Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.07.16, 15:04   #6
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: İkinci Perde! - Banu Avar


Darbe süreçlerinin temel kuralıdır. Başarılamayan darbe karşı darbeye dönüşür. Şu an karşı darbeyi yaşıyor Türkiye. Darbe girişiminin bastırılmasına karşın, bütün ülkede olağanüstü hal ilan edildi. Yürürlüğe sokulan ilk kararname, ülkenin kanun hükmünde kararname adı altında fermanlarla yönetileceğini gösteriyor. Yani hiçbir hukuki güvencenin olmayacağı bir fermanlar ve keyfi yönetim dönemi. Darbe girişimi bahane edilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, poliste, yargıda, bürokraside, üniversitelerde, hatta medyada on binlerce kişi tasfiye ediliyor, binlerce kişi tutuklanıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 358 general ve amiralinden 126’sı tutuklandı. Tasfiyenin giderek, emek barış demokrasi ve sosyalizm güçlerini kapsayacağı kuşkusuzdur. Nitekim kapsıyor da.

1986’dan başlayarak, askeri okullara sızmayı başarmış, Polis Koleji ve Polis Akademisi’ne sızmayı başardığı gibi. Yani şimdi 15 Temmuz gerekçesiyle generalleri ve üst rütbeli subayları tasfiye etseniz bile, geride teğmen üsteğmen yüzbaşı binbaşı rütbelerinde kocaman bir kitle duruyor. Üstelik askeri okulların neredeyse tamamen Cemaat denetiminde olduğundan, dolayısıyla birkaç yıl süreyle hiç mezun vermemek üzere tasfiye edilmesi gerektiğinden söz ediliyor. Öyle ki, Türkiye’nin darbeler tarihinde Harbiye kritik roller üstlenmiştir. 15 Temmuz’da ise Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerine görev verilmiş. Düşünsenize 14, 15, 16 yaşında çocuklar. İçim yandı gerçekten

Katliam yapacak derecede gözü dönmüş cuntanın darbeye cüret edebildiği toplumsal siyasi ortamın oluşmasında ülkeyi on dört yıldır tek başına yöneten AK/Saray iktidarı birinci derecede sorumludur. Devlet içindeki siyasal İslamcı hizipler arası ‘iç savaş’ AK/Saray rejiminin ülkeyi sürüklediği karanlığın ürünüdür
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.