Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21.06.16, 02:17   #1
Rosebud
Uzman Üye

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 436
Mesajlar: 2,860
Ettiği Teşekkür: 8504
Aldığı Teşekkür: 10093
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Tayyip Erdoğan Neyi Gördü?

Tayyip Erdoğan, ''dipten gelen dalga''yı görüyor ve bu yüzden önlemini alıyor. Gezi çıkışı, boşuna değil...
Cennet vatanımızın yeşili, ağacı, börtü -böceği, suyu, denizi ve çiçeği için hayatlarını ortaya koyan Gezi şehitlerimize...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'da katıldığı bir etkinlikte "Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı yapacağız'' sözleri, yeni bir tartışmanın da ateşleyicisi oldu. Erdoğan, bu sözleriyle hem yaz aylarının sıcak geçeceğini gösterdi, hem de bir türlü yenemediği korkusunu dışa vurdu. Aynı konuşmada, Topçu Kışlası'nın yapılmasına sıcak bakmadığı bilinen Kadir Topbaş'a da seslenen Erdoğan, "Başkana da söyledim; cesur olacağız, korkmayacağız'' dedi. Bu sözler, Gezi'yi kaşıdıkları an neyle karşılaşacaklarını bildiklerinin en açık işaretiydi.

HERKESİN ÖNÜNDE SUÇLUYOR

Belli ki; AKP içinde "Gezi'yi kaşımayalım, toplumu karşımıza almayalım'' diyenler var. Topbaş'ın bu isimlerden biri olduğu biliniyor. Erdoğan, Topbaş'ın tavrı üzerinden, aslında hem AKP yönetimine, hem de kendisine oy veren tabanına mesaj veriyor. 'Uzlaşma' yanlılarını korkaklıkla suçluyor ve onları baskı altına alarak, istemedikleri bir maceraya sürüklüyor. Feodal değerlerle yetişmiş tabanının önünde belediye başkanını ''korkak'' olmakla suçlayan Erdoğan, bunu bir nevi ''davaya ihanet'' olarak da kodluyor. Böylece, hem taban hem de yöneticiler, Reis'e koşulsuz bir şekilde biata zorlanıyor.

HALKI BIKTIRDIĞINI GÖRÜYOR

Erdoğan, Gezi'yi yeniden kaşımak ve bu politika sonucu çıkacak kaosa mecbur aslında... Bunu biliyor ve bu yüzden konuyu gündeme getiriyor. Çünkü; Erdoğan şanlı Gezi direnişinin ardından oluşan toplumsal atmosferi görüyor. Son üç yılda ortaya koyduğu politikaların, toplumun büyük çoğunluğunu isyan noktasına getirdiğini görüyor.
DİPTEN GELEN DALGA
Erdoğan'ı korkutan en önemli gelişmelerden biri ise hiç kuşkusuz ki; liseli gençlerin bölük pörçük de olsa dile getirdiği isyan mesajları... Yaşam biçimlerine azgınca saldırılan liselilerin çıkışları, Erdoğan tarafından net bir biçimde görülüyor. Erdoğan bu isyan mesajlarının "dipten gelen dalga'' olduğunu seziyor. İşte bu yüzden, kendi kitlesini yeniden konsolide edebilmek için, elindeki en etkili silah olan "Gezi Parkı''na sığınıyor. Çünkü; Gezi'yi kaşırsa, kendi kitlesinin bir bölümünü de kenetleyebileceğini düşünüyor. Bunu ise iktidarının kalıcılığı için elzem görüyor.

RIZA SARRAF'IN YARATTIĞI KORKU

Erdoğan'ın Gezi çıkışı sadece bununla ilgili değil kuşkusuz ki... İçeride ve dışarıda git gide sıkışan, dünyadan izole edilen, Rıza Sarraf yüzünden başının ağrıyacağını gören, terör karşısında çaresiz kalan, ekonomiyi yönetmekte güçlük çeken, Başkanlık sistemini bir türlü kabullendiremeyen Erdoğan, kitlesini hayal dünyasında yaşatmak zorunda... Ki; uluslararası arenada kendi aleyhine gelişmesi muhtemel bir olay yaşanırsa, dünyaya "Halk benim arkamda'' mesajını verebilsin...
Bunları geçmişte, Kaddafi de Saddam da sıklıkla yapardı... Bindirilmiş kıtalar, uluslararası krizlerde sahaya sürülür, "halk desteği'' görüntüsü verilir, pazarlık gücü yükseltilirdi.
Erdoğan, işte bu yüzden Gezi'yi yeniden kaşıyor... Çünkü; kemikleşmiş tabanında, Gezi'nin "faiz lobisi, paralel yapı, darbe, bizi yiyecekler'' şeklinde kodlandığını biliyor.

GERİCİ AYAKLANMANIN MERKEZİ

Tabii Gezi Erdoğan için sadece bunlar değil... Erdoğan, gerici ayaklanmanın merkezi olan Topçu Kışlası'nı kurarak, Cumhuriyet Devrimi ile de hesaplaşmak istiyor. Gericiliğin sembolü olan ve Harekat Ordusu tarafından dağıtılan Topçu Kışlası'nı inşa ederek, hesaplaşmasını bir adım daha ileri taşımak istiyor. ''Alan düzenlemesi'' adı altında yapılacak olan çalışmalar sırasında, Taksim Meydanı ile özdeşleşen Atatürk heykelini de kaldırmak istiyor. Tüm bu niyetlerini ise "Selatin Cami'' planının altına saklıyor... Atatürk ile camiyi karşı karşıya getirerek, toplumu bölmeye ve parçalamaya çalışıyor... Ne ucuz ve bayat bir numara...

BİZ GEZİ'DE AĞACIN, O İSE DOLARIN YEŞİLİNİ GÖRÜYOR!

Şanlı Gezi Parkı Direnişi, Türk demokrasi güçlerinin Erdoğan'a yaşattığı en büyük korkudur... Erdoğan, bu korkuyu içinden bir türlü atamıyor. Yenilgiyi bir türlü hazmedemiyor! Gezi Parkı'ndaki yenilgisini ''gurur meselesi'' yapıyor... Tabii Topçu Kışlası'nı yaptıramadığı için uçup giden milyon dolarları da bir türlü unutamıyor... Gezi'yi gördükçe, aklına AVM, para, rant ve kar geliyor...
İşte bu yüzden, partisinin belediye başkanının yetkilerini bile gasp ederek, "Buraya o binayı dikeceğiz'' diyor. Belediye başkanı ise çaresiz bir biçimde olup biteni izliyor... Aynı belediye başkanı, Gezi direnişi sonrası kameralar önünde, "Artık bir durağın yerini bile değiştirsek, halka soracağız'' diyor ve namus sözü veriyordu. Namus sözü çabuk unutulmuşa benziyor...

REFERANDUM ÖNCESİ MALZEME

Erdoğan'ın Gezi çıkışının bir sebebi de yaklaşan referandumdur... Ekim ayıyla birlikte, Türkiye ''Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi''ni daha çok tartışacak. AKP'nin bu konudaki hazırlıkları son aşamasına geldi. AKP, "Patronlu Başkanlık'' adı verilen, tek adama dayalı sistemi anayasal kılıfa sokmak için çalışıyor. Erdoğan'ın ömür boyu yargı önüne çıkmayacağı, çıksa bile hiçbir ceza almayacağı bir sistemin alt yapısı döşenmek isteniyor. Erdoğan, bu yüzden de kendi tabanını Gezi üzerinden konsolide etmeye ve hareketlendirmeye çalışıyor.

GÖREVE HAZIRIZ

Bu bağlamda, muhalefetin yapması gereken hiç kuşkusuz ki; Erdoğan'ın isteklerine boyun eğmemektir... Erdoğan'ın suni gündem çabalarının peşine takılmadan, halkı uyaran, istikamet çizen ve Erdoğan'ı siyaseten yenilgiye uğratan bir politika izlememiz şart... Buna önderlik edecek tek güç ise kuşkusuz ki; partimiz CHP ve onun lideri Kılıçdaroğlu'dur...
Zor bir döneme girdiğimizin ve zor görevler üstleneceğimizin bilincindeyiz... Üzerimizdeki her türlü baskı, komplo, susturma, sindirme çabasına rağmen, halkımızla birlikte faşizme direnecek ve Türkiye'yi sokulmak istendiği o karanlık tünele mahkum etmeyeceğiz. Bunu en başta Erdoğan ve onun yanında saf tutanlar bilsin...



Barış YARKADAŞ

Kaynak: Gerçek Gündem
__________________

Yağmur komünisttir; çünkü herkese eşit yağar,
Rüzgar ise kapitalisttir, zayıf olanı yıkar.
Ernesto Che Guevara
Rosebud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti