Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.12.17, 19:22   #1
akin5060
Üye

akin5060 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2017
Konular: 20
Mesajlar: 20
Ettiği Teşekkür: 7
Aldığı Teşekkür: 57
Rep Derecesi : akin5060 Karimasını arttırmak için doğru yerdeakin5060 Karimasını arttırmak için doğru yerdeakin5060 Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: Merakli
Standart İnsan: Kendini Abartan Canlı

İnsan: Kendini Abartan Canlı
Günün birinde öleceğini bile bile yaşayan, buna rağmen hırsına şu veya bu şekilde binit olup, bu uğurda cesetler çiğneyen, ebediyete yakışır planlar yapan, maddi âlemdeki tek varlıktır insan. Sanki hayatı ve gidişatı pamuk ipliğine bağlı değilmiş gibi dünyaya meydan okuyan ve yığdıkça yığan, biriktirdikçe biriktiren, özgürlükten ve bireysel selfdeterminasyondan dem vuran şu insanoğlu, ne kadar çarpık işleyen bir mantığa sahip olduğunu da bilmektedir üstelik. Yine farkında olduğu ama görmezlikten geldiği başka bir şey de, kurduğu düzenin had safhada kırılgan olduğudur. Bu arada insan, “mutlak yalnızlık” olarak adlandırılabilecek olan yolculuğunda dış etkilere, yani kendi kontrolünde olmayan güçlere (ki kendi ırktaşları da bu kategoriye giriyor) ne kadar çaresizce teslim edilmiş olduğunu bilinçaltına atmaktadır. Bin bir zahmetle ve sabırla inşa ettiği kumdan kalelerin bir çırpıda çamura dönüşebileceğini ve kendisinin bunun önüne geçemeyeceğini göz ardı etmeyip, sürekli gündeminde tutsa, baştan kara yapacaktır zira. Bu “acıya“ dayanamayacaktır.

Yolculuk daha ilk adımda sona erecektir. İnsan, zavallılığına gözünü kapadığı için insandır ve bu âlemde varlığını devam ettirebilmektedir. Öyle olmasa, uçurumun kenarındaki ağaç köküne umutsuzca sarılmakta olan kişinin yaptığını yapıp, içinde bulunduğu paniğin gerilimine dayanamayacak, korkudan korktuğu için ve bu gerilimden kurtulmak maksadıyla kendini boşluğa bırakacaktır.

İnsanoğlunun bıraktığı iz, mikronlar seviyesindeki cılız bir cila tabakasından ibarettir sadece. İnsanoğlunun kaosunu kozmosa çeviren şey, insanoğlunun dışındadır aslında.

Onun bir parçası değildir. İnsanoğlu bu düzeneğin hata payı en yüksek aksamını, en zayıf baklasını oluşturmaktan öteye gidememektedir. Oysa burada insanın varlığından bahsedilmektedir. Başkasının değil. İnsan ne kendi iç âleminin, ne maddi dış âlemin, ne de diğer insanlarla birlikte oluşturup benimsediği sistemlerin asıl efendisi değildir aslında.

Bunu anlamak için ille de kafayı sıyırıp toplumdan izole olmak gerekmiyor. Felsefe âlemine açılıp saçınıza topuz yapmanız veya kulağınıza küpe takmanız da gerekmiyor.

Zaman ve mekan diye adlandırılan ve insana bir referans noktası, bir dayanak teşkil etmekten başka bir amaca hizmet etmeyen kafesten dışarıya kafamızı ara sıra uzatsak, kâfi gelecek aslında. Hollywood yapımı birkaç klişe filmi izledikten sonra bile, insanlarca kurulan dünyanın ne kadar eğreti ve sorgulanır olduğunu (kendinize karşı da) örtbas edemez duruma geliyorsunuz. “Blindness” ya da “Trigger Effect” gibi filmlerde, insanlar hiçbir zaman kafamıza fazla takmadığımız bir takım nimetlerden (birinde görme yeteneği, diğerinde şehir elektriği) yoksun kalıyor ve bu bile sistemin çökmesine yetiyor. Güvenlik ortadan kalkıyor ve resmi otorite ya buhar olup uçuyor ya da insanlara kadar uzanamıyor. İnsanlar yaşayabilmek için gruplaşıyorlar ve ister istemez kendi kodekslerini oluşturuyorlar. İşte şimdi kanunlar tüm sahteliklerinden sıyrılıyor, arındırılıyor.

İnsancıllık ve medeniyet adı altında çarpıtılan suç ve ceza ilişkisi yeniden gerçek hâliyle, kaya gibi sert bir biçimde tesis ediliyor. “Kırımızı çizgimi geçersen, bu sana pahalıya mâl olur” ilkesi yavan medeniyet kurallarının yerini alıyor ve tek realite olarak karşımıza çıkıyor. Hiç kimse kimsenin yardımına koşmuyor. Tersine, artık herkes arenadaki yırtıcı hayvanlar seviyesine iniyor. Herkes herkesin kurdu oluyor.

“Ne oldu o yüce düsturlarınıza?” diye sorabilecek kimse kalmıyor. “Hani hak ve hukuktan bahsediyordunuz, insan hakları ve hümanizm diyordunuz, eşitlik ve özgürlük diye bağırıyordunuz… Şimdi ne olacak?” diyecek bir babayiğit kalmıyor meydanda. Mücadele var olma mücadelesi olduğu için fazla söze gerek kalmıyor ve insan aslında ne mal olduğunu idrak ediyor. İnsan aynaya bakıyor ve orada gördüğü şeylerden hoşlanmıyor…


__________________
akin5060 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz akin5060'in Mesajına Teşekkür Etti.