Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.08.16, 10:19   #1
Gülümsün
Moderator

Gülümsün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2014
Konular: 1245
Mesajlar: 7,544
Ettiği Teşekkür: 46372
Aldığı Teşekkür: 28293
Rep Derecesi : Gülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Kafa Aynı Kafa| Soner Yalçın

Hiç kusura bakmasınlar.
14 yıl TSK düşmanlığı yaptılar.
Geldikleri yer; Ergenekon-Balyoz kumpaslarıyla orduyu güçten düşürdüler.
Geldikleri yer; dinci FETÖ yapılanmasının 15 Temmuz askeri darbesi oldu!
Bu gerçeklere rağmen içlerindeki kin soğumadı.
Baksanıza…
“Kışlaların şehir merkezlerinde olması darbe yapmak içindi” diyorlar!
Bitmedi ülke ordusuna nefretleri…
Ne Osmanlı ne de Cumhuriyet dönemi kışlalarının konuşlanmaları hakkında tek bir bilgiye sahipler. Sürekli uyduruk fantezilerini yazıp söylüyorlar.
Bak kardeşim!
O kışlalar kuruluş dönemlerinde şehir dışındaydı; ancak şehirler çok büyüdü ve kışlalar şehrin içinde kaldı. Tabii ki, şehirlerin yuttuğu askeri birlikler şehir dışına çıkarılmalıdır.
Yani bunun askeri darbeyle filan ilgisi yok.
Askeri birlik yerleşimleri, her tür tehdit-saldırının ince hesapları yapılarak belirlenir.
Örneğin…
Bir tank birliğini, tren hattı olmayan bölgede konuşlandıramazsınız! Hele mühimmat depoları tren hattı olmayan yere yapılamaz.
Sadece tren yolu değil; ana ikmal yollarının da hesaplanması gerekir. Ani dış saldırılarda düşmana dümdüz yaklaşma istikameti veren yolların ağzına sahra ağırlıklarını yerleştiremezsiniz!
Tank birliğini taşıyacaksın peki, ya onun akaryakıt ikmal, mühimmat yükü depolarını ne yapacaksınız? Boru hatları ne olacak? Soru çok ve bu çocuk oyuncağı değil.
Taşınma Ankara'dan başladığı için başkentten örnek vereyim:
Seferberlik durumunda Ankara savunması çok hassastır. Türkiye'nin en emin ikmal yolu ise, -tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi- İnebolu'dan Ankara'ya inen lojistik yoldur. Acıdır; yıllardır stratejisi her toplantıda konuşulur ancak yapımı iktidara pek oy getirmediği için ele alınmaz! Asıl bunlarla ilgilensenize biraz. Ne gezer!..


Ordu düşmanlığı!

Kimse…
“Kışlalar olduğu yerde kalsın” filan demiyor.
Bunu bildikleri halde…
Bin yıllık orduyu sürekli darbeci göstermenin kime yararı var?
Bin yıllık orduyu halkın kalbinden-duygusundan çıkarmanın kime faydası var?
Hâlâ şunu yazabiliyorlar:
“Rahat darbe yapabilmek için Meclis binasını, Genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarının yanına inşa ettirdiler!” Pes artık.
Demek Atatürk, ileride darbe yapmak için bu binaları yan yana yaptırdı! (Bu absürt yazılara yanıt için binaların yapım tarihlerini filan yazacak değilim.)
İşin özünde…
Bu tür yalan sözlerle, bu topraklara nasıl kötülükler yaptıklarının farkında bile değiller.
Bu tür yalan yazılarla, halkı köklerinden-tarihlerinden uzaklaştırdıklarının farkında bile değiller.
Halkı, kurucu atalara düşman ettiler. Sonuçta…
PKK'yı, FETÖ'yü, IŞİD'i büyüttüler. Köksüz bırakılan insanlar bu örgütlerde “inanç” aradı! Militan oldu; mürit oldu.
Ve bu gerçeklere rağmen bunların…
Ordu düşmanlıkları hiç bitmedi.
Atatürk düşmanlıkları hiç bitmedi.
Ve sonuçta ülkenin çimentosu yurttaşı öldürdüler!
İşte geldiğimiz yer burası oldu; şiddetin kanın durmadığı Ortadoğu ülkesi!
Tıpkı… İslam'ın aydınlık dönemini bitiren yobaz kafalar gibi, aklı-gerçeği ülke sınırları dışına çıkardılar.
Bugün…
Hâlâ…
Ezberledikleri ordu-Atatürk düşmanlığını, 15 Temmuz darbesine rağmen sürdürmelerini nasıl açıklayabiliriz?
Bir yazar düşünün ki,
kışlaların şehir dışına çıkarılmasını “demokrasinin kazancı” olarak değerlendiriyor!
Ne diyebilirsiniz ki, “ekmek kapılarını” düşman yaratmak üzerine kurmuşlar. Bu çevrelerin, 15 Temmuz'dan sonra oluşan toplumsal uzlaşmadan rahatsızlık duymaları da bundan…


Kime yazıyoruz

Ordu düşmanlığı yapacaklarına enerjilerini başka alanlara kaydırmalarında sonsuz ülke yararı vardır.
Örneğin…
Niye kimsenin aklına gelmiyor, anlayamıyorum: Kimi özel güvenlik şirketleri, 15 Temmuz darbe girişiminde nasıl bir rol oynadı?
İçişleri Bakanlığı Özel Güvenlik Dairesi Başkanlığı'na göre, faaliyetine izin verilen bin 508 şirket var. Sertifika alan Özel Güvenlik Görevlisi sayısı 1 milyon 17 bin 514 kişi. Bunlara sertifika veren eğitim kurumu sayısı 745.
Yani… Büyük bir sektör. Dünyada bunlara “özel ordular” deniyor.
Peki…
Şunu ister istemez düşünüyorsunuz; Cemaat bu işin neresinde?
Öyle ya…
Bu önemli konuyla İçişleri Bakanlığı ilgilendi ise, bakanlığı ele geçirmiş Cemaat'in bu meseleye el atmaması olanaksızdır!
Kimbilir; 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'u, AKP Hükümeti'ne 10 Haziran 2004 tarihinde Cemaat bile çıkarttırmış olabilir.
O dönemde gazetelere sık sık şu haberler yansıyordu; “Emniyet, özel güvenlik hizmetleri yaptığımızdan dolayı gerçek işlerimizi yapamıyoruz!”
Sonunda yasasını çıkardılar.
Bugün 1 milyonu aşkın kişinin cebinde özel güvenlik görevlisi kimliği var.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra -benim bildiğim- sadece Sakarya'da bir şirket sahibi tutuklandı.
Demek… 15 Temmuz darbe girişiminde özel güvenlik görevlisi şirketler (özel ordular) hiç katılmadı!
Söylemek istediğim…
Hâlâ birileri TSK düşmanlığı yapacağına, şehrin her yanında bulunan özel ordulara (özel güvenlik şirketlerine) bakması gerekmez mi?
Kime yazıyoruz ki…
Yıllarca Cemaat'i de bu kafa yapısıyla büyütmediler mi?

Soner Yalçın - Sözcü

__________________
Gülümsün Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Gülümsün'in Mesajına Teşekkür Etti.