Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.10.16, 12:33   #1
alkanaga
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart İbrahim Peygamber ve Mitoloji

İbrahim Peygamber ve Mitoloji





Mitolojik efsanelere destek arama özellikle Mezopotamya'daki kazılar ile gündeme gelmiştir. İngiliz asıllı Leonard Woolley yönetiminde, Philadelphia Üniversitesi Müzesi ile British Müzesinin parasal destekleriyle Güney Mezopotamya'da yeni adı Tell-aI-Muqayyar,eski adı Ur olarak kanıtlanan tepede 1926-1928 yılları arasında yapılan kazılardaki buluntular ve onların Woolley tarafından yorumları çok ilgi çekiciydi. Woollcy'in kazılarında İÖ 2800 yıllarına tarihlenebilen kral mezarları, mabetler, şehir duvarları ve büyük yapay basamaklı kule olan Zigguıafî bulunmaktadır. Ayrıca Wooley ve ekibi MÖ. 4. bin yılından kalma kral mezarlarını ortaya çıkardılar. Woolley buranın Tevrat'la adı geçen Kaldea'ıım Ur'u olduğunu, İbrahim'in buralarda doğup büyüdüğünü ortaya atıyor. İbrahim'in çadırda yaşayan, hayvan süren biri değil, büyük şehirde yaşamını sürdüren bir şehirli olduğunu ileri sürüyor. Mezarlarda bulunan ağaca dayanmış bir keçiyi gösteren eserin, İbrahim, oğlu İshak'ı kurbanlığa hazırladığında Tanrı tarafından gönderilen kurbanın modeli olduğunu söylüyor. Tabii ki bu kendi yorumu.

Mezopotamya tarihinin öğrenilmesinde dönüm noktası olan bu çalışmalar sırasında arkeolojik değeri çok yüksek kap, kaçak, miğfer, silah vs. yanında tufandan önceki kralların listesini ihtiva eden kil tabletler de bulundu. Ne var ki 12 metre daha derine inildiğinde izler tamamen kesilmişti. Bu arada toprağın yapısı incelendiğinde tuhaf bir şeyle karşılaşıldı. Zemin tamamen balçıkla kaplıydı fakat bu kadar derinlikte saf balçığın ne işi vardı? Üstelik kazı çukurunun dibi, denizden çok uzakta ve nehir seviyesinden de bir kaç metre daha yukarıdaydı. Balçığın sebebi ve kapladığı sahayı öğrenebilmek için civar bölgelerde bir dizi kazı daha yapıldı. İlk çukurdan 300 metre uzakta açılan ikinci çukurda da aynı sonuç elde edildi. Wooley, bu sefer de yüksekçe bir tepeyi kazdırdı. Sonuç değişmemişti. Böylece balçık yığılmasının ancak çok kuvvetli bir su baskını yani tufanın eseri olabileceğine dair rapor hazırlandı ama Mezopotamya'nın diğer yerlerinde yapılan kazılarda bunu kanıtlayacak veriler bulunmuyor. Tarihçiler de Woolley'in söylediklerinin doğru olamayacağını, bu hikâyelerin tarihsel değil, uydurmaolduğunu, bu İbrani hikâyesinin çoğunlukla Mezopotamya efsanelerinden kaynaklandığını söylüyorlar (bkz. Muazzez İlmiye Çığ, İbrahim Paygamber, 21.03.2010).



Yine 1953 yılında Ararat Dağı'nda Nuh'un gemisinden bir parça bulunduğu haberi yine büyük bir heyecan yaratıyor. Fakat, Madrid'de bu parça üzerinde yapılan bilimsel bir araştırmaya göre bunun doğru olamayacağı ortaya çıkıyor.



Halep'in 40 mil güneyinde Teli Mardikh'te İtalyanların yaptığı kazıda 15 000 kadar çiviyazılı tablet bulundu. Buranın Sümer belgelerinde adı geçen Ebla olduğu anlaşıldı. Batı Sami dilindeki ve İÖ 2400'lere tarihlenen bu metinlerde, ilk araştırıcılar Sodom, Gomorra şehirlerini, bunların krallarının ve İbrahim'in adını bulduklarını açıklayarak yeni bir heyecan yarattılar. Fakat daha sonraları -yapılan incelemelerde yazıların yanlış yorumlandığı anlaşıldı.

Ebla'nın Suriye'nin ilk bronz çağına ait bir şehir beyliği olduğu, fakat belgelerin tarihsel ve dinsel açıdan bir bilgi vermediği açıklanmıştır.Örneğin Sümer alfabesi ile yazılmış Ebla dilinde M.Ö. 2250'li yıllara ait 15 bin tabletin yorumuna göre Eblalılar, ticarette atılganlarmış. Ebla tabletlerinde İrem kenti, Sina, Gazze, Kudüs, Sodom ve Gomorra adları geçiyor ama Sodom ve Gomorra (Gomora) gölgesinde peygamberlik yapan Lut adı geçmiyor. Tevratın 1500 yıl öncesi Ebla tabletlerinde geçmeyen Lut adı, Kur'an ve Tevrat'ta geçiyor.

İsrail'de son kazılardaki buluntular hakkında "Nevvtestament's Unsolved Mysteries" (Time, December 18, 1995, s.46) adlı makalede bir hayli bilgi verilmiş. 1986'da bulunan bir mührün, İÖ 587'de yaşayan ve Jeremiah'ın kehanetlerini yazmış olan Neriah'ın oğlu Kâtip Baroh'a ait olduğu anlaşılmış. Bir başka mühürde "Kral Jehoiakin'in oğlu Yerame'el"yazılı imiş. Kudüs'ün İsrail kısmında yapılan bir kazıda içinde kemikler bulunan bir sandık çıkarıyorlar. Üzerindeki yazıya göre, İncil'de adı geçen bir rahibe aitmiş. Bu buluntuların en önemlisi olan 9.yüzyıla ait taş bir kitabede "İsrail'in Kralı Davut'un evi" yazısının okunması
bir hayli heyecan yaratmış. Kısaca Tevrattaki bir Kralın adının bile bir belgede geçmesi bazı muhafazakar çavrelerde büyük sevinç yaratmıştır fakat bu durum tarihe büyük bir katkıda bulunacak bir belge sayılmıyor.
Sonuç olarak bütün bu araştırmalara rağmen, İbrahim Peygamber ve ailesinin yaşadığı düşünülen çağa ait ve onları kanıtlayan bir belge bulunmamıştır.

Kaynaklar
Büyük Sırrın Arkeolojik Keşfi: Nuh Tufanı.
SD PLATFORM - Yazılar - Nuh Tufanı araştırmaları ve arkeolojisi
"Nevvtestament's UnsolvedMysteries”, Time, December 18, 1995, s.46 (THE NEW TESTAMENT'S UNSOLVED MYSTERIES - TIME )
İbrahim Peygamber - Muazzez İlmiye Çığ pdf / E-kitap İndir

__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.