Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Gezelim & Görelim > Bir Adımda Dünya Turu > Avrupa


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 08.01.17, 19:42   #31
Tam Üye

Tuco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2016
Konular: 136
Mesajlar: 401
Ettiği Teşekkür: 279
Aldığı Teşekkür: 1333
Rep Derecesi : Tuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Yalniz
Standart İsviçre


Tarihimizde önemli bir yeri olan ve barış adacığı olarak anılan, Alp dağlarının eteklerinde İsviçre’ye yaptığım geziyi anlatmak istiyorum. İsviçre denildiğinde akla ilk gelen Alp dağları, kar ve kayak olur.Yüzölçümü orta Anadolu’dan küçük olsa da, Avrupa’nın en zengin ülkesidir İsviçre.



Alp Dağlarının etekleri


İsviçre nasıl bir ülke? , bu duygu ve düşüncelerle Fransa’nın Strasborg şehrinden trenle yola çıkıyorum. Hep duyarız İsviçre bankalarındaki para hesapları,Alp dağları kayak ve Alp dağlarında dedesiyle beraber yaşayan masal kahramanı Heidi’nin ülkesidir İsviçre.Avrupa da yaşam ve ulaşım toplu taşımacılık üzerine kurulmuştur. Otobüs taşımacılığı olsa da günde bir seferle, size hitab etmez, saatleri uymaz. Fakat Avrupa’nın her yerine tren ulaşmak için, her gün değişik saatlerde birkaç sefer bulabilirsiniz.AB ülkelerinde pasaport kontrolü kalktıktan sonra, şengen vizesiyle bir AB ülkesinden giriş yaptınız mı, Avrupa’nın her tafrana, hiçbir kontrol olmadan elinizi kolunuzu sallaya sallaya gitmeniz büyük bir rahatlık.
İsviçre’nin Bassel şehrine inince ilk önce pasaport kontrol noktasını görüyorum.Tabi her kes elini kolunu sallaya sallaya geçiyor. İsviçre , Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği üyelik tekliflerini reddetmiş, Avrupa’nın bağımsız ama zengin ülkesi olarak kalmayı seçmiş.İsviçre AB ülkesi değil, ama son yıllardaki uygulamayla AB ülkesi vatandaşlarının ve şengen vizesi sahiplerinin pasaport kontrolü olmaksızın ülkeye girişine serbestlik getirilmiş.Yaşamı kolaylaştıran bu pratik uygulamaya İsviçrelilerin uyum sağlaması zaman almış.


Tren istasyonları yaşamın kalbi.



Senelerce bu kapıda pasaport kontrolü yapılmış, insanlar boş yere uğraştırılmış, sırada bekletilmiş.Şimdiyse ellerini kollarını sallaya sallaya giriyorlar.Siz insanlara burası bizim mesajını verebilmek için, boşuna senelerce zamanlarını çaldınız, şimdiyse herkes rahatça geçiyor, size ne zararı dokunuyor?.Her ne kadar medeni diye bahsedilse de ülkeyi gezdikçe aslında medenilikten ziyade Avrupa’nın en tutucu insanlarının bu ülkede olduğunu anlıyorsunuz. İsviçre yeniliklere ayak uydurma noktasında problemli bir ülke, gezdikçe bunu hissediyorsunuz.



Bassel ve Ren Nehri


Strasborgdan tren yolculuğuyla Bassel’e varıyorum.İsviçre’nin tüm nüfusu 7 milyon civarında, Bassel şehrinin nüfusaysa 180 bin civarında.Küçük olmasına rağmen tanınmış bir şehir.İsviçre, Fransa, Almanya arasında yer aldığından, ticari fuarlarıyla ön plana çıkıyor. Avrupa’nın en büyük fuar merkezine de sahip olan bu şehir, İsviçre’nin fuar şehri olarak adlandırılıyor. Bassel ülkenin aynı zamanda en eski üniversite şehri. İsviçre’nin toplam gelirinin üçte birinden fazlasının bu şehirden sağlandığı söyleniyor. Kentin özellikleri bölgelerine göre değişiyor; kuzeyi sanayi, güneyi ise ticaret ve kültür merkezi sıfatlarını taşıyor.
İstasyondan çıktıktan sonra , Ren nehri adeta sizi çağırıyor.Yürüyerek nehre doğru ilerlerken, araçların karşıdan karşıya geçerken sizi beklediklerine şahit oluyorsunuz. Ne kadar Türkiye’deki trafiği hatırlatıyor !, diye düşünüyorum.İnsana saygı buradan başlıyor, trafikte bir yaya yol vermeyi bir anlayış haline getirenler, günlük yaşamda da, başka insanların haklarına saygı göstermeyi otomatiğe bağlıyorlar.

Bassel’in korunmuş mimarisi

Eski şehir diyebileceğimiz kısım Ren Nehri’nin civarında.Tarihi doku korunmuş, ihtişamlı binalar nehir boyunda yer alıyor. Katedral meydanı Münsterplatz, yıl boyunca konser, açık hava sineması gibi çeşitli etkinliklerin yapıldığı bir yer.Civarında değişik konularda müzeler var.Tarihi evleri, otantik güzellikleri ile Bassel mutlaka görülmesi gereken bir şehir. Eski Bassel olarak nitelendirebileceğimiz ve nehrin iki tarafını süsleyen tarihi yapılar görülmeye değer.En önemli eseri Münster Katedrali.1019 senesinde yapımı tamamlanan ve 16. yüzyılın ortalarına kadar şehirde bulunan tek katedral olma özelliğini taşıyan Münster Katedrali, düşünür Erasmus’un da mezarını içinde bulunduruyor.Basel Sanat Müzesi: Basel’de yaşamış Hans Holbein, Konrad Witz ve Arnold Böcklin’in eserlerine ev sahipliği yapan bu müze, 17. yüzyılda kurulmuş.

Cenevre

Bassel’den trenle Cenevre’ye devam ediyorum.Cenevre Fransa’nın içlerinde kalmış, halkın ağırlıklı Fransızca konuştuğu, bir kongre şehri. Cenevre’nin halkı Fransız kökenli ve eski şehrin görkemli binaları, eski evleri, heykelli meydanlar ve karşımızda kocaman bir göl? Alpler ve Jura dağlarının eteklerinde, dünyanın en büyük göllerinden olan Leman gölü çevresine kurulmuş olan Cenevre’ye girdiğiniz an, gürültüden uzak,sakin, huzur içinde bir şehre geldiğinizi hemen anlıyorsunuz.Şehir nüfusunun 3 te birini ticari işlerden dolayı yabancıların oluşturuyor ve İsviçre’nin ikinci büyük şehri.Nedense genelde Avrupa’da kentlerin, nehir ve göl kenarlarına kurulmuş olması çok hoşuma gider.Sanırım bunun sebebi su sesinin insana verdiği huzur.Osmanlıda, da su sesi hastaların tedavisinde kullanılmış, kazandırdığı doğal güzellik yanında nakliyede sağladığı avantajda önemli.


Kuğular


İlk önce ilgimi Leman gölü çekiyor.Göl kenarında, kuğulara ve bir çok hayvana, halk tarafından yem verildiğini görüyorum.Hayvanlar tarafından yemler kapışılırken, seslerinden oluşan harika bir seranomi ile karşılaşıyorum.Şehri dolaşırken görebildiklerim, Jet d’Eau adı verilen ve 140 metre yükseğe su fışkırtan çeşmesi önemli ziyaret yerlerinden biri.Leman gölü ve Cenevre gölünün kenarındaki, 11. yy yapılmış Chillon Şatosu görülmeye değer.Cenevre, Kıbrıs’ın kaderini belirleyen ve görüşmelerin yapıldığı şehir, Kıbrıs harekatı için , meşhur,”Ayşe tatile çıksın” sözü de ,bu şehirde yapılan görüşmeler tıkanınca söylenmiş.


LOZAN


Lozan anlaşmasının imzalandığı Rumine Sarayı



İsviçre’nin Türkiye tarihinde de önemi büyüktür. Bundan sonraki durağımız tarihimizde önemli bir yeri olan ve okul kitaplarında sürekli söz edilen bir şehir. 1.Dünya Savaşı’nın bitimini resmileştiren Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923’de Lozan’da Rumine sarayında imzalanıyor.Ripon meydanındaki bu görkemli saray, annesi Lozan’lı olan bir Rus prensi tarafından üniversite binası olarak yaptırılmış.Günümüzdeyse Lozan kent meclisi burada çalışıyor.


Lozan


İsviçre’nin sportif merkezi olarak ta anılan şehir, üç tepe üzerine kurulmuş

Eski şehir merkezindeki otantik yapılara bakmak insana zevk veriyor.Avrupa şehirlerinin çoğunda tarihi mimari korunmuş.Bu yapılar içindeki Notre Dame katedraliyse şehrin sembolü olarak anılıyor. Avrupa’nın her şehrinde olduğu gibi burada da çok sayıda Türkler karşılaşabilir şehir hakkında bilgi alabilirsiniz.Karnınız açıkmışsa bir yandan lokantada Türkiş döners yerken, diğer yanda da şehirde nerede uygun otel var, istasyon, hava limanına nasıl gidilir, gece kulübü, bar nerde bulunur, diye sorarsanız?,size yardımcı olurlar.
Fakat sanat galerisi, müze gibi yerleri sorarsanız alacağınız cevap bellidir, “bilmiyorum”!.Adam belki senelerce her gün önünden geçmiştir, fakat hayatında bir kez dahi merak edip, bu müzede neler sergilenir?, sanat galerisinde ne tür tablolar vardır ?,diye içine girip bakmamıştır.hatta orasının müze, sanat galerisi olduğunun dahi farkında değildir.İyisi mi ,Siz bu tür sanatsal etkinliklere müzelere merakıysanız, tren istasyonuna indiğiniz zaman Avrupa’nın bir çok şehrinde olduğu gibi turist başvuru bürolarından şaşmayın.Size verecekleri ücretsiz haritada, müzeler, sanat galerileri, şehrin önemli yapıları olacaktır.Bu harita yardımıyla, kimseye sormadan buraları gezebilirisiniz.Spora meraklı olanlar, başlangıçtan günümüze kadar olimpiyatla ilgili geçmişi anlatan resim ve aletleri olimpiyat müzesinde gezebilirler.Bu eşsiz müzenin Lozan’da olması dolayısıyla, Uluslar arası Olimpiyat Komitesi’ni de merkezi bu şehirde.Lozan halkı, 1992 kış olimpiyatlarının Lozan’da yapılmasını referandumla ret etmiş.Sebebi de olimpiyat için yapılacak binaların, kentin tarihi ve doğal yapısını bozacak olması.


Montraeux ve Leman gölü.


Tarihi dokunun iyi bir şekilde korunmuşluğunu Montraeux şehrinde görebiliyorsunuz.Gerçi Montraeux’un ortasındaki gökdelen bu güzel görüntüyü bozsa da, tarihi dokunun korunmasına büyük özen gösterilmiş.Boğazların kaderini belirleyen, ülkemizi derinden etkileyen Montrö Antlaşması da Montraeux şehrinde imzalanmış.Montreux Türkiye’ de Boğazları kapsayan anlaşmasıyla bilinir, ama tüm dünyada 1967 yılından beri her yıl Temmuz ayında yapılan ünlü “Montreux Caz Festivali” ile tanınır.Temmuz ayında festival boyunca sahne ve konser salonları yanı sıra sokaklarda da ücretsiz açık hava caz gösterileri düzenleniyor.Montreux’ da ilk dikkati çeken göl kenarındaki muhteşem görünüşlü bir şato, 13.yy da yapılmış olan “Chateau de Chillon” Leman Gölü kıyısındaki görülecek önemli bir yapıt. Roman ve şiirlerde adı geçtiğinden, bu sayede de meşhur olmuş bir şato.Şatoda en çok dikkat çekende tavanlardaki ahşap işçiliği.



Bern


İsviçre’nin başkenti ve 26 bölgenin merkezi.Tarihi otantik binaları arasında, sokaklarında fayton ile gezilebilen, sakin ve tertemiz, çok eski bir yerleşim tarihine sahip. Bern Aar nehri etrafında yerleşmiş ve nehir tarafından sarmalanmış, bir yarımada üzerine kurulmuş. Parlamento binası önündeki İsviçre’nin 26 kantonunu simgeleyen 26 adet fıskiye ile yapılan su oyunları çok eğlenceli.Ünlü bilim adamı Albert Einstein da Bern’ de yaşamış ve evi şu anda bir müzeye dönüştürülmüş.Einstein İsviçre vatandaşı olduktan sonra Bern’ de yaşamış ve izafiyet teorisini de Bern’ deyken duyurmuş.



Zytglogge, çanlı saat kulesi.

Ayrıca 1530 yılında yapılmış olan “Zytglogge” (çanlı saat kulesi), Bern’in en önemli tarihi değerlerinden. Zaten saat denince akla İsviçre geliyor.Ayrıca bilindiği gibi saat üretimi konusunda da dünyanın en ünlü ülkelerinden biridir. Şık ve pahalı saatlerin yanında, daha uygun ve sportif saatler bulmanız ve bu saatleri anavatanından almanız İsviçre’de mümkün .


Zürich ve Limmat Nehri


Bir milyonu aşan nüfusuyla ülkenin en büyük kenti Zürich, Limmat Nehri’nin iki yakasına kurulmuş. Avrupa’nın en önemli kültür ve alışveriş merkezlerinden biri olan kentte, 10 farklı müze bulunuyor. Ancak Zürih son derece pahalı bir kent. ‘Yeni Berlin’ olarak da adlandırılmaya başlanan şehir, bankaların merkezi olma özelliğini taşıyor.Filimler de, gazetelerde hep duyarız, “İsviçre bankalarına yatan paralar”, diye. Burası dünyanın bankacılık merkezi.Tabi burada, benim gezmemden, “parayı buldu, İsviçre’deki bankalara yatırmak için gitti” diye düşüneniz varsa yanılıyor.Zürih’e gidişimin tek sebebi gezmek ve uzaktan da olsa , miktarını rüyalarımızda dahi zor görebileceğimiz, bolca sıfırlı paraların yattığı binaları uzaktan görmek. Yoksa gezmekten para biriktirmeye fırsat kalmıyor. Bankaların yanında çok ünlü mağazalar da bulunmaktadır. Söylenenlere göre caddenin altı, bankaların altın rezevleriyle doluymuş.


Zürih

Tabi herkesin değişik bir anlayışı var, kimi bankadaki hesaplarının şişkin olmasıyla mutlu olur, kimide gezip yeni yerler, yeni insanlar , yeni kültürler görerek mutlu olur.Tercihinden dolayı kimseyi yadırgamadan 16. ve 17. yüzyıl evleri, eski mahkemeler ve tarihi çeşmeleriyle ilginizi çekecek binaları var. İsviçre’nin en büyük şehri olan Zürih, alışveriş açısından da en önemli şehirler arasında yer almakta.Bahnof Caddesi, Zürih’in en önemli caddesi.Zürih Gölü, Alplerin muhteşem manzarasını seyredebileceğiniz gibi, göl üstündeki yatların suyla dans edişini de görebilirsiniz.Romanesk Büyük Katedrali, 8. yüzyıldan kalma ve bu katedral, Zürih’in en önemli tarihi yapıları arasında.


Luzern Festivalleriyle ünlü


Luzern şehrine de kısaca değinelim.Kuruluşu 1178 yılına dayanan bu şehir, önceleri bir balıkçı kenti iken zamanla önemini arttırıp bir ticaret şehri haline gelmiştir. Günümüzde kayak turizminin en canlı olduğu merkezlerden birisidir.Ayrıca Luzern Gölü, ünlü göl ve onu çevreleyen muhteşem Alp manzaraları görülmeye değer.Gölün batı kesiminde kalan Reuss Nehri bot gezileri için ideal.Şehir içindeki Ulaşım Müzesi, Otomobiller, trenler ve uçakları bünyesinde barındıran bu müze de görülmeye değer.


Alp Dağlarında kayak zevki.


İsviçre, ‘kayak cenneti’ sıfatını tam anlamıyla hak eden enden bir ülke.Alp dağları ve kayak özdeşleşmiş durumda.İsviçre’nin yüksekliği 4 bin metreyi geçen 100’den fazla zirvesi vardır. Her sene yüz binlerce kayak tutkununu İsviçre’ye akın eder.Ünlü kayak merkezlerinden büyüklerini saymak gerekirse;

Crass-Montana



Cenevre’nin yakınında yer alan bu kayak merkezi, Crass ve Montana bölgelerinden oluşmaktadır. Crans daha yeni yapılanmış bir bölge olması dolayısıyla kayak olanağının yanında alışveriş yapabileceğiniz lüks butikleri ve dükkanları da bünyesinde barındırmaktadır.


Zermatt


Dünyanın en ünlü zirvelerinden olan Alp Dağları’nın Matterhorn zirvesinin bulunduğu bölgenin hemen yamacında yer almaktadır. Pist dışı alanlarda kayak imkanı veren helikopter hizmeti de bulunmaktadır.

Verbier



Zürih’ten 2,5 saat uzaklıkta ki bu kayak merkez, Alp Dağları’nın en zor kayak pistlerine ev sahipliği yapmaktadır. İsviçre’nin güneybatısında yer alan bu merkez, 4 vadiyi birbirine bağlıyor ve kayak sporundan hoşlananlara güzel imkanlar sunuyor.


Grindewald



Zürih şehri sınırlarında bulunan bu kayak merkezi, üç değişik bölgesiyle tüm seviyelerdeki kayak tutkunlarına hizmet vermekte.Doğanın güzelliklerinin tadına vararak kayak zevkini yaşamanız için bu küçük kasaba ideal mekan.


St.Moritz




İsviçre’nin İtalyan sınırına yakın bölgede bulunmaktadır ve dünyanın en eski kayak merkezidir.Kesinlikle İsviçre’ye gidilince ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Avrupa’nın en sosyetik kayak merkezleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bunun sonucunda da fiyatlar biraz yüksek tabi.Burası 4 mevsim kayak meraklılarını ağırladığı gibi, kayak dışında yan aktivite olanakları , festivaller, yarışmalarda sunmakta. St. Moritz, Kayak dışında da eğlencenin hiç bitmediği bölgelerden birisidir. Zürih’ten 3,5 saatte St. Moritz’e ulaşabiliyor.

Davos



Uluslararası alanda kış sporlarının metropolü olarak ün salmıştı ve İsviçre’nin en doğusunda, Grissons Bölgesi’nde bulunuyor.Zürih’ten 2,5 saatte ulaşılabilen ve Avrupa’nın en uzun kayak pistine sahip olan Davos; her sene konukladığı yüz binlerce ziyaretçiye mükemmel tesisleriyle hizmet veriyor.



Wengen: Trenle çıkılan Alp Dağları gezisinin çıkış noktası olan bu köyde araç trafiği yasaklanmış. Manzaranın muhteşem olduğu bu bölgeye Zürih’ten 3,5 saate ulaşabiliyor ve kayak tutkunları için ideal bir mekan.

Turizm İsviçre için önemli bir gelir kaynağı.Ülkeyi gezen Turist sayısı 18 Milyona yaklaşmış ve neredeyse Türkiye’yi yaklayacak.İsviçre’nin turistik önemli şehirlerini ve kayak merkezlerini kısaca anlattıktan sonra, İsviçre’deki diğer tatil seçeneklerini anlatmak gerekirse, ülkenin değişik yörelerinde değişik seçenekler bulabilirsiniz. Kayak seçeneğinin dışında, mevsimine göre göllerde yüzebilir, güneyde İtalyan tarzı sokak kafelerinde tatlı yiyebilir, vadilere akan şelalelerin güzelliklerine hayran kalabilirsiniz.Dünyanın en güzel sonbaharına İsviçre’de bulmak mümkün.Ekimde açılan kış sezonu Nisan’da son buluyor. Açıkhava aktivitelerine meraklıysanız yaz dönemi de Haziran-Eylül arasında ziyaretçilere kucak açıyor. Bunun dışındaki zamanlarda da göl gezileri, bisiklet turları ve kültür aktiviteleri değişik seçeneklerden olabilir. Sadece doğal güzellikleriyle değil, geçmişi ve kültürüyle de İsviçre çok ilginç ve gezilmeye değer bir ülke.

Tuco isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Tuco'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.01.17, 21:35   #32
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,389
Ettiği Teşekkür: 85348
Aldığı Teşekkür: 82871
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: İsviçre | Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin

Ne diyeyim bilemedim.
Konuyu tekrardan bakınca içim gitti gitti geldi.


__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 08.01.17, 21:51   #33
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1191
Mesajlar: 12,336
Ettiği Teşekkür: 51528
Aldığı Teşekkür: 44900
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: İsviçre | Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin

Bu konuyu görsem hemen rezervasyon yaptırırdım. Yıllardır görmek istediğim bir ülke.

Nisan' da Prag olacak maalesef. Bu konuyu görsem Alp' lere yakın bir İsviçre şehri olurdu.

Ama 2 sene içinde kesin görmem gereken bir ülke.

Konu, resim ve bilgilendirmeler için teşekkürler.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 12.05.18, 14:39   #34
Tam Üye

Kel ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2017
Konular: 143
Mesajlar: 334
Ettiği Teşekkür: 558
Aldığı Teşekkür: 1053
Rep Derecesi : Kel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: İsviçre | Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin



İsviçre 8 milyon nüfusa sahip ve bunun 2 milyonu yabancı, onların değimiyle “auslander”. Ve bu yabancı sayısının %80’i ise savaş, siyasi ve ekonomik sebeplerle bu ülkeye göçen veya sığınanlardan oluşuyor. Sığınmacı, ilticacı ve göçmenlerin vatandaşlık haklarına sahip olması için en az 12 yıl bu ülkede yaşamış olması gerekli. Tabi bu tek kriter değil, bunun yanında devletin sosyal destek olarak verdiği parayı almamış ya da geri ödemiş olmak; iflas etmemiş, icralık olmamış, bankaya borçlanmamış vs. olmak da diğer bazı şartlar arasında. Bütün bunlar tam olduğunda seçme, seçilme ve referandumda oy hakkına sahip oluyorsunuz ve elbette bu, burada yazıldığı kadar kolay bir süreç olmuyor.

Hal böyle olunca da geriye kalan 6 milyonun vicdanıyla baş başa kalıyorsunuz. Mülteci ve sığınmacılar için git gide zorlaşan entegre etme(me) çalışmaları, uzayan oturum süreçleri, beslenme, ikamet ve eğitim ödeneksizliği, özelde yerel yönetim ve mülteci kuruluşlarının mobingi, genelde ise yerli halkın ırkçı yaklaşımı esasta bir devlet politikası olduğu için parlamentoda gündem olamıyor.

Aksine, baskıyı artırıp daha caydırıcı olmak adına yeni kararlar alıp uygulamaya koyuyorlar. Vatandaşları ile yaptıkları referandumlarda ise cevabını yüzde yüz bildikleri soruları sorarak “demokrasi”yi uyguluyorlar(mış) gibi yapıyorlar. Onyıllar içinde aidiyetin, devletçiliğin ve milliyetçiliğin nakış nakış işlendiği bu toplumun vereceği her karar parlamentonun malumudur. Asgari ücretin artırılması için yapılan referanduma “hayır” cevabını veren İsviçre vatandaşları, asgari ücretle çalışanların büyük çoğunluğunun yabancılar olduğunu çok iyi biliyor elbette. Başka bir referandum ise planlanan bütçenin fazla veren kısmının halka dağıtılması ile ilgili ve yine hayır diyen vatandaşları hem milli bağlılığı gösterip hem de demokrasinin gereğini yerine getirerek, parlamentonun danışıklı politikasını boşa çıkarmamış oluyor. Ve yine bu vatandaşlar daha ileri giderek parlamentonun, savunma sanayisini geliştirmesi ve daha çok silah ve savaş teçhizatı üretip satması yönünde talepte bulunuyorlar. Halbuki “barış” içinde yaşıyorlar (en azından öyle diyorlar!). Askeri gücü nüfusa oranla az görünen bu ülkenin esasta askerlik yapmış her bireyinin terhis olmuş olsa bile asker kaldığı pek bilinmez. Çünkü hepsi silah ve teçhizatını alıp evine dönüyor ve hatta belli aralıklarla tekrar çağırılıp eğitim veriliyor. Yani anlayacağınız sağınız asker solunuz polis.



Evet kendi öz vatandaşı için ideal bir yönetim ve demokrasi anlayışı! Hatta 4 ayrı dil ve 26 kantonal yönetimiyle dünyanın bilmem kaçıncı harikası! Ama bir yerlerde kaçak var sanki! Reklamları geçtiğimizde intihar oranının Avrupa ortalamasına göre yüksek olan bir ülkeyle yüz yüze kalıyoruz. Hatta bireyci olan bir anlayışa tezat intiharlar bile var. Misal: İflas eden bir babanın önce eşi, çocuğu ve köpeğini öldürdükten sonra kendisini öldürmesi gibi! Tabi bunları kendi envanterinde gördüğü için de olabilir. Ve bunlar gerçekte olanların bildiğimiz küçük bir kısmı, çünkü hiçbir haber kanalında göremezsiniz bunları. Gerekçe “toplum psikolojisi”, esas mevzu ise “kol kırılır yen içinde kalır” politikası. Ve yine ülke genelinde en yoğun olan klinikler ise psikiyatri alanındadır. Hastalar için ayrıca birçok terapi tesisleri, oteller, dağ evleri ve hobi alanları bulunmaktadır. Sorunun esasına inmek ve onu değiştirmek istemedikleri için intihar sürecine getiren psikolojiyi de kontrol altına almak istiyorlar. Mülteci kamplarındaki intihar ve cinnet vakaları ise kriminal vaka sayıldığı için hiç ilgi görmüyor. Her kantonun her belediyesinin keyfi politikaları, antideprasanlarla yatıştırılamayan ve fiziki rahatsızlıklara dahi sebep olan sonuçlar doğuruyor. Rahatsızlıkları sebebiyle hastanelere giden mültecilere ise, çaresizliklerinden faydalanılarak rahatlıkla yeni ilaç için denek olma teklifi yapılabiliyor.



İsviçre, yer altı zenginlikleri “underground” bankalarından, yer üstü sanayisi ise kimya, ilaç, hizmet ve silah sanayisinden ibaret olan zengin bir ülke. Hemen her ülkenin, her büyük sermayedarın ve her diktatörün parasını “güvenli” bankalarında tuttukları için, dünya üzerindeki mevcut her savaş, saldırı ve katliamlara karşı bir yandan “tarafsız” görünmeye çalışırken diğer yandan, parlamentonun, silah satışı için belirlediği kotanın üzerindeki miktarı da Almanya üzerinden satarak mevcut yasa ve kararlarını da rahatlıkla yok sayabiliyorlar.


Ülke parlamentosu sosyal demokratlar, sağcılar, yeşiller, liberaller ve aşırı milliyetçilerden oluşuyor fakat muhalefetten ziyade az çelişki, bol işbirliği içinde sıralı bir yönetim söz konusu. Avrupa ülkeleri arasında sosyal devlet, özerk yönetim, dört dilli yayın ve yaşam politikası ile muhteşem bir görüntü veren bu ülke vahşi kapitalizmin ete kemiğe bürünmüş en iyi örneği ve güler yüzlü faşizmin öncüsü konumundadır. Bu yüzdendir ki, burada yaşayan yabancılar yaşadığı esas sorunu tespit edip müdahil olmaktan uzak, peynire koşan fare misali bu sistemin tekerini çevirip, yaşamsal olmayan korkulara mahkum ediliyor. Bu yüzdendir ki sosyal, siyasal ve ahlaki çürümenin en fazla yaşandığı kesim de yine bunlar oluyor.





__________________
Koyunlardan oluşan bir ulus, kurtlardan oluşan bir hükümete yol açar.
Kel ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Kel ali'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
ä°sviã§re, birimiz, hepimiz, için, isviçre, İçin, İsviçre


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 05:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2018 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.