Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.06.16, 04:11   #1
nurideniz34
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 622
Mesajlar: 3,492
Ettiği Teşekkür: 57546
Aldığı Teşekkür: 8111
Rep Derecesi : nurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Thumbs up Balıkçı gemisinin batması


Balıkçı Gemisinin Batması





Balıkçı gemilerimizde ki , olası bir batma durumunda ne yapılması gerektiği ile ilgili bazı bilgileri sizlerle paylaşmayı uygun buldum. Aşağıdaki olay, uzun zaman önce Karadeniz'de yaşanmış gerçek bir olaydan alınmış özet anlatımlardır.

Gemimizde 3 kişiden oluşan bir tim birimimiz vardır. Bunlar eğitim almış, çok iyi yüzebilen korkusuz ve cesur kişilerdir. Birinci görevleri anında alarm zilini devreye sokarak tayfaları uyarırlar. İkinci görevleri, tüm personele can simidi ve can yeleklerini vererek gemiden sağ salim denize atlamalarını sağlarlar. Üçüncü görevleri ise , Yedek yardımcı botları devreye sokarak personelin botlara binmelerine yardımcı olurlar.

Diğer taraftan biz reisler ve yöneticilerin görev ide anında Telsiz ile imdat çağrısı vererek yardım istemektir. Bu çağrıdaki püf nokta çok önemlidir. Bulunduğunuz yerin koordinatlarını çok doğru olarak telsizden bildirmeniz gerekmektedir. Böylece yardım anında size ulaşabilsin ve tüm personelin hayatı da kurtulmuş olsun.

Hiçbir gemi bir taş gibi anında denizin dibine inmez, başka bir ifade ile anında batmaz, herhangi bir şekilde geminin alt kapaklarından biri açılmış olabilir veya geminin alt kısmı herhangi bir sebepten dolayı delinmiş olabilir. Böylece gemi su almaya başlar. Geminin denize ilk olarak gömülen kısmı, sintine dediğimiz makine dairesi bölümüdür. Yani geminin kıç tarafı diye ifade ettiğimiz arka bölümüdür. Bu bölüm tamamen su ile dolar ve su yavaş yavaş orta ambarlara ve nihayet baş tarafa intikal eder. Geminin en son suya batan kısmı burun kısmı dediğimiz ön bölümdür. Bunun içindir ki gemi batarken burun kısmı daima yukarıya doğru kalkıktır. Adeta Allah'a dua eder gibidir. Bu durum hakikaten çok hüzünlü bir görüntüdür. Bunu anlamak veya hissetmek için olayı bizler gibi yaşamak gerekmektedir.

Diğer bir önemli konu, biz reisler ve kaptan, gemiyi en son terkedenleriz, bunu yaparken gemi tamamen batmadan, hemen denize atlayıp , geminin batarken oluşturduğu anafordan kendimizi kurtarmalıyız, aksi halde ne kadar yüzme bilseniz de sonuç boğulma ve kaçınılmazdır. Bu bakımdan denize atlar atlamaz gemiden en az 50 metre mesafede bulunmanız gerekmektedir.

Bu hadiseyi anlatırken insana kolay gelebilir. Ancak kendinizi bir an , Kışın soğuğunda ve fırtınalı bir gece ve Karadeniz'de geminin içerisinde olduğunuzu hissedin, işte o zaman ölüme ne kadar yakın ve doğaya karşı ne kadar zayıf olduğumuzu anlarız. Ölüm her zaman karşına bir fırtına olarak çıkmıştır. Allah biz gemicileri bu tip kazalardan ve fırtınalardan korusun.

Kaynak
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.