Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21.08.16, 19:15   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5434
Mesajlar: 24,481
Ettiği Teşekkür: 97429
Aldığı Teşekkür: 135847
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart İşte, Darbeciler Böyle Teslim Alındı | Saygı Öztürk


İşte, darbeciler böyle teslim alındı


Ankara Sincan Cezaevi'nde yatan Korgeneral İlhan Talu ile ilgili olarak gazetelerde bir haber yayımlandı. Buna göre; Ankara Gölbaşı'nda Talu'nun adına kayıtlı 10 adet 17 katlı, 3 adet 18 katlı, 5 adet 25 katlı apartmanı, 21 ayrı bankada hesapları bulunduğu yer aldı. Talu'nun avukatı Müşteba Aydın, tapudan aldığı belgelerle, Talu'nun tek dairesi, borcu ödenmemiş Corsa otomobili bulunduğunu ortaya koydu.
İlhan Talu, Genelkurmay Karargahı'nda saat 20.30'dan sonra yaşadıklarını devre arkadaşı CHP Milletvekili Dursun Çiçek'e gönderdiği mektubunda şöyle anlatıyor:

KORİDORDA GÖRDÜKLERİNİ TUTUKLUYORLAR

“Sanırım saat 20.30'dan sonra tekmil vermek için 2. Başkan Yaşar Güler'in odasına gittim. Genelkurmay Başkanı ile görüşme hakkında bilgi verdikten sonra odadan ayrıldım. Odadan çıktığımda tam teçhizatlı silahlı askerler Genelkurmay Başkanı'nın karargaha girdiği merdivenlerden koşarak yukarı çıktı.
Bir anlam çıkaramadım; tatbikat olduğunu düşündüm. Çünkü son zamanlarda PKK'nın bir karakolu, üs bölgelerini kısa süreliğine de olsa işgal edeceğine dair duyumlar geliyordu. Ben koridor boyunca odama ilerlerken askerler 2. Başkan'ın odasına girdi. Ben kontrollü kapıdan geçtikten sonra benim bulunduğum koridorun merdivenlerinden bana çarparak, koşarak aşağı koridorlara yöneldiler.
Odama girdim. Odamda adli müşavir üç askeri savcı da bulunuyordu. Bunlar, Kara Havacılık Okul Komutanlığı'nda yapılacak faaliyette ihtiyaç olur düşüncesiyle bekliyorlardı. Biraz sonra emir astsubayım ‘Komutanım askerler koridorlardakini tutukluyor' deyince kapıları kapatıp kilitlemesini söyledim.

MERMİLER, MAKAM ODASINA GİRİYORDU

Bu ara Genelkurmay dışında da koşuşturmalar oluyor, silah sesleri geliyordu. İlerleyen zamanlarda tank sesleri ile helikopter seslerini duyduk, uçaklar çoktan uçmaya, mermiler makam odası camlarından içeriye girmeye başladı.
Biraz sonra 2'nci Ordu Komutanı Adem Huduti paşa görüntülü telefondan arayarak hiç kimseye ulaşamadığını, Genelkurmay'dan atama ve görevlendirmelerle ilgili mesajlar geldiğini, mesajların altında Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile Albay Cemil Turhan'ın isimlerinin olduğunu söyledi. Böylece kalkışmanın içinde kendi personelimin de olduğunu öğrendim. Adem Paşa'ya, ‘bu faaliyetin TSK içindeki Fethullahçı grup tarafından organize edildiğini, Genelkurmay'ın bunu desteklemediğini, mesajları dikkate almamasını' söyledim. Daha sonra Adem Paşa'yla aynı kapsamda 4-5 defa daha görüştük.

GENELKURMAY BAŞKANI DURUMU SORDU

Ordu komutanları ve ulaşabildiğim bütün birlik komutanlarına faaliyetin Fethullahçı bir kalkışma olduğunu, Genelkurmay Başkanlığı'nca desteklenmediğini söyledim ve darbeye karşı harekâtın oluşmasına katkıda bulundum.Yaptığım bütün telefon görüşmelerinin yer ve zaman olarak kaydı var.
Ertesi gün Genelkurmay Başkanı'nın kurtulduğu haberleri televizyondan verilmeye başlandı. Biraz sonra Genelkurmay Başkanımız beni Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın telefonundan arayarak durumu sordu. Gün boyunca yaptıklarım ve son durum hakkında bilgi verdim. Daha sonra birkaç defa görüştüm. Bana Akıncı'daki darbecilerin çatışma yapmadan teslim olacaklarını Genelkurmay'dakilerin başındaki şahısla görüşerek onların da çatışma yapmadan teslim olmalarını sağmamamı ve ikna etmemi emretti.

DARBE GİRİŞİMCİLERİNDEN 3 DESTEK

Darbecilerin Genelkurmay sorumlusu tuğgeneralle temasa geçerek onların şartlarını aldım. Şu isteklerde bulundular: 1- Sivil savcı görevlendirilsin. 2- Silah ve mühimmat Merkez Komutanlığı tarafından teslim alınsın. 3- Mont ve pantolonlar çıkartılmasın. Şartlar sağlandı ve karargâhtaki 46 özel kuvvet ile 42 tank mürettebatı 15 karargah subayı çatışmadan teslim oldu.
Bu kez Genelkurmay Başkanı arayarak Akıncı Üssü'ne askeri savcı ile Merkez Komutanlığı personeli göndermemi emretti. Bununla ilgili görevlendirmeyi yaptım. Son olarak 2. Ordu Komutanlığı'nın görevden alınma mesajını çektikten sonra gelen polisler tarafından gözaltına alındık. Namusum ve şerefim ve sevdiklerim üzerine yemin ederim ki bu aşağılık, ******** darbe planlaması ve icrası ile hiçbir alakam ve ilişiğim yoktur. Bilakis bunun karşı harekâtı için çalıştım.

BAKIN NEREYE TERFİ ETTİM

Sevgili kardeşim, gerçek böyle olmasına rağmen, hiç sorgulanıp, yargılanmadan, onurumuz, şerefimiz ve itibarımız elimizden alındı. Gözaltı sürecinde tarifi imkânsız acılara ve uygulamalara maruz bırakıldık. Kanser tedavisi gören oğlum, 4 yaşında çocuğu olan kızım ve damadım işten atıldı. Benimkine benzer birçok suçsuz arkadaşım olduğunu sen de, ben de biliyoruz.
Sevgili kardeşim sonuç olarak TSK'nın Paralel Devlet Yapılanmasına (PDY) karşı mücadele koordinatörlüğünden Fethullahçılığa, darbeye karşı harekâtın canlandırılma görevinden darbeciliğe terfi ettim.”
Gerçekleri kuşkusuz yüce yargı ortaya koyacaktır. Biz yaşayanların anlatımından o gece neler olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz.



__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
Canan'in Mesajına Teşekkür Etti