkırdaklı balıklar hariç demiştik.

Köpek balığı ve vatoz gibi kıkırdaklı balıklar grubu üyelerinin kanında TMO denilen bir azot bileşiği vardır. Bu bileşik hem tatlısuda hem de tuzlusuda balığın vücut sıvısındaki tuz - su dengesini korur.
O nedenle denizden yakalanan bir köpek balığını tatlısuya atarsak kolaylıkla yaşar. Yine Amazon nehri gibi bazı tatlısularda bulunan kıkırdaklı balıkları da tuzlu suya koyduğumuzda herhangi bir sorun yaşamazlar.


NEDEN BAZI BALIKLAR TATLISU TUZLU SU ARASINDA GEÇİŞ YAPABİLİRKEN BAZILARI YAPAMIYOR.


Çünkü her balığın tuzluluğa toleransı farklıdır.
Kefal levrek çupra, yılan balığı alabalık gibi bazı balıklarda tuz - su dengesini sağlayan sistem bazen kısa bir adaptasyondan sonra ters yönde de çalışabilmektedir.
Tuzluluğa toleransı düşük olan balıklarda tuz su dengesini sağlayan sistemler sadece tek yönlü çalışır, iki yönlü çalışmaz.
Bu tek yönlü filtre nedeniyle çoğu deniz balıkları tatlısuya atılırsa dokuları dışarıdan su alarak hücreleri patlar.
Tatlısu balıkları da tuzlu suya atıldığında su kaybederler ve susuzluktan ölürler.kaynak:eodev.com
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla