Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.07.16, 17:28   #1
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Teslim Olan Askerin Boğazını Kestiler










Teslim olan askerin boğazını kestiler.

Boğaz Köprüsü'nde silah bırakıp teslim olmak zorunda kalan askerlerden birinin boğazının kesilerek öldürülüğü görüntülendi.

**

FETÖ'nün editörü Osman Şimşek, Cemaat'e iftira atıldığını söyledi.

"Yıllarca evvel ve herkesten önce "Demokrasiden geri dönüş yok!" dediği için saldırılara maruz kalan bir insanın darbeyle anılması zulümdür.

Hizmet gönüllüleri hem askerî hem de sivil darbelerden en çok çeken insanlar arasındadır. Onların darbeyle anılmaları melun bir iftiradır."

**

Balyoz Davası'ndaki dijital belgelerin büyük çoğunluğunun sahte olduğu bugün artık net biçimde kanıtlanmıştır.

AKP'liler tarafından üretilen tüm o sahte dijital dokümanların amacı AKP askerlerinin yukarıya yükselmesinin önündeki rakip subayların tasfiye edilmesiydi...
***
AKP gerçek bir darbe toplantısı kaydı üzerine onlarca sahte belge ekleyerek hunhar bir tasfiye operasyonu gerçekleştirdi.
AKP'li subayları terfi ettirmek için önlerine geçebilecek Atatürkçü subayların listesini çıkarıp fabrikasyon dijital belgelere yerleştirdiler ve yüzlerce masum subayı yaktılar...

Şimdi amaçlarına ulaştılar,Tasfiye edilen Atatürkçü subayların yerine getirilen 1. Ordu Komutanı çıktı ve bu *TSK'nın desteklemediği bir harekettir'' diyerek darbe girişiminde bulunanlara "Derhal kışlalarınıza dönün emri' verdi.

Jandarma Komutanlığından Tümgeneral Arif Çetin de canlı yayına bağlanarak şunları söyledi;

- Bizim emir komuta yapımız dışındaki bir harekettir. Biz jandarma komutanlığı olarak duruma hakimiz. Gereken tedbirler alınmaktadır. Bir kaç saat içinde sonuçlanacaktır. Biz birliklerimizin başındayız. Bu milli iradeye karşı yapılmış hareketi şiddetle bastıracağız.

dedi.

ABD ve İsrail Tayyip’i başa getirdi. Elbette cemaat de destekledi.

Sonra ABD gazı verdi ve Tayyip kendini padişah zannetti.

Herkes birbirine şamar atıp duruyor. Referandumdan sonra Fetullah'a teşekkür ederken araları çok iyiydi!

Hoca ise son vaazında Balyoz’dan “içeride yatan, hesap vermek zorunda kalan yaşlı insanlar için büyük acı” çektiğini ve elinde olsa mahkeme salonuna dalıp “haydi çıkın özgürsün” demek istediğini söylemişti.

Bizce bu şamarlar da orduya kumpas kurarken düzenledikleri belgeler kadar sahte.

Tayyip ile Fetullah hiç bir zaman karşı karşıya gelmedi ve bu gün de kol kola birlikte çalışmaktadırlar,bu çalışmalarının neticesin de de beyinleri yıkanmış,din maskesi altında kafa kesen İşid militanları ayarında bir toplum yarattılar,kendilerine körü körüne bağlı olan bu satılmış,vatan haini ********ler bu gün Tayyıbin bir emri ile sokaklara dökülmekte,sırf tayyibin önlerine attığı kemiklerle nemalanmak için masum insanların kanına girmektedirler.

Bu gün Tayyip ile Fetullah el ele (Paralel yapı) maskesi altında Türkiyedeki bütün devlet kurumlarından Atatürkçüleri tasfiye etmektedirler.

Bu millet te saf saf bunlara inanmakta yapılan darbe girişiminin Fetullah tarafından yapıldığını zannetmektedir.

Tayyip’in polisi ve Tayyip’in valisi görev başında.

Mevcut polis sayısıyla bile Türkiye kişi başına en çok polis düşen ülkeler sıralamasında ilk beşe girmektedir.

Bütün polis teşkilatını istediği gibi yöneten, özel güvenlik birimleriyle kendisine bağlı yan güvenlik kolu oluşturan iktidar, otoriterleşmede üst sınıra dayanmak istemektedir.

Peki neden? Bu kadar kolluk kuvvetiyle ne yapılır?

Bir tek darbe yapılır.

12 Eylül’de bir gecede 650 bin kişi gözaltına alınmıştır. AKP, kendisine bağlı yetkileri ve sayısı arttırılmış polis gücüyle yüz binlerce kişiyi gözaltına alabilecek bir mekanizmayı oluşturmuştur ve bu gün bir avuç Atatürkçü askerin yaptığı darbe girişimi Tayyibin polisi tarafından yüzlerce kişinin ölümü pahasına bastırılmıştır.

**

Tayyip Erdoğan, Kolombiya yolunda uçağına aldığı gazetecilere konuşurken, paralel yapının PKK’dan daha beter ve daha tehlikeli olduğunu iddia etti.

Eline 50 bin insanın kanı bulaşmış olan bir örgütten daha tehlikeli ne olabilir ki?

Oysa değil bir cumhurbaşkanının, sıradan bir insanın bile bu tür bir açıklamayı yapması için aklını ve vicdanını yitirmiş olması gerekir.

Öncelikle de vicdanını!

Vicdan tutulması

Ama ne yazık ki “ne işi vardı o saatte sokakta” diyerek, ekmek almaya çıkmış bir çocuğun ölümünü hafife alan, hafife almak bir yana “emri ben verdim” diyerek sözde kamu düzeninin tesisi için bir çocuğun canına kıymayı meşru gören bir vicdansızlıktan bahsediyoruz.

Bu gün sıkışınca gece yarılarında yandaşlarını sokağa döken Tayyip "Ne işiniz var bu saatte sokakta" demiyor.

Kamu düzeni adı altında ülkenin yüksek menfaatini değil, kendi alçak menfaatini her şeyden değerli gören bir vicdansızlıktan bahsediyoruz.

Milletime yapılan saldırı, şahıma yapılan saldırılardan daha iyidir diyen bir anlayıştan bahsediyoruz

İşin özü, koltuğum insan canından daha değerlidir diye düşünen bir anlayıştan bahsediyoruz.

Bu vicdansıza göre PKK’dan daha tehlikeliler.

Neden?

17-25 Aralık yolsuzluk operasyonunu başlattıkları için.

“Çözüm süreci” denilen AKP projesine karşı çıktıkları için.

Tayyip Erdoğan’ın kişisel ve siyasi hedeflerini baltaladıkları için.

Yani en büyük suçu işlediler. Haşa padişaha karşı çıkarsanız terör örgütlerinden bile tehlikeli olursunuz.

Ama padişahı Selahattin Demirtaş gibi, Sırrı Süreyya gibi avuçlarınız patlarcasına alkışlarsanız sorun yok. Ülkeyi bile bölebilirsiniz.

Padişaha karşı sokağa çıkarsanız elinizde Türk bayrağı olsa bile teröristsiniz. Emir verdiği polislerce kafanıza vurula vurula öldürülürsünüz.

Ama bayrak yaksanız da, Atatürk’ün heykelini yaksanız da, sokakları kan gölüne çevirseniz de,sokaklarda askerin kafasını kesseniz de terörist değilsiniz.

Esas paralel PKK, eş başkanı da Tayyip Erdoğan!

Aslında ona göre PKK terör örgütü bile değil ama demeye gücü yetmiyor.

O yüzden hedef saptırıp meşrulaştırmaya çalışıyor. “Paralel PKK’dan daha tehlikeli” diyor.

“Paralel” dediğinin ise ucu astarı belli değil.

CHP de paralel, Gezi de paralel, grev hakkı isteyen işçi de paralel.

PKK dışındaki herkes terörist, herkes paralel!

Ama bir tek PKK paralel değil.

Yol kesip, kimlik kontrolü yapan örgüt paralel değil.

Ya asker, ya da bedel vereceksiniz diye dağa adam toplayan örgüt paralel değil.

Sözde mahkemeler kurup adam yargılayan örgüt paralel değil.

50 bin insanın kanını kendi malından değersiz gören bir Cumhurbaşkanını daha fazla taşıyamayız!

Ve bu zulmü ve şizofrenik saplantıyı daha fazla kaldıramayız!

__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.