Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.10.16, 13:52   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Eğitim ve Önemi

EĞİTİM VE ÖNEMİ

19.09. 2016 tarihli eğitimde nereden nereye, öğretim yılı başlıyor başlıklı paylaşım yazımda, eğitim ve öğretim konusunda olması gerekenleri, kaygılarımı ve üzüntülerimi belirterek uygulanan sistemin yanlışlarını vurgulayarak eleştiri getirmiştim. Eğitim, 3 Mart 1924 tarihinde 3 adet devrim yasası olarak bilinen yasalardan biri olarak Cumhuriyet tarhinde yaşama dâhil olmuştur.

Devrim yasalarından;


1- Eğitim ve öğretimde birliğin sağlanması adına Tevhid-i Tedrisat: Ülkedeki tüm yerli ve yabancı okulların Milli Eğitim Bakanlığı’na bаğlаnmаsı, tüm vatandaşlara ilim ağırlıklı çağdaş eğitim verіlerek yobazlığın, gericiliğin, hurafelerin hüküm kurmadığı, müspet ilimler öğretilmiş insanların yetiştirilmesi, kız ve erkek ayrımı yapmadan tüm öğrencilerin eğitim görmesinin sağlanması, eğitim öğretimin laik, çağdaş vе bilimsel hale getirilmeѕi, azınlık vе yabancı okulların dini ve siyasi nitelikli еğіtіm yapmalarının engellenmesi amaçlanmıştır. Bu gün bu anlayış AKP eliyle ne hale gelmiştir? İki gün önce eğitim bakanlığı koltuğunda oturan zatın açılış için gittiği ilkokul düzeyindeki bir mekânın duvarlarında neler yazıyor? Hitler’i, Bin Ladin’i yazılarında övdüğü için ceza alan Vakit isimli güya gazetede yazılar yazan Abdürrahim Karakoç isimli bir meczubun Vur Emri isimli kitabından alınan Hak Yol İslam şiiri yazıyor.. Bakanın ise hiç tepki vermeden hiçbir şey olmamış gibi açılış yapıp oradan ayrılması, işte bizlerin eğitim, bilim ve çağdaşlaşma adına eyvah eyvah dediğimiz olay budur!

Lütfen bakar mısınız Atatürk ne diyor?

22 Eylül 1924 tarihinde Samsun İstiklâl Ticaret Okulu’nda öğretmenler tarafından verilen çay ziyafetinde Şöyle diyor:

“Efendiler!

Bizim milletimiz derin bir geçmişe sahiptir. Milletimizin hayat hikâyesini düşünelim. Bu düşünce bizi elbette yedi yüz yıllık Osmanlı Türklüğünden çok yüz yıllık Selçuklu Türklerine ve ondan önce bu devirlerin her birine denk olan ne büyük Türk devirlerine kavuşturur. Bütün bu zamanlara dikkat ediniz! Türk kendi ruhunu, benliğini, hayatını unutmuş; nereden geldiği belirsiz birtakım başkanların akılsız aracı olmak durumuna düşmüştür. Türk milleti kendi benliğini, kendi aklını, kendi ruhunu unutur gibi olmuş ve varlığıyla herhangi bir amaca, sonucu alçaklık olan, esirlik olan karşılıksız köle olmaya giden değersiz bir hedefe sürüklenmiştir. Millet ne yazık ki bu yanlış durumu çok sürdürdü, bu yüzden her türlü yoksulluklara ve esirliklere düşmekten kendini kurtaramadı. Bütün bu sıkıntıların ve aldıkları millî olmayan eğitimin gereği olduğunu fark etmeksizin, sağlam bir eğitimin eseri olduğu düşüncesiyle kararını uyguluyordu. Eğitimin temeli, eğitimin amaç ve anlamı çok büyüktür. Bu konudaki yol yanlış ise ve koskoca bir millet önem ve güven duyduğu kitaplardan; kutsal kitaplardan işaret göstererek rehber olduklarını iddia edenlerin sözlerine inanarak yürürlerse ve bu yürüyüş yönü kendilerini yokluğa düşürürse, suç bu yönü izleyen temiz, iyi huylu, özverili rehberine güvenen çaresiz halktan fazla rehberlere ait değil midir?” Diyor..

Bu gün eğitim Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitimi olmaktan, Tevhid-i Tedrisat denilen sistemden çoktan çıkmış rahmetli Atatürk, milli olmayan veya hiç eğitim alamayan halkların başına neler gelebileceğini yukarıdaki veciz konuşmasında belirtiyor. Onun için eğitim, eğitim, eğitim derken yırtınıyor her konuda eğitim diyoruz.

Devrim yasalarından;

2-Efkaf ve şeriye vekaletinin kaldırılması yerine Diyanet İşleri Başkanlığının kurulması.. Ki Diyanet İşleri Başkanlığının bu günkü yapısı ve tutumu ile ne kadar Cumhuriyet ilkeleri ile bağdaşır olduğu ayrı bir tartışma ve yazışma konusudur.. D.İ.Bşk. lığının Kuruluş amaçlarından saptığı, mevcut siyasi iktidarın şubesi gibi çalıştığı ise tüm yurtseverlerin bildiği bir realitedir.

Laik sistemde devletin dini olmaz! Devleti idare etmek üzere gelenlerin dini inancı insanlara geçerli matah gibi sunulmaz, din siyasete alet edilmez, din üzerinden siyasi salvolar yapılmaz.. Yapılan tüm eleştirilerin içinde dinden ziyade mevcut yönetimin din bezirgânlığı yatmıyor mu? Eğitim ve öğretim kurumlarında Tüm inançlı inançsız Türk çocuklarına din adına dayatmaları yatmıyor mu?

Devrim yasalarından;


3-Halifeliğin kaldırılması ki,

23 Nisan 1920 Cumhuriyetin kurulması ile zaten egemenliğin Padişahtan halka geçmesi sağlanmıştır. Parlamento veya TBMM başkanlık divanı arkasında yazılı olan egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözü işkembeyi Kübra’dan çıkmış bir söz değildir.. Bu gün bir TBMM si vardır amma, içindeki uygulamalar ve parmakçı vekillerin icraatı egemenlik kayıtsız şartsız milletin midir? Yoksa onları oraya taşıyan siyasi lider ve reislerin midir? İşte en çok eleştiriye açık ve tenkit edilen konuların başında gelenlerinden biride budur! Üzerinde çok düşünülmeye değer..

2002 yılı öncesinde ve sonrasında var olan irtica odaklı zihniyetler topluluğunun, AKP ve yöneticileri dâhil Cumhuriyet ve ilkelerine, laik sisteme savaş açtıklarını bilmeyen kaldı mı?

Bir daha vurgulamak gerekirse laik sistemde devletin dini olmaz, anayasa dahi din ve vicdan özgürlüğü adı altında herkesin inanç ve vicdan konusunda hür, özgür olduğunu yazmasına rağmen bu gün Cumhuriyet çocuğu tüm öğretmenleri tenzih ederek, Türkiye okullarında dinci öğretmenlerin sultasındaki çocukların beyni yıkanmaya çalışılmaktadır. İmam Hatip okulları ise cabasıdır yani fazlasıdır.



Lütfen bakar mısınız!

Atatürk, Reşat Kaynarca isimli bir Prof. ile bir söyleşisinde;

Bakınız ben size söylüyorum dinsiz toplum olmaz! Dinsiz toplum yaşamaz … Bizim yaptığımız mücadele bu milletin çağdaşlaşmasında engel olan, dinî engellerle, çağdaşlaşmaya engellerle hareket eden bir zümre vardı. Onlar dini, kutsal dini doğrudan doğruya âlet ediyorlardı. Siyasete âlet ediyorlar! Menfaate âlet ediyorlar! Bu hem devleti, hem dini sıkıntıya sokar! Biz bunun mücadelesini yapıyoruz! Ve bunun mücadelesini yapacağız! Türkiye’nin çağdaşlaşması lâzımdır! Çağdaşlaşmaya da İslam dini hiçbir zaman engel olamaz, olmamıştır! Böyle bir kural da yoktur. Bilâkis çağdaşlaşmanın, çağdaşlaşma ki. Türkiye, Türk Milleti çağdaşlaşacaktır! Ne demek, çağdaş olmak? Bugün görüyoruz bütün medenî toplumların içinde en ileride bulunan en yüksek basamakta Batılı toplumlar bulunuyor. Onun için çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın bir başka- adı da Batılılaşmaktır.

Bunu bilen Sarkozi gibi meczuplar bize yer olarak Avrasya’yı gösteriyor.

Türkiye, gericiliğin, yobazlığın revaçta olduğu, Türkiye’yi son 15 yıldır idare eden zihniyetlerin partisi AKP, irticanın odağı olmakla mahkûm olmuş bir parti olarak orta yerde duruyor, Ne garip tecelli ki, idarecileri bakan, başbakan, Cumhurbaşkanı olarak, zaman zaman hukuk tanımadan, bazen kanun tanımadan bazen kendi çıkardıkları kanunlara dahi uymadan Türkiye’yi güya yönetiyorlar! Garip olan budur, üzerinde çok düşünülmesi gereken budur!

Kapatılmış olan Tekke ve zaviyeler ve medreseler var! Günün başbakan yardımcısı dünün Has Parti genel başkanı fetva verircesine kapatılmış olanların ihya edilmesi gerektiğini söylüyor.. Sever misiniz yoksa sonraya mı bırakırsınız?
Legal görünümlü illegal çalışan adı dernek vakıf olan yığınla irtica odaklı, iç ve dış mali destekli Turgev vb oluşumlar Türk milli hayatına, eğitimine, dinine zarar vermeye, toplumun milli dokusunu bozmaya devam ediyorlar.

Emperyalizm ve içerideki işbirlikçi uşakları ile Türkiye karşı karşıyadır. Türkiye Cumhuriyetinin eğitim ve öğretim modelini yıkıp, ulus devlet olma gerçeğini ber taraf ederek bölüp parçalamaya çalışan dış odaklar var içerde gaflet delalet ve hatta hıyanet içinde olan işbirlikçileri yandaşları var!

Koalisyonları istikrarsızlığın nedeni sayıp anti demokrat olanlar, bu gün 15 yıldır ülkeyi güya idare ediyorlar. 15 yıldır Türkiye her konuda istikrar yaşadı mı?

Bilinen konular ama hafıza tazeleme açısından ve güncel tutulması adına temcit pilavı gibi tazelemekte fayda vardır diyoruz.

08.10.2016
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.