Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 16.12.13, 12:51   #1
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,277
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32337
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Exclamation Balbay'ın Tahliyesi, Sevinilecek Birşey Değil - Prof. Dr. İzzettin Önder

Özgürlüğünden mahrum olarak yaşamının beş yıla yakın bölümünü parmaklıklar arkasında geçirmiş olan Mustafa Balbay'ın özgürlüğe kavuşması, doğal olarak, kendisini ve ailesini sonsuz sevince boğmuştur. Zira Balbay'ın özgürlüğüne kavuşması aynı anda ailesine kavuşmasıdır. Ama bu durum, birey ve toplum olarak bizleri sevince boğamaz, tam tersine Balbay'ın parlamento konuşmasında ifade ettiği gibi, çok ciddi hukuk skandalı üzerinde düşünmeye, hem de iki kez derin düşünmeye sevk eder.

Bir defa, onlarca kişi tutuksuz yargılanabileceği halde, insan yaşamını hiçe sayarcasına insanlar yıllarca ailesinde uzak ve özgürlüğünden yoksun bırakılmaktadır. Hukuk sistemi bir üst-yapı kurumudur. Hukuku yapanlar da, amaçları da bellidir. Hukuk sistemini, siyasal iradenin sabah kalkınca aklından geçen bir düzenlemenin biat mantığı ile parlamentodan geçirilmesini hukuk sistemi oluşturma olarak görmek tabii ki olanaklı olamaz, ama maalesef öyle olmaktadır. Balbay parlamentoda konuşmasını yaparken o mekanda bulunmamış olmamı yaşamımda tattığım en büyük haz olarak görmekteyim. Parlamentoda büyük bir üstünlükle çoğunluğu elinde tutan bir partinin duruma ve çıkarına uygun her düşünce ya da eylemi yasa haline getirmesinin burjuva demokrasisinde dahi hukuk olarak görülmesi söz konusu olamayacağı gibi, şekli anlamda yasa olarak dahi görülemez. Ne var ki, kapitalizmin çaresizlik karşısında hırçınlaşan günümüz koşullarında ileri ülkeler dahi öyle lider görüntülü siyasiler tarafından yönetiliyorlar ki, 1786 Devrimi ile insanlığa özgürlük, eşitlik, kardeşlik ilkelerini öğretmiş olan bir neslin torunları dahi Ermeni soykırımı yapılmadığını ifade etmeyi yasaklayabilmiştir.

SİYASİ ERK BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ÇÖKERTMİŞTİR

Bunları hepimiz biliyoruz, fazla söze gerek yok. Bu başlangıcı, bir devletin hangi gerekçe ile olursa olsun, intikama yöneldiği zaman neleri yapabileceğini belirtmek ve hukuk denen aracın da kimin yararına çalışabileceğini ortaya koymak amacı ile yaptım. Kendisine hiçbir etik sınır tanımayan, elindeki tüm siyasi, idari ve yargısal aygıtları, kuvvetler ayırımı ilkesini hiçe sayarak kullanmaya yeltenen bir siyasal erkin tek sınırı halk kanaati ve halkın siyasi eylemidir. Halkın önemli bir bölümünün mağdur edebiyatı ile kandırılarak yandaş kategorisine boca edildiği bir siyasal ve sosyal doku bağışıklık sistemini çökertmiş demektir. Böyle bir yapılanma, sistemlerin giderek mükemmelleşerek evrildiği tezine değil, çevreye uyarak yaşamını sürdürme tezine uyar.

Küresel emperyalizm döneminde çevresel bir ekonominin, tüm bağışıklık sistemini çökerterek merkez dokuya uyumlaştırılması, açıktır ki, çevre ekonominin ve halkların yararına olamaz. Günümüzün ekonomik koşullarında ekonomik kaynakların hareket yönü ve yaşanan krizlerin çevreye yaygınlaştırılması gibi gelişmeler ekonomiler arasındaki ilişkiyi çok net olarak ortaya koymaktadır. Bu tür ilişkilerin ikili yapısının bir yüzünü toplumlararası ekonomik ilişkiler, diğer yüzünü ise uluslararası anlaşmalar ve bu anlaşmalar doğrultusunda yapılan iç hukuk düzenlemeleri yansıtır. Örneğin, Anayasamızdaki "kamu yararı" ilkesinin yasadan çıkarılması, özelleştirme hükümlerinin, uluslararası bir tür sözleşme olan MAI kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesi ve buna benzer daha bir dizi şekli yasa değişiklikleri sayılabilir.

SİVİL ANAYASA

Türkiye'nin günümüz siyasi koşulu ve parlamento yapısı ile bir "sivil anayasa" yapma şansı yakaladığı ve, 1982 baskıcı anayasasından bu şansla kurtularak, tarihinde sivil bir anayasa yapma mutluluğu yaşaması gerektiği tezi ile bir uluslararası program tezgahlanmaktadır. Emperyalist amaç güden bu tez iki açıdan fevkalade yanlıştır. Bir kere bugün yürürlükte olan anayasanın ilk yapılış tarihi 1982 olmakla beraber zaman içinde yapılmış olan namütenahi değişikliklerle ilk halinden bambaşka bir niteliğe bürünmüş, hemen hemen tamamıyla değişmiş bulunmaktadır. Kaldı ki, AKP döneminde anayasanın temel ilkeleri olan laiklik, hukuk devleti, sosyal devlet gibi ana kurallar düzenleme ve fiili uygulamalarla zaten değiştirilmiştir. İkinci olarak da, bir anayasa ihtilal sonrası ve askeri yönetim altında yapılmış olsa dahi "sivil" olmak niteliğinden mahrum değildir, olamaz. Her anayasayı, ulus devlet dönemlerinde iç burjuvazi, emperyalist dönemlerde ise merkez emperyalizm yapar. Zaten, askeri hareketler burjuvazinin yerleştiği ve kurumsallaştığı merkez ekonomilerde değil, burjuvazi ve/veya emperyalizmle halkın çıkarlarının çatıştığı çevresel ekonomilerde gerçekleşir. Bu durumu gizleyebilmek için de, darbecileri "our boys" olarak niteleyen merkez ajanlar, görünüşte darbeyi kınar. Emperyalistler, aynı amaç ve yöntemle, bir çevresel ekonomide kendi çıkarlarına hizmete yönelik siyasal kadrolar iş başına geldiğinde, emperyalizmin ülke ekonomisin duhulünü engelleme eğilimi taşıyabilecek güçlerin pasifize edilmesini de demokratikleşme adımı olarak niteleyerek alkışlarlar.

İşte bu ortamda, iktidar partisinin, protokole aykırı olarak, anayasa hazırlık masasından çekilmesi fevkalade ciddi yoruma muhtaçtır. Geçmiş anayasalar ekonomik ilkeler açısından ele alındığında, 1961 Anayasasının, ithal ikameci politikalara yönelmiş ekonomide iç pazarı genişletici sosyal demokrat ilkeler taşıdığı, 1982 Anayasasının ise, dış güçlere borçlarımızı ödeyebilmek için baskıcı yapı oluşturduğu düşünülürse, küreselleşme adı ile tüm yerküreyi emperyalizm alanına dahil eden merkez güçlerin bu kez burjuvaziyi dahi dışlayabilecek acaba ne tür taleplerle tasarlanan yeni anayasaya kimlik oluşturmaya çalışıyordu, diye düşünmek fazla yanlış olmayabilir! Bu tez doğru ise, böyle bir damgayı parlamentoda hakim bir parti tarihsel olarak yüklenebilir mi, yoksa acaba bu işi ileri dönem koalisyonlarına bırakmak daha mı hayırlı olur? Kimin için?

Prof. Dr. İzzettin Önder
Odatv.com
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
balbayın, değil, izzettin, önder, sevinilecek, tahliyesi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Nasıl Yazacağım? SuLTaN Türkçe'miz 39 19.03.15 12:17
Kadın Olmak Zor İş Canan Kadınlara Ait Güncel Konular 18 08.08.14 22:06
Bazı PC Hataları ve Çözümleri Nazlı Bilgisayar Donanım | Yazılım 8 08.07.13 16:26
Beşiktaşlılık Yemini MartiNeAgLe Beşiktaş 18 03.01.13 00:30
Fenerbahçe Tezahüratlar | Şiirler | Sözler İmmortaL Fenerbahçe 63 27.07.12 17:03


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.