Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.01.18, 21:14   #1
Gülümsün
Moderator

Gülümsün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2014
Konular: 1673
Mesajlar: 9,731
Ettiği Teşekkür: 58017
Aldığı Teşekkür: 36435
Rep Derecesi : Gülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Savaşmadan Kazanmak | Soner Yalçın

Savaşmadan Kazanmak


AKP fırsatçılıktan kurtu­lamıyor!
FETÖ darbesinden sonra inşa edilen “Yenikapı ruhu” da benzeri kurnazlıklar ile yok edildi. Bunu şundan yazdım:
AKP milletvekili Metin Külünk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a “gazilik” unvanı verilmesi için kanun teklifi hazırladı!
100 yıl önce…
Cemal Paşa Suriye cephesinin komutanıydı. Her zaman her yerde hak­kında kasideler söylenirdi. Şairler-kasideciler birbiriy­le yarış ederdi.
Önceleri Cemal Pa­şa'yı “Salahattin sani” yani “İkinci Selahat­tin Eyyubi” diye anlatıyor­lardı. Bu övgü yetmedi…
“İkinci Salahattin” yeterli görülmedi; Cemal Paşa'yı “Birinci Salahaddin”in üstüne çıkardılar! Keza…
Lazkiye milletvekili Kami'l-ülesat, Cemal Paşa hakkındaki kasideleri topla­yıp bir altın kitap yapmak istedi. Fakat…
Savaşın seyri altın kitabın yapılmasına engel oldu!
Demem o ki:
Savaş ciddi iştir. Şekil­le-biçimle insanların kafasını karıştırmayınız.
Bırakınız TBMM ciddi ko­nular üzerine çalışsın.
Bırakınız bizler halka ger­çekleri yazmak için çalışa­lım. Şunu yazalım:
– Dün… Suriye cephesinde Mehmetçik'in karşısına İngi­liz emperyalizmi Müslüman Hintli askerleri çıkardı.
– Bugün… Suriye cephe­sinde Mehmetçik'in karşısı­na ABD emperyalizmi ırkçı teröristleri çıkarıyor.
– Dün… İngiliz istihbarat subayı Thomas Edward Lawrence, Arapları silahlan­dırıp kışkırttı.
– Bugün… Amerikan istih­barat subayı Brett McGurk, Kürtleri silahlandırıp kışkırtı­yor.
– Dün… Osmanlı, ayrılıkçı Arap Ella Merkeziye Cemi­yeti ile mücadele etti.
– Bugün… Türkiye, ayrılık­çı Kürt YPG/PKK ile müca­dele ediyor.
Değişen sadece isimler!
Emperyalizmin hedefi aynı: Osmanlı'yı parçalama süreci­ni sürdürüyor.
Gözleri bugün Anadolu topraklarında…
AKP ise kaside benzeri un­van şekilciliğiyle mesele­yi sandık başarısına tahvil etme peşinde mi?

AH BU TESADÜFLER!

AKP kadroları “büyük res­mi” görüyor mu?
Sanmıyorum. Baksanı­za Beşşar Esat konusunda hala duygusaldavranıyorlar.
Oysa… Düşman ortak!
Daha aydınlatıcı olmak için konuyu örnek üzerinden anlatayım.
Sizi 2004 yılına götüreyim:
Tarih: 13 Ocak 2004…
Esat, Türkiye'ye geldi. Bu 57 yıl sonra Suriye'nin yaptı­ğı ilk ziyaretti.
Tarih: 12 Mart 2004…
Suriye Kamışlı'daki futbol maçında Kürt taraftarla­rın “Özgür Kürdistan” diye slogan atması çatışmalara neden oldu. Bu Suriye tari­hinde Kürtlerin ilk isyanıydı. Oysa… Baas yönetimi “Kürt Açılımı” yapmak için, yasadışı altı Kürt partisinin oluşturdu­ğu “Kürt Demokratik İttifakı” ile görüşmeye başlamıştı. Bu ılımlı politik gelişme­ye rağmen bu Kürt ayaklan­ması nereden çıkmıştı?
Ah! Ne tesadüf:
Tarih: 1 Haziran 2004…
Öcalan'ın yakalanmasının ardından 1999'da ateşkes kararı alan PKK birden ateş­kese son verdiğini ve “ikinci savaş dönemini” başlattığı­nı açıkladı.
Yine ne tesadüf:
Tarih: 9 Eylül 2004…
ABD Ordusu himayesindeki Barzani peşmergeleri, Irak Kürtleri ile Suriye Kürtle­ri arasında tampon bölge oluşturan Türkmen çoğun­luklu Telafer kentine saldırdı.
Neler oluyordu?
FETÖ'nün yayın orga­nı Aksiyon dergisinin Kamışlı Olayları ile ilgili attığı başlık olanları özetliyordu:
“Pandora'nın Kutusu açıldı.”
Evet, emperyalizm “Kürt kartını” yine açmıştı! Hedef “Akdeniz koridoru” idi.
2004 yılından bir yıl önce…
Erdoğan-Gül ikilisi TBMM'den ABD'nin Irak saldırısınadestek kararı çıkarmak isterken,
Beşşar Esat “aman” di­yordu: “ABD'nin Irak sal­dırısı sadece Irak'ı değil; Suriye, Türkiye ve İran'ın da bölünmesine sebep olur!”

“KÜRESEL DÜŞÜNÜR”

Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı döneminde atılan soğukkanlı diplomatik adımlar Türkiye- Suriye ilişki­lerini geliştirdi.
Erdoğan ve SezerŞam'a gittiler.
Suriye ile serbest ticaret an­laşması imzalandı. Ortak pet­rol-doğalgaz arama şirket­leri kuruldu. Nükleer enerji işbirliği gerçekleştirildi. Asi Nehri üzerindekiTürkiye-Su­riye Dostluk Barajı'nın temeli atıldı.
İsrail'in tepkisine rağ­men askeri tatbikat yapıldı. Savunma sanayi anlaşmasıyla Suriye'ye silah satımına baş­landı. Vize kalktı.
Erdoğan ile Esat Bod­rum'da ailecek tatil yapacak kadar sıcak ilişki kurdular. Ha­lep Stadı'nın açılışında “Maç bahane-dostluk şahane” deni­lerek Al İttihad-Fenerbahçe futbol maçı yapıldı. Vs.
Sonra…
TBMM'de bu görevi ya­pacak kimse kalmamış gibi Ahmet Davutoğlu “dışarıdan” Dışişleri Bakanı yapıldı. Ar­tık “stratejik derinlik” dö­nemi başlamıştı. Ve…
Bu stratejiye destek veren Erdoğan, ABD dış politikası­nın etkili yayın organı (Was­hington Post'un sahibi olduğu) Foreign Policy dergisi tarafından 2011 yı­lında “100 Küresel Düşünür” listesine sokuldu! Ve…
– Birden bire Erdoğan, Esat'tan “reform” yapmasını istemeye başladı!
– Bize ne ise Davutoğ­lu “Suriye bizim iç mesele­miz”demeye başladı!
BOP ürünü “Arap Baharı” Erdoğan'ın Esat'a sert tavır almasına sebep oldu.
Uzatmayayım:
AKP “emperyalist stratejiyi” bugün görebiliyor mu?
Görüyor ise, Esat ile ne­den tekrar ilişki kurmuyor?
En iyi strateji savaşma­dan kazanmak değil mi?
AKP şekle-biçime değil, bun­lara kafa yormalı...

---Sözcü---
__________________
Gülümsün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla