Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.06.16, 21:39   #17
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: “Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Düşürülsün” Talebi!



Diploma bilmecesi… Var mı yok mu!

Sayın Recep Tayyip'in son günlerde başını ağrıtan çok ciddi bir durum var…
Diploma sorunu.
Anayasa madde 101:
“Cumhurbaşkanı kırk yaşını doldurmuş ve YÜKSEK ÖĞRENİM YAPMIŞ Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.”

* * *

Bazı tipler bir süredir ortaya çıktı ve yaygara koparıyor:
“Onun üniversite diploması yok!.. Varsa göstersin…”
Ve o diploma bir türlü ortaya çıkmıyor!
Kamuoyu Recep Tayyip'in doğumundan bu yana yaşadığı neredeyse her olayı biliyor. Bu konuda kitaplar ve yazılar yazıldı, fotoğraflar yayınlandı…
Küçükken babasından yediği dayaklar, Eminanım'la görücü usulü evlenmeleri, ticaret hayatı, sucuk satışından elde ettiği gelir, Ülker bayiliği…
Kasımpaşa'daki yaşamı, fakirlik yılları…
Futbol oynadığı dönemler…
Siyasete atılması, belediye başkanlığı, partiyi kurması, yolsuzluk iddialarıyla yargılanması vesaire vesaire…
Hayatının neredeyse her saniyesi biliniyor.
Bir dönem hariç:
Üniversite yaşamı!

* * *

İşte orada, kapatılması bugüne kadar mümkün olmayan önemli bir boşluk var.
Onu üniversitede okurken gördüğünü söyleyen bir tek Allah kulu yok.
Futbolculuk arkadaşları, mahalle ve hatta ortaokul arkadaşları biliniyor da, üniversiteden kimse yok!
Elde örneğin futbolculuk yaşamında çekilmiş bol kepçe resimleri var.
Ancak bırakın sıra arkadaşlığını falan da bir yana, üniversiteye ilişkin ne bir tanık, ne belge, ne arkadaş, ne fotoğraf, hiçbir şey yok.
Eğer varsa, bir tek diploması olmalı…
O da bir türlü ortaya çıkmıyor!

* * *

Bugüne kadar bir sürü insan çeşitli zamanlarda ortaya çıkıp dünya liderimizle siyaset dönemi öncesindeki dostluğunu, arkadaşlığını ballandıra ballandıra anlattı:
“Tayyip çok iyi çocuktu… Mahallede oynardık… Beraber maç yapardık, çok yetenekliydi… Onu Fenerbahçe istedi ama kabul etmedi… Ortaokulda dersleri fena değildi. Partiyi kurarken bize dedi ki…”
Bir kişi bile çıkıp “Biz üniversitede beraber okuduk. Aynı sıralarda dirsek çürüttük, şu anılarımız var. İşte fotoğraflarımız. Sonunda mezun olup diplomasını almayı başardı” demedi, diyemedi.
Evet, üniversiteden bir tek arkadaşı yok.
İşin daha da ilginç yanı, o diploma bugüne kadar ortaya çıkmadı, çıkarılamadı!
Ne mezun olduğu iddia edilen Marmara Üniversitesi, ne de kendisi, diplomanın aslını ortaya çıkaramıyor.
Üç gün önce Marmara Üniversitesi rektörüne çağrıda bulundu:
“1981 yılında mezun oldum. Diploması var mı yok mu diye tartışma başlattılar. Arşivden çıkart şunları, yayınlayacak mısın ne yapacaksanız yapın. Benim söylediklerime inanmıyorlar, belki rektör söylerse inanırlar.”
Selahattin Demirtaş “Diploması olsaydı büyütür ve bütün Türkiye'ye asarlardı” diyor.

* * *

Benim bildiğim ve tanıdığım Recep Tayyip bu palavra iddiaların altında kalmaz, muhalefetin yalanları karşısında böylesine suskunluğa bürünmez ve diplomasını aslanlar gibi ortaya çıkarırdı.
Ama yapmadı, yapamadı!
Oysa her gün, ama istisnasız her gün kürsülere çıkıp her konuda nutuk atıyor, muhalefete bindirip veryansın ediyor, onların söylediği yalanlara yanıt veriyor ama o kağıt parçasını eline alıp “İşte size kapı gibi üniversite diplomam, şimdi konuşun bakalım” diyemiyor.

* * *

Aslında bu olayı ortaya çıkarmanın kesin bir yöntemi var. Recep Tayyip halk tarafından yüzde 51 oyla başkan seçilmeden önce, üniversite diplomasını anayasanın öngördüğü biçimde Yüksek Seçim Kurulu'na vermiş olmalı.
Bu durumda ortada iki seçenek var.
İlki, Yüksek Seçim Kurulu devreye girip diplomanın aslını hiçbir tartışmaya yol açmayacak bir biçimde kamuoyuna açıklar.
İkincisi, dünya liderimiz Yüksek Seçim Kurulu'na bir dilekçe verip “Diplomamın aslı sizdedir. Süregelen iftiraların son bulması için bunu kamuoyuna açıklamanızı ve göstermenizi rica ederim” diyebilir.
Birkaç dakikalık bir iştir, sorun böylece çözülmüş olur!
Bu konudaki suskunluğu inşallah yakın gelecekte başına iş açmasın.

**

EMİN ÇÖLAŞAN
7 Haziran 2016
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti