Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk > Atatürk Kimdir?

Atatürk Kimdir? Ulu önderimizin hayatı, ilkeleri, devrimleri ve hakkında söylenilenler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 06.08.11, 01:35   #271
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




6 Ağustos 1929












6 Ağustos


  • 1938 - Times gazetesinin, Atatürk ve Atatürk Türkiyesi'ne ait özel sayı yayımlaması.
  • 1936 - Atatürk'ün, Florya'da öğleden sonra denize girişi, sandal gezintisi yapışı, geceyi çalışarak geçirmesi.
  • 1935 - Atatürk'ün, saat 21.00'de Florya'dan Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.
  • 1933 - Atatürk'ün, Başbakan İsmet Paşa'ya mektubu: "İsmet, büyük adamsın; hassas olduğun kadar his veren adamsın. ...Sen, beni muhakkak çok seviyorsun. Ya ben seni! Buna cevap istemez. Gözlerinden öperim!"
  • 1929 (5 - 6) - Atatürk'ün, Eskişehir'den geçerken istasyonda Sakarya gazetesi başmuharririne demeci: "Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelik didinmeler, boğulmaya mahkûmdur. Türk milleti, kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen karıştırıcı, sefil, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlayamayacak ve onlara hoşgörü ile davranacak bir topluluk değildir. O. şimdiye kadar olduğu gibi doğru yolu görür. Onu yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye, kahredilmeye mahkûmdur. Bunda köylü, işçi ve bilhassa kahraman ordumuz candan beraberdir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın!"
Atatürk'ün, trenle Ankara'dan İstanbul'a gelişi.
  • 1925 - Atatürk'ün, Çankaya'da Yunan Elçisi Argyropulos'un güven mektubunu kabulü ve Elçi'nin söylevine cevap konuşması.
  • 1924 - Atatürk'ün, Çankaya'da, Başbakan ve Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ile İmar Bakanı Celâl (Bayar) Bey'i kabulü.
  • 1923 - Atatürk'ün, Meclis'teki başkanlık odasında, -İzmir'de kurularak çalışmalarına başlayan- İhtiyat Zabitleri Cemiyeti temsilcilerini kabulü ve cemiyetin fahrî başkanlığını kabul edişi.
  • 1922 - Batı Cephesi komutanı İsmet Paşa, emrinde bulunan ordulara saldırı için gizli bir emir verdi.
Batı cephesi komutanı İsmet Paşa'nın emrindeki ordulara gizli olarak "Taarruza Hazırlık" emrini vermesi.
Atatürk'ün, Kâzım (Özalp) Paşa ile Akşehir'den -Konya yoluyla- Ankara'ya dönüşü.
  • 1920 - Çapanoğulları Ayaklanması önderlerinden, Halit Bey yakalandı.
Atatürk'ün, Konya'dan Afyon'a gelişi, buradan da Kütahya'ya hareketi.
Atatürk'ün, beraberindeki Meclis heyetiyle Afyon'dan Kütahya'ya gelişi, istasyonda yeni oluşturulan "Birinci Tabur"u denetlemesi ve ayrılırken Mutasarrıf Sait Bey'e telgrafı: "...Kütahya'yı ziyaret eden heyetimiz burada gördüğü iftihar ve güven verici samimî ve yüksek gösterilerden dolayı fevkalâde memnuniyet ve kıvanç duymaktadır. Hissettiğimiz teşekkürü Büyük Millet Meclisi adına bildirmekle veda eder, bu izlenimimizin bütün halka duyurulmasını rica ederiz." [Kocatürk]
Saray'ın Yunanlılar tarafından işgali.
  • 1919 - "Nazilli'de bir Milli Kongre" toplanması. Nazilli'de direnişi örgütlemek üzere bir kongre toplandı. İngiltere adına denetlemelerde bulunan Rawlinson, Kazım Karabekir, Mustafa Kemal ve Rauf Bey'le birer görüşme yaptı.
  • 1919 - Erzurum Kongresi'nde Alınan Kararlar
  • Milli sınırlar içinde Vatan bir bütündür, ayrılık kabul etmez-1.Mad.
  • Yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükümeti’nin çökmesi halinde, millet birlik olarak yurdunu koruyacak ve kurtaracaktır-2.Mad.
  • Vatanın bağımsızlığını korumaya Osmanlı Hükümeti muktedir olamadığı takdirde, gayeyi/amacı elde etmek için bir geçici hükümet kurulacak ve bu hükümet heyeti, milli kongre tarafından seçilecektir. Eğer kongre toplantı halinde değilse bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır-3.Mad.
  • Kuva-yı Milliyeyi amil/etkili ve millet iradesini hakim/egemen kılmak esastır-4.Mad.
  • Hıristiyan halka siyasi hakimiyet ve sosyal düzeni bozacak ayrıcalıklar verilemez-5.Mad.
  • Manda ve himaye kabul edilemez-6.Mad. (Aralık 1918 tarihinde Vahdettin tarafından tatil edilen Osmanlı Parlamentosunun) Milli Meclis’in derhal toplanması ve hükümet işlerinin bu yolda denetlenmesini sağlamak için çalışılacaktır.
  • 1919 - National Pact is issued.
Nationalist congress meets in Erzurum.
  • 1916 ( 5-6 August) - Mustafa Kemal recaptures Bitlis and Muş from the Russians (but is forced to evacuate Muş at the end of September).
  • 1915 - İngilizlerin Anafartalar çıkarması.
Arıburnu'nda Anzak'ların cephenin ortasından büyük taarruzu.
İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. (Bu taarruz, 7 Ağustos 1915 günü de devam etmiş, ancak Atatürk'ün aldığı önlemler sayesinde gelişme imkânı bulamamıştır. )
Düşmanın akşam Anafartalar bölgesine asker çıkararak bu bölgeden de ilerleme girişimi.
  • 1915 - İngilizlerin, Arıburnu cephesine topçu ateşiyle başlayan taarruzu ve 16. Tümen cephesindeki Kanlısırt'ı ele geçirmesi (Düşman 19. Tümen'in sol kanadındaki siperlere de hücum etmiş; fakat bu hücumlar kendilerine ağır zayiat verdirilerek püskürtülmüştür.
6/7 Ağustos 1915 : İngilizlerin, gece yarısından hemen sonra Arıburnu cephesinde 19. Tümen'in sol kanadına taarruzu ve bu taarruzun bütün cepheye yayılma eğilimi üzerine Atatürk'ün saat 01.10'da emri: "Umumî vaziyet mühimdir. Komutanlar ve subaylardan her zamandan fazla uyanıklık ve fedakârcasına çalışma isterim!" [Kocatürk]
  • 1915 - Allies land at Suvla Bay (Anafartalar).
Diversionary attacks at Helles.
British landing at Suvla.
Main Anzac offensive toward Sari Bair range commences ("Battle of Sari Bair," also known as the "August Offensive" commences.
  • Helles: Battle of Krithia Vineyard diversion commences with an attack by the 88th Brigade of the British 29th Division.
  • Anzac: Battle of Lone Pine diversion commences at 6.00 p.m. with the Australian 1st Division capturing Turkish trenches. Fighting continues for six days in which time seven Victoria Crosses are awarded.
  • Suvla: At 10.00 p.m. the British 11th (Northern) Division, part of IX Corps, begins landing.
  • Anzac: Under cover of darkness, two columns of Anzac, British & Indian troops break out to the north, heading for the heights of Chunuk Bair and Hill 971.
The Battle of Lone Pine begins (diversionary Australian attack at Lone Pine):
The Lone Pine operation was planned as a diversion to draw Turkish reserves away from a major British attack to be launched at the northern end of the Australian and New Zealand position on Gallipoli. The Australians suffered more than 2,200 casualties at Lone Pine and the Turks over 5,000. Seven Australians were awarded the Victoria Cross.
  • 1914 - Austria-Hungary declares war on Russia. Serbia declares war on Germany.




__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 07.08.11, 11:07   #272
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




Mustafa Kemal, ilk büyük kongreyi
(23 Temmuz – 7 Ağustos 1919)
topladığı Erzurum’da hükümet konağı önünde
Vali Zühtü Bey, memurlar ve subaylarla









7 Ağustos


  • 1937 - Atatürk'ün, Florya'dan hareketle akşamüzeri Halkalı Ziraat Okulu'nu ziyareti, akşam tekrar Florya'ya dönüşü.
  • 1931 - Atatürk'ün, Yalova'dan Bursa'ya gelişi, Uludağ'da incelemeleri, daha sonra Mudanya'dan İstanbul'a hareketi.
  • 1931 (7 - 8) - Atatürk'ün, Mudanya'dan İstanbul'a gelişi.
  • 1930 - Atatürk'ün, akşam Yalova'da Denizyolları İşletmesi tarafından düzenlenen baloda İsmet (İnönü) ve Fethi (Okyar) Bey'e söyledikleri: "...Ben şimdi bir babayım. Siz ikiniz de benim evlâdımsınız. İkiniz arasında benim gözümde hiçbir fark yoktur. Benim istediğim sadece, memleket işlerinin Büyük Millet Meclisi'nde açıkça tartışılmasıdır. Büyük Millet Meclisi'nde, Türk milletinin gözü önünde, açıkça konuşulmayacak hiçbir iş yoktur." [Kocatürk]
  • 1927 - Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan İsmet Paşa'yı kabulü.
Atatürk'ün, akşamüzeri Söğütlü yatıyla Tarabya açıklarına kadar bir gezinti yapması.
  • 1924 - Nusturi isyanı.
Hakkari Valisi Halil Rıfat Bey, 7 Ağustos 1924'te keşif için geldiği Hangediği'nde, Nuhup Nasturi aşireti Reisi Gülyano'nun saldırısına uğradı ve tutsak edildi. Aynı saldırıda il jandarma komutanı Binbaşı Hüseyin Bey'le Üç jandarma eri de öldürüldü.
  • 1921 - Başkomutan Atatürk'ün, 1.-6. tekâlif-i milliye (millî vergi) emirlerini yayımlaması.
Sandıklı'nın Yunanlılar tarafından işgali.
Malta'dan dönen Fethi Bey'in Ankara'ya gelişi.
  • 1919 - Mustafa Kemal'in Heyeti Temsiliye Başkanlığı'na seçilmesi, Misak-ı Milli (Ulusal And'ın) kabulü.
Atatürk'ün, beraberindeki Meclis heyetiyle beraber cephe seyahatinden Ankara'ya dönüşü.
Erzurum Kongresi, aralarında Mustafa Kemal ve Rauf Bey'in de bulunduğu, 9 kişilik bir Heyet-i Temsiliye seçerek çalışmalarını tamamladı. Mustafa Kemal heyetin başkanlığına getirildi. Kapanış konuşmasını yapan Mustafa Kemal, "tarih bu kongreyi büyük bir eser olarak kaydedecektir" dedi.
Erzurum Kongresi'nin Heyeti Temsiliye seçiminden sonra Atatürk'ün kısa bir konuşmasıyla son bulması: "Milletimizin kurtuluş ümidi ile çırpındığı en heyecanlı bir zamanda fedakâr, muhterem heyetiniz her türlü eziyetlere katlanarak burada, Erzurum'da toplandı. Hassa ve necip bir ruh ve pek sağlam bir iman ile vatan ve milletimizin kurtuluşuna ait esaslı kararlar aldı. Bilhassa bütün cihana karşı milletimizin mevcudiyetini ve birliğini gösterdi. Tarih bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir."
Atatürk'ün, Erzurum Kongresi'nin sonunda Yarbay Rawlinson ile uzun görüşmesi ve "Misak-ı Millî"den söz etmesi. [Kocatürk]
  • 1919 - Nationalist congress in Erzurum ends; Mustafa Kemal elected chairman.
  • 1918 - Mustafa Kemal'in Filistin'de bulunan VII. Ordu Komutanlığına ikinci defa tayin edilmesi.
Atatürk'ün, Mareşal Falkenhayn'ın yerine Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'na getirilmiş olan Mareşal Liman von Sanders'in emrindeki 7. Ordu'ya tekrar komutan atanması.
  • 1918 - Mustafa Kemal is reappointed Commander of 7th Army in Syria/Palestine.
  • 1916 - Mustafa Kemal'in Bitlis ve Muş'u düşman elinden geri alması.
Atatürk komutasındaki 16. Kolordu'ya bağlı 8. Tümen'in, Muş'u düşman işgalinden kurtarışı. (Muş, 25 Ağustos 1916'da tekrar Rusların eline düşmüştü. Atatürk'ün 2. Ordu Komutanlığı sırasında, 30 Nisan 1917'de bu şehrimiz, ikinci defa Rus işgalinden kurtarıldı). [Kocatürk]
  • 1916 - Mustafa Kemal wins Bitlis and Muş back from the enemy.
  • 1915 - İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti.
  • 6/7 Ağustos 1915 : İngilizlerin, gece yarısından hemen sonra Arıburnu cephesinde 19. Tümen'in sol kanadına taarruzu ve bu taarruzun bütün cepheye yayılma eğilimi üzerine Atatürk'ün saat 01.10'da emri: "Umumî vaziyet mühimdir. Komutanlar ve subaylardan her zamandan fazla uyanıklık ve fedakârcasına çalışma isterim!"
İngiliz topçusunun, sabaha karşı Anafartalar cephesinde yeniden ateşe başlaması ve bunu takiben Şahinsırt ve Ağıldere'den ilerleyerek Conkbayırı'na doğru 19. Tümen cephesine taarruzu, fakat askerlerimiz tarafından ağır kayıplar verdirilerek püstürtülmesi (Düşman gece de taarruz girişiminde bulunmuş, ancak gece saldırısı da askerlerimizin ateşiyle durdurulmuştur.
Atatürk'ün, Kuzey Grubu Komutanlığı'na saat 05.05'de raporu: "Düşman, gece yarısından başlayarak topçusuyla şiddetli ateş altına aldığı 18. ve 27. Alay cephelerine, saat 04.30'da da hücum etmişse de Tanrı'nın yardımıyla ağır kayıplar verdirilerek hücumunun sonuçsuz bırakılmış olduğu arz olunur." [Kocatürk]
  • 1915 - Dardanelles: Diversionary attacks at Helles.
Main Anzac offensive toward Sari Bair range.
Two Allied divisions land at Suvla.
Australian attack at the Nek takes place.
Liman von Sanders sends two divisions south from Bulair area.
Divisions arrive in Suvla area on night of 7 - 8 August 1915.
  • Anzac: Battle of the Nek At 4.30 a.m. another futile diversion virtually wipes out two regiments of the 3rd Light Horse Brigade, Russell's Top.
  • Suvla: The British 10th (Irish) Division begins landing.
  • Helles: Fighting at Krithia Vineyard continues with an attack by the 42nd Division.
  • Anzac: After a lengthy delay, the New Zealand Infantry Brigade attempts to capture Chunuk Bair but fails.
Australians charge at the Nek: The Australian Light Horse Brigade charges against the Turkish forces at the Nek, Gallipoli, with horrific results.
  • 1914 - The British Expeditionary Force arrives in France.
  • 1913 - Atatürk'ün kurmay başkanlığını yaptığı Bolayır Kolordusu'nun -Başkomutanlık Vekâleti'nin emri ile- Mürettep 9. Kolordu adını alışı.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.08.11, 01:42   #273
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu Komutanlığına atanması.
Mustafa Kemal appointed Commander Anafartalar Group.







8 Ağustos

  • 1938 - Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Paris Büyükelçisi Suat Davaz'ı kabulü.
  • 1935 - Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Arası'ı kabulü.
  • 1934 - Atatürk'ün, Almanya Cumhurbaşkanı Mareşal Hindenburg'un ölümü üzerine, oğluna başsağlığı telgrafı.
  • 1931 - Atatürk'ün, akşam İstanbul'dan Ertuğrul yatı ile Yalova'ya gidişi.
  • 1928 - İstanbul'da Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın açılması.
İstanbul'da İtalyan heykeltraş Canonica'nın yaptığı Taksim Cumhuriyet Anıtı açıldı.
  • 1927 - Atatürk'ün, Ankara Erkek Öğretmen Okulu'nun temel atma töreni sebebiyle Millî Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey tarafından kendisine gönderilen saygı ve bağlılık telgrafına cevabı: "Çok önemli ve ağır ödevlerini daima muvaffakiyetle başardıklarına tanık olduğum fedakâr öğretmenlerimize genç ve kıymetli arkadaşlar yetiştirecek olan Ankara Öğretmenler Okulu'nun temel taşının atıldığını öğrenmekle pek memnun oldum. Bu yoldaki teşekküre değer faaliyet ve başarıların devamını temenni ederim." [Kocatürk]
  • 1926 - Atatürk'ün, Çankaya'da Vali başkanlığındaki Kırşehir Heyeti'ni kabulü.
  • 1923 - Atatürk'ün, yeni yasama dönemi için seçilen milletvekilleriyle, Halk Partisi kurulması hakkında konuşması.
  • 1921 - Atatürk'ün, 7.-10. tekâlif-i milliye emirlerini yayımlaması.
Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda askerî vaziyet hakkında konuşması: "...Millet, namusunu, bağımsızlığını kurtarmak için acaba karşı koyabilirmiyiz, koyamaz mıyız muhakemesini düşünmedi. Millet, yalnız bir şey düşündü: Namuslu olarak yaşarım! Bu sebeple bu yasal hakkımızı kabul edenlerle dost olurum; bana bu hakkı vermeyecek olanlarla ölünceye kadar dövüşerek ölürüm!" [Kocatürk]
Celâlettin Arif Bey'in, Paris'ten Atatürk'e mektubu.
  • 1920 - Düzce'de ikinci kez ayaklanma. Düzce ve Bolu bölgesinde İkinci Düzce Ayaklanması'nın başlaması. (Bastırılışı: 23 Eylül 1920) İsyan eden bir kısım Abaza, Düzce'yi basarak ateşe verdi. Ankara isyanı bastırmak üzere askeri birlikler gönderdi.
  • 1919 (7-8) - Atatürk'ün, Mazhar Müfit (Kansu) Bey'in hâtıra defterine yazdırdıkları: "Zaferden sonra hükümet şekli cumhuriyet olacaktır. Bunu size daha önce bir sorunuz nedeniyle söylemiştim. Bu bir. İki: Padişah ve haneden hakkında zamanı gelince gereken işlem yapılacaktır. Üç: Örtünme kalkacaktır. Dört: Fes kalkacak, uygar milletler gibi şapka giyilecektir."
  • 1918 - Padişah Vahdettin'in iradesiyle "Başkomutanlık Vekâleti" unvanının "Başkomutanlık Genelkurmay Başkanlığı'adına çevrilmesi ve bu görevin, yine Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından yürütüleceğinin bildirilmesi.
  • 1916 - Mustafa Kemal'in Bitlis ve Muş'u düşman elinden geri alması.
Atatürk komutasındaki 16. Kolordu'ya bağlı 5. Tümen'in, Bitlis'i düşman işgalinden kurtarışı.
Atatürk'ün, 2. Ordu Komutanlığı'na telgrafı: "Muş dün ve Bitlis bugün kolordumuz tarafından zapt ve işgal edilmiştir."
2. Ordu Komutanı Ahmet İzzet Paşa'nın, Muş ve Bitlis'in kuvvetlerimiz tarafından geri alınışı üzerine Atatürk'e tebrik ve teşekkür telgrafı: "Komutanız altındaki askerlerimizi iyi koruyarak gerekli zamanda gösterdiğiniz dâhiyane kudret ve cesaretle yaptığınız kahramanca hizmetten dolayı size tebrik ve teşekkürlerimi bildiririm." [Kocatürk]
  • 1916 - Mustafa Kemal wins Bitlis and Muş back from the enemy.
  • 1915 - Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu Komutanlığına atanması.
Atatürk'ün General Liman von Sanders'in emri ile "Anafartalar Grubu Komutanlığı"na getirilişi.
5. Ordu Komutanlığfnca "Anafartalar Grubu Komutanlığı" adıyla Anafartalar ve Kocaçimen bölgelerini içine alan bir komutanlık oluşturulması ve komutanlığına -Saros Grubu Komutanı- Albay Feyzi (Onay) Bey'in getirilmesi (Albay Feyzi Bey, 5. Ordu Komutanlığınca bugün yapılması emredilen taarruzu, birliklerin yorgun olduğu gerekçesiyle bir gün sonraya bırakmak düşüncesinde olduğundan atanmasını takiben aynı gün komutadan alınmıştır). [Kocatürk]
  • 1915 - İngilizlerin, sabah Conkbayırı'na şiddetli topçu ateşiyle başlayan taarruzu, Conkbayırı tepesinin İngilizlerin eline geçmesi sebebiyle durumun, bölgedeki 9. Tümen'e ait kuvvetler açısından kritik hal alması.
Atatürk'ün, saat 19.00'da Kuzey Grubu Komutanı Esat (Bülkat) Paşa'ya, Conkbayırı bölgesindeki kritik durumu belirterek 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders'in ikaz edilmesi için, telefonla yaptığı öneri: "Conkbayırı'ndaki durumun henüz önemli ve nazik olduğu anlaşılıyor. Bu hususta Ordu Komutanı'nın ciddi surette dikkatini çekmeye aracı olmanızı, memleketin selâmeti adına dilerim."
Conkbayırı'nda durumun kritikleşmesi üzerine Atatürk'ün, 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders adına Kurmay Başkanı Albay Kâzım (İnanç) Bey tarafından telefon başına çağrılması ve vaziyeti nasıl gördüğü sorusuna cevabı: "Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmamıştır!" 5. Ordu Kurmay Başkanı'nın "Çok gelmez mi?" sözüne Atatürk'ün cevabı: "Az gelir!"
Atatürk'ün, gece saat 21.45'de -5.Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders'in emriyle- Anafartalar Grubu Komutanlığı'na getirilişi ve kendisine 9 Ağustos günü fecirle taarruza geçme emrinin verilmesi. (Atatürk'ün Anafartalar Grubu Komutanlığı'na getirilmesiyle 19. Tümen Komutan Vekilliğine 27. Alay Komutanı Yarbay Şefik [Aker] Bey atanmıştır).
  • 8/9 Ağustos 1915 : Atatürk'ün, Anafartalar Grubu Komutanlığı'na atanması nedeniyle 19. Tümen mensuplarına veda yazısı: "Anafar*talar Grubu Komutanlığı'nı üzerime almak üzere şimdi hareket ediyorum. Bugüne kadar bana, gayret ve fedakârlığınızla kazandırdığınız başarıları, şimdi yeni üzerime aldığım vazifede de bana olan sevgi ve güveninizle tamamlayacağıma büyük inanç ile size veda ediyorum."
Atatürk'ün, saat 01.30'da Anafartalar Grubu Komutanlığı Karargâhı'nın bulunduğu Çamlıtekke'ye gelerek Anafartalar Grubu'nun emir ve komutasını üzerine alması. [Kocatürk]
  • 1915 - Mustafa Kemal appointed overall Commander northern area, Anafartalar Group
(appointed to command of Sixteenth Army Corps).
Mustafa Kemal checks second Allied advance.
Liman von Sanders sends two divisions south from Bulair area.
Divisions arrive in Suvla area on night of 7 - 8 August 1915.
New Zealand forces capture Chunuk Bair.
  • Anzac: Battle of Chunuk Bair Attacking at 3.00 a.m., New Zealand and British infantry gain a foothold on Chunuk Bair.
  • Naval operations: British submarine E11 torpedoes the Turkish battleship Hayreddin Barbarossa off Bulair.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.08.11, 04:32   #274
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü






Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu Komutanlığına atanması.
Mustafa Kemal appointed Commander Anafartalar Group.








9 Ağustos

  • 1938 - İsmet İnönü'nün, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak'a mektubu: "...Dr. Araş bana, Atatürk'ün cihan değer selâmlarını getirdi. Atatürk'e en derin saygılarla minnetlerimi ve en samimî afiyet dileklerimi takdim ederim. Bir münasip fırsatta yüce huzurlarına arz ederseniz size çok teşekkür ederim. Sevgilerle selâmlar..." (Bu mektubun Atatürk'e arz edilmesi üzerine, onun emriyle Genel Sekreter tarafından Atatürk'ün teşekkür, sevgi ve iyi dileklerini bildiren bir cevap yazılmıştır). [Kocatürk]
  • 1936 - Atatürk'ün, Ertuğrul yatıyla Florya'dan Moda'ya gelişi ve yattan Moda koyunda -Moda Deniz Kulübü tarafından tertiplenen- deniz yarışlarını izlemesi, gece Florya'ya hareketi ve geceyi yatta geçirmesi.
  • 1932 - Atatürk'ün, Yalova Millet Çiftliği'nde Alman Büyükelçisi Nadolny Rudolf'u kabulü.
  • 1930 - Görevinden istifa eden Paris Büyükelçisi Ali Fethi Bey (Okyar) yeni bir parti kurmak için temaslara başladı.
Paris Büyükelçisi Fethi (Okyar) Bey'in, Atatürk'e yeni bir parti kurulması isteğiyle ilgili mektubu: "Cumhuriyet idaresinin memleketimizde ebedîleşmesi için, bir partili hükümet idaresi yerine tartışma hürriyetini kurmak ve hükümetten millet işleri hakkında ciddî hesap istemeyi temin etmek ve bu işlerde hata varsa herkesin gözü önünde cereyan edecek serbest tartışma sonucu düzeltmeye çalışmak gayelerinin gerçekleşmesine, Cumhuriyet'in kurucusu olmak sıfatıyla herkesten evvel Başkanımızın taraftar bulunduklarına asla şüphe edemem. Cumhuriyet'in âşıkı olmak sıfatıyla bu gayelerin gerçekleşmesi mukaddes emelimdir. Bu sebeple tam ve gerçek cumhuriyetçi ve bütün anlamıyla lâik ve fakat Cumhuriyet Halk Partisi'nin malî ve iktisadî ve iç ve dış siyasetlerinin bir çok noktalarına karşı bulunan ayrı bir parti ile siyasî mücadele sahnesine atılmak kararındayım. Bu siyasî kararımın ne yolda yorumlanacağını bilmek lüzumunu hissediyorum. Cevabınızı bekler ve en derin kalbî sevgilerimle beraber hürmet ve saygılarımı sunarım."
  • 1929 - Atatürk'ün, akşam Fethi (Okyar) Bey'in Büyükdere'deki yalısında kendisini görmeye gelen İstanbullulara seslenişi: "...Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir! Benim kuvvetim, benim size olan sevgim ve sizin bana olan sevginizdir. Bu millet, bu memleket yeni rejim üzerinde dünyanın en makbul bir varlığı olacaktır. Ben bunu kendi gözlerimle görmeden ölmeyeceğim!"
  • 1928 - Türk Latin harflerinin Sarayburnu'nda tanıtımı.
Gazi Mustafa Kemal'in Sarayburnu'nda Türk Harfleri hakkında nutkunu söylemesi.
Mustafa Kemal İstanbul'da Sarayburnu'nda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada Yazı Devrimi konusunda ilk açıklamayı yaparak şöyle dedi: "Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir."
Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Sofya Elçisi Hüsrev (Gerede) Bey'i kabulü.
  • 1928 (9 - 10) - Atatürk'ün, İstanbul Sarayburnu Parkı'nda Cumhuriyet Halk Partisi tarafından tertiplenen gece toplantısında yeni harfler hakkında konuşması: "...Bizim ahenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak ve bu gereği anlamak mecburiyetindeyiz! Anladığımızın belirtisine yakın zamanda bütün dünya tanık olacaktır. Buna kesinlikle eminim."
  • 1928 - Atatürk announces in Istanbul that the Latin alphabet is to be adopted. As part of Turkey's reform process, Gazi Mustafa Kemal educates the public on the new Turkish alphabet at Sarayburnu.
  • 1922 - Yunanlıların daha önce ilan ettikleri özerklik kararı üzerine Başvekil ve Hariciye Vekili Rauf Bey (Orbay), İtilaf devletlerinin temsilcilerine protesto yazsısı göndererek, böyle bir şeyin, Türk çoğunluğun olduğu bir yerde hukuksal bir değerinin olmayacağını bildirdi.
  • 1920 - Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda cephedeki seyahat izlenimleri hakkında konuşması.
  • 1919 - Atatürk'ün, askerlik mesleğinden çıkarılmasına, sahip olduğu madalya ve nişanların geri alınmasına ve fahrî yaverlik unvanının kaldırılmasına dair irade-i seniye çıkması.
3. Ordu Müfettişliği'ne, Müşir Abdullah Paşa'nın atanması (Abdullah Paşa önce bu vazifeyi kabul etmişse de daha sonra istifa etmiştir).
Atatürk'ün, Erzurum Kongresi'nin açılışında okuduğu dua nedeniyle Şiran Müftüsü Hasan Fahri Efendi'ye teşekkür yazısı.
  • 1918 - Atatürk'ün, beraberinde Ahmet İzzet Paşa olduğu halde Padişah Vahdettin ile -ikinci defa- görüşme yapması (Bu görüşme, Padişahın isteği ile Dolmabahçe Valide Camii' ndeki cuma selâmlığından sonra mahfil-i hümayun'da olmuştur). [Kocatürk]
  • 1915 - Birinci Anafartalar Zaferi.
Atatürk komutasındaki kuvvetlerin, Anafartalar bölgesinde İngilizlere taarruzu; düşmanın tekrar çıkarma yaptığı kıyılara itilmesi.
Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti.
Atatürk komutasındaki kuvvetlerin, Anafartalar bölgesinde İngilizlere taarruzu; düşmanın tepelerden, tekrar çıkarma yaptığı kıyılara itilmesi (Atatürk. 7. ve 12. Tümenlerin sabaha karşı başlayan taarruzunu, Anafartalar bölgesinin gözleme yeri olan bir tepeden, başından sonuna kadar yönetmiştir. Bugünkü Türk taarruzu ve muharebeler esnasında bozguna uğrayan düşman, durmaksızın karaya çıkarttığı piyade ve topçu birlikleriyle takviye almışsa da sonunda mağlup edilerek geriye atılmıştır).
Atatürk'ün, akşamüzeri Conkbayırı bölgesine hareketi (Atatürk bugünkü taarruzun başarı ile sonuçlanması üzerin, akşam üzeri Anafartalar bölgesindeki gözleme yerinden ayrılarak Conkbayırı bölgesine hareket etmiştir. Yolu üzerinde Çamlıtekke'de -oraya gelmiş bulunan- Liman von Sanders ile görüştükten sonra, akşam Conkbayırı ile Suyatağı arasında bulunan 8. Tümen Karargâhı'na gelmiş, burada bölgedeki son durumu tetkik ederek 10 Ağustos 1915'te, sabah fecirle beraber taarruz için bütün hazırlıkların yapılması emrini vermiştir. [Kocatürk]
  • 1915 - Dardanelles:
Mustafa Kemal succeeds in stopping Allied advance on the Gallipoli Peninsula.
British attack at Suvla.
British forces at Suvla fail to capture high ground due to earlier arrival ofTurkish forces.
Allied units, including Gurkhas, briefly capture part of Hill Q.
A general attack by the Allies on the heights of Chunuk Bair, Hill Q and Hill 971 fails.
Attack at Lone Pine; attempted 'Anzac breakout' (August 6-9).
9 August 1915
Kitchener's & Hamilton's Reports on Gallipoli
Lord Kitchener's Official Report as Minister of War, 9 August 1915:
On the Gallipoli Peninsula during the operations in June several Turkish trenches were captured. Our own lines we appreciably advanced and our positions were consolidated.
Considerable re-enforcements having arrived, a surprise landing on a large scale at Suvla Bay was successfully accomplished on the 6th of August without any serious opposition.
At the same time an attack was launched by the Australian and New Zealand corps from the Anzac position. and a strong offensive was delivered from Cape Helles in the direction of Krithia. In this latter action French troops played a prominent part and showed to high advantage their usual gallantry and fine fighting qualities.
The attack from Anzac, after a series of hotly contested actions, was carried to the summit of Sari Bair and Chunuk Bair, dominating positions in this area. The arrival of transports and the disembarkation of troops in Suvla Bay were designed to enable troops to support this attack. Unfortunately, however, the advance from Suvla Bay was not developed quickly enough, and the movement forward was brought to a standstill after an advance of about two and one-half miles.
The result was that the troops from Anzac were unable to retain their position on the crest of the hills, and after being repeatedly counter-attacked they were ordered to withdraw to positions lower down. These positions were effectively consolidated, and, joining with the line occupied by the Suvla Bay force, formed a connected front of more than twelve miles.
From the latter position a further attack on the Turkish entrenchments was delivered on the 21st, but after several hours of sharp fighting it was not found possible to gain the summit of the hills occupied by the enemy, and the intervening space being unsuitable for defense, the troops were withdrawn to their original position.
In the course of these operations the gallantry and resourcefulness of the Australian and New Zealand troops, frequently formed the subject of eulogy in General Hamilton's reports.
It is not easy to appreciate at their full value the enormous difficulties which attended the operations in the Dardanelles or the fine temper with which our troops met them.
There is not abundant evidence of a process of demoralization having get in among the German led, or rather German-driven Turks, due no doubt, to their extremely heavy losses and to the progressive failure of their resources.
It is only fair to acknowledge that, judged from a humane point of view, the methods of warfare pursued by the Turks are vastly superior to those which have disgraced their German masters.
Throughout, the cooperation of the fleet was intensely valuable, and the concerted action between the sister services was in every way in the highest degree satisfactory.
Field report of General Sir Ian Hamilton:
The first step in the real push -- the step which above all others was to count -- was the night attack on the summits of the Sari Bair ridge. The crest line of this lofty mountain range runs parallel to the sea, dominating the under features contained within the Anzac position, although these fortunately defilade the actual landing-place. From the main ridge a series of spurs run down towards the level beach, and are separated from one another by deep, jagged gullies choked up with dense jungle.... It was our object to effect a lodgment along the crest of the high main ridge with two columns of troops, but, seeing the nature of the ground and the dispositions of the enemy, the effort had to be made by stages. We were bound, in fact, to undertake a double subsidiary operation before we could hope to launch these attacks with any real prospect of success. . . .
The two assaulting columns, which were to work up three ravines to the storm of the high ridge, were to be preceded by two covering columns.
The whole of this big attack was placed under the command of Major-General Sir A. J. Godley, General Officer Commanding New Zealand and Australian Division.
Among other stratagems the Anzac troops, assisted by H. M. S. Colne, had long and carefully been educating the Turks how they should lose Old No. 3 Post, which could hardly have been rushed by simple force of arms. Every night, exactly at 9 p. m., H.M.S. Colne threw the beams of her searchlight onto the redoubt, and opened fire upon it for exactly ten minutes. Then, after a ten-minute interval, came a second illumination and bombardment, commencing always at 9.20 and ending precisely at 9.30 p. m.
The idea was that, after successive nights of such practice, the enemy would get into the habit of taking the searchlight as a hint to clear out until the shelling was at an end. But on the eventful night of the 6th, the sound of their footsteps drowned by the loud cannonade, unseen as they crept along in that darkest shadow which fringes the searchlight's beam -- came the right covering column. At 9.30 the light switched off and instantly our men poured out of the scrub jungle and into the empty redoubt. By 11 p. m. the whole series of surrounding entrenchments were ours.
Once the capture of Old No. 3 Post was fairly under way, the remainder of the right covering column carried on with their attack upon Bauchop's Hill and the Chailak Dere. By 10 p.m. the northernmost point, with its machine gun, was captured, and by 1 o clock in the morning the whole of Bauchop's Hill, a maze of ridge and ravine, everywhere entrenched was fairly in our hands.
The attack along the Chailak Dere was not so cleanly carried out -- made, indeed, just about as ugly a start as any enemy could wish. Pressing eagerly forward through the night, the little column of stormers found themselves held up by a barbed-wire erection of unexampled height, depth and solidity, which completely closed the river bed -- that is to say, the only practicable entrance to the ravine. The entanglement was flanked by a strongly-held enemy trench running right across the opening of the Chailak Dere. Here that splendid body of men, the Otago Mounted Rifles, lost some of their bravest and their best, but in the end, when things were beginning to seem desperate, a passage was forced through the stubborn obstacle with most conspicuous and cool courage by Captain Shera and a party of New Zealand Engineers, supported by the Maoris, who showed themselves worthy descendants of the warriors of the Gate Pah. Thus was the mouth of the Chailak Dere opened in time to admit of the unopposed entry of the right assaulting column.
Simultaneously the attack on Table Top had been launched under cover of a heavy bombardment from H.M.S. Colne. . . . The scarped heights were scaled, the plateau was carried by midnight. With this brilliant feat the task of the right covering force was at an end. Its attacks had been made with the bayonet and bomb only; magazines were empty by order; hardly a rifle shot had been fired. Some 150 prisoners were captured, as well as many rifles and much equipment, ammunition and stores. No words can do justice to the achievement of Brigadier-General Russell and his men. There are exploits which must be seen to be realized....
The grand attack was now in full swing, but the country gave new sensations in cliff climbing even to officers and men who had graduated over the goat tracks of Anzac. The darkness of the night, the density of the scrub, hands and knees progress up the spurs, sheer physical fatigue, exhaustion of the spirit caused by repeated hairbreadth escapes from the hail of random bullets all these combined to take the edge of the energies of our troops. At last, after advancing some distance up the Aghyl Dere, the column split up into two parts. Dawn broke, and the crest line was not yet in our hands, although, considering all things, the left assaulting column had made a marvelous advance. . . .
At 4.30 a. m. on August 9, the Chunuk Bair ridge and Hill Q were heavily shelled. The naval gun, an the guns on the left flank, and as many as possible from the right flank (whence the enemy's advance could be enfiladed) took part in this cannonade, which rose to its climax at 5.15 a. m., when the whole ridge seemed a mass of flame and smoke, whence huge clouds of dust drifted slowly upwards in strange patterns on to the sky. At 5.16 a. m. this tremendous bombardment was to be switched off on to the flanks and reverse slopes of the heights.
General Baldwin's column had assembled in the Chailak Dere, and was moving up towards General Johnston's headquarters. Our plan contemplated the massing of this column immediately behind the trenches held by the New Zealand Infantry Brigade. Thence it was intended to launch the battalions in successive lines, keeping them as much as possible on the high ground. Infinite trouble had been taken to insure that the narrow track should be kept clear, guides also were provided; but in spite of all precautions the darkness, the rough scrub-covered country, its sheer steepness, so delayed the column that they were unable to take full advantage of the configuration of the ground, and, inclining to the left, did not reach the line of the Farm -- Chunuk Bair -- till 5.15 a. m. In plain English, Baldwin, owing to the darkness and the awful country, lost his way -- through no fault of his own. The mischance was due to the fact that time did not admit of the detailed careful reconnaissance of routes which is so essential where operations are to be carried out by night.
And now, under the fine leader, Major C. G. L. Allanson, the Sixth Gurkhas of the 29th Indian Infantry Brigade pressed up the slopes of Sari Bair, crowned the heights of the col between Chunuk Bair and Hill Q, viewed far beneath them the waters of the Hellespont, viewed the Asiatic shores along which motor transport was bringing supplies to the lighters. Not only did this battalion, as well as some of the Sixth South Lancashire Regiment, reach the crest, but they began to attack down the far side of it, firing as they went at the fast-retreating enemy. But the fortune of war was against us. At this supreme moment Baldwin's column was still a long way from our trenches on the crest of Chunuk Bair, whence they should even now have been sweeping out towards {Chunuk Bair Hill} Q- along the whole ridge of the mountain. And instead of Baldwin's support came suddenly a salvo of heavy shell.
These falling so unexpectedly among the stormers threw them into terrible confusion. The Turkish commander saw his chance. Instantly his troops were rallied and brought back in a counter-charge, and the South Lancashires and Gurkhas, who had seen the promised land, and had seemed for a moment to have held victory in their grasp, were forced backwards over the crest, and on to the lower slopes whence they had first started....
At daybreak on Tuesday, August 10, the Turks delivered a grand attack from the line Chunuk Bair Hill Q against these two battalions, already weakened in numbers, though not in spirit, by previous fighting. First our men were shelled by every enemy gun, and then at 5.30 a.m. were assaulted by a huge column, consisting of no less than a full division plus a regiment of three battalions. The North Lancashire men were simply overwhelmed in their shallow trenches by sheer weight of numbers, while the Wilts, who were caught out in the open, were literally almost annihilated. The ponderous masses of the enemy swept over the crest, turned the right flank of our line below, swarmed round the Hampshires and General Baldwin's column, which had to give ground, and were only extricated with great difficulty and very heavy losses.
  • 1914 - Kurmay Albay Cevat (Çobanlı) Bey'in, Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı'na atanması.
  • 1914 - Montenegro declares war on Germany.

__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.08.11, 11:13   #275
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını öngören Sevr Antlaşması imzalandı










10 Ağustos

  • 1938 - Atatürk'ün, harf inkılâbının 10. yıldönümü nedeniyle Kültür Bakanı Saffet Arıkan'ın telgrafına cevabı: "Türk'ün kültür sahasındaki kabiliyetinin gelişmesine temel olan harf inkılâbının onuncu yıldönümü münasebetiyle gönderdiğiniz telgrafı memnuniyetle aldım. Teşekkür eder ve milletimize kültür sahasında sonsuz başarılar dilerim."
  • 1937 - Atatürk'ün, Florya'dan hareketle Büyükçekmece yakınında Mimar Sinan köyünü ziyareti, gece tekrar Florya'ya dönüşü.
  • 1936 -Atatürk'ün, Florya'dan Ertuğrul yatı ile Yalova'ya gelişi.
Atatürk'ün, Yalova'da gece boyunca yatmaksızın çalışması.
  • 1935 - Atatürk'ün akşamüzeri Dolmabahçe Sarayı'ndan Florya'ya gidişi. (Atatürk, 19 Eylül 1935 gününe kadar burada kalmıştır).
  • 1930 - Atatürk'ün, yeni bir parti kurulması isteği hakkında Fethi Bey'in 9.8.1930 tarihli mektubuna cevabı: "Büyük Millet Meclisi'nde ve millet karşısında, millet işlerinin serbest münakaşası ve iyi niyet sahibi kişilerin ve partilerin düşüncelerini ortaya koyarak, milletin yüksek menfaatlerini aramaları benim gençliğimden beri âşık ve taraftar olduğum bir sistemdir. Memnuniyetle tekrar görüyorum ki, lâik cumhuriyet esasında beraberiz. Zaten benim siyasî hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur. Bu nedenle Büyük Meclisle aynı temele dayanan yeni bir partinin faaliyete geçerek millet işlerini serbest münakaşa et*mesini cumhuriyetin esaslarından sayarım!"
Atatürk'ün, akşam Yalova'da arkadaşlarıyla sohbeti ve söyledikleri: "Lâzımdır ki insanlar evvela siyasî rengini, reyini ve kararını açık ve milletçe anlaşılır tarzda ifade etsin. Merdane, namuskârane hareket budur. Fethi Beyefendi ancak bu tarzda hareket edebilir arkadaşlardandır ve böyle hareket etmiştir. Açık ve doğru hareket etmek ve bu suretle Türk'ün yüksek siyasî kurumunu, Cumhuriyeti yükseltmek... Bugünün Türk toplumu, mazinin en derin uygarlıklarında kuruculuk iddia eden bu Türk milletinin bugünkü çocukları, açık ve doğru yolu bulmuşlardır!"
  • 1929 - Atatürk'ün, İstanbul'dan Ertuğrul yatı ile İmralı adasına gelişi (Ada önlerinde 2 saat kadar kalmış, adaya çıkmamıştır). [Kocatürk]
  • 1928 - Atatürk'ün, saat 18.00'de otomobille Taksim Cumhuriyet Anıtı önüne gelerek, bir süre anıtı seyretmeleri.
  • 1927 - Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan İsmet Paşa'yı kabulü.
(İsmet Paşa geceyi Dolmabahçe Sarayı'nda geçirmiştir).
Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda tedavi amacıyla gittiği Avrupa'dan dönen Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa'yı kabulü.
  • 1925 - Atatürk'ün, Ankara istasyonu yakınındaki höyüklerde yapılan arkeolojik kazıları yerinde izlemesi ve ilgililerden bilgi alışı.
  • 1923 - Lozan Antlaşması'nın imzalayan İsmet Paşa ve beraberindekiler yurda döndü.
  • 1920 - Sevr Antlaşması ("Sèvres Antlaşması").
Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını öngören Sevr Antlaşması imzalandı.
İstanbul Hükümeti ile İtilâf Devletleri arasında "Sèvres Antlaşmasının imzalanması.
I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti (İstanbul Hükûmeti) ile İtilâf Devletleri arasında Sevr Anlaşması'nın imzalanması.
Sevr Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile savaşta yenilmiş kabul edilen Osmanlı Devleti arasında 10 Ağustos 1920'de imzalanan barış antlaşmasıdır. Hiç uygulamaya girememiştir. Antlaşmayı İstanbul hükümeti adına Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Hadi Bey ve Reşat Halis Bey imzaladı.
* * *
Atatürk önderliğinde Milli Mücadele’ye başlayan Türk ulusu savaş meydanlarında büyük zaferler kazanmış ve Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923 imzalanmış barış antlaşması) ile siyasi ve hukuki alanda tescil etmiştir. Lozan barış görüşmeleri 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir.
  • 1920 - Yunus Nadi Bey tarafından yayımlanmakta olan Yeni Gün gazetesinin Ankara'da yayımlanması.
  • 1920 - Treaty of Sèvres, partitioning of the Ottoman Empire among the Allied powers.
The treaty was not recognized by the Turkish national movement.
The Treaty of Lausanne signed on July 24, 1923 was the final treaty concluding World War I, and superceded the 1920 Treaty of Sèvres).
The Treaty of Sèvres, which would have dismembered present day Turkey, was imposed by the Allies on the Ottoman Empire after World War I. The Treaty was signed by the Ottoman government and the Entente powers after World War I, but was rejected by the Turkish republican nationalist government under Mustafa Kemal Ataturk (the treaty never came into effect). After the Turkish War of Independence, overthrow of the sultan, and success of the national liberation movement, Ataturk's government held negotiations. The Treaty of Lausanne was signed on July 24, 1923
(by Turkey and the Entente powers which fought in World War I. ). After the signing of the Lausanne Treaty, the Republic of Turkey became a sovereign and independent nation.
  • 1919 - Halide Edip (Adıvar) Hanım'ın, Atatürk'e mektubu: "...Davamızda yardımcı olabilmesi için, bu fırsat dakikalarını kaybetmeden, taksim ve yok olma korkusu karşısında, kendimizi Amerika'ya müracaata mecbur görüyoruz(!)"
HALİDE EDİP
Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi, özel olarak da Rıza Tevfik’ten felsefe ve sosyoloji, Salih Zeki’den matematik dersleri aldı. İstanbul Kız Öğretmen Okulu’nda, Kız Lisesi’nde öğretmenlik ve müfettişlik; Beyrut, Lübnan ve Şam’da Türk Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği yaptı. Darülfünun’da garp edebiyatı okuttu. Milli Mücadele’ye katıldı, Cumhuriyet’in ilanından sonra kocası Adnan Adıvar’la gittiği Avrupa ve Amerika’da on beş sene kadar kaldı (1926-1938), 1939’da yurda döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı profesörü oldu . Bir süre İzmir milletvekilliği yaptı(1950-1954). Daha sonra Edebiyat Fakültesi’ndeki profesörlüğüne döndü. 1964’te öldü.
1908’den sonraki dergilerde Halide Salih imzasıyla göründü (örneğin: Şehbal dergisinde, 1911-1912). 1919’da Büyük Mecmua’da Halide Edip imzasıyla “edebiyatımızın son simaları ve safhaları” başlığı altında Yakup Kadri, Mehmet Emin, Ömer Seyfettin... üzerine incelemeler, “Kadınlığa dair” başlığı altında kadın hakları üzerine yazılar, ayrıca hikayeler yayımladı. 11. sayıdan başlayarak (18 Eylül 1919) bu derginin başyazarı da olmuştu Halide Edib’i, bu yazıları yanında asıl, İngiliz edebiyatı etkisinde, o zaman için yeni, fakat çağdaşlarının çapraşık, aksak ve pürüzlü buldukları bir üslupla yazılmış romanları tanıttı. İlk romanlarında aşk konularını işliyor, kadın psikolojisi üzerinde duruyordu. Sonra Türkçülük akımını benimsedi; duygulandırma ve süslemeden kaçınan, realizmi ön planda tutan romanlar verdi. Hele yurda döndükten sonraki romanlarında konularını bir olay çevresinde toplanan tek insanlara değil; devirlere, nesillere, gelenek ve törelere bağladı.
Romanları: Raik’in Annesi (1909), Seviyye Talib (1910), Handan (1912), Yeni Turan (1912), Son Eseri (1912), Mevut Hüküm (1918), Ateşten Gömlek (1922) Kalp Ağrısı (1924), Vurun Kahpeye (1926), Zeyno’nun Oğlu (1928), Sinekli Bakkal (1936), Yolpalas Cinayeti (1938), Tatarcık (1939), Sonsuz Panayır (1946), Döner Ayna (1954), Akıle Hanım Sokağı (1958), Hayat Parçaları (1963), Sevda Sokağı Komedyası (1972), Çaresiz (1972), Kerim Usta’nın Oğlu (1974) Hikaye Kitapları: Harap Mabetler (1911), Dağa Çıkan Kurt (1922), İzmir’den Bursa’ya (1922) Anıları: Türk’ün Ateşle İmtihanı (1962), Mor Salkımlı Ev (1963) Oyunları: Kenan Çobanları (1918), Maske ve Ruh (1945), Kitapları Özgür ve İnkılap Yayınları’nca yeniden basılıyor. Sinekli Bakkal romanı, CHP Roman Ödülü’nde birincilik kazanmış, romancılığımızda satış rekoru kıran eser olmuştur. NTV
  • 1916 - Başkomutan Vekili Enver Paşa ve 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa'nın, Muş ve Bitlis'in kuvvetlerimiz tarafından geri alınışı üzerine Atatürk'e, 16. Kolordunun başarısını tebrik eden telgrafları.
  • 1915 - 1. Anafartalar Zaferi. Conkbayırı Zaferi.
Mustafa Kemal'in Conkbayırı hücumu. Birinci Anafartalar Muharebesi.
Mustafa Kemal'in bizzat idare ettiği taarruzla Anafartalar cephesi'nde düşmanı geri atması. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti.
(Bugünkü muharebeler esnasında Atatürk'ün kalbini hedef alan bir kurşun, göğüs cebindeki saate çarpıp geri döndüğünden, kendisi mutlak bir ölümden kurtuldu).
Atatürk komutasındaki kuvvetlerin, İngilizlerin 8 Ağustos'ta ele geçirdiği Conkbayırı'na sabaha karşı taarruzu ve hücum safının önünde Atatürk'ün askerlere söyledikleri: "Askerler! Karşımızdaki düşmanı mağlup edeceğimize hiç şüphe yoktur. Fakat siz acele etmeyin. Evvelâ ben ileri gideyim. Siz, ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birden atılırsınız!" 8. Tümen alayları tarafından başlangıçta top ve tüfek ateşi olmaksızın sadece süngü hücumuyla baskın şeklinde geliştirilen bu taarruz ve süngü muharebeleri sonucu, düşman 4 saat içinde Conkbayırı'ndan tamamen atılmış, ayrıca Şahinsırt'ın en yüksek tepesi de ele geçirilmişti. Düşmana asker ve araç bakımından büyük kayıplar verdirilen bugünkü muharebe esnasında Atatürk, kalbini hedef alan bir şarapnel parçasının, göğüs cebindeki saati parçalayarak geri dönmesi sonucu mutlak bir ölümden kurtulmuştur.
Atatürk'ün, Conkbayırı taarruzunun başarı ile sonuçlanması üzerine, saat 12.15'te 8. Tümen Komutanlığı'na emri: "Taarruzu durdurunuz. Conkbayırı ve Şahinsırt'ın batıya en hakim noktası daima elde bulundurulacak surette, kıtalarınızla tuttuğunuz hattı kuvvetlendiriniz!"
Atatürk'ün, öğleden sonra 8. Tümen'e veda ederek Anafartalar Grubu Karargâhı'na dönüşü.
Çanakkale cephesindeki İngiliz Kuvvetleri Komutanı General Hamilton'un notu: "Türkler ancak bizi Conkbayırı'ndan atmak suretiyle görevlerini yapacaklarını anladılar ve öyle yaptılar!" [Kocatürk]
  • 1915 - Dardanelles: Mustafa Kemal and Turkish forces recapture Chunuk Bair.
  • Anzac: Battle of Chunuk Bair ends when the Turks, led by Mustafa Kemal, drive the Allies off the heights.
  • Suvla: British 53rd (Welsh) Division attacks Scimitar Hill, suffering heavy casualties.
  • 1914 - Goeben ve Breslau adlı Alman savaş gemilerinin İngiliz Donanması'ndan kaçarak Boğazlar'dan içeri girmesi.
  • 1914 - Enver Paşa'nın, Sofya'da bulunan Atatürk'e telgrafı: "Talât ve Fethi Beylerle görüşülmüş olduğu gibi gerek Bulgar Harbiye Nazırı'na gerekse öteki önemli askerî yetkililere, Sırbistan'a karşı kesin ve süratli hareketin önem ve gereğinin anlatılması, bu yolda telkin ve teşvikte bulunulması, bizim gerektiğinde harekete hazır olduğumuza inandırılması." [Kocatürk]
  • 1914 - German warships SMS Goeben and SMS Breslau, having evaded Royal Navy pursuit in the Mediterranean, reach the Dardanelles and are granted passage.
  • 1913 - Balkan Devletleri arasında Bükreş Barış Antlaşması.
Atatürk'ün Edirne'den ayrılışı.

__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 11.08.11, 11:47   #276
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




TBMM Genel Kurul toplantı salonu

Yasama Organı. Anayasa’nın 7. maddesine göre, yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nindir ve bu yetki devredilemez. TBMM, beş yılda bir yapılan seçimlerde seçilen 550 üyeden oluşur. Meclis, savaş nedeniyle seçimlerin bir yıl ertelenmesine ve beş yıllık süre dolmadan seçimlerin yenilenmesine (erken seçim) karar verebilir. Anayasa’da belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek
karara göre de yeni seçime gidilebilir. TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde ise ara seçime gidilir.
Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçim yapılamaz.

Milletvekili seçimleri serbest, eşit, gizli, tek dereceli olarak genel oy,
açık sayım ve döküm esaslarına uygun olarak yargı denetiminde yapılır. Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme, otuz yaşını dolduran ve ilköğretimini tamamlayan her Türk vatandaşı ise seçilme hakkına sahiptir. Seçim yöntemi yasalarla belirlenir.









11 Ağustos


  • 1937 - Atatürk'ün, Florya'dan hareketle saat 17.00'de İskeçe çiftliğine gidişi, akşam tekrar Florya'ya dönüşü.
  • 1936 - Trakya'da askeri manevralar başladı. Beş gün süren manevralarda Kurtuluş Savaşı'nın önde gelen komutanları da bulundu.
  • 1934 - Atatürk'ün, Yalova'dan İstanbul'a dönüşü.
  • 1930 - İran, Türkiye’nin doğudaki olaylarla ilgili olarak çalışma teklifini kabul etti.
  • 1928 - Atatürk'ün, Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey de hazır bulunduğu halde, Lâtin Harfleri Komisyonu üyelerini kabulü.
  • 1927 - Atatürk'ün, akşam saat 20.00'de İsmet Paşa ile beraber Dolmabahçe Sarayı'ndan otomobille Tarabya'ya gidişi, Tokatlıyan Oteli'nde bir süre istirahat ettikten sonra gece Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.
  • 1925 - Atatürk'ün, Başbakanlığa Lâtife Hanımla evliliklerinin 5.8.1925 tarihinde sona erdiğini bildiren yazısı.
Ankara'ya gelen Kastamonu Heyeti'nin, Atatürk tarafından kabulü ve heyetin kendisini Kastamonu'ya davet edişi.
  • 1923 - İkinci T.B.M.M.'nin açılması.
Yapılan seçimlerden sonra Büyük Millet Meclisi'nin ikinci dönemi açılarak, çalışmalara başlandı. Birinci Meclis'teki mebusların yüzde 28'i tekrar seçildi. Hıyanet-i Vataniye Kanunu'ndaki değişikliklerle birlikte adaylara getirilen bazı güçlükler nedeniyle, İkinci Grup'un adaylarının seçime katılmama kararı grubun sonu oldu.
Atatürk'ün, İstanbul'dan gelen izcileri Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde teftişi.
  • 1921 -Atatürk'ün, Ankara'da Amerikalı gazeteci Lawrence Shaw Moore île görüşmesi ve söyledikleri: "...Biz Türkiye'nin bağımsızlığını ve bütünlüğünü kurtarmaya çalışıyoruz. Allah'ın yardımı ve Türk milletinin yenilmez kuvveti sayesinde amacımıza erişeceğiz!"
Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gizli oturumunda, cepheye ve cephe gerisine üçer kişilik teftiş heyetleri gönderilmesi hakkındaki önerge nedeniyle konuşması: "...Ben görev yaparken şöyle böyle heyetlerle görevime müdahale ettiremem efendiler! Bunda ordu için, memleket için fenalıktan başka bir şey yoktur."
Atatürk'ün, Başkomutan oluşunu kutlayan Afganistan Elçisi Ahmet Han'ın tebrik telgrafına teşekkürü.
  • 1919 - Erzurum'da bulunan Yarbay Rawlinson'un, İngiltere Harbiye Bakanlığı'na raporu: "Konferansın son günü Mustafa Kemal'le iki saatten fazla görüştüm. Sonuç olarak görüşüm şu: Bu hareketin büyük başarı sağlaması için fırsat var (!)"
  • 1915 - Birinci Anafartalar Muharebesi.
  • 1915 - Battle of Sari Bair (the "August Offensive").
  • 1914 - Goeben ve Breslau adlı Alman savaş gemilerinin Çanakkale Boğazı'ndan içeri alınmaları.
İngiliz takibinde olan Goeben ve Breslau isimli Alman kruvazörlerinin -Osmanlı Hükûmeti'nin izni ile- Çanakkale Boğazı'ndan geçerek Marmara denizine girişi.
İngiliz filosunun, Çanakkale Boğazı karşısında beklemeye başlaması (Bu tarihten itibaren devamlı gemi takviyesi ile kuvvetlenen İngiliz filosu Boğaz'dan çıkışları da kontrol altına almaya başlamıştır).
  • 1914 - France declares war on Austria-Hungary.




__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 12.08.11, 11:26   #277
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




1915 - Birinci Anafartalar Muharebesi.







12 Ağustos

  • 1935 - Atatürk'ün Florya'da denize girişi.
  • 1934 - Atatürk'ün, Dolmabahçe Sarayı'nda Türk Dili Tetkik Cemiyeti toplantısına başkanlık edişi.
  • 1933 - Atatürk'ün, sabah Ertuğrul yatı ile Yalova'dan Pendik'e gelişi, İsmet Paşa'yla beraber Yalova'ya dönüşü.
  • 1932 - Atatürk'ün, Yalova'da Fransız arkeologlarından Prof. Delaport'u kabulü.
  • 1930 - Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Fethi Okyar başkanlığa getirildi.
Fethi Bey'in genel başkanlığında Serbest Cumhuriyet Partisi'nin kuruluşu (Parti, 17 Kasım 1930 tarihinde kendisini kapatmıştır).
Fethi Bey'in öncülük ettiği ve aralarında Cumhuriyet Halk Fırkası'ndan istifa etmiş 15 milletvekilinin bulunduğu Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Ağaoğlu Ahmet (Agayef), Nuri Conker gibi isimlerin yeraldığı partinin danışıklı olduğu yolunda söylentiler yayıldı.
Atatürk, 1930 yılında yeniden bir siyasal parti denemesi yapmış, bu defa eski başkanlardan sevdiği ve güvendiği yakın arkadaşı Fethi Bey'i (Okyar) bir parti kurmaya memur etmişti. Bunun üzerine fethi bey, merkezi İstanbul'da olmak üzere 12 Ağustos 1930'da "Serbest Cumhuriyet Fırkası"nı kurmuş ve Ege'den başlayarak örgütlenme çabalarına başlamıştır. Atatürk'ün yine yakın arkadaşı Nuri Bey (Conker) de partinin ikinci adamı olmuştur. Halk Partisi'nden on iki milletvekili bu partiye geçmiş; Atatürk, kardeşi Makbule Hanım'ı (Atadan) da üyeler arasına katarak, yöneticilere güven duygusu aşılamak istemiştir. Parti'nin resmi bir yayın organı yoktu; ama İstanbul'da yayımlanan Yarın, Son Posta ve Tan gazeteleri bu partinin görüşlerini yansıtıyorlardı. Parti üç ay gibi kısa bir sürede 37 ilde örgütlenmişti.
* * *
CHF'yi tenkit etsin diye kurulmasını teşvik ettiği Serbest Fırka'nın umumi reisi Fethi Bey'e şöyle seslenmektedir:
"Memnuniyetle görüyorum ki Laik Cumhuriyet esasında beraberiz, zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur.."
Atatürk, siyaseten Laik Cumhuriyet esasında ittifak etmiş olmak gerekliliğini bir temel olarak almıştır. Bunun dışındaki tartışmalara açıktır. Atatürk'ün hitabı devam ediyor :
"TBMM'de ve millet muvacehesinde, millet işlerinin serbest münakaşası ve hüsnüniyet sahibi zatların ve fırkaların içtihatlarını ortaya koyarak milletin ali menfaatlerini aramaları, benim gençliğimden beri, aşık ve taraftar olduğum bir sistemdir. Cumhurbaşkanı olmayarak yalnız fiilen CHF reisi bile bulunsaydım fırka programını ve icraatını tenkit eden, insani ve siyasi ahlakına emin olduğum sizin gibi bir zatın mütalaalarını dikkat ve muhabbetle dinlerdim ve istifadeli bulurdum
.
... Binaenaleyh Büyük Mecliste, aynı temele istinat eden, yeni bir fırkanın faaliyete geçerek millet işlerini serbestçe münakaşa etmesini Cumhuriyetin esaslarından sayarım; bu itibarla, noktai nazarlarınızı, takip için, siyasi mücadeleye girmenizi bittabi hüsnü telakki ettim.."
Atatürk'ün taraf olduğu ve Cumhuriyet'in esaslarından saydığı sistem millet işlerinin yine milletin gözü önünde dürüst ve açıkça münakaşa edilmesidir.
Atatürk diyor ki,
"Lazımdır ki insanlar evvela siyasal rengini, reyini ve azmini sarih ve milletçe anlaşılır tarzda ifade etsin. Merdane, namuskarane hareket budur.."
  • 1930 - Republican Free Party formed (dissolves itself on November 17 1930).
  • 1927 - Atatürk'ün, akşamüzeri ismet Paşa ile beraber Dolmabahçe Sarayı'ndan otomobille Kâğıthane yolunu izleyerek Silâhtarağa'ya gidişi, daha sonra Kemerburgaz'da bir çiftlikle kısa süre istirahati takiben Haliç'te Ankara motoruna binerek Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.
  • 1925 - Nazım Hikmet, Şefik Hüsnü (Değmer) ve Hikmet (Kıvılcımlı) Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından mahkum edildi.
Atatürk'ün, Lâtife Hanım'dan ayrılışı hakkında hükümet bildirisi: "Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, Başbakanlığa yazdıkları 11 Ağustos 1925 tarihli tezkerelerinde, Uşakîzade Lâtife Hanımefendi Hazretleri ile evlilik bağına son vererek birbirlerinden ayrılmaya karar verdiklerini ve 5 Ağustos 1925 tarihinde boşanma vuku bulmuş olduğunu bildirmiştir. Durum malûm olmak üzere Vekiller Heyeti kararı ile resmen tebliğ olunur." [Kocatürk]
  • 1924 - Atatürk'ün, Ankara'ya gelen Berlin Elçisi Kemalettin Sami Paşa'yı kabulü.
  • 1921 - Atatürk, Polatlı'da Başkomutan sıfatıyla ordunun başına geçti.
Atatürk'ün, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'yla Ankara'dan Polatlı'daki Cephe Karargâhı'na gelişi. Bugün Atatürk cepheyi inceledikten sonra geri dönerken atına bineceği sırada atın ani ürkmesi sebebiyle- yere düşerek bir kaburga kemiği kırılmıştır. Tedavisi için 16 Ağustos'ta Ankara'ya gitmişse de 17 Ağustos'ta tekrar cepheye dönmüştür.
Atatürk'ün, Başkomutan oluşu sebebiyle kendisini kutlayan Genelkurmay Başkanlığı'na teşekkür telgrafı: "Milletin ve ordunun, bu azim, iman ve kahramanlığı ile millî sınırlarımız içinde tam bağımsızlık temininden ibaret meşru amacımıza mutlaka erişeceğine itimadım tamdır."
  • 1920 - Sevr Antlaşması İstanbul'da büyük bir üzüntü yarattı. Müslüman esnaf dükkanlarını kapattı. İstanbul'da çıkan Türk gazetelerinden, Der saadet: "Bugün Türklerin matem günüdür", Alemdar: "Kara Gün", Akşam: "Git vatan Kabe'de siyaha burun" biçiminde başlıklar atarken; Yunan gazetelerinden Politiya: "Esir kalmış milyonlarca kardeşimizi kurtarmalıydık" şeklinde başlıklar attı.
Atatürk'ün, -İngiltere'nin Karadeniz Ordusu kurmaylarından Binbaşı Wey'in mektubunu ileten- Ahmet İzzet Paşa'ya cevabı: "Malta'dan İstanbul'a nakledilen ve edilecek olan tutuklulardan herhangi birinin suskun İstanbul hükûmeti eliyle olsa dahi idamı halinde -Erzurum'da hükmümüz altında bulunan Yarbay Rawlinson dahil olmak üzere- elimizde mevcut subay, er bütün esir İngilizlerin karşılık olarak derhal idam edilmelerinin kesin şekilde kararlaşmış olduğunun bu vesile ile adı geçen karargâha bildirilmesine yardımcı olmanızı bilhassa rica ederim." [Kocatürk]
  • 1918 -Atatürk'ün, -randevu isteyerek- Padişah Vahdettin ile -üçüncü defa- görüşme yapması ve Vahdettin'in bir sözü: "Ben gereken şeyleri Talât ve Enver Paşalarla görüşürüm!" (Bu görüşmenin tarihi belli değildir. Olayların akışına 12 ya da 13 Ağustos 1918 tarihi uygun düşmektedir). [Kocatürk]
  • 1916 - 16. Kolordu'ya bağlı 5. Tümen'in Tatvan'ı düşman işgalinden kurtarışı ve düşmanı Ahlat yönünde geri çekilmeye mecbur edişi.
  • 1915 - Birinci Anafartalar Muharebesi.
  • 1915 - Norfolk Alayı 12 Ağustos günü öğleden sonra harekete geçti. Ancak ikindi vakti topçu desteğinde başlaması planlanan hareket haberleşme hatası sebebiyle erken başlayınca sonuç tam anlamıyla fiyasko oldu.
Çanakkale'de Sandringham Taburu
  • 1915 - Dardanelles: Battle of Lone Pine ends.
British attack at Suvla (attack of I / 5 Norfolk Battalion at Suvla).
Turkish counter-attack at Helles.
Dawnay at GHQ first puts forward idea of partial evacuation.
  • 1914 - Goeben ve Bleslau isimli Alman kruvazörlerinin Osmanlı Hükümeti tarafından satın alınarak bunlara Yavuz ve Midilli isimlerinin verilmesi. [Kocatürk]
  • 1914 - The United Kingdom declares war on Austria-Hungary.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 14.08.11, 12:49   #278
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




13 Ağustos 1930
Atatürk, Fethi Okyar ve kızıyla Yalova'da










13 Ağustos


  • 1936 - Atatürk'ün, askerî manevralar nedeniyle Org. Fahrettin Altay'ın gönderdiği telgrafa cevabı: "...Sizin ve bütün kahraman ordumuzun sevgi ile gözlerinden öperim. Yarın, yorulmak bilmemiş ve bilmeyecek olan şanlı ordumuzun geçit törenini gözlerimin önünde canlandırarak mesut olacağım."
  • 1923 - Gazi Mustafa Kemal'in, Ankara Milletvekilliğini kazanması.
Atatürk'ün, 2. defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi.
Atatürk'ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ikinci devre I. toplantı yılını açış konuşması: "...Memleketimizi bayındır, halkımızı mutlu yapacağız ve refaha kavuşturacağız. Ümidimiz, kararımız ve bilhassa milletimizin ve Yüce Meclisinizin göstereceği birlik ve dayanışma, ilerleme ve uygarlık yolundaki çalışmamızda elbette başarının kefili olacaktır."
  • 1922 - Atatürk'ün, gece Ankara'da Sovyet Elçiliği'nde -kaza sonucu- çıkan ve etrafa yayılma tehlikesi gösteren yangını söndürme çalışmalarını izlemesi.
  • 1921 - Yunanlıların Sakarya'daki Türk mevzilerine doğru ileri harekata başlaması.
Sakarya Meydan Savaşı'nın sonuçlanması ve Yunan kuvvetlerinin Sakarya nehrinin doğusunda imhasıyla zaferin kazanılması
Fahrettin (Altay) ve Kazım (Özalp) Beylerin General rütbesine yükseltilmeleri.
  • 1920 - Cemal Paşa'nın, Taşkent'ten Atatürk'e mektubu (Cemal Paşa bu mektubunda daha evvel 4 mektup yazdığını; fakat hiçbirine cevap alamadığını kaydetmekte ve "...Sizden iki satırlık bir mektuba gerçekten muhtacım. Sizin iki satırlık yazınız bana gelecekteki hareket şeklimin tespiti için rehber olacaktır!" demektedir. [Kocatürk]
  • 1919 - Atatürk'ün. Diyarbakır ve Bitlis bölgesinde bazı kimselere mektup yazarak, onları Millî Mücadele'yi desteklemeye çağırması.
Atatürk'ün 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa'ya telgrafı: "Kara Vasıf Bey Amerikan mandası ile çok uğraşıyor. Anadolu'daki milletin gerçek duygularını anlatmaya muvaffak olamıyor muyuz? Acaba yazdıklarımız ulaşmıyor mu? Bildirge'nin 7. maddesi amacı üstlenmektedir, sanırım." [Kocatürk]
  • 1915 - Dardanelles: Battle of Krithia Vineyard ends.
Turkish counter-attack at Helles.
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 14.08.11, 12:59   #279
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü




Türkiye Cumhuriyeti posta pulları







14 Ağustos


  • 1935 - Atatürk'ün, günü Florya'da kütüphanesinde çalışarak geçirmesi.
  • 1932 - Atatürk'ün, Yalova'da, Millet Çiftliği'nde Amerika Büyükelçisi Sherrill'i kabulü.
  • 1928 - Atatürk'ün, Basın Cemiyeti Kongresi'nin saygı telgrafına selâm ve iltifatlarını ileten cevabı. (Bu telgraf yeni Türk harfleriyle yazılmıştır). [Kocatürk]
  • 1925 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk posta pulları tedavüle çıkarıldı.
  • 1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Fethi (Okyar) Bey'in icra Vekilleri Heyeti Başkanlığı'na seçilmesi.
Fethi Bey (Okyar) yeni İcra Vekilleri Heyeti'ni (Bakanlar Kurulu) kurarak, meclise sundu.
Atatürk'ün, akşam Heyet-i İlmiye üyeleri şerefine Ankara Türkocağı'nda verilen çayda bulunması ve üyelere söyledikleri: "...Şimdiye kadar askerlik ve siyaset alanında kazanılan zaferin, kültür ve bilim alanında da temin edileceğini ümit ederim."
Sovyet Elçisi Suriç'in, Atatürk'e, Lozan Antlaşması'nın imzası ve Meclis'in 2. devre çalışmalarına başlaması nedeniyle Sovyet Hükümeti adına Çiçerin'in tebriklerini sunan mektubu.
  • 1922 - Fethi (Okyar) Bey'in, Londra'dan Atatürk'e telgrafı: "Hariciye Nezareti'nde, Lord Curzon adına beni kabul eden Müsteşar ile görüştüm. Düşünce ve isteklerimizi Lord Curzon'a bildireceğini söyledi."
  • 1921 - Atatürk'ün, Millî Müdafaa Vekili Refet Paşa'ya telgrafı: "Düşman ileri yürüyüşe başlamıştır. Üç, dört gün sonra meydan muharebesinin başlamasını bekliyoruz. Buna göre, bu müddet içinde ordunun istifadesine verilebilecek ne varsa hemen verilmesini rica ederim."
  • 1921 - Yunan ordusu üç koldan genel saldırıya geçti. Türk birlikleri savunma mevzilerinde beklemeye koyuldu.
  • 1920 - Yüzbaşı Şeref Bey, Bolu'ya girdi.
Atatürk'ün, Doğu cephesi kuvvetlerinin faaliyetleriyle ilgili bir gensoru nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "...Biz, memleket ve milletimizin varlığını ve bağımsızlığını kurtarmak için karar verdiğimiz zaman kendi görüşlerimize bağlı bulunuyorduk ve kendi kuvvetimize dayanıyorduk. Hiçbir kimseden ders almadık, hiç kimsenin kandırıcı vaatlerine aldanarak işe girişmedik. Bizim görüşlerimiz, bizim ilkelerimiz herkesçe malûmdur ki, Bolşevik ilkeleri değildir ve Bolşevik ilkelerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve girişimde bulunmadık!"
Atatürk'ün, Trakya'daki durum hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "...Bu milletin akıbeti, bu Meclisle kararlaştırılacaktır ve bu Meclis de koca Anadolu'ya, büyük millete dayanıyor! Neticede, İstanbul'u olduğu gibi, Trakya'yı da yine burası kurtaracaktır!"
Atatürk'ün, Afyonkarahisar Mebusu Mehmet Şükrü (Koç) Bey'in -Bekir Sami, Hacim Muhittin ve Aşir Beylerle ilgili- Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı'ndan gensorusu nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "...İnsanları, harekâtı değerlendirirken, harekâtı yapan komutanların, subayların içinde bulunduğu durumu ve sahip olduğu vasıtaları, karşısında bulunduğu baskıyı, karşılaştığı müşkülleri o anda tetkik etmek lâzımgelir. Yoksa, Yüksek Meclisle ve aradan bu kadar zaman geçtikten sonra, sükûnetle düşünüp yapılacak değerlendirmeler, orada düşünülmüş değerlendirmelere uymayabilir. Bir askerî harekete uzaktan bakmak ve bakanın kendisinin bulunduğu şartlar içinde onu düşünmek, onu hiçbir vakit doğru sonuçlara ulaştırmaz!" [Kocatürk]
  • 1917 - Çin'in Almanya'ya karşı savaş açması.
Fransızlar'ın Verdun'e saldırıya geçmeleri.
  • 1915 - 19. Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin (Çalışlar) Bey'in, Atatürk'ün komutasındaki Anafartalar Grubu Komutanlığı Kurmay Başkanlığı'na atanması.
  • 1915 - Battle of Sari Bair (the "August Offensive") continues (last attempt by the British to seize the Gallipoli peninsula).
  • 1908 - Türk Basın Birliği kuruldu.












__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 15.08.11, 02:38   #280
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü





Sakarya Meydan Muharebesi









15 Ağustos


  • 1948 - Ankara'da Milli Kütüphane açıldı.
  • 1929 - Atatürk'ün, Avrupa'da tedavi görmekte olan Sabiha (Gökçen) Hanım'a mektubu: "Kızım Sabiha'ya, sağlığınız hakkındaki son mektubuna memnun oldum. Semmering'den de istifade etmeni temenni ederim. Gözlerinden öperim."
  • 1927 - Atatürk'ün, saat 16.00'da Dolmabahçe Sarayı'nda Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa'yı kabulü.
  • 1925 - Atatürk'e, -Şeyh Sait Isyanı'yla ilgili olarak- tutuklu bulunan gazetecilerden Suphi Nuri (İleri), İsmail Müştak (Mayakon), Ahmet Emin (Yalman), Ahmet Şükrü (Esmer) imzalarıyla Adana'dan telgraf: "Biz, yüksek dehanızın kurduğu rejimin tabiî ve samimî adamları ve hizmetkârlarıyız. Gericilerin suikastını kolaylaştırma gibi bir zan altından kurtarılmamızı en derin saygılarımıza ekleyerek rica ederiz." (Gazeteciler ayrıca Diyarbakır'dan da aynı anlamda bir telgraf daha çekmişler, telgraflar Atatürk tarafından Doğu İstiklâl Mahkemesi'ne gönderilmiştir). [Kocatürk]
  • 1923 - Atatürk'ün 2. defa Meclis Başkanlığı'na seçilmesi nedeniyle Halife Abdülmecit Efendi'nin tebrik telgrafı.
  • 1921 - Sakarya Meydan Muharebesi'nin başlaması. (13 Eylül 1921'e kadar).
Yunanlıların Sivrihisar'ı işgali.
Yunan Kralı Konstantin'in ordularına "Ankara'ya" emrini vermesi.
  • 1921 - Battle of Sakarya begins.
  • 1919 - Atatürk'ün, İngilizlerin tutuklayarak götürmek istediği bazı kimseleri onlara teslim etmeyen Sinop Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey'e telgrafı: "Gösterdiğiniz millî cesaret takdiri gerektirmektedir. Yerinden olma, vatanseverler için hiç söz konusu olamaz. Her ne zaman zaruret karşısında kalınırsa milletin sinesi fedakâr evlâtlarına açıktır."
  • 1917 - Atatürk'ün, 7. Ordu Komutanlığı görevine başlamak üzere İstanbul'dan Halep'e hareketi (7. Ordu Karargâhı Halep'in Aziziye mevkünde idi).
Yunan Kralı Konstantin Yunan ordusuna "Ankara'ya" emrini verdi. Sivrihisar Yunanlılar tarafından işgal edildi.
  • 1915 - Kireçtepe Muharebeleri.
İngilizlerin, gece taarruzu ve Anafartalar cephesinde Kireç tepe'nin bazı kısımlarını ele geçirmeleri; ancak karşı taarruzumuzla bu mevzilerin tekrar geri alınışı.
  • 1915 - Dardanelles: British attack at Kireçtepe in Suvla area.
Battle of Sari Bair (the "August Offensive") continues (last attempt by the British to seize the Gallipoli peninsula).
  • 1915 - General Sir Frederick Stopford is dismissed as commander of IX Corps.
  • 1900 - Darülfünun-ı Şahane kuruldu.
  • 1900 - The "Darülfünun-ı Şahane", the first imperial university, was established.


__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
atatürk, günlüğü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya Ülkelerinde Atatürk | Atatürk Heykelleri Smyrna Atatürk Kimdir? 33 13.08.17 03:13
100 Yıllık Şanlı Tarihiyle Fenerbahçe uur Fenerbahçe 23 30.06.16 02:10
Atatürk ve Spor - Atatürk'ün İlgilendiği Spor Dalları Kartal Atatürk Kimdir? 13 16.06.16 15:12
Evler, Gazi Mustafa Kemal'i Anlatıyor ReaL Atatürk'e Ait Fotoğraf, Resim ve Özel Eşyalar 13 04.04.16 17:04
Atatürk Hakkında Dünya Basınının Yazdıkları Kartal Atatürk Kimdir? 4 29.01.15 16:12


WEZ Format +3. Şuan Saat: 18:06.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.