oneyouu
27.01.09, 04:36
Kaşgarlı Mahmut ( 1008-1075 ) ) Türk Dil Bilgini
http://img207.imageshack.us/img207/3826/kasgarlimahmudpn6.jpg (http://imageshack.us/)
XI. yüzyılda yaşayan Türk dil bilginidir. Divan-ı Lügati’t-Türk adlı eseriyle ünlüdür. Karahanlılar soyundandır. 1072 yılında yazmaya başladığı eserini 1074te tamamlayarak Bağdatta Abbasî halifesi El-Muktedî Billaha sunmuştu. Eserin el yazması tek kopyası Fatih Millet Kütüphanesinde 1910 yılında bulundu. 1915-1917 yıllarında öğretmen Kilisli Rifat Efendinin çevirisi üç, Besim Atalayın çevirisi ise beş cilt olarak basıldı.Karahanlılar döneminde yetişen ve ilk Türk dil bilgini olan Kaşgarlı Mahmut’un doğum tarihi, kesin olmamakla birlikte 1025 olarak biliniyor. Babası Barsaganlı bir bey idi. 1071-1077 arasında Bağdat’ta bulunan Mahmut, Türk kültürünün Araplara tanıtılmasında büyük rol oynadı.
İbn-i Fadlan, Gerdizi, Tahir Mervezî, Muhammed Avfî ve Beyhakî gibi kendi döneminin Türk hayat ve cemiyetleri üzerine eğilen ünlü alimleriyle birlikte Türk illerini adım adım dolaşan Kaşgarlı Mahmut, çalışmalarında Türkçe’yi resmi dil olarak kabul eden Karahanlı Devleti’nden de büyük destek gördü.Türkçe’nin serpilip gelişmeye başladığı o dönemde, Mahmut’la birlikte Balasagunlu Yusuf Has Hacib de Türk diline büyük hizmet etti. Bu iki Türk alimi, ortaya koydukları eserlerle, Türk dil birliğinin sağlanmasına önemli katkılarda bulundular.Aynı zamanda filolog, etnograf ve ilk Türk haritacısı olan Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lügati’t-Türk adlı eserinde; yaşadığı devirdeki Türk illerinin ve boylarının kullandığı ağızları canlı olarak tespit etti.
Oğuz Türklerinin 24 boyu ile ilgili şemayı da verdiği eserinde, Türkçe’nin zenginliğini ve Arapça ile Farsça yanındaki değerini ispata çalışan Mahmut, ayrıca Türkçe’yi Araplara öğretmek gayesiyle Kitabu Cevahirü’n-Nahvi Lügati’t-Türk adlı gramer kitabını yazdı.
Divan’ında Türk dilinin grameri yanında, Türk yer adları, Türk damgaları ve Türk topluluklarını da etraflı şekilde anlatan Kaşgarlı Mahmut, ömrünün sonlarına doğru tekrar memleketi Kaşgar’a dönerek, tahminen 1090’da burada vefat etti.
Doğu Türkistan’da bulunan Kaşgar şehrine 35 kilometre uzaklıktaki Azak köyünde olan kabri, 1983 yılı Temmuz ayında bulundu. Türk illerini, obalarını ve bozkırlarını birer birer dolaşan ve Türk dili ve kültürüne ait topladığı malzemeyi titizlikle inceleyerek eserlerine alan Kaşgarlı Mahmut; Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgız boylarının ağız ve lehçelerini karşılaştırmalı olarak işledi. Ona göre; Türk lehçelerinin en kolayı Oğuz lehçesi, en dürüst ve kullanışlısı Yağma ve Tuhsi şivesi, en edebisi ise Kaşgar Türkçesidir.
Divan-ı Lügati’t-Türk, bir önsözle sözlük kısmından meydana gelmiştir. Önsözde yazar Türk dilinin tarifini, lehçelerinin özelliklerini sayar ve dilbilgisi kurallarını, Arapça’dakilere kıyasla gösterip tespit eder. Ana dilinin Arapça’dan çok üstün olduğunu söyler ve örnekler verir. Bu arada, o bilgileri nasıl elde ettiğini, nasıl bütün memleketleri gezip dolaştığını da anlatır. İkinci, yani sözlük bölümü, Türkçe kelimelerin Arapça izahlarını kapsar. Bu nedenle, eser, Arapça yazılmış bir Türkçe sözlüktür. Ya da Türkçe’den Arapçaya sözlüktür. Arapça dilbilgisindeki şekillerine göre sıralanmış 7500den fazla kelime hakkında açıklama yapılmıştır.
Büyük bilgin bu açıklamaları yaparken kelimelerin nerelerde ve hangi anlamlarda kullanıldığını göstermiştir. Bu esere ve onu izleyen başka eserlere kadar yazılı edebiyat örneklerimiz bilinmediği için, daha önceki yüzyıllara ait sözlü edebiyat örneklerini Kaşgarînin kitabından öğrenmekteyiz. Sagu denilen ağıtlar, koşuk dediği koşmalar, sav dediği atasözleri ve nazım şekillerinden başka verdiği dersten örneklerine bakarak mesela Alp Ertunga adındaki destanlaşmış kahramanın varlığını da yine Divan-ı Lügati’t-Türkten öğrenmiş bulunuyoruz. Bu sebeplerden dolayı Kaşgarlı Mahmutun Divan-ı Lügati’t-Türkü hem dil, hem edebiyat, hem toplum ve sosyoloji tarihimiz bakımından çok önemli belgeleri toplayan bir kaynaktır.
Ancak bu kaynak eser 1910 yılına kadar bilinmiyordu. Gerçi Katip Çelebinin Keşfüzzünûn adlı bibliyografyasında Kaşgarlı Mahmuttan da söz edilmiştir. Ama bu bilgi çok sınırlıdır. Vanizade Nazif Paşanın yakınlarından bir hanım, 1910 yılında İstanbuldaki Sahaflar Çarşısında dolaşırken bu dev eseri tozlu raflarda bulmuş, satın almak istemiştir. Elindeki ganimetin kadrini ancak o zaman anlayan kitapçı, kitabın fiyatını 25 altına kadar yükseltmiş, hanım da kitabı alamamıştır. Ancak işi Maarif Nezaretine duyurmuştur. “Ne olduğu belirsiz bir kitaba avuç dolusu altın verilemeyeceği” gerekçesiyle Maarif Nezareti, eseri satın almayı reddetmiştir.
Haber, kitap delisi merhum Ali Emiri Efendiye intikal etmiştir. Kitaplarını millete hediye ederek Fatih Millet Kütüphanesini kurmuş ve ilk müdürlüğünü yapmış olan Ali Emirî Efendi, kitapçıyı getirtmiş, eseri inceledikten sonra adamı kütüphaneye kilitleyerek para tedarikine çıkmıştır. İşte böyle borç harç satın alınan Divan-ı Lügati’t-Türk, uzun zaman Ali Emiri Efendinin kıskanç titizliğiyle kütüphanede saklanmıştır. Ali Emirî Efendi, eserin basımına ancak Sadrazam Talat Paşanın ricası üzerine razı olmuştu. Eldeki yazma, Kaşgarlı Mahmutun el yazısı olmamakla beraber ondan 192 yıl sonra Şam’lı Mehmet adında usta bir hattat tarafından yazılmış yer yüzündeki tek nüshadır. Kaşgarlı, eserini Araplara kabul ettirmek için iki yerde; Peygamberin iki hadisini zikreder ki, şunlardır:
“Yüce Tanrı: Benim bir ordum vardır ki onlara Türk adını verdim. Onları doğuda birleştirdim. Bir millete kızarsam cezalandırmak görevini onlara veririm...” buyurmuştur.
“Yüce Tanrı: Türkçe öğreniniz, çünkü Türkçe’nin uzun bir saltanatı vardır...” diye buyurur.
Divanü Lügatit-Türk dünyanın her yanında, Türkoloji ilmiyle uğraşan pek çok bilgin için paha biçilmez bir kaynak olmuştur. Üzerinde şimdiye kadar yerli, yabancı, uzmanlar çok çeşitli incelemeler yapmışlardır.
________________O______________O______________O___ ____________
Divan-ı Lügati’t-Türk
Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eserinin tam adı: Kitabu Dîvânü Lugati’t-Türk’tür. Araplar’a Türkçe’yi öğretmek ve Türkçe’nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmıştır. Kitap için çok kısa bir tanım yapmak gerekirse; Ansiklopedik Sözlük denilmesi uygun olur. Orijinalinin nerede olduğu bilinmiyor. Bu gün elimizde bulunan Şamlı Mehmed bin Ebu Bekir’in, 1266 yılında kopya ettiği bir nüshası vardır. Bu nüsha, İstanbul Fatih’teki Millet Kütüphânesi’ndedir. Türk Dil Kurumu tarafından 1941’de, Kültür Bakanlığı tarafından 1990’da tıpkı basımı yapılmıştır.
Eser ilk defa Kilisli Rıfat Bilge denetiminde 1915 – 1917 yılları arasında tercüme edildi. Üç cilt olarak basılması düşünüldü ise de, düşünce gerçekleşmedi. Besim Atalay’ın tercüme ettiği kitap, 4 cilt halinde 1939 – 1943 yılları arasında birinci, 1985 – 1986 yılları arasında ikinci defa basıldı. Arapça olarak da yayınlandı.
Dîvânü Lugati’t-Türk; bir sözlük olmakla birlikte, Türk Milleti’nin yüceliğini de anlatan bir âbide eserdir. Sekiz bölümden oluşur. Bölümler ve sıralamalar Arap alfabesindeki harflere göredir. Kitapta yaklaşık 8.000 kelime vardır. Kelimelerin anlamlarının iyi anlaşılması için deyimlerden, atasözlerinden ve şiirlerden, hattâ bâzı Âyet ve Hadis-i Şerif’lerden örnekler verilmiştir. Bu yönüyle eser, bir kültür hâzinesi değerine kavuşturulmuştur. Eserde yer alan harita ise, Türk Dünyası ile ilgili olarak yayınlanan ilk haritadır. Haritada; dağlar kırmızı, denizler yeşil, ırmaklar mâvi, kumluk alanlar sarı renkle gösterilmiştir. Türkler’in oturdukları bölgeler ve komşularının isimleri özenle belirtilmiştir.
Eser, güneşle birlikte, kültürün de doğudan dünyayı sardığının önemli bir göstergesidir. Dîvânü Lugati’t-Türk, Türk Milleti’nin yalnız savaş meydanlarında değil, kültürel alanlarda da önder, öncü ve örnek olduğunu gösteren bir âbidedir.
Türk Adı Altında da Şu Bilgileri Verir
"Bir ad olarak Türk adını Tanrı vermiştir, dedik. Çünkü bize Kaşgarlı Halefoğlu Şeyh Hüseyin ona da İbn ül-Gurkî denilen kimse İbn üd-Dünya demekle tanılan Şeyh Ebû Bekr il-Müfid ül-Cürcanî'nin Ahır zaman üzerine yazmış olduğu kitabında Ulu Yalvac'a tanık varan bir hadis yazmıştır. Hadis şöyledir, ' Yüce Tanrı' -Benim bir ordum vardır. Ona Türk adını verdim. Onları Doğuda yerleştirdim. Bir ulusa kızarsam Türkleri o ulus üzerine musallat kılarım, diyor. İşte bu,Türkler için bütün insanlara karşı bir üstünlüktür. Çünkü , Tanrı onlara ad vermeyi kendi üzerine almıştır. Onları yeryüzünün en yüksek yerinde, havası en temiz ülkelerine yerleştirmiş ve onlara 'Kendi ordum demiştir. Bununla beraber Türkler güzellik, sevimlilik, tatlılık, edep, büyükleri ağırlamak, sözünü yerine getirmek, sadelik ,övünmemek, yiğitlik, mertlik gibi öğülmeye değer sayısız iyiliklerle görülmektedirler."
Görüldüğü gibi Kaşgarlı Mahmud, vatansever,Türklere hayran, yaptığı işe yürekten inanan bir bilim adamıdır. Divân daha sonraları pekçok bilim adamı tarafından kullanılmıştı. Antepli Aynî diye bilinen Bedreddin Mahmud, İkdü'l-Cumân fî Tarihi Ehli'z-Zamân'da ve Katip Çelebi Keşfü'z-Zûnun'da Divân'dan söz ederler. Ancak sonradan yıllarca unutulmuş, neden sonra İstanbul'da Ali Emiri'nin (1857-1923) eline geçen Sâvî'nin nushası Sadrazam Tal'at Paşa'nın (1874-1921) aracılığı ile Kilisli Rıfat Bilge'nin (1873-1953) gözetiminde basılmış hemen bütün dünya Türkologlarının ilgisini çekmişti.
Alıntıdır
________________O_________________O_____________O_ _____________
( Doğumunun 1000. Yılı Dolayısı ile )
UNESCO 2008 KAŞGARLI MAHMUD YILI KAŞGARLI MAHMUD ULUSLARARASI HİKÂYE YARIŞMASI
http://img207.imageshack.us/img207/5223/hikayeyarismasiafisksek7.jpg (http://imageshack.us/)
Türkçenin ilk ansiklopedik sözlüğünü hazırlayan büyük bilgin Kaşgarlı Mahmut’un Doğumunun 1000. Yılı vesilesiyle, Türkçenin değişik lehçe ve şivelerinin konuşulduğu ülkelerde yapılmak üzere bir hikâye yarışması düzenlenmiştir.
Yarışma, “UNESCO 2008 Kaşgarlı Mahmut Yılı” programı kapsamında Türkçe konuşan bütün ülkelerde eş zamanlı olarak yürütülecektir.
“Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması”, Avrasya Yazarlar Birliği’nin eşgüdümünde, Azerbaycan, Balkanlar (Batı Trakya, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Romanya) Başkurtistan, Çin, Gagauz Yeri, Irak, İran, Kazakistan, Kırım, Kırgızistan, KKTC, Özbekistan, Tataristan, Türkiye, Türkmenistan, Çuvaşistan, Sibirya (Hakasya, Yakutistan, Altay, Tuva) ülke ve bölgelerinde bulunan edebiyat dergileri veya yazarlar birliklerinin işbirliği ile gerçekleştirilecektir.
Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması birinci kademe değerlendirmeleri, 17 jüri ile yapılacaktır. Avrupa’da ve diğer ülkelerde yaşayan Türkler, Türkiye jürisine, diğer lehçeleri konuşanlar ise dünyanın hangi ülkesinde yaşarlarsa yaşasınlar, hikâye yazdıkları lehçenin jürisine müracaat edebileceklerdir.
Ayrıca, yarışmaya katılmak için, hikâye yazarının ana dilinde yazması gerekmemektedir; Türk dilinin her hangi bir lehçesini sonradan öğrenenler de kendi yazdıkları lehçenin jürisi aracılığı ile yarışmaya müracaat edebilirler.
Dolayısı ile, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması’na katılmak isteyen, Türk dilinin herhangi bir lehçesini bilen herkese yarışma açıktır.
Her ülkede, belirtilen dergiler, birlikler aracılığı ile yarışmanın duyuruları yapılacak, jürileri teşekkül ettirilecek, dereceye girenler belirlenecek ve ödül törenleri yapılacaktır. Ülkesel derecelendirmelerde ilk üç dereceye girenlere ödül verilecektir. Ayrıca, bir esere mansiyon verilecektir.
Ülkelerde dereceye girenler belirlendikten sonra, her bölgenin birincileri arasında, uluslararası bir jürinin yeni bir değerlendirmesi ile UNESCO 2008 Kaşgarlı Mahmut Yılı Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması dereceleri açıklanacaktır. Uluslararası değerlendirmede ilk üç ve üç mansiyon ödülü verilecektir.
Hikâyelerin uluslararası değerlendirilmesinde şu yol takip edilecektir: 17 jüride dereceye giren birincilerin hikâyeleri, Türkiye Türkçesine çevrilecek ve yarışmanın yapıldığı değişik ülkelerden Türkiye Türkçesi bilen yazarlar arasında kurulacak uluslararası jüri tarafından değerlendirme yapılacaktır.
Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması
2008 Kaşgarlı Mahmud YılıKonu : “Serbest”
Türkiye’de Son Teslim Tarihi: 30 Temmuz 2008
Türkiye Derecelerinin Açıklanması: 30 Ağustos 2008
Türkiye Türkçesi ile Yazılmış Hikayelerin Gönderileceği Adres:
Avrasya Yazarlar Birliği
Ceyhun Atıf Kansu Cad. 45. Sokak 13/2 Balgat- Ankara
TEL: +90 312 287 80 43
www.ayb.org.tr (http://www.ayb.org.tr/)
www.kasgarlimahmut.org (http://www.kasgarlimahmut.org/)
e-posta: kh1000hy@gmail.com
Türkiye Ödülleri
Birinciye : 500 EU
İkinciye : 300 EU
Üçüncüye : 200 EU
Mansiyon : 100 EU
JÜRİ
1. Ali Akbaş
2. Osman Çeviksoy
3. Yakup Deliömeroğlu
4. İmdat Avşar
5. Hüseyin Özbay
YARIŞMA ŞARTNAMESİ
1. Yarışmaya katılacak eserler belirtilen adreslere elden, e posta veya posta yolu ile teslim edilecektir.
2. Yarışmaya katılacak olan eserlerin daha önce hiçbir yarışmada ödül almamış ve herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir.
3. Hikâye konusu serbesttir.
4. En çok iki ayrı hikâye ile katılmanın mümkün olduğu yarışmada, gönderilecek hikâyelerin her birinin en az 3.000 (üç bin) en çok 35.000 (otuz beş bin) kelimeden oluşması gerekmektedir.
5. Yarışmaya gönderilecek hikâyelerin üzerinde sadece rumuz bulunacaktır; rumuz dışında yarışmacının kimliğini belirten her hangi bir işaret bulunması halinde hikâye yarışma dışı bırakılacaktır.
6. Yarışmacı, kimliğini, açık adresini ve biyografisi ile birlikte 1 adet fotoğrafını ayrı bir zarfa koyarak üzerine sadece rumuzunu yazıp, hikâyenin yer aldığı büyük zarfın içine koyacaktır.
7. Bilgisayarla 12 punto olarak yazılacak hikâyeler, 6 nüsha olarak gönderilecektir. Ayrıca, daha sonra dereceye giren hikâyeler kitaplaşacağı için, word formatında hazırlanacak hikâye dosyası, CD veya diskete yüklenerek hikâye nüshalarının gönderileceği zarfa konacaktır..
8. Yarışmaya katılan hikâye metinleri, kesinlikle geri verilmeyecek ve metin sahibi, bu konuda hiçbir hak iddia edemeyecektir.
9. Yarışmada ödül kazanan eserlerin her türlü hakları, Avrasya Yazarlar Birliği Derneği’ne ait olacaktır.
Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması
Uluslararası Değerlendirme Jürisi
1. Azerbaycan : Anar
2. Balkanlar : Zeynel Beksaç
3. Irak : M. Ömer Kazancı
4. Kazakistan : Fadıl Ali
5. Kırgızistan : Egenberdi Askarov
6. Özbekistan : Tahir Kahhar
7. Türkiye : Ali Akbaş
8. Türkmenistan: Oraz Yağmur
9. Uygurlar : Yusupcan Yasin
Uluslararası ÖDÜLLER
Birinciye : 6.000 EU
İkinciye : 4.000 EU
Üçüncüye : 2.000 EU
Üç Mansiyon : 1.000 EU
Uluslararası ödüller Ankara’da basın toplantısıyla açıklanacaktır.
http://img207.imageshack.us/img207/3826/kasgarlimahmudpn6.jpg (http://imageshack.us/)
XI. yüzyılda yaşayan Türk dil bilginidir. Divan-ı Lügati’t-Türk adlı eseriyle ünlüdür. Karahanlılar soyundandır. 1072 yılında yazmaya başladığı eserini 1074te tamamlayarak Bağdatta Abbasî halifesi El-Muktedî Billaha sunmuştu. Eserin el yazması tek kopyası Fatih Millet Kütüphanesinde 1910 yılında bulundu. 1915-1917 yıllarında öğretmen Kilisli Rifat Efendinin çevirisi üç, Besim Atalayın çevirisi ise beş cilt olarak basıldı.Karahanlılar döneminde yetişen ve ilk Türk dil bilgini olan Kaşgarlı Mahmut’un doğum tarihi, kesin olmamakla birlikte 1025 olarak biliniyor. Babası Barsaganlı bir bey idi. 1071-1077 arasında Bağdat’ta bulunan Mahmut, Türk kültürünün Araplara tanıtılmasında büyük rol oynadı.
İbn-i Fadlan, Gerdizi, Tahir Mervezî, Muhammed Avfî ve Beyhakî gibi kendi döneminin Türk hayat ve cemiyetleri üzerine eğilen ünlü alimleriyle birlikte Türk illerini adım adım dolaşan Kaşgarlı Mahmut, çalışmalarında Türkçe’yi resmi dil olarak kabul eden Karahanlı Devleti’nden de büyük destek gördü.Türkçe’nin serpilip gelişmeye başladığı o dönemde, Mahmut’la birlikte Balasagunlu Yusuf Has Hacib de Türk diline büyük hizmet etti. Bu iki Türk alimi, ortaya koydukları eserlerle, Türk dil birliğinin sağlanmasına önemli katkılarda bulundular.Aynı zamanda filolog, etnograf ve ilk Türk haritacısı olan Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lügati’t-Türk adlı eserinde; yaşadığı devirdeki Türk illerinin ve boylarının kullandığı ağızları canlı olarak tespit etti.
Oğuz Türklerinin 24 boyu ile ilgili şemayı da verdiği eserinde, Türkçe’nin zenginliğini ve Arapça ile Farsça yanındaki değerini ispata çalışan Mahmut, ayrıca Türkçe’yi Araplara öğretmek gayesiyle Kitabu Cevahirü’n-Nahvi Lügati’t-Türk adlı gramer kitabını yazdı.
Divan’ında Türk dilinin grameri yanında, Türk yer adları, Türk damgaları ve Türk topluluklarını da etraflı şekilde anlatan Kaşgarlı Mahmut, ömrünün sonlarına doğru tekrar memleketi Kaşgar’a dönerek, tahminen 1090’da burada vefat etti.
Doğu Türkistan’da bulunan Kaşgar şehrine 35 kilometre uzaklıktaki Azak köyünde olan kabri, 1983 yılı Temmuz ayında bulundu. Türk illerini, obalarını ve bozkırlarını birer birer dolaşan ve Türk dili ve kültürüne ait topladığı malzemeyi titizlikle inceleyerek eserlerine alan Kaşgarlı Mahmut; Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgız boylarının ağız ve lehçelerini karşılaştırmalı olarak işledi. Ona göre; Türk lehçelerinin en kolayı Oğuz lehçesi, en dürüst ve kullanışlısı Yağma ve Tuhsi şivesi, en edebisi ise Kaşgar Türkçesidir.
Divan-ı Lügati’t-Türk, bir önsözle sözlük kısmından meydana gelmiştir. Önsözde yazar Türk dilinin tarifini, lehçelerinin özelliklerini sayar ve dilbilgisi kurallarını, Arapça’dakilere kıyasla gösterip tespit eder. Ana dilinin Arapça’dan çok üstün olduğunu söyler ve örnekler verir. Bu arada, o bilgileri nasıl elde ettiğini, nasıl bütün memleketleri gezip dolaştığını da anlatır. İkinci, yani sözlük bölümü, Türkçe kelimelerin Arapça izahlarını kapsar. Bu nedenle, eser, Arapça yazılmış bir Türkçe sözlüktür. Ya da Türkçe’den Arapçaya sözlüktür. Arapça dilbilgisindeki şekillerine göre sıralanmış 7500den fazla kelime hakkında açıklama yapılmıştır.
Büyük bilgin bu açıklamaları yaparken kelimelerin nerelerde ve hangi anlamlarda kullanıldığını göstermiştir. Bu esere ve onu izleyen başka eserlere kadar yazılı edebiyat örneklerimiz bilinmediği için, daha önceki yüzyıllara ait sözlü edebiyat örneklerini Kaşgarînin kitabından öğrenmekteyiz. Sagu denilen ağıtlar, koşuk dediği koşmalar, sav dediği atasözleri ve nazım şekillerinden başka verdiği dersten örneklerine bakarak mesela Alp Ertunga adındaki destanlaşmış kahramanın varlığını da yine Divan-ı Lügati’t-Türkten öğrenmiş bulunuyoruz. Bu sebeplerden dolayı Kaşgarlı Mahmutun Divan-ı Lügati’t-Türkü hem dil, hem edebiyat, hem toplum ve sosyoloji tarihimiz bakımından çok önemli belgeleri toplayan bir kaynaktır.
Ancak bu kaynak eser 1910 yılına kadar bilinmiyordu. Gerçi Katip Çelebinin Keşfüzzünûn adlı bibliyografyasında Kaşgarlı Mahmuttan da söz edilmiştir. Ama bu bilgi çok sınırlıdır. Vanizade Nazif Paşanın yakınlarından bir hanım, 1910 yılında İstanbuldaki Sahaflar Çarşısında dolaşırken bu dev eseri tozlu raflarda bulmuş, satın almak istemiştir. Elindeki ganimetin kadrini ancak o zaman anlayan kitapçı, kitabın fiyatını 25 altına kadar yükseltmiş, hanım da kitabı alamamıştır. Ancak işi Maarif Nezaretine duyurmuştur. “Ne olduğu belirsiz bir kitaba avuç dolusu altın verilemeyeceği” gerekçesiyle Maarif Nezareti, eseri satın almayı reddetmiştir.
Haber, kitap delisi merhum Ali Emiri Efendiye intikal etmiştir. Kitaplarını millete hediye ederek Fatih Millet Kütüphanesini kurmuş ve ilk müdürlüğünü yapmış olan Ali Emirî Efendi, kitapçıyı getirtmiş, eseri inceledikten sonra adamı kütüphaneye kilitleyerek para tedarikine çıkmıştır. İşte böyle borç harç satın alınan Divan-ı Lügati’t-Türk, uzun zaman Ali Emiri Efendinin kıskanç titizliğiyle kütüphanede saklanmıştır. Ali Emirî Efendi, eserin basımına ancak Sadrazam Talat Paşanın ricası üzerine razı olmuştu. Eldeki yazma, Kaşgarlı Mahmutun el yazısı olmamakla beraber ondan 192 yıl sonra Şam’lı Mehmet adında usta bir hattat tarafından yazılmış yer yüzündeki tek nüshadır. Kaşgarlı, eserini Araplara kabul ettirmek için iki yerde; Peygamberin iki hadisini zikreder ki, şunlardır:
“Yüce Tanrı: Benim bir ordum vardır ki onlara Türk adını verdim. Onları doğuda birleştirdim. Bir millete kızarsam cezalandırmak görevini onlara veririm...” buyurmuştur.
“Yüce Tanrı: Türkçe öğreniniz, çünkü Türkçe’nin uzun bir saltanatı vardır...” diye buyurur.
Divanü Lügatit-Türk dünyanın her yanında, Türkoloji ilmiyle uğraşan pek çok bilgin için paha biçilmez bir kaynak olmuştur. Üzerinde şimdiye kadar yerli, yabancı, uzmanlar çok çeşitli incelemeler yapmışlardır.
________________O______________O______________O___ ____________
Divan-ı Lügati’t-Türk
Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eserinin tam adı: Kitabu Dîvânü Lugati’t-Türk’tür. Araplar’a Türkçe’yi öğretmek ve Türkçe’nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmıştır. Kitap için çok kısa bir tanım yapmak gerekirse; Ansiklopedik Sözlük denilmesi uygun olur. Orijinalinin nerede olduğu bilinmiyor. Bu gün elimizde bulunan Şamlı Mehmed bin Ebu Bekir’in, 1266 yılında kopya ettiği bir nüshası vardır. Bu nüsha, İstanbul Fatih’teki Millet Kütüphânesi’ndedir. Türk Dil Kurumu tarafından 1941’de, Kültür Bakanlığı tarafından 1990’da tıpkı basımı yapılmıştır.
Eser ilk defa Kilisli Rıfat Bilge denetiminde 1915 – 1917 yılları arasında tercüme edildi. Üç cilt olarak basılması düşünüldü ise de, düşünce gerçekleşmedi. Besim Atalay’ın tercüme ettiği kitap, 4 cilt halinde 1939 – 1943 yılları arasında birinci, 1985 – 1986 yılları arasında ikinci defa basıldı. Arapça olarak da yayınlandı.
Dîvânü Lugati’t-Türk; bir sözlük olmakla birlikte, Türk Milleti’nin yüceliğini de anlatan bir âbide eserdir. Sekiz bölümden oluşur. Bölümler ve sıralamalar Arap alfabesindeki harflere göredir. Kitapta yaklaşık 8.000 kelime vardır. Kelimelerin anlamlarının iyi anlaşılması için deyimlerden, atasözlerinden ve şiirlerden, hattâ bâzı Âyet ve Hadis-i Şerif’lerden örnekler verilmiştir. Bu yönüyle eser, bir kültür hâzinesi değerine kavuşturulmuştur. Eserde yer alan harita ise, Türk Dünyası ile ilgili olarak yayınlanan ilk haritadır. Haritada; dağlar kırmızı, denizler yeşil, ırmaklar mâvi, kumluk alanlar sarı renkle gösterilmiştir. Türkler’in oturdukları bölgeler ve komşularının isimleri özenle belirtilmiştir.
Eser, güneşle birlikte, kültürün de doğudan dünyayı sardığının önemli bir göstergesidir. Dîvânü Lugati’t-Türk, Türk Milleti’nin yalnız savaş meydanlarında değil, kültürel alanlarda da önder, öncü ve örnek olduğunu gösteren bir âbidedir.
Türk Adı Altında da Şu Bilgileri Verir
"Bir ad olarak Türk adını Tanrı vermiştir, dedik. Çünkü bize Kaşgarlı Halefoğlu Şeyh Hüseyin ona da İbn ül-Gurkî denilen kimse İbn üd-Dünya demekle tanılan Şeyh Ebû Bekr il-Müfid ül-Cürcanî'nin Ahır zaman üzerine yazmış olduğu kitabında Ulu Yalvac'a tanık varan bir hadis yazmıştır. Hadis şöyledir, ' Yüce Tanrı' -Benim bir ordum vardır. Ona Türk adını verdim. Onları Doğuda yerleştirdim. Bir ulusa kızarsam Türkleri o ulus üzerine musallat kılarım, diyor. İşte bu,Türkler için bütün insanlara karşı bir üstünlüktür. Çünkü , Tanrı onlara ad vermeyi kendi üzerine almıştır. Onları yeryüzünün en yüksek yerinde, havası en temiz ülkelerine yerleştirmiş ve onlara 'Kendi ordum demiştir. Bununla beraber Türkler güzellik, sevimlilik, tatlılık, edep, büyükleri ağırlamak, sözünü yerine getirmek, sadelik ,övünmemek, yiğitlik, mertlik gibi öğülmeye değer sayısız iyiliklerle görülmektedirler."
Görüldüğü gibi Kaşgarlı Mahmud, vatansever,Türklere hayran, yaptığı işe yürekten inanan bir bilim adamıdır. Divân daha sonraları pekçok bilim adamı tarafından kullanılmıştı. Antepli Aynî diye bilinen Bedreddin Mahmud, İkdü'l-Cumân fî Tarihi Ehli'z-Zamân'da ve Katip Çelebi Keşfü'z-Zûnun'da Divân'dan söz ederler. Ancak sonradan yıllarca unutulmuş, neden sonra İstanbul'da Ali Emiri'nin (1857-1923) eline geçen Sâvî'nin nushası Sadrazam Tal'at Paşa'nın (1874-1921) aracılığı ile Kilisli Rıfat Bilge'nin (1873-1953) gözetiminde basılmış hemen bütün dünya Türkologlarının ilgisini çekmişti.
Alıntıdır
________________O_________________O_____________O_ _____________
( Doğumunun 1000. Yılı Dolayısı ile )
UNESCO 2008 KAŞGARLI MAHMUD YILI KAŞGARLI MAHMUD ULUSLARARASI HİKÂYE YARIŞMASI
http://img207.imageshack.us/img207/5223/hikayeyarismasiafisksek7.jpg (http://imageshack.us/)
Türkçenin ilk ansiklopedik sözlüğünü hazırlayan büyük bilgin Kaşgarlı Mahmut’un Doğumunun 1000. Yılı vesilesiyle, Türkçenin değişik lehçe ve şivelerinin konuşulduğu ülkelerde yapılmak üzere bir hikâye yarışması düzenlenmiştir.
Yarışma, “UNESCO 2008 Kaşgarlı Mahmut Yılı” programı kapsamında Türkçe konuşan bütün ülkelerde eş zamanlı olarak yürütülecektir.
“Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması”, Avrasya Yazarlar Birliği’nin eşgüdümünde, Azerbaycan, Balkanlar (Batı Trakya, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Romanya) Başkurtistan, Çin, Gagauz Yeri, Irak, İran, Kazakistan, Kırım, Kırgızistan, KKTC, Özbekistan, Tataristan, Türkiye, Türkmenistan, Çuvaşistan, Sibirya (Hakasya, Yakutistan, Altay, Tuva) ülke ve bölgelerinde bulunan edebiyat dergileri veya yazarlar birliklerinin işbirliği ile gerçekleştirilecektir.
Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması birinci kademe değerlendirmeleri, 17 jüri ile yapılacaktır. Avrupa’da ve diğer ülkelerde yaşayan Türkler, Türkiye jürisine, diğer lehçeleri konuşanlar ise dünyanın hangi ülkesinde yaşarlarsa yaşasınlar, hikâye yazdıkları lehçenin jürisine müracaat edebileceklerdir.
Ayrıca, yarışmaya katılmak için, hikâye yazarının ana dilinde yazması gerekmemektedir; Türk dilinin her hangi bir lehçesini sonradan öğrenenler de kendi yazdıkları lehçenin jürisi aracılığı ile yarışmaya müracaat edebilirler.
Dolayısı ile, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması’na katılmak isteyen, Türk dilinin herhangi bir lehçesini bilen herkese yarışma açıktır.
Her ülkede, belirtilen dergiler, birlikler aracılığı ile yarışmanın duyuruları yapılacak, jürileri teşekkül ettirilecek, dereceye girenler belirlenecek ve ödül törenleri yapılacaktır. Ülkesel derecelendirmelerde ilk üç dereceye girenlere ödül verilecektir. Ayrıca, bir esere mansiyon verilecektir.
Ülkelerde dereceye girenler belirlendikten sonra, her bölgenin birincileri arasında, uluslararası bir jürinin yeni bir değerlendirmesi ile UNESCO 2008 Kaşgarlı Mahmut Yılı Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması dereceleri açıklanacaktır. Uluslararası değerlendirmede ilk üç ve üç mansiyon ödülü verilecektir.
Hikâyelerin uluslararası değerlendirilmesinde şu yol takip edilecektir: 17 jüride dereceye giren birincilerin hikâyeleri, Türkiye Türkçesine çevrilecek ve yarışmanın yapıldığı değişik ülkelerden Türkiye Türkçesi bilen yazarlar arasında kurulacak uluslararası jüri tarafından değerlendirme yapılacaktır.
Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması
2008 Kaşgarlı Mahmud YılıKonu : “Serbest”
Türkiye’de Son Teslim Tarihi: 30 Temmuz 2008
Türkiye Derecelerinin Açıklanması: 30 Ağustos 2008
Türkiye Türkçesi ile Yazılmış Hikayelerin Gönderileceği Adres:
Avrasya Yazarlar Birliği
Ceyhun Atıf Kansu Cad. 45. Sokak 13/2 Balgat- Ankara
TEL: +90 312 287 80 43
www.ayb.org.tr (http://www.ayb.org.tr/)
www.kasgarlimahmut.org (http://www.kasgarlimahmut.org/)
e-posta: kh1000hy@gmail.com
Türkiye Ödülleri
Birinciye : 500 EU
İkinciye : 300 EU
Üçüncüye : 200 EU
Mansiyon : 100 EU
JÜRİ
1. Ali Akbaş
2. Osman Çeviksoy
3. Yakup Deliömeroğlu
4. İmdat Avşar
5. Hüseyin Özbay
YARIŞMA ŞARTNAMESİ
1. Yarışmaya katılacak eserler belirtilen adreslere elden, e posta veya posta yolu ile teslim edilecektir.
2. Yarışmaya katılacak olan eserlerin daha önce hiçbir yarışmada ödül almamış ve herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir.
3. Hikâye konusu serbesttir.
4. En çok iki ayrı hikâye ile katılmanın mümkün olduğu yarışmada, gönderilecek hikâyelerin her birinin en az 3.000 (üç bin) en çok 35.000 (otuz beş bin) kelimeden oluşması gerekmektedir.
5. Yarışmaya gönderilecek hikâyelerin üzerinde sadece rumuz bulunacaktır; rumuz dışında yarışmacının kimliğini belirten her hangi bir işaret bulunması halinde hikâye yarışma dışı bırakılacaktır.
6. Yarışmacı, kimliğini, açık adresini ve biyografisi ile birlikte 1 adet fotoğrafını ayrı bir zarfa koyarak üzerine sadece rumuzunu yazıp, hikâyenin yer aldığı büyük zarfın içine koyacaktır.
7. Bilgisayarla 12 punto olarak yazılacak hikâyeler, 6 nüsha olarak gönderilecektir. Ayrıca, daha sonra dereceye giren hikâyeler kitaplaşacağı için, word formatında hazırlanacak hikâye dosyası, CD veya diskete yüklenerek hikâye nüshalarının gönderileceği zarfa konacaktır..
8. Yarışmaya katılan hikâye metinleri, kesinlikle geri verilmeyecek ve metin sahibi, bu konuda hiçbir hak iddia edemeyecektir.
9. Yarışmada ödül kazanan eserlerin her türlü hakları, Avrasya Yazarlar Birliği Derneği’ne ait olacaktır.
Kaşgarlı Mahmut Uluslararası Hikâye Yarışması
Uluslararası Değerlendirme Jürisi
1. Azerbaycan : Anar
2. Balkanlar : Zeynel Beksaç
3. Irak : M. Ömer Kazancı
4. Kazakistan : Fadıl Ali
5. Kırgızistan : Egenberdi Askarov
6. Özbekistan : Tahir Kahhar
7. Türkiye : Ali Akbaş
8. Türkmenistan: Oraz Yağmur
9. Uygurlar : Yusupcan Yasin
Uluslararası ÖDÜLLER
Birinciye : 6.000 EU
İkinciye : 4.000 EU
Üçüncüye : 2.000 EU
Üç Mansiyon : 1.000 EU
Uluslararası ödüller Ankara’da basın toplantısıyla açıklanacaktır.