Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 31.01.18, 18:40   #1
Yasaklı Üye

Umut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2017
Konular: 850
Mesajlar: 3,062
Ettiği Teşekkür: 23371
Aldığı Teşekkür: 9070
Rep Derecesi : Umut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart "Muhteşem Yalnızlık" ya da Boğaz Tırmalayan Hurmalar

"Muhteşem Yalnızlık" ya da Boğaz Tırmalayan Hurmalar

Bir kaç gün önce “Dışişleri Bakanlığı Emekli Mensupları” iletişim grubundan bir açık mektup aldım.

Grubun koordinatörü emekli büyükelçi Tugay Uluçevik’in gönderdiği TSK’nın Afrin’e yaptığı ‘Zeytin Dalı”operasyonuna destek veren mektuba 44 emekli diplomat imza vermiş.

Bu isimlerden bazılarını yazıyorum: Baki İlkin, Aydın İdil, Süha Umar, Pulat Tacar, Ümit Pamir, Nazmi Akıman, Murat Sungar, Nazım Belger, Korkmaz Haktanır, Tugay Uluçevik.

Büyükelçi Uluçevik ayrıca “Zeytin Dalı” operasyonuyla ilgili kendi kişisel bir değerlendirmesini de yaptı.

Diyor ki; “Bildiride de ifade ettiğimiz üzere Türk Silahlı Kuvvetleri bugün milli güvenliğimize Suriye hududumuz boyunca yönelmekte olan bir tehdidi ve muhtemel tehlikeleri ortadan kaldırmak için kahramanca bir vatan hizmeti ifa etmektedir.

Ordumuzun zaferi ve bizlerin çocukları olan askerlerimizin salimen yurda dönmeleri için dua etmek görevimizdir.

Duygularım bu şekilde olmakla birlikte Türkiye’nin dış münasebetlerdeki hâlihazır durumun gerçeklerini de görmezden gelemiyorum.

Zeytin Dalı harekâtını düşünürken Kardeşim Esad keşke katil Esed olmasaydı, keşke iki ülke arasında
o zamanlar ekilen zeytin fidanlarının dalları gelişip çoğalsaydı.

Keşke Türkiye ile Suriye 1998 Adana Mutabakatı’nın ve bu mutabakat hükümlerinin uygulanmasını ve geliştirilmesini öngören 21 Aralık 2010 tarihinde Ankara’da imzalanan Türkiye ve Suriye arasında terör ve terör örgütlerine karşı ortak işbirliği anlaşmasının lafzına ve ruhuna uygun hareket ediyor olsalardı diye düşünmekten kendimi alamıyorum.”

Büyükelçi Uluçevik Ankara’nın 2010’a kadar izlediği politikanın doğru, ancak sonrasında yanlış ve tehlikelerle dolu olduğu görüşünü dile getiriyor ve diyor ki:

“Halen Rusya Türkiye’yle ABD’nin arasını giderek zor tamir edilebilecek ölçüde açmanın manevraları içindedir.
Türkiye Rusya’nın şu sıralardaki güler yüzüne aldanıp tuzağa düşmemelidir.
Diğer taraftan Astana süreciyle işbirliği yaptığımız İran Afrin harekâtını tasvip etmemiştir.
Mısır hakeza. Hatta açıkça Türkiye’yi kınamıştır.
Mısır demek Arap Ligi demektir.
1985-89 döneminde, nezdinde büyükelçilik yaptığım Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) o zamanlar Türkiye’nin önde gelen dostları arasındaydı.
Şimdi BAE Türkiye’ye düşmanca sözlerin söylendiği bir ülke haline gelmiştir.
Bu vakte kadar Afrin harekâtımız hakkında uluslararası toplumda yapılmış olan açıklamalarda yer alan ‘Türkiye’nin güvenlik endişelerini anlayışla karşılıyoruz’ şeklindeki ifadeler bizi rehavete sevk etmemelidir.
Oysa bu cümleden sonra hemen yapılan itidal çağırıları, dile getirilen kaygı ifadeleri bundan sonra bize karşı kullanılacak sert dilin uvertürü mahiyetindedir.
Yapılan hatalardan dönmek zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir.
İç politikada puan kazandırdığı düşünülen yöntem ve tarzlarla dış politika takip edilmesi hiç bir ülkeye yarar getirmediğinin örnekleri tarihte vardır.
Günümüzde de görülmektedir.”
Büyükelçi Uluçevik’in bu önemli ve yapıcı uyarılarına kulak vermemek elde değil.

Arap Baharı’yla birlikte bizim Dışişleri’nde esmeye başlayan maceracı rüzgârlar, bir kaç hafta içinde Emevi Camii’nde namaz kılma hülyaları giderek kendini “muhteşem yalnızlık”a bıraktı.

Burada bile özgün olamadık ve acıdır “muhteşem yalnızlık” deyimini İngiltere’nin, 19. Yüzyılın ikinci yarısında, Kırım Savaşı’ndan sonra izlediği “splendid isolation” siyasetinden kopya çektik.

Bugün o dönem izlenen “muhteşem hatalarla dolu” dış siyasetin temize çekilmesi için Türk Silahlı Kuvvetleri çok haklı bir askeri operasyon yürütüyor.

Ancak Büyükelçi Tugay Uluçevik’in de dediği gibi kesinlikle rehavete kapılınmamalıdır.

Zamanında, deneyimli, dosyalarına çok iyi vakıf diplomatlarımızı, büyükelçilerimizi “monşerler” diye aşağılayıp başka akıl hocalarına kulak vermeseydik işler bu kadar çetrefilli hale gelir miydi?

Ben buna bir cevap bulamadım.

Siz ne dersiniz?


Leyla Tavşanoğlu

Kaynak
Umut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Umut'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 31.01.18, 20:34   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1491
Mesajlar: 14,331
Ettiği Teşekkür: 59483
Aldığı Teşekkür: 51110
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Muhteşem yalnızlık” ya da boğaz tırmalayan hurmalar

Meseleyi derinlemesine bilmeyenler için bu yazı aslında ''BOP nasıl bilinmeyebilir'' tezi olabilir.

Bakın şu yazıya:

Alıntı:
Büyükelçi Uluçevik Ankara’nın 2010’a kadar izlediği politikanın doğru, ancak sonrasında yanlış ve tehlikelerle dolu olduğu görüşünü dile getiriyor ve diyor ki:
“Halen Rusya Türkiye’yle ABD’nin arasını giderek zor tamir edilebilecek ölçüde açmanın manevraları içindedir.
Türkiye Rusya’nın şu sıralardaki güler yüzüne aldanıp tuzağa düşmemelidir.
Burda Türkiye' yi yeniden BOP projesi içine çekme sahtekarlığı görüyorum.

Birincisi: Sorunların asıl nedeni ABD, İsrail ve onların BOP projesidir.

İkincisi ise; Tayyip 2010 civarında BOP projesinde ısrar etmenin iktidardan düşürülmek anlamına geldiğini görünce ABD şemsiyesi altından çıkmaya başladı.

Yani şu anki duruma neden olan Rusya değil, Tayyip' in BOP' un kendisine nelere mal olacağını anlamasıdır.

Ama bağımsızlıktan nasibini almamış, siyasetin eksenine ülke çıkarlarını koymamış her siyasi ''lider'' karakterinde bağımsızlık olmadığı için kolayca süper güçlerin herhangi birisinin kucağına kolayca oturabilir.

Tayyip' in rotasını Rusya' ya doğru çevirmesi sadece ve sadece onun kendi çıkarları ilgili bir politikadır.

Yani:

''Eyy Amerika ben senin BOP eşbaşkanı rolünü benimsedim ve uyguladım. Ama anladım ki devam edersem iktidarımdan olacağım. İktidardan gidersem de başıma gelecekler belli. O yüzden biraz da Rusya şemdiyesi altına gireyim ki, beni BOP konusunda fazla zorlama!''

Bu işin özeti tam da budur.

Ama eski bir büyükelçi Tayyip' in 2010' a kadar doğru yolda olduğunu belirtmiş. Bu aslında tam bir amerikancılıktır. 2010' dan sonra Tayyip yavaş yavaş BOP işinden caymaya başlamıştı. İşte tam da bu noktadan sonra bu büyükelçi ''aman Rusya' ya uymayın, ABD' nin eski çizdiği yolda devam edin'' demeye getiriyor işi...

Bence Tayyip' in dış politikası falan yoktur. 2010' dan önceki politikaları da yanlıştır, 2010' dan sonrakileri de...

Çünkü Tayyip politikayı kendisinin ve ailesinin çıkarlarına göre yapmaktadır.

Bugün Rusya şemsiyesi altına sığınmasına da bakmayın... ABD tavır değiştirir, BOP konusunda yumuşarsa yarın çıkıp yeniden ABD şemsiyesi altına girer.

Bakın bu NATO ordusu 1990' lı yıllarda BOP denen projenin neye mal olacağını anlayınca zamanın Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu zamanında ABD ve NATO şemdiyesinden çıkmaya başlamıştı.

Tayyip de aynı durumları çok geç bir şekilde yaşadı ve hala yaşıyor.

Tabi buna ek olarak Tayyip' in bir de her ne pahasına olursa olsun, iktidarda kalma kaygısı var... Tabi aklını kullanan herkes bu kaygının temelinde neler yattığını da çok iyi biliyor.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
boğaz, hurmalar, muhteşem, tırmalayan, yalnızlık”


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 23:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.