Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 02.12.17, 12:13   #1
Tam Üye

Kel ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2017
Konular: 234
Mesajlar: 465
Ettiği Teşekkür: 886
Aldığı Teşekkür: 1461
Rep Derecesi : Kel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Sizde Hiç Utanma, Sıkılma yok mu?


Sizde Hiç Utanma, Sıkılma yok mu?

Yüz yıllık bir düşmanlık bu… Saltanatı, hilafeti yıkıp, yerine cumhuriyet rejimini kuran Atatürk ve arkadaşlarına duyulan yüz yıllık bir öfke ve kin bu…

Adam sabah akşam Cumhuriyete ve onun komutanlarına sövüp, sayıyor, yerden yere vuruyor… Hem de 7-24 saat…

Önümüz, arkamız, sağımız, solumuz, her yanımız utanmaz, sıkılmaz insanlarla doldu. Havamız kirlendi. Suyumuz kirlendi. Toprağımız kirlendi.

Bölücüler, şeriatçılar, işbirlikçiler kara bulutlar gibi çöktü vatanımızın üstüne. Nefes alamıyoruz.

Bütün bu olup bitenleri rüyamızda görsek inanmazdık.

Atatürk ve Atatürk devrimleri, günümüzde hedef tahtasına yatırıldı. Cumhuriyet dönemi, kurtuluş Savaşı hedef tahtasına yatırıldı.

Atış serbest. Gelen vuruyor, giden vuruyor… Bölücüsü vuruyor, şeriatçısı vuruyor, liboşu vuruyor.

Derviş Mehmetlerin, Sait Mollaların torunları 21. Yüzyılın Kuvayi Milliyesinden, yurtseverlerinden, Atatürk’ten öç almaya çalışıyorlar. Kubilay’ı kör bağ bıçağı ile kesen dedelerinin idam edilmesi akıllarından bir türlü çıkmıyor.

Adam çıkmış, geçmişine küfrediyor. Atasına, ceddine, kurtarıcısına küfrediyor.

Şöyle konuşuyor:

“Keşke Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı. Ne şeriat yıkılırdı. Ne medreseler lağvedilirdi. Ne hocalar asılırdı. Hiç biri olmazdı…”

Birileri de işbirlikçi İngiliz ajanına övgüler diziyor:

“İskilipli Atıf Hoca, Kemalist diktatörlüğün katlettiği on binlerce insandan sadece biri!..” diyor.

Bir imam hutbede “Doksan küsur yıldır yapılan zulüm bitecek, Kuran kanundur, başka kanun tanımıyoruz…” diye açıkça şeriatı savunup, devrim kanunlarına meydan okuyor.

Bir Belediye Başkanı çıkıyor:

“İçimize kanı bozuk, sütü bozuklar sızdı. Padişahlarımızı alaşağı ettiler, yıktılar. 10 yılda Osmanlı’yı tarumar ettiler, yıktılar. 1923’te de koskoca 650 yıllık çınara darbe yaptılar. Cumhuriyet kuruldu.”

Peki, üzerine övgüler dizilen bu İskilipli Atıf Hoca kimdir? Ne yapmıştır? İstiklal Mahkemesi onu niçin idama mahkûm etmiştir?

İskilipli Atıf Hoca Kurtuluş Savaşında Yunanlılarla işbirliği yapan bir vatan hainidir.

O, şeriatçıların ve bölücülerin iddia ettiği gibi “Şapka Devrimini”ne karşı çıktığı için asılmamıştır. Düşmanla bir olup Türk ulusunu arkadan hançerlediği için, “Teali İslam Cemiyeti”nin Kurtuluş Savaşı karşıtı bildirilerini Yunan uçakları ile halkın üzerine attığı için idam edilmiştir.

O, yedi düvele karşı canı, kanı pahasına mücadele veren Mustafa Kemallere ve Kuvayi Milliye askerlerine, “Kuvayi Milliye maskaraları Yunan askerlerinin önünden kaçıyor. Bu eşkıyaları ve asileri en kısa zamanda bertaraf etmek hepimize farzdır… Siz bu zalimlerin cinayetlerine daha ne kadar göz yumacaksınız?”

“Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır. Hiç de zararlı bir topluluk değildir. Asıl kafası koparılacak mahlûkat Ankara’dadır.” Dediği için idam edilmiştir.

Yukarıdaki sözleri söyleyen, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları, yani Osmanlı ve Osmanlı padişahı hayranları, şimdi size soruyorum: Atatürk’ten önceki Türkiye’nin durumunu biliyor musunuz? Ne haldeydi? Anlatalım.

Cumhuriyet ilan edildiğinde köyler, kentler yakılmış, yıkılmış, harabe haline getirilmişti… Üretim durmuş, tarım çökmüştü. Ekmeklik un bile dışarıdan alınıyordu.

İnsanlar aç, sefil perişandı…

Hastalık dört bir yanı sarmıştı… İnsanlar kırılıyor, hayvanlar telef oluyordu…

Frengi, verem, sıtma, tifo, tifüs bir göz hastalığı olan trahom dört bir yanı sarmıştı.

13 milyon nüfuslu Türkiye’de 3 milyon kişi trahom, iki milyon kişi sıtma, bir milyon kişi frengi hastalığına yakalanmıştı… Bunlar saptanan resmi rakamlar ve bilinen hastalıklardı… Bit, pire, çeşitli cilt hastalıklarını bu listeye eklemiyoruz…

Bebek ölümleri yüzde 40’ın üzerindeydi. Yani doğan her iki çocuktan biri, yüz anneden yirmisi ölüyordu…

40 bin köyün 30 bininde okul yoktu… Evet, yineliyorum, 30 bininde… Vee okuma oranı 1927’lerde erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4’tü… Bu oran 1935’te erkeklerde yüzde 23, kadınlarda yüzde 8 oldu…

Osmanlıdan sadece 4 fabrika miras kalmıştı. Bu sayı 1926 – 1938 arasında 28’e yükseldi.

Mustafa Kemal, Cumhuriyetin ilanının ertesi gününde, İsmet İnönü’ye gönderdiği mektupta şunları yazıyordu:

“Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı, yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız, kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu, özgür bir toplum oluşturmak, çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız, bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim, Allah yardımcımız olsun.”

Tam da dediği gibi yaptı. 1929-1938 arasında ağır sanayi üretimi % 152 arttı.

Kömür yüzde 100, krom yüzde 600 artış gösterdi. Demir sıfırdan 180 bin tona çıktı, şeker üretimi 200 misli arttı. Türk Parasının değeri sterlin, ABD doları ve İtalyan lireti karşısında değer kazandı.

Gece gündüz, 7 – 24 Atatürk’e küfredenler, 15 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirilenleri gördünüz mü? Neden gerçekleri söylemiyorsunuz? Neden Cumhuriyet rejimini durmadan kötülüyorsunuz? Neden durmadan kara çalıyorsunuz? Sizde hiç utanma, sıkılma yok mu? Siz Atatürk’ün tırnağı bile olamazsınız…

(alieralp37@gmail.com)

Kel ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Kel ali'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 02.12.17, 12:54   #2
Müdavim

Insanlikarayan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2012
Konular: 538
Mesajlar: 13,520
Ettiği Teşekkür: 142329
Aldığı Teşekkür: 48200
Rep Derecesi : Insanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardırInsanlikarayan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sizde Hiç Utanma, Sıkılma yok mu?

Alıntı:
Birileri de işbirlikçi İngiliz ajanına övgüler diziyor:
Simdi o Esrarengi perdede yirtildi.

Meger Türkiyeden caldiklari paralari, "birde tanitip" Vergi vermemek icin, MAN adasina tasimislar.

Garanti Ensar icin Paketleri, ödül olarak yollamistir Ingiltere kraliyeti.

Sey, seyliginden vaz gecmez derler, Kanlarina islemis bunlarin.
__________________

-Gurbet Ellerde Aldatılamadı-





Türkiyede
yasamasa bile!.
Ne Mutlu Türk'üm Diyebilene!.
Insanlikarayan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Insanlikarayan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.12.17, 02:27   #3
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1491
Mesajlar: 14,327
Ettiği Teşekkür: 59465
Aldığı Teşekkür: 51106
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Sizde Hiç Utanma, Sıkılma yok mu?

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Kel ali Mesajı göster

Sizde Hiç Utanma, Sıkılma yok mu?

Yüz yıllık bir düşmanlık bu… Saltanatı, hilafeti yıkıp, yerine cumhuriyet rejimini kuran Atatürk ve arkadaşlarına duyulan yüz yıllık bir öfke ve kin bu…

Adam sabah akşam Cumhuriyete ve onun komutanlarına sövüp, sayıyor, yerden yere vuruyor… Hem de 7-24 saat…

Önümüz, arkamız, sağımız, solumuz, her yanımız utanmaz, sıkılmaz insanlarla doldu. Havamız kirlendi. Suyumuz kirlendi. Toprağımız kirlendi.

Bölücüler, şeriatçılar, işbirlikçiler kara bulutlar gibi çöktü vatanımızın üstüne. Nefes alamıyoruz.

Bütün bu olup bitenleri rüyamızda görsek inanmazdık.

Atatürk ve Atatürk devrimleri, günümüzde hedef tahtasına yatırıldı. Cumhuriyet dönemi, kurtuluş Savaşı hedef tahtasına yatırıldı.

Atış serbest. Gelen vuruyor, giden vuruyor… Bölücüsü vuruyor, şeriatçısı vuruyor, liboşu vuruyor.

Derviş Mehmetlerin, Sait Mollaların torunları 21. Yüzyılın Kuvayi Milliyesinden, yurtseverlerinden, Atatürk’ten öç almaya çalışıyorlar. Kubilay’ı kör bağ bıçağı ile kesen dedelerinin idam edilmesi akıllarından bir türlü çıkmıyor.

Adam çıkmış, geçmişine küfrediyor. Atasına, ceddine, kurtarıcısına küfrediyor.

Şöyle konuşuyor:

“Keşke Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı. Ne şeriat yıkılırdı. Ne medreseler lağvedilirdi. Ne hocalar asılırdı. Hiç biri olmazdı…”

Birileri de işbirlikçi İngiliz ajanına övgüler diziyor:

“İskilipli Atıf Hoca, Kemalist diktatörlüğün katlettiği on binlerce insandan sadece biri!..” diyor.

Bir imam hutbede “Doksan küsur yıldır yapılan zulüm bitecek, Kuran kanundur, başka kanun tanımıyoruz…” diye açıkça şeriatı savunup, devrim kanunlarına meydan okuyor.

Bir Belediye Başkanı çıkıyor:

“İçimize kanı bozuk, sütü bozuklar sızdı. Padişahlarımızı alaşağı ettiler, yıktılar. 10 yılda Osmanlı’yı tarumar ettiler, yıktılar. 1923’te de koskoca 650 yıllık çınara darbe yaptılar. Cumhuriyet kuruldu.”

Peki, üzerine övgüler dizilen bu İskilipli Atıf Hoca kimdir? Ne yapmıştır? İstiklal Mahkemesi onu niçin idama mahkûm etmiştir?

İskilipli Atıf Hoca Kurtuluş Savaşında Yunanlılarla işbirliği yapan bir vatan hainidir.

O, şeriatçıların ve bölücülerin iddia ettiği gibi “Şapka Devrimini”ne karşı çıktığı için asılmamıştır. Düşmanla bir olup Türk ulusunu arkadan hançerlediği için, “Teali İslam Cemiyeti”nin Kurtuluş Savaşı karşıtı bildirilerini Yunan uçakları ile halkın üzerine attığı için idam edilmiştir.

O, yedi düvele karşı canı, kanı pahasına mücadele veren Mustafa Kemallere ve Kuvayi Milliye askerlerine, “Kuvayi Milliye maskaraları Yunan askerlerinin önünden kaçıyor. Bu eşkıyaları ve asileri en kısa zamanda bertaraf etmek hepimize farzdır… Siz bu zalimlerin cinayetlerine daha ne kadar göz yumacaksınız?”

“Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır. Hiç de zararlı bir topluluk değildir. Asıl kafası koparılacak mahlûkat Ankara’dadır.” Dediği için idam edilmiştir.

Yukarıdaki sözleri söyleyen, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları, yani Osmanlı ve Osmanlı padişahı hayranları, şimdi size soruyorum: Atatürk’ten önceki Türkiye’nin durumunu biliyor musunuz? Ne haldeydi? Anlatalım.

Cumhuriyet ilan edildiğinde köyler, kentler yakılmış, yıkılmış, harabe haline getirilmişti… Üretim durmuş, tarım çökmüştü. Ekmeklik un bile dışarıdan alınıyordu.

İnsanlar aç, sefil perişandı…

Hastalık dört bir yanı sarmıştı… İnsanlar kırılıyor, hayvanlar telef oluyordu…

Frengi, verem, sıtma, tifo, tifüs bir göz hastalığı olan trahom dört bir yanı sarmıştı.

13 milyon nüfuslu Türkiye’de 3 milyon kişi trahom, iki milyon kişi sıtma, bir milyon kişi frengi hastalığına yakalanmıştı… Bunlar saptanan resmi rakamlar ve bilinen hastalıklardı… Bit, pire, çeşitli cilt hastalıklarını bu listeye eklemiyoruz…

Bebek ölümleri yüzde 40’ın üzerindeydi. Yani doğan her iki çocuktan biri, yüz anneden yirmisi ölüyordu…

40 bin köyün 30 bininde okul yoktu… Evet, yineliyorum, 30 bininde… Vee okuma oranı 1927’lerde erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4’tü… Bu oran 1935’te erkeklerde yüzde 23, kadınlarda yüzde 8 oldu…

Osmanlıdan sadece 4 fabrika miras kalmıştı. Bu sayı 1926 – 1938 arasında 28’e yükseldi.

Mustafa Kemal, Cumhuriyetin ilanının ertesi gününde, İsmet İnönü’ye gönderdiği mektupta şunları yazıyordu:

“Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı, yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız, kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu, özgür bir toplum oluşturmak, çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız, bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim, Allah yardımcımız olsun.”

Tam da dediği gibi yaptı. 1929-1938 arasında ağır sanayi üretimi % 152 arttı.

Kömür yüzde 100, krom yüzde 600 artış gösterdi. Demir sıfırdan 180 bin tona çıktı, şeker üretimi 200 misli arttı. Türk Parasının değeri sterlin, ABD doları ve İtalyan lireti karşısında değer kazandı.

Gece gündüz, 7 – 24 Atatürk’e küfredenler, 15 yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirilenleri gördünüz mü? Neden gerçekleri söylemiyorsunuz? Neden Cumhuriyet rejimini durmadan kötülüyorsunuz? Neden durmadan kara çalıyorsunuz? Sizde hiç utanma, sıkılma yok mu? Siz Atatürk’ün tırnağı bile olamazsınız…

(alieralp37@gmail.com)

Baştan sona gerçekleri anlatan bir yazı ama bir şey eksik!

Din konusu yeterince vurgulanmamış...

Bugün yine bazı ''eksik muhalifler'' AKP' ye Hz. Ömer vurgusu yapıp ''Hz. Ömer adaleti'' ni hatırlatmışlar...

Kime kimin adaleti hatırlatılıyor...

Hz. Ömer' in adaleti falan yoktur. İslami oligarşinin yaşaması için yapılan manevralardır Hz Ömer adaleti,...

Mesela Muhammed' e güya ayet inmiş... Ayet, cihadda elde edilen ganimetlerin (kızlar ve kadınlar da ganimettir dinen) 1/5' i Peygamber' indir yazıyor....

Nerde Ömer' in adaleti?

Mesela Muhammed, en yakın arkadaşı Ebubekir' in kızını 6 yaşında eş almış...

Nerde o Ömer' in adaleti?

...

Muhammed' in son eşi... Muhammed 60 yaşında... Kızın adı yahudi ismi olan Zeyneb!

14 yaşında bu kız.

Cihadda bu kızın tüm kabilesini müslümanlar yok edip, kabilenin neyi var neyi yoksa ganimet olarak alıyor...

Ve maalesef kabile reisi babanın kızı Zeyneb' de ganimet...

...

Müslüman cihatçılardan biri Muhammed' e gidip Zeyneb' i kendine cariye olarak istiyor. Muhammed tamam diyor; ''al senin olsun!''

...

Şak!

Bunu duyan yaşlı ganimet savaşçıları hemen Muhammed' e gidiyor: ''Muhammed; bu kız savaştığımız ve tüm erkeklerini kılıçtan geçirdiğimiz kabilenin reisinin kızı... Biz bu kızı sana ganimet olarak getirmiştik!'

Bir şak daha...

Muhammed o kızı, o müslüman cihadcı gence vermekten vaz geçip kendine alıyor...

O sırada Muhammed 60, o ganimet sayılan Zeyneb 14 yaşında!

Ve babasını öldürttüğü gün kızı yatağa atıyor ha!

...

Ve Zeyneb' in adı Saffiye olarak değiştiriliyor...

Saffiye ne demek?

Saffiye = ganimetten lidere düşen pay!

Saffiye Muhammed' in son eşidir. Muhammed onun dedesi yaşında onu yatağa atmıştır.

...

Bu konu çok kereler o soytarı İslam alimlerine sorulmuştur...

Ortak cevapları şudur: ''Ama Peygamber efendimiz Saffiye anamızı alarak onu cennetle ödüllendirdi!''

Kaç kere bu tür konuları yazınca dedim ki: ''Yalanım varsda yüzüme vurun!''

Hadi yüzüme vurun!

...

Eyy Atatürk!.

Ne kadar temiz, ne kadar yüksek bir şahsiyetsin sen...

Ve bazı güya laik salaklar hangi Hz. Ömer adaletinden bahsediyor?..
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
sizde, sıkılma, utanma


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:58.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.