Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.07.16, 19:20   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21561
Aldığı Teşekkür: 11275
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Özgürlük, Demokrasi, Barış..

ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ, BARIŞ..

İnsanlar dünyaya gelişleri itibarı ile, insan olmanın fıtratı ve benliklerine nakşedilmiş özgürlüğün ruh haliyle büyür, kemik ve karakter gelişimi geliştikçe, eğer yetiştiği aile, çevre, eğitim gördüğü okullar iyi yetişmesine olanak sağlamışsa, özgürlüğün özgür yaşamanın farkına varır, özgürlüğün bekçisi olan demokrasinin farkındalığına varır, yaşamı boyunca özgürlük türküleri söyler demokrasinin yılmaz savunucusu, aidiyet ile bağlı olduğu toplumun demokrasi havarisi bireyi olur…


Aileler, toplumlar sadece demokrat ve özgürlük havarisi bireyler yetiştirmez, aynı zamanda hastalıklı ruha sahip bireyler, o bireylerin bir araya geldiği hastalıklı toplum ve zümrelerde yetiştirir. Bu kişi ve zümreler sorgulamadan yoksun olduklarından biat ehli insanlardır.. Biatla birlikte milli her konuda toplumsal yanılgıların değişmez zümreleridir..


Özgürlük; insanın birilerine biat etmeden, birilerini ululamadan, birilerinin dayatmalarına, önermelerine kapılmadan, kendi kararlarını, kendi istemine, kendi düşüncelerine göre belirleyip uygulamasıdır.


Demokrasi ve özgürlük ortamlarında daima herkesin gözettiği, yaşamının bir parçası saydığı ve hatta vazgeçilmez milli şiarları olan “yurtta barış dünyada barış” olgusu böyle yeşerir ve böyle idari hayata geçer.. Olumsuzlukların, anti demokratlığın, anti laikliğin, anti hukukun ve demokrasinin amaca varmak için araç sayıldığı ortamları yaratanlara, demokrasi adına hoşgörü ile bakılamaz. Bu durumdaki hoşgörüler istenmeyen, kabul görmez dayatmalara katlanma anlamına gelir ki, demokrasi ve savunulan özgürlük en büyük zararı görür.. Savaş, kavga, kaos, anarşi olmaması gereken hoşgörünün gösterilmesi ile başlar..


Toplumların huzursuzluğu, idareye gelenlerin sorgulanmaması ile başlar, özgürlük ve demokrasi havarisi olan tüm bireyler tuttuğu alkışın, ulusların zümreleri hakkı olmadan kişileri yamayarak ülkenin kendisi ile gurur duyduğunu haykırırsa, gurur duyulan idareciler bu söyleme layık değilse o ülkede anarşi, terör, anti hukuk, anti kanun var demektir..


Demokrat insan sorgular, özgür insan birilerine maddi ve manevi ve hatta dini duygular ile biat etmez.. Türkiye’yi bir kaos, bir anarşi, orta ölçekli bir savaş yaşanan duruma getirenler, teröristlerin sınırlarımız ötesindekilerin bazılarına terörist, bazılarına arka çıkılması, yardım edilmesi gerekenler olarak bakarsa, silahlı silahsız her tür yardımı yaparsa, uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanmaya adaydır demektir.


Şimdi bakınız lütfen! 14 yıldır ülkede hüküm süren, anti demokrat uygulamaları ile faşizan eğilimler gösteren, yetkileri ile yetinmeyen kindar ve dindar bir idare bulunmaktadır… Kendi eliyle devlet katmanlarının kadrolarına sızmalarına izin veren, ne istediler ise verdik diyen, sonra çıkarlarının çakışması ile 17/25 Aralık olarak bilinen zaman diliminden sonra yolları ayrılıp paralel hale gelenlerin, vahim ve ülke için hayretler verici her kuruma ve özellikle TSK içine sızmaları sonrasında darbe girişimi ve sonrasında açığa alınan binlerce memur, tutuklanan 10 bin üzerinde çeşitli kurumlardan insanlar ve sonrasında ilan edilen OHÂL!


OHAL açılımı itibarı ile olağanüstü hâl! Türkiye’de olağanüstü hâl var mı? Var! Türkiye 14 yıldır olağanüstü hâl yaşıyor.. idari mali ve siyasi alanda 14 yıldır olağanüstü hâl yaşıyor!!!
Olağanüstü hâl durumunda parlamento devre dışıdır… Kindarlığı ve anti demokratlığı çok iyi bilinen hazreti imam Tayyip Erdoğan kindarlığını göstermenin en geçerli yolunu olağanüstü hâl ile yakalamış olarak 14 yıldır yapamadıklarını şimdi yapmaya çalışacaktır. Uygulamalarının ucu KHK lerde görülmeye başlanmıştır.. Eğer Türkiye bir hukuk ve kanun devleti ise darbeye kalkışanlara yapılanlar, yedikleri yumruklardan dolayı ağzı burnu, yüzü ve vücudu kan revan içinde kalanlar tv kanallarında belge olarak gösterilmektedir..


Darbenin her çeşidine silahlı silahsızına, nereden gelirse gelsin her çeşidine karşı olduğumuz bizi iyi bilenler, tanıyanlar tarafından bilinir. Henüz şüpheli konumunda olanların bile işkence görmeleri asla kabul edilemez.. Açığa alınan ve tutuklanan hâkim savcıların mal varlıklarına el koyalım diyorlar.. Önce kendilerinin servetlerindeki artışın hesabını veremeyenlerin mal varlığına el konulmalıdır…


Ülkede bozulmuş olan kamu düzeni, Türkiye’nin iç huzuru adına, dinginliği, mal ve can emniyeti adına, özgürlük ve demokrasi adına vatandaş olarak şikayetimiz var. Bozulmuş olan kamu düzenini Patangonya’dan birleri gelip bozmadı. 14 yıldır utanma duygusu yaşamadan ülkede hükümet edenlerin hiç mi dahli yok?
29.07.2016
Mustafa AKTEN



__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.