Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 04.03.18, 14:49   #1
Tam Üye

Kel ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2017
Konular: 234
Mesajlar: 465
Ettiği Teşekkür: 886
Aldığı Teşekkür: 1464
Rep Derecesi : Kel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Ali Eralp : Utanın Be Utanın


Ali Eralp : Utanın be utanın

İnsanlık tarihi, akıl ile inancın, karanlıkla aydınlığın mücadelesinin tarihidir.

Rönesans ve reformlarla gelen aydınlanma hareketi ile Hıristiyan şeriatçılığı, Ortaçağ’da son buldu. Yerini bilim, akıl aldı. İnsanlar, inançlarında özgür oldular. Kimse kimsenin dini ile imanı ile uğraşmadı. İnançlar vicdanlara yerleşti. Kimse din sömürücülüğü yapmadı. Dinden çıkar sağlamadı…

Değiştirilemez, eleştirilemez denilen din yasaları kaldırıldı ve din toplumundan “laik, demokratik düzen”e geçildi.

Böylece toplumların özgürlük, insan hakları sınırları da genişledi. Kadınlar yeni haklar elde ettiler.

Ortaçağ karanlığını besleyen “feodal düzen bataklığı”, 1789 Fransız ihtilali ile kurutulmuştu.

Türkiye’de ise aydınlanma dönemi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le başladı.

1923 Devrimi ile çağ dışı eğitim ve toplum ilişkileri tasfiye edildi. Hilafet, saltanat kaldırıldı. Medeni Kanun, aile içerisinde kadına önemli haklar getirdi. Miras hukukunda önemli değişiklikler oldu. Kadın – erkek eşitliği sağlandı.

Hepsinden önemlisi Tevhid-i Tedrisat, yani bugünkü adı ile Öğretim Birliği yasası ile eğitime çağdaşlık kazandırıldı.

Eğitim – öğretim iki başlı olmaktan kurtuldu. Medreseler, tekkeler, zaviyeler, mahalle mektepleri kapatıldı. Daha sonra da dinle devlet işleri birbirinden ayrılarak laik düzene geçildi. (Günümüzde ise bu ilkel kurumlar AKP tarafından yeniden açılmaya çalışılıyor. Bakalım muhalefet türbana verdiği desteği tekkelerin, zaviyelerin açılması için de verecek mi?)

Devam edelim:

Ne var ki Kemalist yönetim tüm olumlu çalışmalarına ve uygarlaşma çabalarına karşın, toprak reformunu gerçekleştirerek ağalığın, tarikatçılığın temelini oluşturan feodal kalıntıları tasfiye edemedi. Atatürk’ün ölümünden sonra bu Cumhuriyet, demokrasi, uygarlık düşmanı güçler Kemalist düzene başkaldırdılar.

İnönü’nün reformcu, ılımlı kişiliğinden de yararlanarak 1923 Devriminin getirdiği tüm ilerici atılımlara, değişimlere savaş açtılar. Köy çocuklarının bilinçlenmesini önlemek için işe Köy Enstitülerini kapatmakla başladılar. Hasan Âli Yücel’lerin, Hakkı Tonguç’ların görevlerine son verdiler. Ve ilkokullara program dışı din dersleri koydular.

Demokrat Parti (DP) 1950 yılında iktidara geçince, program dışı din derslerini program içine aldı. Arkasından da Milli Eğitim Bakanlığının 13 Ekim 1951 tarihli ve 601 sayılı kararı ile yedi adet imam hatip okulu açtı. Bu sayı 1960 yılında 35, 1971’de 39, 1973’te 71, 1980’de 249’a yükseldi.

Gidiş o gidiş…

2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesiyle karşı devrim, arkasına ABD emperyalizmini de alarak Türkiye Cumhuriyetine savaş açtı. Planlı programlı çalışma, tertip ve ayak oyunları ile 1923 Devriminin temellerini oymaya başladı.

Toplumun sabrını, direncini, tepkisini sınaya sınaya, deneye deneye, yoklaya yoklaya yol aldı.

Önce Cumhuriyete, Atatürk’e, devrim yasalarına kıyısından, kenarından dokunarak, teğet geçerek sataştı.

Eleştirilerini, yapmak istediği değişiklikleri usul usul, yumuşak bir sertlik içerisinde ortaya koydu. Bir adım attı, tepki alınca iki adım geriye kaçtı.

Karşısında Kemalist, cumhuriyetçi, laik ve demokratik düzenden yana olan zinde güçler duruyordu henüz. Hepsinden önemlisi şeriata geçit vermeyen bir Türk ordusu vardı. ABD desteğinde zaman zaman faşist darbeler yapsa da komutanların çoğunluğu Atatürk’ün “İstiklal-i Tam”, tam bağımsızlıkçı görüşünü benimsemişti ve dinci kalkışmaların önünde bir set gibi yükseliyordu…

Egemen güçler ve ABD bunun bilincindeydi. Onun için ordunun Atatürkçü yapısı parçalanmalı, ordu güçsüz düşürülmeliydi…

Tertiplerle, 25 kuruşluk CD’lerle, darbe masalları ile işe koyuldular. Komutanlar tutuklandı.

Ordunun “Kozmik Odası”na, namahremine girdiler. Ama komutanlar sessizdi.

Tam 10 yıl, Cumhuriyet gazetesinde, başka yayın organlarında yurtsever yazarlarla sesimiz çıktığı kadar “Siyasal İslam’ın Ayak sesleri bu… Kuzuların sessizliği devam ediyor… Uyanın.” diye bağırdık.

Hitler döneminde yapılan tutuklamalar karşısındaki aydın vurdumduymazlığından söz ettik. “Susma, sustukça sıra sana gelecek” dedik.

“Isıtılan Kurbağa” öykülerini anlattık.

Ne bir ses ne bir nefes… Ölü Deniz gibiydik. Dalgasız… Durgun…

Sonunda sarı öküzü kaptırdık… İhanet çetesi gemi azıya almış, pervasızca yol alıyordu…

Nasrettin Hocanın dediği gibi, ama “Tek suçlu hırsız mıydı? Kapısını, penceresini kapamayan, gerekli önlemleri almayan, uydurma anahtarlar takan ev sahibinin hiç mi suçu yoktu?”

Yani, gencecik teğmenlerin telefonuna “Sehven numaralar” yüklenirken, subayını koruyamayan, “Adalet gereğini yapar” diye sessizce bekleyen komutanların hiç mi suçu yoktu?

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye olayları seyreden sendikaların, derneklerin, yalaka medyanın, aydınların hiç mi suçu yoktu?

“Seçimlerde “AKP’nin mağdur rolü oynamasına fırsat vermeyelim” diye diye, Türkiye’yi mağdur eden muhalefetin hiç mi suçu yoktu?

Açık yüreklilikle soralım şimdi: 11 yıl boyunca ne yaptılar? Hangi cumhuriyet değerine, hangi Atatürk devrimine sahip çıktılar?

40 bin kişinin katili APO’nun şu ülkede en saygın kişi olmasını önleyebildiler mi? Milyonların oyu ile seçilen
Milletvekillerini hapislerden kurtarabildiler mi? Çocuk gelinlerin çoğalmasını; tacizleri, tecavüzleri, okulların imam hatiplere dönüşmesini engelleyebildiler mi? Yoksa 4+4+4 eğitim sistemini okullara mı sokmadılar?

Demokrasiyi, hukuku, hukuk devletini, laik sistemi, kadın haklarını, özel yaşantıyı, gözlerinin önünde paspas gibi çiğnediler. Kız – erkek otobüslerini, yemekhanelerini ayırdılar, Türkiye’yi “HAREMLİK-SELAMLIK” yaptılar… Gıkları çıkmadı.

Şimdi de kalkmış, “Türban kozunu ellerinden aldık” diye, büyük bir iş yapmış gibi şişiniyorlar… 90 yıllık TBMM’ne türbanı sokmakla, kadınları örtülere sarmakla, laiklik yasasını delmekle övünüyorlar. “Seçimlerde “AKP’nin mağdur rolü oynamasına fırsat vermedik” diye kendilerini yerlere, göklere sığdıramıyorlar…

Söyler misiniz? Çarşaflara, türbanlara sarılan kadınların uygarlıkla, özgürlükle, Atatürk’le ne ilgisi var? Bu ödünleri vereceğinize adam gibi mücadele yolunu seçip, Türkiye Cumhuriyetini korusaydınız ya…

KEMALİST TÜRKİYE’Yİ BİR BEBEK KATİLİ İLE BİR İMAMA, BİR HOCAYA TESLİM ETTİNİZ…

Ne Atatürk kaldı, ne cumhuriyet, ne laiklik, ne bayrak, ne ANT… Eserinizle övünebilirsiniz.

Ama şunu da iyi bilin, Atatürk gençliği halkla birlikte Haziran direnişinden yola çıktı… Geliyor… Adım adım yaklaşıyor… Farkında değil misiniz?

İLK KURŞUN

Ali Eralp: UTANIN BE, UTANIN!.. - İlk Kurşun Gazetesi
Kel ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Kel ali'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.03.18, 21:30   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1492
Mesajlar: 14,342
Ettiği Teşekkür: 59509
Aldığı Teşekkür: 51131
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Ali Eralp : Utanın Be Utanın

Bazı şeyler anlatmakla olmuyor.

Anlatım!

Ne kadar anlatırsan anlat kafası dinle bulandırılmış kesimlere bir zihinsel katkı sağlayamıyorsun.

Cebine 50 lira koyup, otobüsle beleşe mitinge taşıyıp orda bir de yarım ekmeğe beleşe kebap verince cehalet gerçekten şirazeden çıkıyor...

Öyle çıkıyorlar ki ''Eyy Kılıçdaroğlu sen merdivene ters bindin'' deyip küfürü basıyor ve Saray'daki muhterem için ''hötünün gılıyım'' diyebiliyorlar...

Her neyse...

Ali Eralp' ı severim. Gerçekten muhalefet yapıyor.

Ancak yazılarına dini katınca ''yahu dini neden meseleye çeşni yapıyorsun?'' diye sorasım geliyor.

Bu durum, iktidarın dinselleştirdiği toplum modelinin kabullenilmesi ve muhalefetin dine göre ayarlanmış halidir.

Hiç bir muhalif yazarın yazılarına din unsurunu katmasını kabullenmiyorum.

Muhalefet din olmadan da olur...

Ve...

Hiç bir muhalif kendini dindar gösterme zorunluluğunda değiidir.

Bu saftiriklik bugüne kadar muhalefete 5 paralık artı getirmedi.

Tüm muhalif medya unsurları bu salaklıktan vaz geçmelidir.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
eralp, utanın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 02:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.