Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Anketler

Anketler Her konuda anketler

Anket Sonucunu Göster: Sevmek mi? Sevilmek mi?
Sevmek 23 34.85%
Sevilmek 43 65.15%
Katılımcı sayısı: 66. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 13.03.10, 10:12   #31
« Gamlı Baykuş »

Esmeralda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2010
Konular: 33
Mesajlar: 1,447
Ettiği Teşekkür: 5524
Aldığı Teşekkür: 5027
Rep Derecesi : Esmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmedeEsmeralda muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kaygili
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevilmek mutluluk verici bir duygu. Henüz bu ilgi ve duyguya vakıf olamadım. Boyuna ben seviyorum. Çok sencilim bu konuda.
__________________
Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,

İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver…....
Esmeralda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Esmeralda'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.03.10, 10:25   #32
Süper Üye

Nazlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Konular: 306
Mesajlar: 2,955
Ettiği Teşekkür: 4786
Aldığı Teşekkür: 9601
Rep Derecesi : Nazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Hasta
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevilmeden sevmek varya o daha beter bu nerden geldi şimdi aklıma

Sevilmek of kors
Nazlı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Nazlı'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.03.10, 11:57   #33
Üye

AngeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2009
Yaş: 32
Konular: 26
Mesajlar: 111
Ettiği Teşekkür: 113
Aldığı Teşekkür: 437
Rep Derecesi : AngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerdeAngeL Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Ben her ikisinide kullanmadim oylamada karsiliksiz sevgi her ikiside olsa kötü ben sevmedikden sonra karsimdaki sevmis ne anlami olurki yada karsimdaki sevmeden ben sevmisim cok aci birsey
__________________
AngeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz AngeL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 13.03.10, 11:59   #34
Müdavim

Öykü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2010
Konular: 20
Mesajlar: 3,454
Ettiği Teşekkür: 49616
Aldığı Teşekkür: 15722
Rep Derecesi : Öykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Önce ben sevmeliyim, tercih edilen değil tercih eden biriyim. Sonuçları acıda olsa önce sevmek diyorum.Teşekkürler.
__________________
Öykü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Öykü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.04.10, 06:52   #35
Ruj
Üye

Ruj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2010
Yaş: 30
Konular: 1
Mesajlar: 38
Ettiği Teşekkür: 19
Aldığı Teşekkür: 148
Rep Derecesi : Ruj Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuj Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuj Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuj Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuj Karimasını arttırmak için doğru yerdeRuj Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevilmek

sevmek can yakar..
sevilmek ise ruhu okşar..
__________________
Sen ki;
daha ilk kullanımda bağımlılık yapan,
acımasız bir eroin!
Şırıngaya çektim bakışlarını
ve şah damarıma bastım ilk Golden Shot’ımı!


Ruj isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Ruj'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.10.10, 06:42   #36
Üye

TheDo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2010
Konular: 3
Mesajlar: 164
Ettiği Teşekkür: 27
Aldığı Teşekkür: 319
Rep Derecesi : TheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerdeTheDo Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevmek =) Hiç Değilse Emin Olabiliyorsun.
__________________

Senin için ölürüm dedi..'' Benim için zaten öldün'' dedim. Cesedini alıp çıktı !

TheDo



TheDo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz TheDo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.10.10, 10:38   #37
Uzman Üye

SanaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 54
Mesajlar: 1,533
Ettiği Teşekkür: 3492
Aldığı Teşekkür: 3579
Rep Derecesi : SanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmedeSanaL muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevilmek !
__________________
SanaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz SanaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.10.10, 10:40   #38
gizli özne
Ziyaretçi
gizli özne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

sevilmek
  Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz 'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 19.12.10, 22:02   #39
Tam Üye

Dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2010
Konular: 70
Mesajlar: 478
Ettiği Teşekkür: 424
Aldığı Teşekkür: 1702
Rep Derecesi : Dolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerdeDolunay Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?

Sevilmek.
__________________






Gözümü Boyamaya Çalışma !

Benim Dünyam Zaten Rengarenk !!
Dolunay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Dolunay'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.02.11, 15:58   #40
Şifa Nur
Ziyaretçi
Şifa Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Sevmek mi? Sevilmek mi?


Bununla ilgili bir şey buldum bir yerden.

Sevmek mi Sevilmek mi?
Genç kız tüm gece boyunca yürümüştü. Eve çok yakın bir yerde olan arkadaşının yanından çıktığında hava açıktı. Ama aniden şehrin üzerine hücum eden sis bulutları arasında gözünün önünü görmesi iyice imkânsızlaşmıştı.
Oysaki buraları çok iyi biliyordu. Ama sis yolunu şaşırtmıştı. Şimdi ise gece yarısı olduğu halde hala yürüyordu. Genç kız nihayet o yoğun sis bulutları arasından bir evin ışıklarını fark etti.
O karanlık gecede bir karaltıyı seçebildi. Kendisinden yardım istemekten başka şansı kalmamıştı.
– Affedersiniz, yolumu şaşırdım da, bana yardım edebilir misiniz?

dedi. Sesinde, bir korku ve heyecan hissediliyordu. Gecenin bu vaktinde, yardım istemek, hem de tanımadığın birinden, zor ve tehlikeliydi.
Delikanlı, kızı şöyle bir süzdükten sonra, buyurun tabii memnuniyetle dedi.
Kız mahcup bir edayla evinin adresini söyledi. Delikanlı çok ters taraf da kaldığını, herhalde sisten dolayı yolunu şaşırmış olabileceğini söyledi.
Delikanlı devamla;
Eğer yanlış anlamazsanız, evim şurada gün aydınlanıp, sis dağılıncaya kadar kalabilirsiniz dedi. Yanlış anlamalara meydan vermemek için, lütfen güvenin bana, bu gece evinize gitmenizin de imkânı yok, ben yan komşumda kalırım dedi.
Kız çaresiz kaldığını fark etti ve zoraki bir kabullenişle, zahmet olmazsa lütfen diyebildi.
Gün ışıkları yavaş yavaş yükselirken, kapı çaldı…
Gelen delikanlıydı;
– Hayırlı Sabahlar, iyi uyuyabildiniz mi?
Kız çoktan uyanmış, delikanlının gelmesini bekliyordu bile.
– Çok teşekkürler, bana evinizi açtınız, zor anımda bana yardım etme lütfünü gösterdiniz, size ne kadar teşekkür etsem azdır dedi.
Delikanlı da, kendisinin yerinde kim olsa yardım edeceğini, öyle fazla büyütülecek bir şey yapmadığını söyledi.
Kız, kendisini bile tanımayan bu iyi kalbi delikanlıya hayran kaldı.
– Benim adım Ferda.
– Ben de Kemal. Bu evde tek başıma yaşıyorum. (Bir an duraksadı Kemal).
Kısa bir sessizlik hâkim oldu. Ve ardından aralarında genel bir sohbet havasında bir konuşma geçti, konuşmanın arasında Kemal, Ferda'ya şöyle bir soru yöneltti;
– Söylesene maskeli bir baloda insanların gerçek yüzlerini tanımak mümkün müdür sence?
– Tabii ki değil.
– İşte şu toplumda gördüğün birçok insan ve sen ve de ben… Hepimiz maskelerinizle yaşıyoruz. Şu toplum maskeli bir balodan farksızdır bence. Hem de zamana, kişilere ve olaylara göre her an değişen maskelerin kullanıldığı bir balo… Bu yüzden pek anlamlı gelmiyor bana insanlar üzerinde düşünmek.
– Kendini soyutluyorsun insanlardan.
– Öyle de denebilir. Zaten toplum ferdin en büyük düşmanıdır bence. Bu yüzden insanlardan hiçbir şey almamayı yeğliyorum. Buna rağmen her şeyimi vermeye de hazırım onlara.
– İnsanların sevgisini de reddeder misin, örneğin?
– En başta onu. Bugünün sahte sevgileri bir insanin kalbini yaralamak için seçilen en tehlikeli yoldur.
– Ama insan hiç sevilmeden yaşayamaz ki…
– Bunda yanılıyorsun. İnsan sanıldığının aksine sevilerek değil severek yaşar. İnsan sevilmek ihtiyacında olan zayıf bir varlık değildir. Kısacası sorun bence sevilmek değil sevmektir.
– Sevdiğin halde sevilmiyorsan?
– Sevilmek senin sorunun değil onun sorunu. Bence sevmek bir insanı kendi içinde hissetmendir. Sevilmek ise kendini bir insanin içinde hissetmen. Anlayabiliyor musun? Sevmek seni zenginleştirir, sevilmek değil. Bunu evreni kapsayacak şekilde de düşünebilirsin.
– Nasıl yani?
– Evrensel anlamda sevmek kâinatı kendinde seyretmek, sevilmek ise kendini kainatta seyretmektir. Ferda'nın kafası karışmıştı. Hiç bu kadar derinlemesine düşünmemişti sevgi üzerine.
Bunu fark eden Kemal:
– Bunları bir anda anlamak sana güç gelebilir. Ama biraz düşünürsen umarım anlayabilirsin. Şunu unutma ki insanlık bugün ikinci tas devrini yaşıyor. Birinci taş devrinde insanlar yumuşacıktı. Sevgi sayesinde her şey yumuşacıktı. Sadece evleri ve aletleri taştandı. Şimdi ise her şeyimiz yumuşacık, yüreklerimiz taş gibi. Hatta taştan da katı. Çünkü öyle taşlar vardır, üzerlerinde otlar yetişir ve öyleleri de vardır ki… Kemal'in gözleri nemlendi bunları söylerken. Yılların acılarını, ihanetlerini, buruklukların, kelimelere döküyordu aslında. Ağlamaklı bir hale dönüşüyordu sesi kesik kesik…
Uzun bir sessizlik oldu. Bütün bir hayat şeridi geçti Ferda'nın gözleri önünden. Eğer Kemal'in anlattıkları doğruysa sevgi hiç olmamıştı hayatında. Bir anda gözleri duvarda bir çerçevede olan mısralara takıldı:
"Donuk sevgiler çağındayız. Sıcak sevgiler cehennemde yanıyor Sevgi… Yaşanmayacak kadar güzel, Fark edilmeyecek kadar sade, Duyulmayacak kadar doğaldır."
Kemal duvarda ağlayan bir çocuk portresi gösterdi Ferda'ya:
– Biliyor musun bir çocuğa verilecek en değerli besin şefkattir. Ve de cesaret. Bunlar öyle hassas bir dengeye sahiptir ki, denge bozuldu mu işte şu insanları görürsün karşında… Şefkat ve cesaret kurbanları… Kimileri aşırı şefkatin yanında cesaretsiz büyütülürler. Bu insanlar küçücük bir dünya kurmak isterler kendilerine. Güçsüzdür bu insanlar, kolayca kırılırlar. Dünya çok acımasızdır öylelerine göre… Kendilerini sevecek birilerini ararlar hep. O kadar yoğunlaşırlar ki bazen şiddetli bir arzuyla birine doğru akmak isterler. Cesurca sevemezler. Cesareti öğrenememiştir bu insanlar. Öte yandan da cesur insanlar… Dünyayı bile devirebilirler. Ama basit bir sevgi oyunuyla kolayca yıkılıverirler. Dünyayı titretecek cesareti taşıyan bu insanlar kalplerine dokunan bir parmakla diz üstü çöküverirler yere. Ve su sözleri duyar gibi olursun onlardan: " Dağ düştü üstümüze Yıkılmadık ama İnsan değdi tenimize Acısı yıktı bizi…! Cesaret onları o kadar sertleştirmiştir ki sevdikleri insanı kolları ile kalpleri arasında neredeyse öldürür.
Kemal sustu birden. Ferda bir şeylerin olduğunu hissetmişti. Çözmek istiyordu Kemal'i.
– Niye sustun?
– Bana ne şefkati öğrettiler ne de cesareti.
– Ama tüm bunları biliyorsun sen.
– Nasıl olduğunu merak ediyorsun değil mi, anlatayım. Bir an durdu sonra:
– İnsanların nefretinden sevgiyi, ihanetlerinden sadakati, korkaklıklarından cesareti öğrendim.
– İnsanlar bu kadar acımasız mı? Gerçekten seven insanlar yok mu hiç?
– Bırak sevgilerini gülmeleri bile doğal değil onların. Seni senin için değil kendileri için severler. O kadar iyi o kadar güzel ve o kadar haince severler ki hayran olmamak elde değil biliyor musun? Sevgi ve ihaneti sanatsal bir uyarlamayla o kadar güzel sahneye koyarlar ki son sahnede öleceğini bile bile seyredersin oyunu. Mükemmel bir katildir onlar. Seve seve öldürürler seni. Dudaklarından sevgi sözcükleri yükselir. Yapacağın tek şey gözlerini kapatıp sevgi atmosferi içinde sevgi sözcüklerinin sağanak yağmuru altında ölümü beklemendir. Anlıyor musun?
– Sen sevilmekten korkuyorsun
– Belki…
– Neden? – Neden mi? Ben her insani kalbime misafir edebilirim, sevebilirim yani. Kalbimden eminim çünkü. Sevdiğim insani rahatsız edecek hiçbir şey yok kalbimde. Ama kimsenin kalbine girmek istemem. Çünkü bilmiyorum nelerle karsılaşacağımı. Bilmiyorum hangi tuzaklar bekliyor beni. Ve bilmiyorum o insan bunlardan haberdar mı?
– Fikirlerimi alt üst ettin. Her şey karıştı. Sevmek sevilmek, nefret sevgi… Hatta şu ana kadar gerçekten yaşayıp yaşamadığımı düşünüyorum.
– Aslında sana anlattığım her şeyi kendinde bulabilirsin.
– Nasıl?
– Kendini tanıyarak… Yalnız kaldığın anlarda…
– Yalnızlıktan kaçmışımdır hep…
– Yalnızlıktan kaçmak kendinden kaçmaktır. Bir düşünsene, doğarken de yalnızsın, ölürken de. O halde yasarken yalnızlıktan kaçmak anlamsız değil mi?
– Yalnızlıkta insan ne bulabilir ki sıkıntı ve boşluktan başka?
– Kendini gerçekten tanıyabilseydin uzaydaki derinlikten daha derin bir iç uzayın olduğunu görebilirdin. Bizler ruhumuzu öldürüyor sonra başına geçip ağıt yakıyoruz… Benliğindeki zenginliği fark etseydin dünyada ikinci bir insan aramazdın biliyor musun?
– Anlamadım!
– Dünyada bir tek kişi vardın aslında. O bir tek kişinin içinde beş milyar insan.
– Benliğim bu kadar kalabalık mı?
– Evet. Benliğin tüm varlığın merkezidir. Tüm acılar ve sevinçler yüreğinde gizlidir senin. Ölenleri yüreğine gömdüğün gibi doğacak çocuğun kalbi de senin içinde atar. Hem acıyı hem sevinci yaşarsın iç içe, yan yana… Hatta o kadar acı çekersin ki acı, acı olmaktan çıkar…
– Sözlerin çok karışık.
– Belki haklısın bu konuda. Bazı insanlar başlı başına paradokstur. Düşünceleri de öyle. İnsanlar paradoksal düşünmeye alışık değiller. Bu yüzden anlaşılmıyoruz. Zaman bir hayli ilerlemişti. Ferda izin istedi. Zihni o kadar dağılmıştı ki hiçbir şey söylemeden çıktı evden. Bütün gece boyunca Kemal'in sözleri ile uğraştı Ferda. Bazen onu anladığını düşünüyor, bazen saçmaladığına karar veriyordu. Her şeye rağmen hayranlık duyuyordu ona. Ara sıra arkadaşlarına anlatmak istiyordu onu. Ama kimsenin anlamayacağından emindi. Günler geçiyor, yüreğinde Kemal'e, karşı konulmaz bir sevgi taşıdığını hissediyordu Ferda. Her geçen gün biraz daha büyüyordu sevgisi. Aylar geçmiş ama bir türlü ona gitmeye karar verememişti. Çekiniyordu. İnsanlardan bu kadar uzak biri onun gibi deli dolu bir kızı ciddiye alır mıydı? "Hiç kimse sevgiyle dirilmeyecek kadar ölmüş değildir hiçbir zaman". Evet, bu söz de onun değil miydi? Nihayet karar verdi Ferda. Gitmeli ve ona sevdiğini söylemeliydi.
Ferda Kemal'in evine gittiğinde büyük bir şaşkınlık geçirdi. Evde kimse yoktu, taşınmıştı… Evin bekçisi yaklaştı Ferda'ya:
– Kızım, adinizi öğrenebilir miyim?
– Adım Ferda, Kemal Bey taşındı mı?
– Evet, kızım, taşındı. Ve kimseye söylemedi nereye gittiğini, bana bile. Bir mektup bıraktı sana. Gelirse verirsin dedi. Ferda mektubu aldı. Tereddütlü adımlarla evine gitti. Yıkılmıştı. Derin bir boşluk hissetti yüreğinde. Birden ümitle doldu yüreği. Belki de onu yanına çağırıyordu.
Sabırsızlıkla mektubu açtı. "Ey sevgili, Seni sevip sevmediğimi söylemeyeceğim. Ama sevgiyi öğretebildim sana sanırım (ne kadar öğretilebiliyorsa). Dilerim kalbine kalbimden verdiğim şey yüreğinde yeşerip meyve verir. Böylece ne sen bende kaybolacaksın, ne de ben sende. Sen beni kendinde, ben seni kendimde bulmuş olacağım. O zaman hiç ayrılmayacağız.
Sakin sevgimle seni tuzağa düşürdüğümü sanma. Sevgi hayatin hem çekirdeği hem de meyvesidir. Bir ağaç, meyvesiyle seni kendine çağırıyorsa bu bir aldatma sayılmaz. Unutma ki ağaç meyvesine çağırır, kendisine değil.
Ey sevgili, Sen bir sığınak arıyorsun ama ben durulmaz bir fırtınayım. Sen kendinin sakini olmak istiyorsun ama ben evrenin sakini olmak istiyorum. Sen olmayacak bir barışı arıyorsun. Bense tüm kötülüklerle savaşmak istiyorum. Sen küçücük bir çocuksun. Ama ben küçükken çok büyüdüm. Sen dünyadan kopup yıldızlara sığınmak istiyorsun. Bense kendimi yeryüzüne karşı sorumlu tutuyorum. Sen bir ağacın gölgesine sığınıp yaşamak istiyorsun. Bense ülkemi arıyorum. Yolları aydınlık, insanları ümitli ve huzur dolu olan bir ülke. Sen bende kaybolmak istiyorsun ama ben seni kaybetmek istemiyorum. Sen susuyorsun, bense haykırıyorum.
Sakin unutma:
Kalbim paylaşılamayacak kadar senindir. Seninle bile. (Ama bilmiyorum sen bu kadar bende misin?)


Alıntıdır.
  Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz 'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
sevilemek


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
3 Türlüdür Sevmek ! Umutgüneşi Duygularımız 24 02.04.14 19:36
Seni Sevmek !!! Süperman Resimli, Resimsiz Şiirler 6 01.01.12 13:16
Atatürk'ü Sevmek ReaL Atatürk Kimdir? 6 31.07.10 20:02


WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.