Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.06.16, 01:35   #1
Taner
Tam Üye

Taner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 61
Mesajlar: 436
Ettiği Teşekkür: 1141
Aldığı Teşekkür: 1751
Rep Derecesi : Taner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmedeTaner muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Türkler Nasıl Müslüman Oldu?

Türkler Nasıl Müslüman Oldu?




Türklerin Müslüman Olma Süreci ve TALAS SAVAŞI….

Türklerin kendi halinde, sıradan, basit ve küçük kavimler halinde sürdürdükleri hayatları İslamiyet’i kabul ettikleri an büyük bir değişikliğe uğramıştır. Talas Savaşı 751 yılında Araplar ve Çinliler arasında Talas ırmağı kıyılarında meydana gelmiş, bu savaşta Orta Asya’nın Çin egemenliğine geçmesini engellemek isteyen Karluk ve Yağma Türkleri Arapların yanında yer alarak Arapların savaşı kazanmasını sağlamış ve bu hareketleri kökten değişimlere neden olmuştur.

Çinliler bu yenilgiyle 20.yy ‘a kadar Tanrı Dağları’nın batısına geçemediler ve Batı Türkistan böylelikle Çin tehlikesinden kurtulmuş oldu. Karluklar, Talas zaferinden sonra 766 yılında Tanrı dağı batısı ve Çu ırmağı boylarında bir Türk devleti kurdular.

Türkistan’da bulunan Kam (Şaman), Buda ve Mani dinlerindeki yerli ve göçebe Türklerle dostluk, ticaret, kültür ve bilgi alışverişinde bulundular. Tabi bu arada müslümanlarla da tanışan Türkler, İslam dinini tanımaya, öğrenmeye başlayıp bunun sonucunda da İslamiyete geçisi sağladılar.


Buraya kadar anlatılanlar böyle ama gel gelelim bunlardan öncesine; işte kazın ayağı burada ortaya çıkıyor dersek kelime yerini bulmuş olacak bence. İnançları ve yaşayış şekilleri dahi birbirlerine benzemeyen bu iki topluluk Arap ve Türkler nasıl oldu da birbirlerine benzemeyi ve İslamiyetin yayılmasını, benimsenmesini kendilerine bir vazife bilip birlikte hareket etmeyi kabul edip başardılar? Acaba Türkler gerçekten de kendi istekleri ile mi İslamiyeti ve Arapların yanında yer almayı seçtiler yoksa buna mecbur mu bırakıldılar?

Bu soruların cevabı Talkan ve Curcan Katliamlarında yatmaktadır. Anlatayım:

Seyhun ve Ceyhun nehirleri arasında bulunan bölge tarihi İpek yolu bölgesidir ve Türk Beylikleri buralardaki bazı şehirlerde (Talkan, Semerkant, Buhara, Baykent) yerleşmiş yaşıyorlar ve ticaret sayesinde iyi de para kazanıyorlardı,ayrıca Semerkant’ta bulunan altın madenleri de bunlara eklenince bütün bu zenginlikler Arapların ağzının suyunun akmasına neden oluyordu. Talancı Araplar Ceyhun nehrini geçmeye pek cesaret edemeseler de yapmış oldukları ilk girişimde Türkler tarafından geri püskürtülmüş ama ikinci hamle olan Horasan’ın işgali ile Araplaştırma girişimleri başlamış oldu. Sırasıyla Buhara sonra da Semerkant’a saldırırlar. Talan sırasında aldıkları binlerce Türk gencini kadın erkek demeden Horasan pazarına geri getirirler.

Bu rehineler satılır, aç bırakılıp ölüme terkedilir, hançerlenir, zulüm ve işkenceden geçirilir ve ağaçlara sılıp öldürülür. Kaynaklar 40.000 Türk’ün öldürüldüğünü yazar. Sonrası ise zaten bilindiği gibi İslamiyetin yayılması ve Araplaştırma çalışmalarının hızla gerçekleştirilmesi ve Türklerin zorla ele geçirilmesidir.

Gelelim ikinci katliam olan Curcan Katliamına;

Araplar hızlarını alamamış tabi artık kendilerine olan güvenleride yerine gelmiş bir şekilde bu kez de Dağıstan işgalinden sonra Curcan’a gelmiştir. 7 ay süren bir direnmeden sonra kaleye kaçan Curcan beyi öldürülür ve Araplar şehire inerek tam bir katliam yaratırlar. Bütün Türkleri öldürerek 4 fersah boyunca sağlı sollu ağaçlara astırmışlar, nehir kıyısında askerler tarafından öldürülen Türkler nehiri kanlarıyla boyamış, kız ve kadınları cariye olarak halifeye ayırdıktan sonra, kendi askerlerine ayrılan kadın ve kızların sonunu ise biz söylemeyelim de varın siz düşünün. Yine burada da 40.000 Türk’ün öldürüldüğü kaynaklarda yazılıdır.

Türkler Arapların bu istilalarına artık tek çare olarak Çin’den yardım istemek olduğunu anlayınca istenilen yardım Çin tarafından gönderilir, bazı dönemlerden geçilir,ama sonuç yine değişmemiş, açgözlü, kana susamış, darbeci, yağmacı Araplar her yeri her şeyi talan ederek istediklerini elde etmeyi başarmışlardır.

Kanlı bir süre olduğu artık kesin olandır. “madem iki din cok benziyordu, araplar niye gök tengrinin dinine geçmedi?” gibi çok basit bir mantık sorusuyla bile resmi söylem çürütülebilir. KaldI ki inanılanın tek olması dışında uygulamada iki dinin birbirine çok da benzemediği apaçık ortadadır. Hayır yani bunu diyen adama; kafana silah dayasalar dinini, ideolojini, vatanını milletini satar mısın desen, gebertseler satmam der.

Bu 70 yıl süren Türk-Arap savaşlarının en önemli noktaları ve sonuçları ;

1- 100.000’in üstünde türk katledilmiştir.

2- 50.000’in üstünde türk genci köle ve cariye yapılmıştır.

3- Şehirler yağmalanmış , ganimet diye halkın herşeyi talan edilmiştir.

4- Tüm zenginlikler, tarihi eserler yokedilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.

5- Dünyanın en büyük katliamlarından biri olan “talkan katliamında” 40.000 türkün kesilerek 24 km yol boyunca ağaçlarda sallandırılmıştır. ( tarihte örneği çok azdır.)

6- Aynı şekilde “curcan katliamında da esir alınan 40.000 türk’ün nehir kenarında kafaları kesilmiş , nehrin suyu kıpkızıl olmuş , cesetler yine ağaçlarda sallandırılmıştır.

7- “Teslim olursanız canınız bağışlanacak” sözü hiç bir zaman yerine getirilmemiş , “şeriat söz tanımaz” denilerek kadın-erkek kılıçtan geçirilmiştir.

8- Araplar tarihte yaşadıkları bu en büyük yağma ve talandan çok büyük servet elde etmişlerdir.

9- Türkler böyle bir vahşet ve mezalimi çinlilerden dahi görmemişlerdir.

10- Bu tarihi gerçekler “islam etkilenmesin” düşüncesiyle gizlenmekte , bahsedilmemektedir.

Kaynak
__________________
Gerçekçi ol İmkansızı iste.
Taner isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Taner'in Mesajına Teşekkür Etti.