Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.06.16, 16:41   #1
nurideniz34
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 622
Mesajlar: 3,492
Ettiği Teşekkür: 57546
Aldığı Teşekkür: 8112
Rep Derecesi : nurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Thumbs up Türkiye’de Denizlerimizdeki Kirlilik

Türkiye’de ( Denizlerimizde ki )Kirlilik






Türkiye’de Kirlilik
Sanayi tesislerinin %98’inde atık arıtma tesisi bulunmamaktadır. Her yıl Türkiye’deki akarsulara, derelere, sulak alanlara, göllere ve denizlere 410 milyon m3 zehirli atık ve kimyasal madde atılmaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2004 İmalat Sanayi Atık Envanteri araştırması sonuçlarına göre 3217 işyeri, 1,2 milyar m3 su temin etmiştir. Bu araştırma kapsamındaki işyerlerinden kaynaklanan toplam 638 milyon m3 atık suyun % 36'sı arıtılarak, % 64'ü ise arıtılmadan alıcı ortamlara deşarj edilmiştir. 2004 yılı rakamlarına göre imalat sanayiden kaynaklanan katı atıkların %22’si de denizlere atılmıştır.
Belediyeden kaynaklanan katı atıkların da %0,4’ü göle ve nehirlere deşarj edilmektedir. 3225 belediyenin 2226’sında, bir başka deyişle, belediyelerimizin %69’unda kanalizasyon şebekesi, sadece 172 belediyede arıtma tesisi mevcuttur. Bunlardan 35 tanesi fiziksel, 133 tanesi biyolojik, 4 tanesi ise ileri (azot-fosfor giderimi yapan) atıksu arıtma tesisidir.
Kullanılmış bitkisel yağlar atık su kirliliğinin %25 ini oluşturmaktadır. Denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağlar, kuşlara, balıklara ve diğer canlı türlerine zarar vermektedir.

Denizlerimizin Durumu
Karadeniz

Karadeniz’in%87’si, bazı bakteri türlerini saymazsak, deniz yaşamından yoksundur. Yunus sayısı 5 kat azalmıştır. Balık avı son yıllarda %80 düşmüştür. Daha önce ticari amaçla avlanan 26 balık türünden yalnızca altısı yeterli miktarda bulunabilmektedir. Gemiler tarafından yanlışlıkla getirilen yabancı denizanası sayısı önemli ölçüde artmıştır. Sürekli kirliliğe yol açan deniz taşımacılığında, özellikle hidrokarbon taşımacılığında, büyük bir artış olmuştur. Her yıl yalnızca Karadeniz’den 100 bin ton hidrokarbon geçmektedir. Karadeniz’de yaşayan 10,4 milyon kişinin ürettiği çöp ise yılda yaklaşık 571 milyon m3’tür.

Karadeniz’e yerel kanalizasyon tesislerinden 30 bin ton yağ; endüstri kollarından 15.500 ton yağ; Tuna Nehri’nden akan 53 bin ton yağ atılmaktadır.

Marmara Denizi
Marmara Denizi’nde çeşitli kaynaklardan denize boşalan çamurlar dipleri önemli ölçüde kaplamıştır. Bunun sonucunda da deniz canlıları son 20 yılda tür ve miktar olarak iyice azalmıştır.
Marmara Denizi'nde yaşayan 50'ye yakın canlı türünün nesli atıklar nedeniyle tehlike altındadır. Marmara karidesleri ile kum midyeleri de nesli tehlike altında türler arasındadır.
İstanbul civarında bulunan 4500 – 5000 kadar endüstri kuruluşundan, 0,3 milyon metreküp civarında atık su deşarj edilmektedir.
Marmara Denizi hem kara (evsel atıklar, endüstriyel deşarjlar, nehirlerden kaynaklanan kirlenme) hem de deniz kökenli (ulaşımdan kaynaklanan) kirlilikten kaynaklanan sorunları yaşamaktadır.
Marmara Denizi’ndeki kirlenme özellikle kara kökenli kirlenmedir. Denize kıyısı olan illerin atık suları genellikle arıtılmadan denize verilmekte, bu da yüzme suyu standartlarını düşürerek halk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda Bursa Balıkesir ve İzmit kıyılarında birçok alanın yüzülmeyecek kadar kirli (koliform oranı yüksek) olduğu belirlenmiştir.

Ege Denizi
Ege Denizi’ne, Türkiye sahillerinden, 7’si akarsu ağzı, 6’sı irili ufaklı evsel ve turistik yerleşim bölgesi, biri de endüstriyel yerleşim bölgesi olmak üzere toplam 15 noktadan, atık su boşaltımı yapılmaktadır. Bunların hepsi 10 milyon kişilik nüfusun yaratacağına eşdeğer kirlenmeye neden olmaktadır.

Yunanistan tarafından, yaklaşık 3,6 milyon yerleşik nüfus ve ayrıca endüstriyel kullanımdan kaynaklan, toplam 7,5 milyonluk nüfusun üretebileceğine eşdeğer bir kirlilik Ege Denizi’ne verilmektedir. Çanakkale Boğazı’nın etkisi de eklendiğinde Ege Denizi’nin, toplamda yaklaşık 20 milyonluk nüfusun yaratacağına eşdeğer bir kirlilik yükü ile karşı karşıya olduğu söylenebilir.

Akdeniz
Akdeniz dünya denizlerinin %1’ini oluşturmakta ve suda yaşayan canlı türlerinin %7,5’ini barındırmaktadır. Akdeniz’de dünyanın başka bölgelerinden çok daha fazla sayıda kıyı ve deniz bitkisi türü yok olmuştur. 1980’de Akdeniz’de 1000 Akdeniz foku yaşarken bugün yalnızca 70-80’i hayattadır. 8 kuş, 17 memeli, 13 sürüngen ve hem karada hem suda yaşayan 7 canlı türü tehdit altındadır.
Kızıldeniz’den Akdeniz’e, Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı aracılığıyla 300 yabancı deniz organizması gelmiştir. Bilim adamları bunun bu yüzyılın en büyük çevre sorunlarından birini oluşturacağına inanmaktadır.
Hazırlayan: Nuri Deniz
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla