Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.10.16, 10:36   #1
Gülümsün
Moderator

Gülümsün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2014
Konular: 1245
Mesajlar: 7,542
Ettiği Teşekkür: 46364
Aldığı Teşekkür: 28286
Rep Derecesi : Gülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Yazıklar Olsun! | Rahmi Turan

Bizim Dışişleri Bakanlığı bir harika!
Yaptığı yazılı açıklamada, Ege'deki Yunan işgalinin üzerini örtmeye çalışıyor ve “Türkiye'nin 2013 yılından itibaren Ege Denizi'ndeki bazı ada veya adacıkların egemenliğini başka bir ülkeye devrettiğine ilişkin iddia ve haberler tamamen gerçek dışıdır” diyor.
Adaların haksız işgalini yıllardır belgeleriyle ortaya koyan Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, Dışişleri'nin yalanlamasına belgelerle yanıt vererek şöyle dedi:
“İşgal olayı, 31 Aralık 2008'de Yunan Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı'nın helikopterle Aydın Bulamaç Adası'na gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Müteakiben Yunan Cumhurbaşkanı da Aydın Eşek Adası'na gelmiş ve adada yapılan törenlere katılmıştır.
İşgalleri Milli Savunma eski Bakanı İsmet Yılmaz ve eski Başbakan Davutoğlu da kabul etmiştir.
Vatan topraklarında Yunan bayrağı dalgalanırken ve Yunan askerleri elini kolunu sallayarak dolaşırken, Yunan savaş gemileri Türk karasularını, Yunan savaş uçakları ve helikopterleri Türk hava sahasını ihlal ederken, Türk Dışişleri Bakanlığı'nın işgal olmadığını iddia etmesi, kamuoyunu yanıltma ve işgalin üzerini, örtme amacını gütmektedir”

* * *

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, Dışişleri Bakanlığı'na haklı olarak böyle isyan ediyor.
Ege'deki Türk adaları, Yunanistan tarafından hayasızca ve cebren işgal edilirken, Dışişleri'nin takındığı umursamaz tavır çok üzücüdür.
Bu hazin duruma “Yazıklar olsun” demekten başka söyleyecek bir söz bulamıyorum!

Yozgat skandalı!

Ülkemizde garip şeyler oluyor.
Yozgat valisinin, OHAL kapsamında Yozgat'taki bütün içkili mekânları kapattığını açıklaması, yazılı ve görsel medyada büyük tartışmalara sebep oldu.
Aklı başındaki kişiler “21'inci Yüzyıl Türkiye'sinde böyle çağ dışı anlayış olur mu?” diye kararı protesto etti.
Meselenin bir de başka yönü var. Gelin bunu, Yozgat'ı iyi bilen okurumuz Levent Seçkin'den dinleyelim. Bakınız neler anlatıyor?
“Yozgat'ta, OHAL kapsamında içkili mekânların kapatılması” haberini okuyup, demokrasi ve birey hakları konusunda endişelenen, yurdundan habersiz saflardır!
Sanırsınız ki, Yozgat'ta içkili mekânlar vardır, insanlar medeni bir şekilde, kızlı-erkekli içki içmekte, sosyalleşmektedir de artık bu imkândan mahrum kalacaklardır.
Bırakın Yozgat'ı, birkaç ,il hariç, Anadolu'nun tamamında, açıkta ya da toplu yerlerde 10 yılı aşkın bir süreden beri içki içilemiyor. Bu gerçeğe rağmen, laiklik ve demokrasicilik oynamak, sözde medya, sözde muhalefet ve sözde aydınlara çok yakışıyor!
Günümüzde her toplum lâyık olduğu şekilde yönetiliyor. Biz de buna lâyığız demek ki!”

Çılgınlığa devam!

Kadim okurlarımdan Ersoy Öngün, Turgut Özakman'ın ünlü eseri “Şu Çılgın Türkler” kitabındaki Türklerin torunlarının çılgınlık yapmaya devam ettiklerini yolladığı mesajda şöyle anlatıyor:
“Sen kalk, kırk yıl uğraş, örgütlen, iktidar sahiplerini bile kandır…
‘Şimdi tam zamanı' derken, evinde çayını yudumlayan sıradan insanlar, Ali, Hasan, Ayşe, Fatma, sokağa çıkıp koca koca tankları durdursun, uçakları yakalamaya çalışsın, Astsubay Halis, darbeci
Paşa'nın alnının ortasına çaksın ve tüm hesapları altüst etsin…
Bu Türkler, kandırılmaya müsait ama kansızlara dayanıksız ve hesabı hiç uzatmadan anında görüyorlar.
Tıpkı 1919'da babasız bir çocuğun, Makedonya'dan kalkıp tüm hesapları yine Ayşe, Ali, Mehmet ile, hiç uzatmadan, dişe diş, mertçe bir savaş ile altüst etmesi gibi…
Bu hesapları 1919'da planlayanların torunları, dedelerinin mezarına muhtemelen yine aynı notu bırakacak:
“Dedeciğim, Türkler halen çılgınlık yapmaya devam ediyor. Hiç bir şey değişmemiş!”

Tebessüm

“Akıllı kadın güzeldir”

Çeşit çeşit kadın vardır… Kimi akıllı, kimi zeki, kimi bıçkın, kimi güzel… Peki, “çirkin kadın” var mıdır?
Bir Rus atasözü “Çirkin kadın yoktur, az votka vardır” der. Erkek içince bütün kadınlar güzeldir. Bir Çin atasözü de “Akıllı olan kadın güzeldir” der.
Böyle akıllı bir kadına “Para mı, erkek mi?” diye sormuşlar.
Yüzünde alaylı bir gülümseme beliren kadın:
“Valla” demiş “Benim için hiç fark etmez, ikisini de harcarım!”

GÜNÜN SÖZÜ
OHAL demek, bir ülkede sorgusuz sualsiz, her şeyin yapılabilmesi demektir!



__________________
Gülümsün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Gülümsün'in Mesajına Teşekkür Etti