Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.08.16, 19:54   #6
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 834
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: Darbe Girişimi, AKP Projesidir.

Darbe sonrasında ortaya çıkan bilgiler,bu darbe girişiminin Erdoğan'ın tesgahı olduğunu göstermektedir:

5-- Sonra darbede başka tuhaflıklar da vardır. En kötü darbeci dahi, bir darbenin başarısı için siyasal iktidarın başını yoketmek için harekete geçer.Ama darbe boyunca Erdoğan ve Hükümet üyelerine yönelik hiçbir girişim olmadığı gibi, bir de bu siyasiler gece boyunca şov yaptılar (gayet rahat olmalarını da ayrıca bir kenara bırakıyorum). Sürekli bir şekilde Erdoğan ve Hükümet üyelerinin olmadığı yerler bombalandı.

TRT’ye bildiri okutmaya giden grup da tuhaf bir şekilde spikere özel kanalları nasıl keseceklerini soruyordu.Darbeciler herşeyi düşünmüşler ama özel kanalları nasıl keseceklerini düşünmemişler! İnsan sormadan edemiyor: darbecilerin bazı gruplarını yoksa onlar içine sızmış hükümet ajanları mı darbenin başarısız olması için yönetiyordu? Eğer öyleyse bu ajanlar Meclis’in bombalanması gibi olaylara da karıştılar mı?

Erdoğan darbesinin yöntemi o kadar basittir ki,bu kadar basit bir yöntemin bu kadar büyük politik sonuçlara yolaçması oldukça ilginçtir. Erdoğan’ın başından beri yani hükümete geldiğinden beri önceleri Cemaat ile ve daha sonraları ise tek başına bir darbe mekaniği var ve bu mekanizma parçalı bir şekilde ilerlemektedir. Yani Erdoğan’ın siyasal iktidarı tam ele geçirme yürüyüşü zamana yayılmış ve parça parça komplolar ve psikolojik savaş yöntemleriyle ilerlemektedir.

Erdoğan’ın darbe mekaniği daha önce Ergenekon Komplosu’nda da gördüğümüz gibi sert ve yumuşak güçlerin birlikte kullanımına dayanmaktadır. Aynı birlikteliği 15 Temmuz darbesinde de görmekteyiz. Sert güçler de kendi içerisinde dolaylı ve dolaysız olarak ikiye ayrılmaktadır. Dolaylı güçler gizli olarak kullanılan güçlerdir ve dolaysız güçler ise devletin açık kolluk güçleridir. Yumuşak güçler ise, politik ve ideolojik güçlerdir olitikacılar, bürokratlar ve gazeteciler gibi. Bu sonuncular psikolojik savaşın yöntemlerine uygun olarak, sert güçlerin “darbelerini” halka manipüle ederek ve algının yönü ile şiddetini değiştirerek vererek, istenilen sonucu geniş kitlelere yayarlar.
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.