Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Bir Yudum İnsan > Bilimsel Çalışmalar ve Haberler


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 22.08.12, 02:39   #1
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 34
Konular: 1582
Mesajlar: 7,960
Ettiği Teşekkür: 29656
Aldığı Teşekkür: 34922
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Exclamation O Uzayın En Yalnız Uydusu....




1977 yılında fırlatıldı ve hala iletişimde o kadar uzakki güneş sisteminden çıkmak üzere hızı son zamalarda saatte 47.000 km ve hızla ile uzaklaşıyor bizden.Memleketinden 18 milyar kilometre uzakta.Ve üzerinde çok tehlikeli bir altın plak taşıyor..

Gezegenlerin yörüngelerini, uzun bir süre önce geride bırakan uydunun önünde şimdi yıldızlararası bölgenin sonsuzluğu serili. ‘Voyager 1’, saatte 62.000km’lik bir hızla güneşin etki alanı ve uzayın derinliği arasındaki sınıra, yani helyopoza ulaştı. Bu eşiğin ötesinde sonsuz bir ‘boşluk’ var. ‘Voyager 1’ uydusu ancak 40.000 yıl sonra bir yıldıza yaklaşabilecek. Hatta 20 Ağustos 1977 yılında fırlatılan ikizi ‘Voyager 2’ uydusunun Siriüs yıldızına ulaşması 296.000 yıl kadar sürebilecek. ‘Voyager1’ şu sıralar güneşin
18,1 milyar kilometre (veya güneş ve dünya arasındaki mesafenin 90 katına eşit 90 astronomik birim) ötede bulunuyor.

Bununla birlikte uydunun, Güneş Sistemi’nin sınırına dokunup dokunmadığı henüz tartışılır. Astronomlar Güneş’in 85 ila 90 astronomik birimi ilerisinin oldukça fırtınalı olduğunu tahmin ediyorlar


İlk kez insan yapısı 2. nesne Güneş sistemini terk edip yıldızlararası ortama doğru yol almaktalar. Otuz yılı aşan bir süre önce NASA’nın fırlattığı Voyager uyduları, Güneş sisteminin artık kenarında seyretmekteler. Güneş'in etkinliğinin sona erdiği “heliosheath” denen bölgeye girdiler veya girmek üzereler. Oradan da Samanyolu’nun yıldızlararası boşluğuna doğru ilerlemeye başlayacaklar.

NASA tarafından 28 Nisan'da yapılan basın toplantısında Voyager 1 ve Voyager 2 uydularının buluş ve başarıları anlatıldı ve bundan sonrası için de “beklenmeyeni bekleyin” dendi. Belki de uyduların en büyük başarısı 30 senedir arızasız olarak çalışıyor olmaları.

1970’lerin başında gezegenlerin uygun dizilişini kaçırmayan NASA bir uydu ile birkaç kuş vurma fırsatı yakaladı. Bir daha onlarla belki yüzlerle yıl yakalanmayacak bu “Büyük Tur” planlaması ile Voyager 1 Jüpiter ve Satürn’ü ziyaret etti. Voyager 2 ise Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün yakınlarından geçerek resimlerini çekti. Her iki uydu da yalnız bu gezegenlerin değil onların doğal uyduları hakkında da ilginç bilgiler topladılar.

Voyager uyduları tarafından yapılan keşiflerin kısmi bir listesini oluşturursak; Jüpiter’in Io uydusundaki yanardağlar; Europa uydusu buz yüzeyi altındaki okyanuslar; Satürn’ün uydusu Titan’daki metan yağmurları; Uranüs ve Neptün’ün yan yatmış manyetik alanları; Neptün’ün uydusu Triton’daki buz gayzerleri sayılabilir. Ayrıca Uranüs ve Neptün’ün şu anda elimizde 1980’de Voyager 1, Satürn’ün çekiminden yararlanarak yönünü Güneş sistemi düzlemine dik olarak dışarı doğru değiştirdi.

Voyager 2 de,1989’da Neptün’ün çekiminden yararlanarak benzer bir manevra yaptı. Her ikisi de böylece yollarını yıldızlararası boşluğa çevirmiş oldular. Ancak gerçekten yıldızlararası boşluğa girmelerine daha zaman var.

Heliosheath denen bölge Güneşten hızla uzaya yayılan radyasyonun durakladığı bölge. Diğer bir deyişle Güneş rüzgarının artık esmediği bölge. Voyager uyduları şu sıralarda o bölgeye girmek üzereler veya girdiler. Bu bölgenin kalınlığı tam olarak bilinmiyor ama 5-6 milyar km kadar olabilir. Bu durumda Voyager uyduları 4-5 yıl içinde tam olarak Güneşin etkisinden çıkıp, yıldızlar arası ortama girecekler.

Uydulara enerji sağlayan Plutonyum 238 yakıtı taşıyan nükleer reaktörün 2020 yılına kadar bu görevini sürdüreceği kesin gibi. Sonrası için elektrik gücü azalacağı gibi bulunulan uzaklıkla iletişim de mümkün olmayabilir.

2020’den sonra, belki daha önce, Voyagerlar susacak ve uzay boşluğunda ilelebet (?) sessiz bir yolculuğu sürdürüp gidecekler. Güneşimiz gibi bir yıldızın yakınından geçmesine 40 bin yıl kadar bir süre var. Orada bulunması muhtemel akıllı canlılar uydulardaki mesajımızı alıp da ayni hızla cevap gönderirlerse 80 bin yıl sonra alırız. Belki de Voyager başka bir uygarlık tarafından daha kısa bir süre de bulunabilir.

Voyager'in getirdikleri...

Nasa'nın voyager uzay roketleri daha önce hiç kimsenin gitmediği yere gidiyor. dünyadan 9 milyar mil uzakta, yıldızlara doğru sessizce süzülerek, güneş sisteminin en uzak, keşfedilmemiş erişimlerinden haberler gönderiyor.
Bilimciler uydunun çok büyük haberler gönderdiğini söylüyor.

Orası köpük dolu..

Boston üniversitesinden Astronom meray opher “Voyager roketlerinin köpüklü manyetik baloncukların tuhaf alemine girmiş olduğu görünüyor. bu çok şaşırtıcı” diyor.


Bilgisayar modellerine göre, baloncuklar büyük, yaklaşık 100 milyon mil genişliğinde, hızlı roketlerin bu baloncukların bir ucundan diğer ucuna geçmeleri haftalar sürer. voyager 1, 2007 civarında “köpük bölgesine” girdi ve voyager 2 yaklaşık bir yıl sonra onu takip etti. başlangıçta araştırmacılar voyagerlerin neyi algıladıklarını anlamadılar – ama şimdi iyi bir fikirleri var.

Güneşin manyetik alanı güneş sisteminin kenarına kadar tüm yol boyunca uzanır” diye açıklıyor Opher. “Güneş döndüğü için, manyetik alanı bükülür ve büzüşür, balerinanın eteğine biraz benzer şekilde. güneşten çok uzakta, şu anda voyagerlerin olduğu yerde, eteğin kıvrımları birbirine kenetleniyor.

Manyetik bir alan bu şekilde ciddi olarak katlandığında, ilginç şeyler gerçekleşebilir. manyetik kuvvet hatları çapraz geçiş yaparlar ve “yeniden bağlanırlar”. (manyetik yeniden bağlantı güneş patlamalarının temelini oluşturan aynı enerjisel işlemdir.) eteğin tıkış tıkış kıvrımları kendilerini yeniden organize eder.

Opher’in çalışma arkadaşı Maryland Üniversitesinden Fizikçi Jim Drake “Güneş sisteminin kıyısında böyle köpükler bulmayı hiç beklemiyorduk, ama işte orda!” diyor.

1950’lere dek giden teoriler çok farklı bir senaryo tahmin etmişlerdi. güneşin uzak manyetik alanının göreli olarak zarif kavislerle etrafında kıvrılıp en sonunda güneşe yeniden katılmak için geri büküldüğü varsayılıyordu. kabarcıkların kendini – içerdikleri ve daha geniş güneş manyetik alanından bağlantılarının oldukça koptuğu görülüyor.

Enerjisel parçacık sensör okumaları Voyagerlerin ara sıra köpüğün içine dalıp çıktığını öne sürüyor – eski fikirlerin hala taşındığı bölgeler olabilir. ama tek başına eski modellerin voyagerlerin bulduğu şeyi açıklayamayacağından şüpheniz olmasın.

“Bu bulguların çıkarımları ile ilgili zihinlerimiz hala meşgul”.


Güneşin uzak manyetik alanının yapısının (köpük – köpüksüz) bilimsel önemi var, çünkü bu, galaksinin geri kalanıyla nasıl etkileştiğimizi tanımlar.

Araştırmacılar şu anda voyagerlerin bulunduğu bölgeye “Heliosheath” (helio – kılıf) adını veriyorlar. bu aslında güneş sistemi ve samanyolunun geri kalanı arasındaki hudut kapısı.buradan çok fazla şey geçmeye çalışıyor – yıldızlar arası bulutlar, galaktik manyetizm kümeleri, kozmik ışınlar. bu davetsiz misafirler köpüklü manyetizm kalkanı ile mi karşılaşıyorlar (yeni görüş), yoksa güneşe geri dönen zarif manyetik kuvvet hatlarıyla mı? (eski görüş)

Galaktik kozmik ışınlar, uzak kara delikler ve süpernova patlamaları ile ışık hızına yakın hızlandırılan atom altı parçacıklardır. bu mikroskobik gülleler güneş sistemine girmeye çalışırken, iç gezegenlere ulaşmak için güneşin manyetik alanıyla çarpışmak zorundalar.

Opher “Manyetik baloncuklar kozmik ışınlara karşı ilk savunma hattımız olabilir. bunun iyi bir şey olup olmadığını henüz anlamadık” diyor.

Bir taraftan baloncukların çok gözenekli bir kalkan olduğu, birçok kozmik ışının boşluklardan geçmesine izin verdiği görülüyor. diğer taraftan kozmik ışınlar baloncukların içinde sıkışıp kalabilir, bu köpüğü çok iyi bir kalkan haline getirebilir.

Voyagerler köpüğün içinde daha çok ilerledikçe ve onun organizasyonu hakkında daha çok şey öğrendikçe hangisinin doğru olduğunu keşfedeceğiz. bu sadece başlangıç ve önümüzde daha çok sürpriz olduğunu tahmin ediyorum” diyor Opher.

Peki nedir bu altın plak?

(Plağın nasıl kullanılacağını gösteren resimli klavuz)




Voyager ilk gönderildiğinde, uzayda olası zeki canlılar tarafından bulunursa, bu zeki canlılara insalık hakkında bazı bilgiler vermek için üzerine altından bir plak yerleştirilmişti.

Bu plağın üzerinde, plağın nasıl çalıştırılacağına dair bilgiler ve güneş sisteminin konumu yer alırken, içeriğinde ise dünyadan görüntüler, müzikler ve çeşitli dillerden esenlik mesajları yer alıyordu. Hatta kendi dilimiz Türkçe'den de bir mesaj yerleştirilmişti.

Fakat bu plak zaman geçtikçe tehlikeli olarak addedilmeye başladı. Bunun sebebi de Hollywood'un da büyük katkısıyla- insanların istilacı uzaylılardan duymaya başladıkları korku oldu. Çünkü plak üzerinde güneş sisteminin konumu ve dünyadan görüntüler yer alıyordu. Ya bu plak istilacı bir uzaylı ırkın eline geçer de şimdiye kadar fark etmedikleri mavi gezegeni fark ederlerse. Dünyamızan görüntülerin de bulunduğu plak sayesinde dünyamızdaki potansiyel kaynakları görürlerse. Sanırım dünyaya kadar gelebilecek teknolojiye sahip olan bir uzaylı grubu için dünya son derece kolay bir lokma olabilir.
Özellikle Stephen Hawking bu plağın gönderilmesinin doğru olmadığını eğer insan dışı bir varlık varsa ve plak bulunursa hiçde iyi şeyler olmayacağını belirtti.Ve 2010 yılının mayıs ayında cihazın başka frekanslar aldığını tespit ettiler.Cihazın enerji kaynakları 2020 yılında tükeniyor ve bundan sonra ondan haber almak mümkün olmayacak ve uydu yörüngesi nereye gidiyorsa oraya gitmeye devam edecek ve uzayın derinliklerinde kaybolacak ve üstünde taşıdığı altın plağın ömrü ise 1 milyon yıl.

Kısacası Voyager uyduları, insanoğlunun şu ana kadar en büyük risk aldığı en başarılı projelerinden biridir



Voyager ile detaylı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz -

http://voyager.jpl.nasa.gov/

__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 12.07.13, 01:00   #2
Tam Üye

Gündönümü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2013
Yaş: 48
Konular: 50
Mesajlar: 262
Ettiği Teşekkür: 636
Aldığı Teşekkür: 1169
Rep Derecesi : Gündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerdeGündönümü Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: O Uzayın En Yalnız Uydusu....

Evrende ne kadar küçük olduğumuzun bir kanıtı anlatılanlar. Ve o küçücük varlığımızla birbirimizi yemeye devam ediyoruz.
__________________
Gündönümü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Gündönümü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.11.13, 22:39   #3
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 34
Konular: 1582
Mesajlar: 7,960
Ettiği Teşekkür: 29656
Aldığı Teşekkür: 34922
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: O Uzayın En Yalnız Uydusu....

Voyager'in 1990 yılında çekmiş olduğu dünyanın son görüntüsü..



"Uzayın derinliğinden bu resmi çekmeyi başardık. Eğer bu resme dikkatlice bakarsanız, orada bir nokta göreceksiniz. O noktaya tekrar bakın. İşte o nokta burasıdır. Evimizdir. O nokta biziz. Sevdiğiniz herkes, tüm tanıdıklarınız, adını duyduklarınız, gelmiş geçmiş tüm insanlar hayatlarını o noktanın üzerinde geçirdiler. Türümüzün tarihindeki tüm sevinçlerimiz ve acılarımız, kendinden emin bin çeşit inancımız, ideolojimiz ve ekonomik öğretimiz; her avcı ve her yağmacı, her kahraman ve her korkak, uygarlığımızın mimarları ve tahripçileri, her kral ve her köylü, birbirine aşık olan her genç çift, her anne ve her baba, umutları olan her çocuk, her mucit ve her kâşif, ahlak değerlerini öğreten her öğretmen, yozlaşmış her politikacı, her bir "yıldız", her bir "yüce önder", her aziz ve her günâhkar işte orada yaşadı; bir güneş ışınında asılı duran o toz zerreciğinde.

Dünya, dev bir evrensel arenada yer alan çok küçük bir sahnedir. Bütün o komutan ve imparatorların akıttıkları kan göllerini düşünün... Şan ve şöhret içerisinde, bu noktanın küçük bir parçasında kısa bir süre için efendi olabildiler. Bu noktanın bir köşesinde yaşayanların, başka bir köşesinde yaşayan ve kendilerinden zar zor ayırt edilebilen diğerleri üzerinde uyguladıkları zulmü düşünün... Anlaşmazlıkları ne kadar sık, birbirlerini öldürmeye ne kadar istekliler, nefretleri ne kadar yoğun!

Bu soluk ışık noktası, bütün o kasılmalarımıza, kendi kendimize atfettiğimiz öneme ve evrende öncelikli bir konuma sahip olduğumuz yolundaki yanlış inancımıza meydan okuyor. Gezegenimiz, çevremizi saran o büyük evrensel karanlığın içerisinde yalnız başına duran bir toz zerreciğidir. İçinde yaşadığımız bilinmezlik ve bütün bu enginliğin içerisinde, başka bir yerden bir yardımın gelip bizi bizden kurtaracağına dair hiçbir ipucu yoktur.

Dünya... Şu ana kadar, yaşam barındırdığı bilinen tek gezegen. En azından yakın gelecekte, türümüzün göçebileceği başka hiçbir yer yok. Evet, ziyaret ediyoruz. Ama henüz yerleşemiyoruz. Beğensek de beğenmesek de, Dünya şu an için yaşadığımız yegâne yer.

Gökbiliminin alçakgönüllü ve kişiliği geliştiren bir uğraşı olduğu söyleniyor. Bana kalırsa, insan kibrinin akıl dışılığını, küçük Dünyamızın uzaktan çekilmiş bu görüntüsünden daha iyi gösterebilecek bir şey yoktur. Bu görüntü, bildiğimiz tek evimiz olan bu soluk mavi noktayı daha içten paylaşmamız ve koruyup şefkat göstermemiz gerektiği konusundaki sorumluluğumuzun altını çiziyor."


Carl Sagan, Soluk Mavi Nokta (Pale Blue Dot), 1994

__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
uydusu, ünyauzayın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Fikir ve Düşünceleri Kartal Atatürk Kimdir? 25 30.06.16 01:22
Dünyanın En Yalnız Balinası Redwine Hayvanlar Alemi 8 28.06.15 23:29
En Çok da Evinde Anlar Insan Yalnız Olduğunu. Asena Resimli, Resimsiz Şiirler 4 22.06.15 01:58
Yalnız Değilsiniz | Yalnız Değiliz | Site İstatistikleri Admin Duyurular 79 02.01.13 02:39


WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:37.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.