Forum Gerçek

Forum Gerçek (http://www.forumgercek.com/)
-   Diğer Köşe Yazıları (http://www.forumgercek.com/diger-kose-yazilari/)
-   -   Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın (http://www.forumgercek.com/diger-kose-yazilari/103411-turban-yarin-mecliste-ne-yapmalidir-soner-yalcin.html)

SerseriGezgin 31.10.13 09:26

Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
http://www.odatv.com/images/2013_10/...10131200_m.jpg

TARİH: 9 Mayıs 1935.

CHP’nin 4’üncü büyük kongresi Ankara’da toplandı.Atatürk’ün son kez katıldığı bu kurultayın başkanlığını İsmet İnönü yaptı.

544 delege, bir hafta süren kongrede çok önemli kararlar aldı.

Öncelikle partinin "Cumhuriyet Halk Fırkası" olan adı, "Cumhuriyet Halk Partisi" diye değiştirildi.

Kongre, 1929 dünya ekonomik krizinin etkisiyle liberalizme karşı açık cephe aldı. CHP Genel Sekreteri Recep Peker şöyle diyordu: "Ulusal çalışmayı yıpratan ve ulus yığınını sömüren liberalizme karşı cephemizi daha da sıklaştırıyoruz."

Kurultayın kadınlar açısından da önemi büyüktü:

Kongreden önce; 5 Aralık 1934 tarihinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmişti. 8 Şubat 1935’te yapılan genel seçim sürecinde kadınlar sadece milletvekili adayı yapılmamış, CHP’ye üye olmaları için de yoğun kampanyalar başlatılmıştı. Sonuçta 18 kadın milletvekili olmuş ve binlerce kadın CHP’ye katılmıştı. CHP kurultayı delegeleri arasında, kongre kürsüsünde artık kadınlar da vardı.

Ve 4’üncü büyük kurultayın gündeminde ayrıca -bugün hálá tartıştığımız- çarşaf da vardı

CHP ikiye bölündü

Tarih 16 Mayıs 1935.

Kongrenin son günü.

"Dilek Komisyonu"nun raporunun okunmasına geçildi. Rapor; başta Muğla ve Sivas olmak üzere CHP teşkilatlarından, çarşaf ve peçenin yasaklanmasına dair gönderilen dilekçeler üzerine hazırlanmıştı.

Bu noktada dikkatinizi çekmek isterim:CHP teşkilatları ve Dilek Komisyonu sadece çarşaf ve peçenin yasaklanmasını istemektedir; yani diğer başörtülerine (yemeni, yaşmak, eşarp vs.) ilişkin kimsenin bir rahatsızlığı yoktur. Hatta görüleceği üzere çarşaf konusunda da katı değillerdir.

Rapor bakın ne diyordu:

"Türkiye’nin üçte ikisi köylüdür, köydedir. Burada çarşaf, peçe yoktur. Kalan üçte birin büyük kısmı da bu görenekten sıyrılmış çıkmıştır. Yer yer tek veya toplu hareketlerle bu kalanlar da hiçbir kanun eli dokunmadan açılıp kaybolmaktadır. O halde, kalan ve bir çokluk olmayan bu peçeler, çarşaflılar üzerinde yeni tedbir almaya lüzum var mıdır?

Komisyonumuzda bu konuda iki görüş vardır: Bunu kadınlarımızın kendi zevklerine, kocalarının ve babalarının sosyallik zihniyetindeki ilerlemeye mi bırakmalıdır? Yoksa düşmeye hazırlanan ve bu sadece koca ve baba saygısıyla sallanıp duran bu çürük meyveyi merkezin küçük bir sarsması ile döküp atarak, şurada burada kadınlarımızın yüz karası gibi görünen bu kılıktan onları çıkarmalı mıdır?

Komisyonumuzun birtakım arkadaşları bu ikinci görüştedir. Ancak çarşaflı değil, peçeli kadının ve ne idüğü belirsiz bir kılıkta sokaklarda dolaştırılmasının polis kanunlarıyla yasak edilmesinin amaca çabuk varma noktasında lüzumuna kanidir. Ancak bütün komisyon, parti ve hükümet kurumlarının kestirme bir hareketle yani hiçbir kanun yapmadan bunu başarma imkánında oybirliği yapmışlardır."

Aslında komisyon raporu da görüşünü tam olarak netleştirmemiş; kararı kongreye bırakmıştı.

Kongrede ilk söz alan Şükrü Kaya oldu.

Herkes merakla Şükrü Kaya’nın ne diyeceğini merak ediyordu; çünkü İçişleri Bakanı’ydı.

Kürsüye gelen Bakan Kaya çok net konuştu: "Çarşaf, peçe meselesi vardır. Komisyonun verdiği karar dahilinde muamele yapılması bence en doğru karardır."Yani, "Yasa çıkarılmasın ama bu sorun da ortadan kaldırılsın"dedi.

Şükrü Kaya’dan sonra kürsüye gelen, Dilek Komisyonu raportörü (Giresun milletvekili ve gazeteci) Hakkı Tarık Us, öncelikle peçe ile çarşafın birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi:

"Ben peçe ile çarşafı birbirinden ayırıyorum. Peçe, çarşaftan başka bir mahiyettedir. Sıhhi kanunlarımız evlere kafes konmasını bile zararlı telakki etmiştir. Fakat kadınlarımızın yüzünü örtmesine göz yumar vaziyetimize ne demeliyiz?"

Milletvekili Us, peçenin de kanunla yasaklanmasına karşıydı; yerel yönetimler/belediyeler, il genel meclislerinin aldıkları kararlarla peçe giyilmesinin önüne geçebilirdi.

Sonra sırasıyla kürsüye gelen Diyarbakır milletvekili Kazım Sevüktekin, Antalya milletvekili Rasih Kaptan, Niğde milletvekili Naciye Osman, Hakkı Tarık Us’u destekledi.

Ankara milletvekili Aka Gündüz ve İçel milletvekili Dr. Akil Muhtar ise karşı görüşteydiler.

Tartışma aslında daha çok, yasa mı çıksın, yoksa yerel önlemlerle mi çözümlensin etrafında düğümlenmişti.

Bu arada meselenin hükümete bırakılmasını savunan milletvekilleri de vardı.

Atatürk’ün görüşü neydi?

Tartışmalar uzayınca yeterlilik önergesi verildi. Önergeyi veren İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tekrar kürsüye çıktı:

"Eğer bu mesele büyük ve önemli bir mesele olsaydı; bu büyük inkılabı yapan, bunu da programına koyar ve sizden lazım gelen kararı alırdı."

Şükrü Kaya’nın sözleri çok açıktı: Atatürk, çarşaf ve peçeyi sorun görmemişti.

İçişleri Bakanı Kaya, Atatürk’ün en yakınındaki isimlerden biriydi. Kuşkusuz böyle konuşmasının direktifini Atatürk’ten almıştı. Buna göre, kurultay delegeleri kendi bölgelerinde çarşaf ve peçe ile mücadele etmeliydi; kanun çıkarmak doğru değildi.

Bunun üzerine Hakkı Tarık Us, sadece peçenin kaldırılmasına yönelik verdiği dilekçeyi geri çekti.

Tartışmalar son buldu: Peçenin ve çarşafın yasaklanmasına ilişkin yasa çıkarılmasına gerek yoktu. Bu mesele tamamen yerel yönetimlerin inisiyatifine bırakıldı.

Bu konuda yerel yönetimlerin neler yaptığına geçmeden önce bir konunun altını çizmek gerekiyor:

CHP’nin 4’üncü kurultayı, aldığı kararlarla tek parti egemenliğini iyice pekiştirdi. İşte böyle bir kongrede bile çarşaf ve peçe konusunda sert önlemler alınmadı.

Hani dinci basın hep veryansın eder ya, "CHP kadınlarımızın başındaki örtüyü jandarma zoruyla aldı" diye. Bırakın bunun koca bir yalan olduğunu, CHP’nin peçe ve çarşaf dışında kadının örtünmesiyle ilgili hiçbir sorunu olmadı. Örtünmenin gelenek-görenek olduğunu ve ülkenin aydınlanmasına paralel olarak bu tabunun yıkılacağına inandı.

Peki, yerel yönetimler çarşaf ve peçe konusunda neler yaptılar?

Çarşaf, peçe değil manto

Anadolu’da peçe ve çarşaf aleyhindeki çalışmalar CHP’nin bu kurultayından önce başladı. Özellikle yerel basın, peçe ve çarşafın çağdışı olduğunu ve bunun ahlakla bir ilgisi olmadığını yazdı. Bazen bu yayınlar ağır ithamlara neden oldu:"Çarşafta ırz ve peçede namus arayan gafletin, o örtü içinde ne zilli maşaların saklı, ne çengilerin gizlenmiş olduğunu bilmemesi ne yazıktır."(Hakkın Sesi, 30.7.1934)

CHP kongresinden önce bazı belediye meclisleri aldıkları kararla çarşaf ve peçenin giyilmesini yasaklamıştı. Örneğin, Adana belediye meclisi 15 Şubat 1935’te aldığı kararla, 16 Mart 1935’ten itibaren peçenin ve çarşafın giyilmesini oybirliğiyle yasakladı.

Bir kez daha belirtme ihtiyacı hissediyorum: Sadece çarşaf ve peçe yasaklanıyor. Yemeni, yaşmak, eşarp ve türban değil.

Yerel yönetimler peçe ve çarşaf yerine manto giyilmesini özendirip teşvik ediyorlardı.

Bu arada peçe ve çarşafa bazı tarikatlar da karşıydı. Örneğin, Nakşibendi Gümüşhanevi dergáhı Şeyhi Abdülaziz Bekkine (1895-1952) peçe ve çarşaf yerine manto giyilmesini isteyen isimlerden biriydi.

Çarşaf ve peçenin İslam ile ilgisi olup olmadığı da, o günlerden günümüze kadar gelen bir tartışma konusudur.

Bazı belediyeler peçe ve çarşaf giyilmemesi için ilginç yöntemler buldular: Örneğin, Bursa belediye meclisi, terzilere peçe ve çarşafın dikilmesini yasakladı!

Yasaklama kararı alan yerel yönetimler, Halkevleri aracılığıyla yoksullara manto diktirip verdiler.

Yerel yönetimler, çarşaf ve peçenin yasaklanmasını görüşürken CHP genel merkezi hiçbir müdahalede bulunmadı. En azından bu konuda hiçbir belge yoktur.

Yani CHP’nin, kadınların örtüsüyle uğraştığı tezi tamamen yalandır; söz konusu olan peçe ve çarşaftı. Bunların yerine manto ve eşarp özendirildi.

Solcular özeleştiri yapmalıdır

BİR gerçeği kabul etmeliyiz: Türkiye solunun çoğunluğu, kültürünü/dinini okuyup araştırmamıştır.

Karl Marx’ın Katolik kiliseler için söylediği "Din afyondur" sözünü henüz aşamamıştır.

İslam’ı bilmemektedir. Halkının inancını dışlamıştır.

Tasavvufu/Anadolu Müslümanlığını elinin tersiyle iteklemiştir.

Tasavvufun, aklın ve bilimin öğretisi olmadığını söyleme kolaycılığına kaçarak kendi coğrafyasına yabancılaşmıştır.

Ne Muhyiddin Arabi’yi ne de Muhammed Nur’u bilir.

Şeyh Bedrettin’i sadece Názım Hikmet’in şiirinden tanır.

Trajik sonu nedeniyle Ozan Nesimi’nin adını duymuştur ama hocası/öğretmeni Fazlullah Esterebadi’den bihaberdir.

Herakleitos’un "diyalektiğin atası" olduğunu; Hegel’in, Marx’ın düşüncesinin buradan doğduğu bilir ama nedense vahdet-i vücuda burun kıvırır. "Enel Hakk"diyenHallac-ı Mansur’u okumaz.

Söyler misiniz; Ömer Sikkini, Sabetay Sevi, Niyazi Mısri, Papa Eftim öğrenilmeden bu topraklar anlaşılabilir mi?

Anadolu tarihindeki çoğu toplumsal ayaklanmaların dayanağının vahdet-i vücut olduğunu bilmezse bu toprakların yazgısını nasıl değiştirebilir?

Hamza Baliler’in, İsmail Maşukiler’in neden boyunlarının vurulduğunu anlamazsa halkıyla nasıl kucaklaşabilir?

Birinci Dünya Savaşı’na katılan gönüllü "Mevlevi Taburları"yla gönüldaşlık kurmazsa kiminle birlik olabilir?

Horasan doğumlu Nakşibendiliğin, Halid-i Nakşibendiliğinden farkını bilmezse, Kürt halkının Şeyh Barzani’nin emrine sokulma çalışmalarını nasıl kavrayabilir?

"Türkler kılıç zoruyla İslam’a geçtiler" kolaycılığından kurtulamazsa; dinin, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyaset üzerindeki etkisini nasıl analiz edebilir?

Acıdır; Türkiye solunun umarsız tavrı nedeniyle; bu konular "inanç" (skolastik) temelde çalışmalar yapan muhafazakár akademisyenlerin-yazarların inisiyatifine bırakılmıştır. Onlar da ehlisünnet bakış açısıyla başta vahdet-i vücut olmak üzere tüm tasavvufu kendi anlayış kalıplarına sokmaya çalışmaktadır.

Daha iyi niyetli olanları ise -tıpkı solcuların hatası gibi- tasavvufu fikir hareketi olmaktan çok, bir gönül ve ruh hali meselesi olarak göstermek istemektedir. Hatadır.

Eğer halkı kazanmak gibi bir derdiniz varsa, dininizi/kültürünüzü bilmek mecburiyetindesiniz.

İslam’ı yobazların elinden kurtarmak için bunları öğrenmek zorundasınız.

İnsanımızı cehalet bataklığından ancak böyle kurtarabilirsiniz; yasaklarla, kaba ve sert söylemlerle değil.

Bilinmelidir ki vahdet-i vücut, laikliktir.

Bilinmelidir ki Farabi’yi, İbn-i Sina’yı savunmak, devrimciliktir.

Gerçek şu ki; insan bilmediğinden korkar.

Soner Yalçın
Odatv.com

Hasat 31.10.13 09:54

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Çarşafta ırz ve peçede namus arayan gafletin, o örtü içinde ne zilli maşaların saklı, ne çengilerin gizlenmiş olduğunu bilmemesi ne yazıktır.

Bu cümledeki gerçeği hala anlamadılar anlamak istemiyorlar.Kadın namusu (namus niye sadece kadınınsa?) ne başındaki örtüde nede çarşaftadır.Eğer dinimiz emretti deniyorsa bizim dinimiz sadece başınızı örtün tamamdır demedi vücut hatlarınızı belli etmeyin dedi ki bunu pardesü ile başarmak çok kolay.

CHP ye gelince artık akıllıca davranmalı ve türban kozunu iktidarın elinden almalı etki tepkiyi yaratıyor oluşan chp başörtüsüne karşı imajı bu ülkedeki başı kapalı kadınların onların eşlerinin ve çocuklarının sözde başörtüsünün savunucusu akp ye yönelmelerini sağlıyor.

CadII 31.10.13 10:26

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Erkekler neden kadınların bedeni, görüntüsü gibi konuları sürekli ağızlarına doluyorlar? Onlarla ilgili fikir yürütüp, kararlar alıyorlar? Gazetelerde köşe yazıları yazıyorlar? Kim oluyorsunuz siz? Biz sizin prostatınızla ilgili fikir beyan ediyor muyuz? Gidin işinize be...

ReaL 31.10.13 10:42

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
CHP; türban kozunu iktidarın elinden almalı diye diye, artık nereye gittiğimiz de iyot gibi su ustüne çıktı..

Sakallı milletvekillerinden sonra türbanlı kadın milletvekili olması çok mu şaşırtıcı??

Sakallı asker, polis, hakim olamaz ama milletvekili olabilir.. Saçmalığın danişkası..



K-Pax 31.10.13 11:16

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi CadII (Mesaj 648744)
Anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Erkekler neden kadınların bedeni, görüntüsü gibi konuları sürekli ağızlarına doluyorlar? Onlarla ilgili fikir yürütüp, kararlar alıyorlar? Gazetelerde köşe yazıları yazıyorlar? Kim oluyorsunuz siz? Biz sizin prostatınızla ilgili fikir beyan ediyor muyuz? Gidin işinize be...

Geri kalmis,ic savaslarla bogusan,insanlarin dusuk ucretlerle kole gibi calistirildigi,insanlarin kacmak icin yollar aradigi,egitimin yerlerde oldugu ulkelere bakin ve birde ayni anda o ulkelerin kadinlarina ve onlara muamelelerine bakilsin.Kadinin asagilandigi hicbir toplumun iki yakasi biraraya gelmedi gelmezde

Paneb 31.10.13 11:34

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Amaç chp'nin başörtüsü konusundaki ılımlı yaklaşımını sonlandırmak. Burdan gelebilecek oyların yönünü çevirmek. Yatay geçiş. Zira zamanlama mühim. Chp mecliste evet başörtüsü dese de, hayır başörtüsü dese de kara koyun olur. Mhp'nin tavrı malum. İşin kötüsü dağdan bu kayanın yuvarlanacağı hakken bağdaş kurup oturmuş bi siyaseti var maalesef chp'nin. İlim maluma tabidir. Biz hala siyaseti bıyıktan sakaldan başörtüsünden şalvardan yaptıkça da afyonumuz midemizde değil totomuzda patlar bitek.

CadII 31.10.13 11:51

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi Anonymous (Mesaj 648750)
Geri kalmis,ic savaslarla bogusan,insanlarin dusuk ucretlerle kole gibi calistirildigi,insanlarin kacmak icin yollar aradigi,egitimin yerlerde oldugu ulkelere bakin ve birde ayni anda o ulkelerin kadinlarina ve onlara muamelelerine bakilsin.Kadinin asagilandigi hicbir toplumun iki yakasi biraraya gelmedi gelmezde

Aynı fikirdeyiz. Ancak kadınlar için iyi şeyler yapılmak isteniyorsa, geçsinler görüntüsü, bedeni üzerinden siyaset yapmayı. Önce sahibi oldukları koltukların yarısına kadınların oturmasının yolunu açsınlar. Çünkü kendileriyle ilgili sorunların tespitini de, çözüm yolunu da en iyi kadınlar bilir. Her konuda da en az erkekler kadar farkındalık sahibidirler.

İnanıyorum ki, yönetim kadrolarında kadınlar olsa, tüm sorunlar barışçıl, akılcı bir biçimde çözümlenir. Her alana sevgi ve saygı hakim olur.

Ben bıktım artık bıyıklı insanların, kadın üzerinden siyaset yapmasından...

K-Pax 31.10.13 12:50

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Bu konu taa basindan ele alinmali bence.Mesela;
"Oglum,ne canlar yakacak"Bu kisa cumle cok soylenir erkek cocuklara ama bedeli kadinlara cok agir olur.
Bu konuda,cok eklemeler yapilabilir ama kadinlar,hafife alinan bu konularin ustune,koca bir toplum insa ediyorlar farkinda degiller.

ReaL 31.10.13 18:45

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Alıntı:

Orjinal Mesaj Sahibi paneb (Mesaj 648754)
Amaç chp'nin başörtüsü konusundaki ılımlı yaklaşımını sonlandırmak. Burdan gelebilecek oyların yönünü çevirmek. Yatay geçiş. Zira zamanlama mühim. Chp mecliste evet başörtüsü dese de, hayır başörtüsü dese de kara koyun olur. Mhp'nin tavrı malum. İşin kötüsü dağdan bu kayanın yuvarlanacağı hakken bağdaş kurup oturmuş bi siyaseti var maalesef chp'nin. İlim maluma tabidir. Biz hala siyaseti bıyıktan sakaldan başörtüsünden şalvardan yaptıkça da afyonumuz midemizde değil totomuzda patlar bitek.

Ne hakkıymış bu?

Bunları diye diye ne hale geldik.. Hakmış, peh....


Slower 31.10.13 19:03

Cevap: Türban, Yarın Mecliste Ne Yapmalıdır? - Soner Yalçın
 
Anonymous'dan nağmeler :D :D

Alıntı:

ulkelerin kadinlarina ve onlara muamelelerine bakilsin.Kadinin asagilandigi hicbir toplumun iki yakasi biraraya gelmedi gelmezde
Alıntı:

kadinlar,hafife alinan bu konularin ustune,koca bir toplum insa ediyorlar farkinda degiller.
Zamanında başın kapalı diye
üniversitelere bile alınmayan, senin başın kapalı okumaya bile hakkın yok denilen
İkinci sınıf insan muamelesi gören kızlarımız,
kadınlarımız demi o bahsettiklerin?


WEZ Format +3. Şuan Saat: 21:05.

Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker