Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 30.07.17, 00:44   #1
Tam Üye

Tuco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2016
Konular: 136
Mesajlar: 401
Ettiği Teşekkür: 279
Aldığı Teşekkür: 1322
Rep Derecesi : Tuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Yalniz
Standart Kendimiz söyledik, kendimiz dinledik

Kendimiz söyledik, kendimiz dinledik ve el birliği ile "Cumhuriyeti" yok ettik






AKP 2002 yılında, ABD desteğinde iktidar oldu. ABD’nin BOP planını gerçekleştirmek üzere “Ilımlı bir İslam Devleti” için kolları sıvadı.
Çünkü bundan tam 20 yıl önce, 1992′lerde Fuller, Türkiye’nin Yeni Dünya Düzeni içerisinde emperyalistlerce belirlenen konumunu şöyle açıklamıştı:
”Ilımlı İslam’ı benimseme, Atatürk’ün görüşlerinden vazgeçme, Ortadoğu ve Kafkaslar’da serbest piyasanın ve ABD’nin tavsiye ettiği İslamı yaymak…” (İkibine Doğru, 8 Kasım 1992)
Dinci kesimler başlangıçta, ”asıl amaçları”nı gözlerden uzak tutabilmek için ”takıyye” yöntemini kullandılar. Onlara göre, (yalan söylemek de geçerli olmak üzere) ”nihai hedefe varana kadar, yani sonuca ulaşana kadar, her yöntem, her yol mubahtı…” (Hocanın Okulları, İÜ Basımevi, İstanbul 1988, s. 28)
Şeriatçılar, demokrasiyi ve siyasal partileri, Amerika’nın güdümünde ve denetiminde bir din devleti kurmak için kullanılması gereken araçlar olarak görüyorlardı. Bir İslamcı ”mevcut düzenin olanaklarından sonuna kadar yararlanmasını” bilmeliydi. Bu konudaki görüşlerini Şevki Yılmaz şöyle açıklıyordu:

”Türkiye’de Müslümanları selamete çıkarmanın, hürriyete kavuşturmanın yolu, mevcut düzeni kullanmaktan geçer. Müslüman, bulunduğu mekânda, mevkide ve zamanda davası için düzeni kullanabilmelidir…” (Şevki Yılmaz, Taraf Dergisi, 1993)
Düzeni kullandılar. Demokrasiyi kullandılar. Bu günlere geldik.
Şimdi ne Cumhuriyet kaldı, ne laiklik. Ne ordu kaldı, ne eğitim. Ne Atatürk kaldı, ne devrim.
Komutanlarımız birer birer tutsak alınırken seyrettik.
Her taraf imam hatip doldu. Diyanet İşleri bütçesi Yüzde 22 artışla 2012’de 3 milyar, 891 milyon lira…
10 yılda 818 şehit verdik. PKK şimdi, Türkiye’nin Güneydoğusunu almak için savaşıyor…
Peki, bütün bunlar olup biterken yurtseverler ne yapıyordu?
Toplu, çoklu gevezelik yapıyorduk.
Bilgisayarlarda, internetlerde paylaşım ve dedikodu yapıyorduk. AKP’nin icraatlarını anlatıyorduk birbirimize… Sövüp, sayıyorduk… Verdiler elimize bir oyuncak, “Buyrun, oynayın…” dediler.
Oynadık.
Ama “Atı alan Üsküdar’ı geçti…”
Ya da konferans salonlarında, (ben de dâhil), açık oturumlar, paneller düzenledik. Bilinçli, aydın insanlarla söyleşiler yaptık… Rahatladık…
Ne var ki emekçi kesimin, çoğunluğun hiçbir şeyden haberi olmadı. Bizi duymadı. O yine TV’lerdeki “İzdivaç Programları”nı izlemeye devam etti. Eş arayan 70’lik dedelerle, ninelerle birlikte göbek attı…
Ama yeri gelmişken hemen şunu da belirtelim: Bunu söylemekle aydınlanma, aydınlatma toplantılarına, konferanslara, bilgisayar paylaşımlarına karşı olduğumuz sanılmasın. Elbette iletişim kurmak, haberleşmek için bunlar da gerekli. Elbette hedefe ulaşabilmek için her araçtan, her yöntemden yararlanmak zorundayız. AMA YANLIŞ OLAN BUNLARI TEK MÜCADELE ARACI SAYIP, ONLARA BAĞIMLI HALE GELMEK…
Örgütlenme olmadan, birleşme, bütünleşme olmadan, hiçbir şey olmaz…
Yurtsever örgütlere sesleniyoruz: Ne CHP içindeki yurtsever kesim, ne İP, ne ÖDP, ne TKP, ne de HEPAR tek başlarına bir varlık olabilirler. 30 – 40 kişi ile yapılan basın açıklamalarını, direnişleri sadece biz duyarız, biz görürüz.
Vakit doluyor.

10 yıldır kendimiz çaldık, kendimiz söyledik, kendimiz dinledik. Ve elbirliği ile Cumhuriyeti yok ettik.
Bu “Tam bağımsızlık mücadelesi”nin “Zonguldak Madenci Yürüyüşleri”ne ihtiyacı vardır. Onun için temizliğe TÜRK-İŞ’in başındakilerden başlamak gerekiyor.
Bu “Tam bağımsızlık mücadelesi”nin “Cumhuriyet Mitingleri”ne ihtiyacı vardır. Ama bir öncü kılavuzluğunda, örgütlü, bilinçli bir yönetim altında…
Hepsinden önemlisi yeni “Erzurum, Sivas kongreleri”ne ihtiyacı vardır.
Ne demişti yüce Atatürk:
“Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul Hükümeti İtilaf Devletlerinin etki ve denetimi altında kalmış bulunduğundan yüklendiği sorumluluğun gereğini yapamamaktadır. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.
…Milletin bağımsızlığını gene milletin kararlılığı kurtaracaktır…
…Bunun için yapılan haberleşmeler sonucu her taraftan yapılan öneri ve ulusal istek üzerine Anadolu’nun her bakımdan güvenilir yeri olan Sivas’ta milli bir kongrenin tez elden toplanması kararlaştırılmıştır…”
Eylem zamanıdır şimdi. Direniş zamanıdır… Ve en önemlisi Ulusalcı partilerin birleşme, bütünleşme zamanıdır. Güç birliği zamanıdır. Demokratik hakları sonuna kadar kullanma zamanıdır… Halkın arasına karışıp, bölünmeyi parçalanmayı, talanı, yağmayı, ihaneti ve olacakları anlatma zamanıdır…
Çünkü kimse oynanan oyunun farkında değil… Yandaş medyayla, televizyonlarla, dizilerle, “vur patlasın çal oynasın” programları ile halk uyutuluyor. Sadaka ekonomisi ile kul köle yapılmak isteniyor.

KAPALI KAPILAR ARKASINDA, SANAL ÂLEMDE GEVEZELİĞE, DEDİKODUYA, “SEN BEN KAVGASI”NA DÖNÜŞEN SÖZ BİTMİŞTİR. AĞIZ DALAŞI BİTMİŞTİR ARTIK.

Öğrenelim, öğretelim. Bilinçlenelim, bilinçlendirelim. Anlayalım, anlatalım. Köylülerle, esnafla, işçiyle kaynaşalım. Bütünleşelim. Tek vücut olalım.
Halktan ayrı düşmüş aydınların, devrimcilerin, demokratların devrimci mücadelede hiç yeri yoktur. Çünkü onlar, kuşdiliyle söylevler veren papağanlara dönüşmüşlerdir.
Ne yazık ki, halkla bütünleşme işini şeriat ordusunun fedaileri bizden çok daha iyi başarmaktadırlar. Birbirlerine düşmeden, bölünmeden, parçalanmadan, kenetlenmiş bir biçimde, ruh ikizleri gibi anlaşarak ev ev, apartman apartman, sokak sokak, cadde cadde, köy köy dolaşıp kendilerine kul köle olabilecek mücahitlerin sayılarını artırmak için çaba harcıyorlar.

Bir zamanlar devrimciler birbirini yerken, onlar, 2002’lerden de önce planlı programlı, bilinçli adımlarla ve sabırla yollarına devam ettiler, özveriyle çalıştılar, bugünlere geldiler.
Yani AKP, gökten zembille inmedi.
ABD’yi, AB’yi emperyalist devlet olarak kabul eden, tam bağımsızlığı savunan, emperyalizmle hiçbir alanda uzlaşmayan, sol olsun, sağ olsun tüm partiler, gruplar, bireyler güç birliği temelinde bir araya gelip; antifaşist, antiemperyalist cephede, ulusal çizgide birleşmeli, vatanın kurtuluşu yolunda gerektiğinde bir sıra neferi gibi mücadele etmesini de bilmelidirler.

Ali Eralp
İLK KURŞUN
http://www.nevsehiregitimis.org/55-m...-yok-ettik.htm

Tuco isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Tuco'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.07.17, 01:11   #2
Üye

climax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2017
Yaş: 42
Konular: 7
Mesajlar: 180
Ettiği Teşekkür: 71
Aldığı Teşekkür: 641
Rep Derecesi : climax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzelclimax gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kendimiz söyledik, kendimiz dinledik

Ne alakası var. Millet mal.
__________________
climax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz climax'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.07.17, 03:39   #3
Uzman Üye

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 448
Mesajlar: 2,947
Ettiği Teşekkür: 8776
Aldığı Teşekkür: 10373
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kendimiz söyledik, kendimiz dinledik

Hem kendimiz çaldık kendimiz oynadık paneller düzenledik, internette AKP'yi anlattık diyor hem de öğretelim anlatalım, bilinçlendirelim diyor...
Bu ne perhiz bu ne lâhana turşusu!..
Biz ne yapıyoruz burada!
Herkes kendi çapında bilgilendiriyor, anlatıyor, bilinçlendiriyor, öğretiyor, imkânı olanlar köylüyle, esnafla, çiftçiyle bütünleşiyor...
Hiçbir şey yapılmıyor değil ki o kesimi kazanmak için.
Suçu hemen kendi üzerine alma eğilimini de anlamıyorum, yahu o kesim anlamak istemiyorsa biz ne yapalım boğazlarını mı sıkacağız! Adamlar güdülenmişler, faturayı hemen kendimize kesiveriyoruz!
Paneller düzenlediysen, kimseye duyuramadıysan bu senin suçun değil, duyurmayan medya ile duyup da öğrenmeye kendisini kapatmış uyuşmuş beyinlerin suçu!
@climax da söylemiş zaten millet malsa daha n'apalım.
__________________

Yağmur komünisttir; çünkü herkese eşit yağar,
Rüzgar ise kapitalisttir, zayıf olanı yıkar.
Ernesto Che Guevara
Rosebud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.07.17, 11:03   #4
. . . . Gurbet Ellerde . . . .

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 301
Mesajlar: 11,204
Ettiği Teşekkür: 132581
Aldığı Teşekkür: 43252
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Insanlikarayan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Kendimiz söyledik, kendimiz dinledik

Alıntı:
10 yılda 818 şehit verdik.

PKK şimdi, Türkiye’nin Güneydoğusunu almak için savaşıyor…

Peki, bütün bunlar olup biterken yurtseverler ne yapıyordu?

Toplu, çoklu gevezelik yapıyorduk.

Bilgisayarlarda, internetlerde paylaşım ve dedikodu yapıyorduk.

AKP’nin icraatlarını anlatıyorduk birbirimize…

Sövüp, sayıyorduk…

Verdiler elimize bir oyuncak, “Buyrun, oynayın…” dediler.

Oynadık.

Ama “Atı alan Üsküdar’ı geçti…”

Ya da konferans salonlarında, (ben de dâhil), açık oturumlar, paneller düzenledik.

Bilinçli, aydın insanlarla söyleşiler yaptık…

Rahatladık…


Verdiler elimize bir oyuncak, “Buyrun, oynayın…” dediler.

Oynadık.


Durum acikken bu kadar birde
Salladilar Hancerleri ellerinde
Birlesmek varken Cati altinda öyle
Savurdular ellerine verilen Kamalarla iste!.




Uzaktan Zor görülür gercekler birde
Üc Bes Kahpe yüzünden Büyüttüler Düsmani öyle
Cikar arasindan Hirsizi, Kahpeyi, Boklu Sakalliyi birde
Geriye Zavalli Muhtac Kesim görürsün üzerine!.



__________________


Türkiyede yasamasa bile!.

Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.

Çetin Düşlü.
Insanlikarayan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 30.07.17, 12:46   #5
Uzman Üye

Rosebud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 448
Mesajlar: 2,947
Ettiği Teşekkür: 8776
Aldığı Teşekkür: 10373
Rep Derecesi : Rosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardırRosebud şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kendimiz söyledik, kendimiz dinledik

N'aptın ettin lafı yine CHP'ye getirdin ya...
__________________

Yağmur komünisttir; çünkü herkese eşit yağar,
Rüzgar ise kapitalisttir, zayıf olanı yıkar.
Ernesto Che Guevara
Rosebud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Rosebud'in Mesajına Teşekkür Etti
Eski 31.07.17, 00:24   #6
Tam Üye

Tuco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2016
Konular: 136
Mesajlar: 401
Ettiği Teşekkür: 279
Aldığı Teşekkür: 1322
Rep Derecesi : Tuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyorTuco artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Yalniz
Standart Cevap: Kendimiz söyledik, kendimiz dinledik

Erdoğan ve AKP, paradoksal olarak gücünün zirvesinde olduğunun sanıldığı bu dönemde, aslında en güçsüz olduğu günleri yaşıyor.

Erdoğan-AKP iktidarı bu nedenle yasal bir güvence oluşturmak ve fiilen kurdukları rejimin sürekliliğini sağlamak zorunda. Bu durum hayati öneme sahiptir. Onların büyük korkusudur.

Durum şudur; Erdoğan-AKP İktidarı, Cumhuriyet’i yıktı ama yerine kendi rejimlerini henüz kuramadılar. Devleti de ele geçirmelerine karşın bunu başaramadılar. Görgüleri, bilgileri, donanımları, güçleri, hazırlıkları, referansları, yaslandıkları Ortaçağ değerleri ve ideolojik dayanakları buna yetmedi. Çünkü, AKP ve siyasal İslamcılık rüküş bir siyasal harekettir. Pasif bir karşı devrim gerçekleşti Türkiye'de. Sabırla yürütülen, sinsi ve ahlaksız bir operasyonla karşı karşıya kaldık.

En güçsüz dönemini yaşayan bu iktidardan kurtulmak sanıldığı gibi hiç zor değil.

Erdoğan liderliğindeki AKP, falanjist karakterli, dinci-faşizan bir harekettir. Bu girişime karşı her türlü araç ve yöntemle direnmek ve mücadele etmek gereklidir.

Türkiye solunun demokrat olmaya değil, yeniden devrimci olmaya ihtiyacı var.

Herkes Yeni bir Misak-ı Milli’de buluşmalı ve bu Misak-ı Milli’nin hedefi doğrultusunda elinde ne varsa, heybesinde ne varsa bu mücadeleye katılmalı.

Misak-ı Milli, milli yemin demektir. Asıl metnini bizzat Mustafa Kemal Paşa yazmış ve Müdafaai Hukuk grubuna mensup milletvekilleri eliyle Meclis’i Mebusan’a kabul ettirmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın siyasî manifestosu olarak kabul edilen altı maddelik bildiri, Türkiye’nin bugünkü sınırlarını ve bütünlüğünü esas almıştır.

Dolayısıyla AKP iktidarından kurtulmak, Misak-ı Milli’yi korumanın birinci şartı olduğu gibi bu yolda çalışmak, her Müslüman için farz-ı ayndır
Tuco isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
dinledik, kendimiz, söyledik


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 19:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.