Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Maksat Muhabbet Olsun > Astroloji | Mitoloji

Astroloji | Mitoloji Burçlar, fallar ve rüya tabirleri


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 03.05.18, 22:17   #51
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri




Tanrılar Marduk’u hamileri ve efendileri olarak kabul ettiler. Ondan yaşayacak bir yer istediler, o da adı Babil olan, Büyük Tanrılar Evini inşa etmeye karar verdi.

Marduk tanrılara(Tiamat’ın yanında bulunanlara) dedi ki:
“Savaşı kim başlattı?
Kim Tiamat’ı isyana teşvik etti ve savaşı başlattı?
Kim savaş başlattıysa o teslim edilsin,
Ki ben onun cezasını vereyim, siz oturun ve dinlenin!”
Tanrılar dedi ki:
“Savaşı başlatan Kingu,
Tiamat’ı o kışkırttı, savaş yapmak için [Tanrıları] örgütledi.”
Marduk dedi ki:
“Kanları bir araya toplayacağım: kemikleri bir araya,
O kalabalığı ayağa kaldıracağım adı “insan” olsun,
Marduk, Kingu’nun damarlarını kesti, onun kanından Marduk ve Ea insanı yarattı. Sonra onlara görevlerinin sadece tanrılara hizmet etmek olduğunu anlatır. Tanrılar, böylece huzurlu bir hayat sürdürmek için özgür kalır. Tapınak bitince kendi aralarında toplanıp olayı kutladılar ve Marduk’u övdüler. “Marduk, tanrılar arasında en üstün olsun ve onları yönetsin” diye bağırdılar. “Yarattığı insan ırkına çobanlık etsin. Onlar için ibadet ayini oluştursun: Kurban edilecek yiyecekler, konaklanacak tütsüler ve ezberlenecek sözler. Bütün insanlar, günlerin sonu gelene dek Marduk’u övmeyi ve ona saygı göstermeyi unutmasınlar. Tanrılarına hizmet etsinler ve beslensinler, tapınaklarına kusursuz baksınlar. Ülkesini kalkındırsınlar, türbelerini inşa etsinler ve Ana Tanrıça’yı anımsasınlar."

Kaynaklar
1- Andrew Collins, Meleklerin Küllerinden
2- Cemşid Bender, Kürt Mitolojisi
3- Donna Rosenberg, Dünya Mitolojisi
4- Henrietta Mccall, Mezopotamya Mitleri
5- Jean Bottero, Evvel Zaman İçinde Mezopotamya
6- Jean Bottero, Kültürümüzün Şafağı Babil
7- Jean Bottero, Mezopotamya
8- Jean Bottero, Eski Yakındoğu
9- Samuel Henry Hooke, Ortadoğu Mitolojisi
10- Babil Hemeroloji Serisi-Uğurlu ve Uğursuz Günler Takvimi, (Çev. Selim F. Adalı ve Ali T. Görgü), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2017.
11- Babil Yaratılış Destanı, (Çev. Selim F. Adalı ve Ali T. Görgü), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2017
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 03.05.18, 22:29   #52
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 6543
Mesajlar: 27,287
Ettiği Teşekkür: 103868
Aldığı Teşekkür: 147346
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

Çok enteresan şeyler. Masal dinler gibi hissettim kendimi.
Teşekkürler alkanaga
Alıntı:

“Tanrılar şenlik yaptı, ekmek yediler, bira içtiler, sohbet ettiler, eğlendiler, neşelendiler. Marduk’a gösterişli bir taht yaptılar, o babalarının(atalarının) huzurunda tahta çıktı. Sana evrendeki her şey üzerinde egemenlik verdik, dediler. Marduk, tanrılardan güç aldı, silahlar ve büyülerle kuşandı. Rüzgarları aldı, gök arabasına bindi, planını yaptı ve Tiamat’ın üzerine yürüdü.”
__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.05.18, 11:38   #53
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Canan Mesajı göster
Çok enteresan şeyler. Masal dinler gibi hissettim kendimi.
Teşekkürler alkanaga
Günümüz inançları temellerini, geçmiş inançlardan (masallardan) alırlar....
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 14.05.18, 00:05   #54
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri






Akadlar, M.Ö. 4 binde "Arap Yarımadası"ndan Mezopotamya'ya ilk gelen ve yerleşen Sami asıllı bir kavimdir. Akad kralı Sargon Sümerleri yenmiş ve bu devleti kurmuştur. Akkad Krallığı’nın kurucusu Sargon’un (Akkadca Şarru-kin) geçmişi, sonradan ona yakıştırılan mitolojik öyküler nedeniyle oldukça belirsizdir. Ortadoğu’da yaygın olarak bilinen sepet içinde nehre bırakılan çocuk motifli hikayelerden biri onun yaşam öyküsünü anlatır. Orijinal tabletlerde M.Ö.2371-2316 yılları arasında yaşamış Akad Kralı I. Sargon’a ait olduğu anlaşılan şu ifadeler yer almaktadır:

“Ben Agadae Kralı Büyük Sargon,
Annem ulu rahibeydi, babamı bilmem.
Rahibe annem beni gizlice doğurdu,
kamış sepete koydu, onu ziftle kapladı.
Sepeti nehre bıraktı, dışarı çıkamayacaktım.
Nehir beni sürükleyip Akki'ye götürdü.
Akki beni nehirden çıkardı,
kendi oğlu gibi büyüttü.”


BKZ. : https://sourcebooks.fordham.edu/ancient/2300sargon1.asp

Doğum hikâyesinin benzerliklerini Pers kralı Kyros ve Roma kentinin kuruluşuyla İlgili Romulus efsanelerinde de görmek mümkündür.


__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.05.18, 20:42   #55
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

ESKİ YUNAN YARADILIŞ MİT'İ

Yunan şair Hesiod tanrıların ve evrenin yaratılışını öykülerle anlattığı eseri Theogony (MÖ. 750-700)’dir. Burada anlattıkları Yunan mitolojisinin kendine has durumunu göz önüne serer. Ayrıca Eski Yunanlılar doğadaki her şeyi tanrı olarak görmüşler, etraflarında olan her olayı bir tanrıyla bağdaştırmışlardır. İnsan şeklinde olmalarına rağmen ölümsüz ve insanlardan çok daha güçlü olan bu tanrılar Yunan mitolojisinin temelini oluştururlar.
Yunan yaradılış mitolojisine göre;
En başta Kaos vardı. Kaos; esneyen boşluk, uçsuz bucaksız sonsuz bir yoğunluktu. Hesiod'a göre kavranılamazdır. Bir çeşit ilksel "tanrısal varlık" ya da "hiçlik"olarak gösterilen Khaos, Düzen'den ya da öteki adıyla Evren (cosmos-düzen)'den önce gelmiştir.

Her şeyden önce doğan Kaos'un zirvesi olmadığı gibi tabanı da yoktur: durağanlıktan, şekilden, yoksundur, derin bir uçurumdan çok, soyut bir yer (boşluk), yön durumu tayin etmeden, durmadan dönen sersemlik veren bir kasırgadır. Her şeyi var eden ve çözen, yok edendir. Kaos'tan “her şeyin sarsılmaz temeli” Gaia (Yer) ortaya çıkmıştır. Kaos'tan doğan Gaia her şeyin kendisinden meydana geldiği "toprak ana”dır; evrensel bir öğe olarak toprağı simgeler. Gaia yürümek için sağlam bir zemin ve dayanmak için emin bir temeldir.
Hesiodos, Theogonia eserinde Tanrı soylarının başlangıcını şu dizelerle anlatır;
Khaos’tu hepsinden önce var olan,
Sonra geniş göğüslü Gaia, Ana Toprak,
Sürekli, sağlam tabanı bütün ölümsüzlerin,
Onlar ki tepelerinde otururlar karlı Olympos’un
Ve yol yol toprağın dibindeki karanlık Tartaros’ta,
Ve sonra Eros, en güzeli ölümsüz tanrıların,
O Eros ki elini ayağını çözer canlıların,
Ve insanların da tanrıların da ellerinden alır
Yüreklerini, akıl ve istem güçlerini.
“Bütün ölümsüzlerin sürekli, sağlam tabanı” olarak tanımlanan Gaia, “parthenogenesis” (kendi kendine doğurma) prensibine göre ilk önce Uranos’u (Gök) sonra Dağları ve Pontos’u (Deniz) yaratır. Sonrasında Uranos’la birleşen Gaia, Titanları (Okeanos/Okyonus, Koios/zeka, Hyperion/ışık ya da güneş, İapetos/ölümlülük, Theaia/değerli taşlar, Rheia/ Doğurganlık, Bereket, Themis/Adalet ve düzen, Mnemosyne/Hafıza ve Hatıra, Phoibe/Karanlık ve gizem, Thetys/Yer altı suları ve Kronos/zaman), daha sonra Zeus’a şimşek ve yıldırımları verecek olan alınlarında tek gözleri bulunan Kyklopları (Brontes, Steropes, Arges / tanrılardan ne de insanlardan korkan zalim, kaba vahşi tabiatlı, iri yarı devler. Alınlarının ortasında tek gözleri bulunduğu için onlara kyklop’lar denilmiştir.) ve yüz kollu, elli başlı Hekatonkheirleri (Kottos, Gyes, Briareos) doğurur. Daha sonra kendi doğurduğu Pontos(deniz) ile birleşen Gaia, Nereus/deniz ya da su tanrılarından, Thaumsai/su tanrılarından biridir.diger tanrılarla iletişimi sağlar ve yagmur damlalarının da tanrısı olduğu söylenmektedir, Phorkys, Keto ve Eurybie’yı doğurdu. Gaia son olarak Tartaros’la birlikte olarak bütün canavarların babası ve en tehlikelisi sayılan, yarı yılan-yarı insan Typhon’u doğurur.

Gaia ile Uranos’un birleşmesinden sonraki süreçte evrene egemenlik savaşının ilk belirtisi olan olay gerçekleşir. Uranos hem iğrendiği hem de elinden iktidarını almalarından korktuğu Kyklopları ve Hekatonkheirleri tek tek Tartarosa hapseder. Tartarus yerin yedi kat altındaki çukurun adıdır. Bu çukura ağır bir demir parçasının yeryüzünden düşmesi dokuz gün sürer; o kadar derindedir. Mitolojideki ölüler diyarının bir parçası kabul edilse de farklıdır, buraya tanrıların yeryüzünde görmek istemedikleri kişileri kapattıkları yerdir.

Bunun üzerine Gaia, “Benden ve bir azılı varlıktan doğan oğullarım, Suçlu bir babanın cezasını verelim, Dinleyin beni, Ne kadar babanız da olsa bu varlık, Odur kötülükleri ilkin tasarlamış olan.” diyerek Titanları babaları olan Uranos’u cezalandırmaları için kışkırtır ve çelikten bir tırpan yapar. “Ana, ben göreceğim bu işi, sözüm söz, Kötü bir babaya acımam, babamız da olsa, Kötülükleri ilk tasarlayan odur madem.” diyen Kronos, Uranos’u cezalandırmayı kabul eder (Kronos adını zaman anlamına gelen khronos sözcüğünden almaktadır. Gaia'nın doğurduğu son titan olmakla birlikte, zamanı yarattığı ve zamanlarda seyahat ettiği söylenir. Kronoloji sözcüğü Kronos isminden türemiştir. Roma mitolojisinde Satürn olarak da bilinir..).

Bunu duyan Gaia, tırpanı Kronos’a vererek ona pusuya yatmasını söyler. Gece Uranos Gaia’nın yanına gelip yatacağı sırada Kronos pusuya yattığı yerden çıkarak sol elini uzatıp sağ elindeki tırpanı Uranos’a doğru sallar, babasının hayalarını keser ve arkasından bir yere fırlatır.
Titanlar daha sonra Kyklopları ve Hekatonkheirleri Tartaros’dan çıkarır. Kykloplar ve Hekatonkheirlar da minnettarlıklarının bir göstergesi olarak Kronos’a bir saray inşa edip Kronos’u evrenin hakimi olarak ödüllendirirler. Fakat Kronos evrenin hakimiyetini eline alır almaz onları tekrar Tartaros’a hapseder.

Rheia, kardeşi Kronos ile birlikte olarak Olympos Tanrıları olarak da bildiğimiz; Hestia, Demeter, Hera, Hades, Poseidon ve en son olarak Zeus’u doğurur. Fakat Kronos tıpkı babası Uranos gibi zorbaca davranarak çocuklarını teker teker yutar. Çünkü Uranos ve Gaia, çocuklarından birinin kendisini tahtından edeceğini Kronos’a kehanet etmişlerdir. Bu yüzden doğacak çocuklarından birinin kendisini öldürüp yerine geçeceğinden korkmaktadır. Zeus’un doğumundan önceki bütün çocukları Kronos tarafından yutulan Rheia, Zeus’a gebe kaldığında Gaia ve Uranos’a Zeus’u Kronos’tan gizli doğurmak için yalvarır ve doğurur.

Gaia, Girit Adası’ndaki mağarada gizlenen Zeus’a bakması için Melisseus’un kızları Dişbudak Perisi Adrestia ile onun kız kardeşi İo’yu ve Amaltheia’yı tayin eder. Zeus burada, üvey kardeşi Pan ile birlikte Amaltheia’nın sütünün yanı sıra balla beslenir.

Zeus büyüyüp olgunluk çağına geldikten sonra Okeanos Irmağı kıyısında dişi Titan Metis ile karşılaşır. Metis’in Zeus’u yönelendirmesi sonucunda annesi Rheia’yı ziyaret eden Zeus, annesine babası Kronos’tan intikam alabilmesi için kendisini Kronos’un sakisi yapmasını söyler. Bunu hemen kabul eden Rheia bazı anlatılarda ise Metis,ona Kronos’u kusturmak için hazırladığı karışımı verir. Zeus bu karışımı Kronos’un içkisine koyar. İçkiyi içen Kronos hem Zeus yerine yuttuğu taşı hem de daha önce yuttuğu çocuklarını kusar. Kardeşleri ile oradan ayrılan Zeus, Titanlarla 10 yıl sürecek savaşın da başlamasına sebep olur.
Bu savaşın bir tarafında gücünü kaybeden Kronos’un yerine kendilerine komutan olarak İapetos’un oğlu Atlas’ı seçen Titanlar diğer tarafında ise kendilerine Zeus’u lider seçen Kronos’un çocukları vardır. 10 yıl süren savaşta uzun süre iki taraf da herhangi bir üstünlük sağlayamaz. Fakat Gaia Zeus’a, Kronos’un tahtı ele geçirdikten sonra Tartaros’a gömdüğü Kyklopları ve Hekatonkheirleri serbest bırakıp onlardan yardım alırsa Titanları devirebileceği kahanetinde bulunur. Zeus Kronos’un Kyklopları ve Hekatonkheirleri kapattığı zindanın bekçiliğini yapan, belden yukarısı yılan saçlı bir kadın, belden aşağısı ise 4 ayaklı bir ejderha olan Kampe’yi öldürdükten sonra Kyklopları ve Hekatonkheirleri Tartaros’tan kurtarır.

unun üzerine Kykloplar (kimi anlatılara göre Hepaistos yardımıyla) Zeus’a, saldırı silahı olarak yıldırımı; Hades’e, görünmezlik miğferini ve Poseidon’a da üç dişli yabayı vererek Hekatonkheirler ile birlikte Zeus’a bağlılık yemini ederler. Bu olaylardan sonra Zeus, Hades ve Poseidon savaş planlarını hazırlarlar; Hades, Poseidon Kronos’a üç dişli yabasıyla saldırıp onun dikkatini başka yere çektiğinde, karanlığa bürünüp Kronos’un silahlarını çalar ve Zeus da gönderdiği yıldırımla babasını öldürür. Bu arada Hekatonkheirler yerlerinden söktükleri kayaları geri kalan Titanlara savurur. Diğer Tanrılar da onları takip ederler. Kronos ve Atlas’ın dışında savaşta yenilen bütün Titanlar, bir daha Hellas’ı rahatsız etmemek üzere, Hekatonkheirlerin nöbet tuttuğu Tartaros’a hapsedilirler. Titanların lideri olan Atlas ise ibret olması için Zeus tarafından dünyayı omuzlarında taşımakla cezalandırılır; fakat dişi Titanlar, Rheia ve Metis’in hatırına cezalandırılmazlar.
Böylece Gaia birinci devrimi Uranos için hazırladıktan sonra, ikinci devrimi de Uranos’u deviren oğlu Kronos için hazırlamış oldu.

Kaynaklar

Theogonia & İşler ve Günler – Hesiodos – Çeviri:Sabahattin Eyüboğlu ve Azra Erhat
Robert Graves- Yunan Mitleri
Yunan Mitolojisi - Greek Mythology: Gaia
http://blog.milliyet.com.tr/gaia--ga...k-tanrica…/…/…
https://onedio.com/…/fazla-boburlenm...den-buyuk-tit…
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.10.18, 22:12   #56
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

ANA TANRIÇA KÜLTÜ (KİBELE KÜLTÜ)

Tarihte, Akdeniz çevresinde, Asya'da, ve kuzey ülkelerinde birçok kültür ve uygarlıkta çeşitli isimlerle anılan bir Ana Tanrıça ile karşılaşmak mümkündür. Anadolu'da yapılan kazılar, ana tanrıça figürünün M.Ö. 6500 - 7000'lere kadar dayandığını ortaya çıkartmıştır. Analığı, üremeyi, dişiliği, hayatın sürmesini ve dolayısıyla bereketi simgeleyen tanrıça, ayakta, oturmuş ya da uzanmış olarak betimlenir; düzgün vücudu her zaman tasvir konusudur.
Kıbele figürünün kökeni Anadolu'da çok eski dönemlere dayanır. Örneğin Hitit ve Hurriler tarafından tapınılan Kubaba, tartışmalı da olsa, çok sonraları oluşacak Kıbele'ye öncülük eden figürlerden biri sayılır. Örnek iddia(Ana tanrıça Kıbele Ana da Çumralıdır. Yani Çatalhöyük’lü)En yaygın kullanımı Frig uygarlığındadır. Frigya mitolojisinde bir ana tanrıça olan Kıbele'ye genellikle dağ zirvelerinde tapınılırdı. Doğa ile özdeşleştirilmiş, özellikle bazı vahşi hayvanlarla ilişkilendirilmiştir.



Heykellerin bir bölümünde doğum yaparken görülür. Otururken ya da doğum anındaki bazı heykellerde yanında iki leopar bulunur. Ana tanrıçanın kutsal hayvanı olan leopar, hayvanların kraliçesi olduğunu ve doğa üzerindeki sınırsız egemenliğini simgeler. Anadolu’da Ana Tanrıça’nın varlığına ilişkin en eski buluş Urfa yakınlarında yer alan ve MÖ. 7000 yıllarına tarihlenen Nevali Çöri kabartmalarıdır. Konya’da bulunan Çatalhöyük’te ise MÖ. 8000-5500 yıllarına tarihlenir. Çatalhöyük’te Ana Tanrıça tapınımına kanıt olan, tahtta oturan heykelciktir. Kadının kollarını koyduğu yerde aslan leopar ya da kaplan kabartması göze çarpar.

Kibele birçok kültürde farklı isimlerle yer alır. Doğayı, bereketi, toprağı, canlılığı ve verimliliği temsil eder. Yunanistan'da Artemis olarak bilinir. Kendi kendine doğurur. Hem ana, hem bakiredir. Bu nedenle ayrımsız tüm Tanrı’ların anasıdır.12 göğsü olduğu söylenir.
Kİbele’nin kendi kendinden dağdan doğduğuna inanılır. Ağaçlık doruklarda, mağaraların derinliklerinde oturur. Doğaya söz geçirir, yer altından çıkan yılanları havada savurur. Bunlar yer altı güçlerinin simgesidir. Yaşamın da, yaşamı doğuran ölümün de kraliçesidir. Kültün yayıldığı her yerde “Kara Hanım”dır. Simgesi de kara bir göktaşıdır. Bu taş, O’nun belirtisi olarak Pessinus’a gökten inmiştir.
Frig efsanesine göre;
Attis (Adonis), Eski Anadolu (Frigya) tanrılarından biridir. Efsanelere göre Adonis (Attis) o kadar güzeldir ki Kibele onun güzelliğini kıskanır. Bu yüzden Anadolu tanrılarının anası Kibele ona gönül vermiştir.
Attis kibele ye bakir kalacağına söz verir ama gel gör ki, bir güzel bir kızı olan frig kralı midas'ın kızına yani ölümlüye sevdalanır ve bekaretini bırakır. Düğün töreni sırasında tanrıçayı gören Attis verdiği sözü hatırlar ve derin bir vicdan azabı ya da suçluluk duygusuyla erkeklik organını keser. Attis'in toprağa akan kanlarından menekşeler biter. Delikanlı bununla da yetinmez; tam kendini asmak üzereyken, ona acıyan Kibele çocukcağızı bir çam ağacına dönüştürür. çam kozalağı Attis'in simgesi olmuştur.
Kibele rahipleri, toprağı tohumlayıp bol ürün almayı sağlasın diye, erkelik organının tamamını kesip gömerlermiş. Attis-Agdistis-Adonis mitolojide erkeklik organını kesmiş tanrılardır. Bu gelenek halk arasında ve ana tanrıça kültünün farklı versiyonu olan eski mısırda sünnet adetine dönüşmüştür.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.10.18, 14:15   #57
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 6543
Mesajlar: 27,287
Ettiği Teşekkür: 103868
Aldığı Teşekkür: 147346
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

Hepsi bana çok ilginç geliyor .


Teşekkürler alkanaga.

__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.10.18, 15:26   #58
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

FENİKELİLER VE TANRI BAAL

Tanrı Baal Antik İsrail'de Molek adını almıştır ve uğruna insan özellikle de çocuklar kurban edilir, Fırtına ve yağmur tanrısı olan Baal verimlilik tanrısı olarak da görülürdü.
Baal'e tapanların başında Lübnan Suriye Kıyı Şeridinde yaşayan halk ve Fenikeliler gelir.
Fenike şehir devletleri sami kökenli halklarca kurulmuş olup Sur, Sidon, Sebal, Ugarit adı verilen ve “ticari rekabetten dolayı” birleşemeyen şehir devletlerinden tarafından oluşur."
Fenikeliler Denize açılıp Akdeniz boyunca çeşitli ticaret kolonileri kurmuşlardır. Bu kolonilerinden biri de Kartaca'dır. Bugün Tunus sınırları içinde kalan Kartaca, eski bir Fenike kolonisi olup M.Ö. 6. yüzyıl sonlarından beri Roma ile iyi ilişkiler içinde olan bir kent devletiydi. Ayrıca Fenikelilerin Kendilerini Kenaniler adıyla adlandıkları sanılmaktadır.
Kenanlı – Knanaye – Kinha Sami Dilleri’nde “Tüccar” anlamındadır. 
Fenikelilere bu ismi veren Yunanlılar olmuştur. Tarihçi Herodotos , yazıyı Yunanistan’a getirenin Fenikeli Kadmos adlı biri olduğunu iddia eder. Fenikelilerin tanrısı, Aslında eski babil tanrısı Marduk kendisini Baal ve Tammuz adlarıyla devam ettirmiştir. Tamamen Mezapotamya inançlarının dönüşümüdür."Yağmurla özdeşleştirilmiş Tanrı Baal’ın öldükten sonra yeniden dirilmesi sonucu, toprağa hayat verişini ifade eder. Yağmur getiren Baal, bir gün, ölüm ve verimsizlik tanrısı Mot’un saldırısına uğrar. Mot, onu kolaylıkla etkisiz hale getirir ve ölülerin topraklarına inmeye zorlar. Bu olay karşısında tanrıların babası El bile çaresiz kalır. Baal’i aramaya kız kardeşi ve karısı, tıpkı İnanna gibi öfkeli tanrıça Anat ve Güneş Tanrısı Şapaş gider. Öfkeden kudurmuş olan tanrıça Mot’u orakla ikiye böler ve nasıl olduğu bilinmese de Baal’ı yaşama döndürür. Bu mitte Baal, toprağa düşerek yer altı dünyasına nüfuz eden, bitkileri dölleyerek onların yeşermesini sağlayan yağmurun kişileştirilmiş halidir. Yağmur mevsiminden sonra kavurucu Akdeniz sıcaklarında insanlar hayat getiren yağmuru taşıyan Baal’in yeniden canlanmasını beklerler. Mot ise kavurucu yaz sıcağı ve ölümle ilişkilidir. Öykü Baal ve Anat’ın cinsel birleşmesi ile sona erer (SZNYCER, Maurice, (2000), “Ugarit. Tanrılar ve Mitler”, Antik Dünya ve Geleneksel Toplumlarda Dinler ve Mitolojiler Sözlüğü, II. Cilt, Editör: Yves Bonnefoy, Ankara, page: 1108-1112).
Gelelim tanrıları olan Baal'e tapınma konusuna ; Bazı tarihçiler için uğruna kanlı törenler düzenlenir ve kurban verilirdi.
Baal güçlü ve korkulan bir tanrıydı. öyle ki her kötü olay her felaket her yenilgi onun kızdırılmasına bağlanır ve daha fazla kurban verilirdi. Baal memnun edilmeliydi.
kurban törenlerini ilk anlatan tarihçi diodorus idi. dah asonra romancı flaubert bunları 1862'de çıkardığı "salammbo" adlı kitapta tekrar dile getirdi:

"kartaca'da baal hammon'un pirinçten yapılmış dev heykelleri vardı. bu heykellerin elleri öne, aşağıya doğru uzanmıştı. böylece bu ellere yatırılan bir çocuk (rahiplerce tanrı'ya adandıktan ve dualardan sonra) orada duramıyor ve yuvarlanarak aşağıda alev alev yanan çukura düşüyordu."
Kartaca'nın uzak geçmişinden roma imparatorluğunun Kartaca'yı yerlebir edişine kadar Baal inancı ve kanlı kurban törenleri devam edegelmiştir. hatta bu tarihten sonra bile bu törenler gizli gizli sürmüştür.
korkunç adetler yüzyıllar sonra bitti, alevler söndü ve kartacalıların o kutsal yeri (Baal tapınağı) çukur bir bahçe haline getirildi, buraya sardunyalar ekildi.
Ama bu durumu yalanlayanlar da olmuştur.
Amerikalı antropolog Jeffrey Schwartz ile İsrailli antropolog Patricia Smith Tunus'taki bebek mezarlığındaki kalıntılar konusunda aksi fikirler öne  sürmüştür. Bkz. https://www.arkeolojikhaber.com/habe...-kurbani-2945/ .
Bu durumun bir uydurma olduğunu düşünenlere göre;
Baal sanıldığı gibi uğruna çocuklar kurban edilen bir tanrı değildir .Çocuk ölümlerinin yoğun olduğu o dönemde Kartacalılar ölen çocuklarını yakarlardı ve tabii ki bu olaya tarihteki her toplumun ölüm karşısında yaptığı gibi tanrısal, dinsel bir nitelik katarak Baal heykellerini de içerisinde barındıran çeşitli törenler yaparlardı. Kartacalılar'ın kendi çocuklarını yakarak,onları Baal 'a kurban ettikleri söylentisi ise,uzun bir süreç sonrasında Kartaca'yı bir soykırımla dünya tarihinden silen Romalıların uydurmasıdır.öyle ki Roma, Kartacalılar'a yaptıklarını halkına meşru gösterebilmek adına kartaca yaşamını,kültürünü aşağılayıp,kötüleme çabasına girişmiştir. Hatta bu iş için dönemin ünlü şair ve yazarlarını görevlendiren roma yöneticileri;kartacalıları aşağılayan bir çok tiyatro oyunu yazdırmış ve tüm bunların yanında diodoros kartacalıların çocuklarını yaktıkları söylentisi çıkartmıştır.halen Baal'a dair bu yanlış inanç ve Romalıların karalama kampanyasının diğer etkileri yüzünden Kartacalı kelimesi, Avrupa dillerinde aşağılayıcı bir kelime olarak kullanılır.
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 10.10.18, 16:09   #59
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Canan Mesajı göster
Hepsi bana çok ilginç geliyor .


Teşekkürler alkanaga.

Bu mitolojiyi Sevmenizle ilgili....
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.10.18, 14:40   #60
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 110
Mesajlar: 1,954
Ettiği Teşekkür: 4614
Aldığı Teşekkür: 6927
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mitoloji Resimleri


Sümerlere göre tanrıların insanlar gibi aile kurması ve çocuk sahibi olması söz konusu. Mezopotamya bölgesinde her kentin koruyucu bir tanrısı bulunmaktadır.
Yine Sümerlere göre kentin tanrısı kendisine kurulan mabetlerde yaşamakta, mesken olarak burayı seçmekteydi. Sümer kentlerindeki bu tanrıların, o kentin gelişip büyümesinden, her alanda ilerlemesinden, kent insanlarının güven ve geçiminden ayrıca huzur ve mutluluklarından sorumlu olduğuna inanılmaktaydı. Tanrılar yalnızca ziggurat adı verilen mabetlerde kalmaz, zaman zaman başka şehirlere de yolculuk yapmaktaydı. Sümer tabletlerine göre tanrılar bu yolculuklarında, genellikle Sümerlerin bulmuş oldukları tekne, savaş arabası gibi vasıtaları kullanmaktaydı (bkz. Crawford, Harriet, Sümer ve Sümerler, Çev., Nihal Uzan, Arkadaş Yayınevi, Ankara 2010, s. 15 ).
Ayrıca Sümer teolojisinde, görevleri ve özellikleri bakımından diğer tanrılardan ayrılan ve 3 lü büyük tanrının devamında önemli konumlarda bulunan yedi büyük tanrı bulunmaktadır. Evrenin oluşumu, yeryüzündeki yaşamın devamı, insanın kaderi, tarım, verimlilik, yaratma, ölüm gibi hususlar bu tanrıların sorumluluğundadır...
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
mitoloji, resimleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 00:54.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.