Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.07.16, 01:28   #1
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart İktidar, Kendisine Muhalif Olan Herkesi Darbeci Sayıyor.




İktidar, kendisine muhalif olan herkesi darbeci sayıyor. İçeri atıyor.

Gerçekler saklanıyor. Pislikler, suçlar gizleniyor. Yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor.

Amaç gözdağı vermek, sindirmek, korku imparatorluğu yaratmak ve bu sessiz, suskun ortamdan yararlanarak şeriat düzenini kurmak, darbe sömürüsü yapmak, kardeşi kardeşe düşürmek…

Bu ABD, cemaatçi, bölücü senaryosuna göre, daha doğrusu bu darbe masalına göre asker, doktor, avukat, mühendis, profesör, sendikacı, politikacı, yazar, çizer, gazeteci takımı, darbe aşkı uğruna bir araya gelmişler, “Hadi bir darbe düzenleyelim, tüm mazlum ülkeler, tüm dünya bizi örnek alsın, bizim yolumuzdan gitsin” demişler.

Meğer biz Türk ulusu olarak, ne büyük bir tehlike içerisindeymişiz de farkında değilmişiz. Allahtan AKP geldi de büyük bir fedakârlık ve yurtseverlik örneği vererek, kendisi gibi yurtsever, fedakâr polisleri, savcıları, yargıçları,millet dedikleri şeriatçı yobaz teröristleri de yanına alarak operasyonlara girişti. İş işten geçmeden, Türk ulusunu büyük bir felaketten kurtardı.

muhalefet, “Ben darbelere karşıyım, yargılansınlar, adalet gereğini yapar” düşüncesiyle ordunun tasfiyesine göz yumuyor.

Siz, dönek solcular,

AKP ile birlikte darbecilik masalları anlatmaktan bıkmadınız mı?

“AKP TAŞERONLUĞU” yapmaktan bıkmadınız mı?

Nedir? Ne buldunuz AKP’de?

Şeriatla demokrasinin, insan hakları ile yobazlığın bir arada olamayacağını ne zaman anlayacaksınız?

“Gezi Parkı Direnişçileri”ne “çapulcu, ayyaş” suçlamaları ile demediğini bırakmamış, eli satırlı, sopalı, palalı adamların halka saldırısı karşısında dut yemiş bülbüle dönmüştü…
Şimdi bir kez daha soruyoruz ve diyoruz ki, “Peki, siz demokrasi aşığı, insan hakları sevdalısı (!) liboşlar; Ethem Sarısülük’ler, Abdullah Cömert’ler, Mustafa Sarı’lar, Mehmet Ayvalıtaş’lar hunharca katledilirken neredeydiniz? Hiçbirinin katili cezalandırılmadı? Niçin sormuyorsunuz, soruşturmuyorsunuz, hukuktan, adaletten, insan haklarından yana tavır almıyorsunuz?”

Çivili sopalı canavarlarca saatlerce dövülen ve hastaneye getirildiği gün “direnişçi olduğu” gerekçesiyle tedavisi yapılmayan, günlerce ölümle pençeleşen Ali İsmail Korkmaz’ın ölümü sizi hiç mi ilgilendirmiyor?

Demokrat, özgürlükçü yüreğinizi (!) hiç mi harekete geçirmiyor?

AKP, PKK ve ABD, AB emperyalistleri ile kol kola girip, çağ dışı şeriatçı düşünceye omuz vererek, Ortaçağ karanlığından uygar bir topluma geçildiği nerede görülmüştür?

***

Diyelim ki, var sayalım ki, bütün bu işleri bu paralel devlet yaptı. Peki, sen neredeydin o zaman? Ne ile meşguldün?

Elin armut mu topluyordu? Senin istihbarat kurumların, istihbarat birimlerin, istihbarat müdürlerin, emniyet teşkilatın yok muydu?

Senin hukuk sistemin, adalet mekanizman çalışmıyor muydu? O zaman onları tutup kulaklarından niye yargıya teslim etmedin?

Devlet yönetmek çocuk oyuncağı mıdır?

As – kes; cinayetler işle, ülkeyi böl, talan et, tüm resmi kurumları cemaate bırak, sonra da tüm suçu Paralel

Devletin üzerine yık, zeytinyağı gibi suyun üstüne çık…

Oh ne âlâ memleket…

Yok öyle yağma. Bu iş bu kadar basit değil…

14 yıldır hep mağdurları oynadınız, mağdur edebiyatı yaptınız, oy aldınız.

Şimdi de kendiniz yazıp kendiniz oynadığınız bir darbe tiyatrosu ile, iktidara muhalif olan kim varsa hapishanelere tıkıp,yerlerine yandaşları,liboşları yerleştirmeye başladınız.

Talanları, yolsuzlukları, para kasalarını, ayakkabı kutularını, kasetleri, konuşmaları iftira, tertip diye, bir cemaat oyunu olarak halka yutturmaya çalışıyorsunuz…

Sizler de en az, hatta ondan daha fazla suçlusunuz… Ve adil yargı önünde hesap vereceksiniz…

Bu ülkede bir tek paralel devlet yok. Tek cemaat yok…

Üç paralel devlet daha var:

BAŞTA ABD VE AB, İKİNCİSİ AKP, ÜÇÜNCÜSÜ PKK…

Cemaatti, paralel devletti, şuydu, buydu masalları ile bu yapılanmayı gözlerden uzak tutamazsınız.

Gizleyemezsiniz. Saklayamazsınız. Unutturamazsınız.

Bu dört paralel yapı yıkılmadan bu millete rahat yüzü yok…

Bu dört paralel yapı yok edilmeden Türk Milletine kurtuluş yok…

Çağdaşlık yok… Huzur yok…

Silivri duvarları yıkıldı.

Halk o zindanlara 19 Mayıslarda, 29 Ekimlerde, 10 Kasımlarda yürüdü. Sonra tüm isyanını, tüm yurt düzeyinde Gezi Direnişleri ile ortaya koydu…

Demirler eritildi, dağlar delindi. Ergenekon’dan çıkıldı…

Bu kapkaç düzeni yıkılıncaya dek demirleri eritmeye, dağları delmeye devam edeceğiz.

Kimseye boyun eğmeyeceğiz…

Faşizme, emperyalizme, bölücülere, şeriatçılara boyun eğersek yediğimiz ekmek, içtiğimiz su, soluduğumuz hava bize haram olsun…

Vatan bize haram olsun…
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.