Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.06.16, 00:32   #16
Aristo
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 980
Mesajlar: 10,448
Ettiği Teşekkür: 45973
Aldığı Teşekkür: 39534
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: İslam Öncesi Arap Yarımadası

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi alkanaga Mesajı göster
Sayın @Aristo, ben yine de yazacağım arada. Aklı kelepçeli insanlar korku ile hareket ederler...
Seyrediyorum insanları. Mesela bir araba alacağız değil mi, acayip sık eliyoruz;
- Usta, Km ‘si neden yüksek bunun? Yaff bunda iki hava yastığı var! Bunu Alamam güvenlik önemli benim için vs..
Yine pazarda teyze meyve Sebze seçiyor;
-Amaann! Bu ne ya hu! vıcık vıcık, bu fiyata bunlara para verilmez! Almam ben bunları kalsın!
Sık eliyoruz ya, kalsın, istemem gibi laflarla beğenmediğimizi ortaya koyuyor çürükleri istemiyoruz. Bir meyve ile özdeşlik kurduğumuz yok. Gelin görün ki belli bir zaman sonra bizi temsilen birilerini seçeceğiz ve rüşvet, yolsuzluk gibi iddialar ayyuka vurmuş. Aynı hanım teyze veya amca bey aynı hassasiyette değil maalesef. Gözlerini kapatmış ve uyuşmuş bir halde; sorgulamak yok, irdelemek yok! Sonrada demokrasi ve vatandaşlıktan bahsediyoruz. Maalesef, vatandaşlık bir bilinç ister. Sorgulama ve hakkını sorabilmeyi ister. Seyyar satıcıdan aldığın 1 kg domatesin peşinde nasıl hakkını arıyorsan, oy’unda hesabını sorabilmeli ve hakkını arayabilmelisin. İnsan olabilmenin onuru, sorgulayabilmektir. İstediğin düşünceye inan, istediğin gibi düşün. Fakat senden farklı düşünene de saygı duy. Zira gelişimin temeli bu farklılıklar.
Dün Ankara Aşti otogarında dolaştım. Üst katta bekleme salonunda dinlenmek istedim. Fakat mümkün değil. Zavallı İnsancıkları gördüm. Hani şu Suriye’den memleketimize sığınanlar var ya onlar. Yerlere battaniyeler sermişler, korkuluklara çamaşırlar asmışlar, insanlık utancı! Muhtemelen garajda yatıp kalkıyorlar. Aşağı bekleme salonuna indim. Biraz sonra küçük bir çocuk ne dediği belli olmadan avucunu uzattı. Anladım ki yukarıdakilerin çocukları. Sustum ve gözlerimi kaçırdım. Zira hazır para, insanları daim tembelliğe itmiştir. Sonra düşündüm yine, acaba bizim memleketimizde böyle bir şeyler olsaydı, kim kapılarını açardı bizlere? Yine sustum… Gönlüm buruldu öylece.
Ne diyebilirim ki?

Sonuna kadar haklısın.

Bu insanlar bu tür konuları boş bırakacaklarına, bizimle uğraşacaklarına önce bir aynaya bakacaklar!

Bizimle uğraştıkları kadar bu dincilerle uğraşsalar, en azından çocuklarına güzel bir gelecek sunabilirlerdi...

Bizle uğraşıp, çocuklarının da geleceklerini karartıyorlar.

...

Davasını savunan bir yobaza bile gerçekten karşıyımdır ama saygı duyarım.

Bunlara artık saygı falan da duymuyorum.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.