Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.08.16, 19:52   #4
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: Darbe Girişimi, AKP Projesidir.

3-- Darbe sonrasında ortaya çıkan bilgiler,bu darbe girişiminin Erdoğan'ın tesgahı olduğunu göstermektedir:

Erdoğan’ın amacı tek Cemaat’in kadrolarını Ordu içerisinde tasfiye etmek değildi. Ama bu tasfiyeyi bütün siyasal iktidarı ve özellikle Başkanlık Sistemi’nin önündeki engelleri kaldırmak için de kullanmak istiyordu. Cemaat’in kadrolarının Ordu içerisinde tek tek tasfiye edilmesi onun işine gelmiyordu. O bu tasfiyeyi daha büyük amaçları için bir “siyasal kaldıraç” olarak kullanmak istiyordu. Kontrollü bir şekilde Cemaat’in Ordu içerisindeki kadrolarını bir ikilem içerisine soktu, hiç acele etmeden onların etrafını sararak onlara darbe yapmaktan başka bir yol bırakmadı.Bu yola başvurdukları andan itibaren de zaten hazırlıklı olan Erdoğan,bu darbenin arkasına asıl kendi darbesini yerleştirdi.

Cemaat’in darbesinin bastırılmasından sonra, bu rüzgarı arkasına alan Erdoğan, 2500 savcı ve hakimi, Anayasa Mahkemesi’nin iki üyesini ve HSYK’nın beş üyesini hemen tasfiye etti.Sanki Ordu’daki darbeyi bu kesimler yaptı? Zaten uzun zamandan beri,Erdoğan’ın yargıyı ve Anayasa Mahkemesi’ni yüzde yüz ele geçirmek için planlar yaptığı yazılmaktaydı ve Erdoğan’ın yargıyı yüzde yüz ele geçirme planının bu darbe tezgahı olduğu da açığa çıkmış oldu.

Erdoğan’ın “15 Temmuz Darbesi” tamamen psikolojik savaş yöntemleri üzerine oturan bir darbedir.Darbenin bastırılması görünümü altında asıl darbenin yapılması yeni bir taktik değildir. Aynı darbeyi AKP-Cemaat ittifakı, Ergenekon Komplosu ile Kemalistlere karşı yaptı.Mağduriyet yaratarak kitleleri kazanmak daha etkili olduğu için, bu tür psikolojik operasyon destekli darbeler daha tercih edilmektedir.Çünkü böyle darbelerde bastırmanın şiddeti daha yüksek olmakta ve istenilen siyasi amaca yürümek daha kolay olmaktadır. Cemaat’in polis ve yargı içerisindeki tasfiyesine benzer bir tasfiye Ordu’da yapılmış olsaydı,bunun Erdoğan için fazla bir getirisi olmayacaktı.

Bu darbeye MİT’in önceden hazırlıklı olduğu ve herşeyin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğü, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın ve Kuvvet Komutanları’nın darbe boyunca enterne edilmelerinden bellidir.Genelkurmay Başkanı’nı gerçekten darbeciler mi rehin aldı yoksa darbeciler içindeki MİT’çiler mi rehin aldı? Erdoğan darbe sırasında Hulusi Akar’ın ve Kuvvet Komutanları’nın kendisine karşı olası bir başka darbeye girişmelerini önlemek ya da Cemaat ile birlikte hareket etmelerini önlemek için, bilerek Hulusi Akar’ı ve Kuvvet Komutanlarını enterne ederek ve emir-komuta zincirini askıya alarak işlerin ters gitmesinin önünü kesmiştir. Hiç kuşkusuz bunları hemen bilemeyiz ancak Erdoğan’ın darbe mekaniğinin mantığından bunlar çıkmaktadır.

Yine Ordu içerisindeki Cemaat kadrolarının, Yüksek Askeri Şura öncesinden sıkıştırılarak darbe için harekete geçmelerinin sağlanması da manidardır. Herşeyin Erdoğan ve hükümetin lehine olacak şekilde gelişmesi, tesadüf ile açıklanacak bir durum değildir.
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.