Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 10.05.16, 15:48   #1
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1431
Mesajlar: 7,317
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32418
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Söz,Yetki, Karar, Şirketlere! - İbrahim Varlı

Kapitalist-emperyalist sistem kendi yapısal krizini aşabilmiş değil. Sistemin bekası için türlü yollara başvurulsa da, krizin aşılması sanılandan da zor. Bu nedenle sistem içine düştüğü buhrandan kurtulmak amacıyla yeni bir restorasyon peşinde. Söylemeye gerek yok, bu restorasyonda tabii ki insana yer yok ve her şey sermayenin sınırsız tahakkümü için. Söz konusu kapitalizmse aksini beklemek elbette ki safdillik olur.

Bugünlerde bu restorasyonun en güncel vakasıyla karşı karşıyayız. Savaş, çatışma ve yoksulluktan kaçan sığınmacılara kapıları kapatan Avrupalı egemenler, bir taraftan Ankara ile Geri Kabul Anlaşması gibi insanlık dışı anlaşmalara imza atarken, öte yandan sermayenin sınırsız dolaşımı için ABD ile el sıkışmak üzere.

Avrupa’da milyonları sokağa döken anlaşmanın adı Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP).


TTIP nedir? TTIP, Avrupa Birliği ile ABD arasında bir serbest ticaret bölgesi kurulmasını ve ‘ticareti kolaylaştırmak, ekonomiyi büyütmek ve yeni iş imkânları yaratmak’’ adına tüketicileri koruyan pek çok yasanın değiştirilmesini öngörüyor.

Anlaşma bununla da sınırlı değil. ABD ile Avrupa Birliği arasında yıllardır görüşülen ve yıl sonuna kadar imzalanması amaçlanan anlaşma ile geleneksel olarak devlete ait olan kimi işlevlerin hızla sermayeye, fiilen de tek tek kapitalist şirketlere devredilmesi tasarlanıyor.

Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) gerçekleşirse Atlantik’in her iki kıyısında da ABD ve AB holdinglerinin hakimiyeti tahkim edilmiş olacak.

• • •

Sağlık, su gibi önemli yaşamsal alanların tamamen büyük şirketlere terkedilmesiyle yerel yönetimlerin faaliyet alanları kısıtlanacak. GDO’lu gıda maddelerinde ABD standartları genel geçer hale getirilecek.

İş ve işçi hakları, ücretler ve çevrenin korunması konularında standartlar, şirketler lehine düşecek. Dev şirketler hükümetleri “kâr kısıtlaması” gibi nedenlerle kolayca mahkemeye verip tazminat talep edebilecek. Söz konusu davalar ise bugüne kadar olduğu gibi kapalı kapılar ardında “özel mahkemeler” tarafından görülecek. Bu da bu anlaşmaların geçerli olacağı ülkelerde demokratik hakların şirketlere devredileceği anlamına geliyor.

Anlaşmaya karşı imza kampanyasına tüm ülkelerdeki üyeleriyle destek veren Avrupa Sol Partisi’ne göre, “TTIP yalnızca işçi haklarını ve toplumsal hakları kısıtlamakla kalmayacak, gıda güvenliği, doğa, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi, demokratik süreçler gibi pek çok alanda geri adım atılmasına yol açacak.”

Partiye göre özelleştirmeleri teşvik ederken kamulaştırmaları neredeyse imkânsız kılacak bir yasal çerçeveye sahip olan TTIP nedeniyle AB ülkeleri GDO’lu gıdalara veya hidrolik kırma (fracking) yoluyla çıkarılacak petrol ve doğalgaza izin vermek zorunda kalabilir.

• • •

Transatlantik Serbest Ticaret Anlaşması fikri, ilk olarak, Avrupa Parlamentosu tarafından 2009’da ortaya atıldı. ABD’nin jeopolitik kaygılarla Atlantik’ten çok Asya-Pasifik’e açılmayı istemesi projenin yola koyulmasını engelledi. Çin’in eşitlikte diretmesi ve ABD sermayesinin Çin piyasasında varlık bulamayacağını anlaması Asya-Pasifik projesini suya düşürdü. Durumun anlaşılmasından sonra ABD çok Avrupa’ya tekrar yüzünü çevirmek durumunda kaldı.

ABD’nin ısrarlı öncülüğünde, iki büyük okyanusu çevreleyen ülkelerin bir bölümünü kapsayan uluslararası anlaşmalar halklar açısından büyük birer tezgâh. Güncel olanı Atlantik kıyılarını kapsayan TTIP. Bunun muadili ise Pasifik kıyılarını kapsayan Pasifik Ötesi Ortaklık (TPP) anlaşması. Her iki anlaşma da birbirilerinin ruh ikizi.

AB’nin ABD ile imzalayacağı TTIP ile Kanada’yla imzalanacak Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması’nın (CETA) promosyonunu yapsa da emek örgütleri, sol partiler, sivil toplum kuruluşları, çevreciler, sendikalar, tüketici örgütleri ve muhalefet anlaşmaya karşı.

TTIP’in 240 sayfalık taslak metni geçen hafta Greenpeace tarafından basına sızdırıldı. Metinden kesitler yayınlayan Alman Süddeutsche Zeitung, WDR ve NDR’in haberine göre, Birlik içinde Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ve hormonlu etin satışını önleyen tüketicinin korunması ilkeleri darbe görecek.

• • •

TTIP gündeme geldiğinden beri, Atlantik’in iki yakasındaki farklı kesimler tarafından tepki görüyor. TTIP’in hazırlanış yöntemi de içeriği kadar antidemokratik. Kapalı kapılar ardında hazırlanan TTIP’in en geniş katılımcıları, yasal düzenlemenin ticari çıkarlarını azami seviyeye çekmek isteyen büyük şirketler ve lobicileri.

Egemenler anlaşma sayesinde Avrupa Birliği’nin ekonomisini yeniden yola koyabileceğini iddia ediyor. İki pazarın birleşmesiyle tüketici sayısının 800 milyona ulaşacağı, milyonlarca yeni iş imkânıyla istihdamın ve ihracatın artacağı iddia ediliyor.

Serbest ticaret anlaşmalarının ne tür yıkımlara yol açtığını Kuzey Amerika Serbest Ticaret Antlaşması (NAFTA) vb örneklerde görmem mümkün. Antlaşmanın yürürlüğe girmesinin ilk altı yılında bir milyon Amerikalı işini kaybetti.

Bütün Avrupa anlaşmaya karşı çıkarken vize kosununda AB’ye göstermelik çıkışlarda bulunan AKP iktidarı anlaşmaya dahil olmak için dünden gönüllü. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, “ABD ile AB arasında müzakereleri süren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı anlaşmasına dahil olmak için mücadele ediyoruz” dedi. Geçen yıl da benzer bir açıklamayı dönemin ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci yapmıştı.

İbrahim Varlı
Birgün
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 11.05.16, 01:06   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 989
Mesajlar: 10,487
Ettiği Teşekkür: 46046
Aldığı Teşekkür: 39619
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Söz,Yetki,Karar,Şirketlere! - İbrahim Varlı

''Emperyalizm içine düştüğü derin bunlaımın yükünü dünyanın ezilen halklarının üzerine yıkıyor'' gibisinden kim bilir kaç bildiri kaleme almıştım. Teksir makineleri ile çoğaltır, binlerce, on binlerce dağıtırdık.

Biz bu bildirileri dağıtırken, ''sosyalist sistem'' çöktü ve yerine tek kutuplu ABD malı ''yeni dünya düzeni'' geldi.

...

Hala ''emperyalizmin bunlalımı'' üzerine yazılar yazılıyor ama emperyalizm dünya üzerinde tek başına egemenliğini sürdürüyor.

...

''Sosyalist sistem'' in çökmesinin ardından emperyalistlerin ekonomistleri ''bunalım'' sözcüğünü ''karlılığın düşmesi'' olarak özetlemeye başladı.

Yani global şirketlerin kar oranının düşmesi ''bunalım'' olarak adlandırılıyor.

...

Bnce daha uzun yıllar bu ''emperyalizmin bunalımı'' sözünü abartmadan kullanmak durumundayız.

...

Neden mi?

Çünkü emperyalizmi sarsan sisitemetik ve fiili bir alternatif yok.

...

Hal böyle olunca da bunalımlar, emperyalizmin kendi içinde çözülebilecek bunalımlardır.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
ibrahim, karar, varlı, yetki, İbrahim, şirketlere


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 23:14.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.