Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 22.04.18, 22:09   #1
Yasaklı Üye

Umut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2017
Konular: 850
Mesajlar: 3,062
Ettiği Teşekkür: 23371
Aldığı Teşekkür: 9070
Rep Derecesi : Umut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Bana müsaade! / Levent Gültekin


İktidarın hali malum.

Ekonomi, eğitim, hukuk, medya, tarım… her alanda büyük bir başarısızlık sergilediler.

Toplumu kutuplaştırdılar.

Memleketin psikolojisini bozdular.

İnsanlar birbiriyle konuşamaz, selamlaşamaz hale geldi.

***

Muhalefetin hali malum.

Eski siyasetten kurtulamıyor.

Gençleri anlamıyor.

Yeni çağın imkanlarını ve gereklerini göremiyor.

İktidarı sarsacak, onu yanlıştan döndürecek bir strateji kuramıyor.

Muhalefet unsurları, birbirleriyle bile anlaşamıyor.

***

Böylece, ayrımcılıktan, kayırmacılıktan, çıkarcılıktan, yalancılıktan, adaletsizlikten, kabalıktan, kavgacılıktan, tembellikten, yoksulluktan… kurtulamıyoruz.

Türkiye her geçen gün yeni kayıplara uğruyor.

Gençlerimiz ölüyor, bilim insanlarımız hapse giriyor, çocuklarımız şiddete uğruyor; dışlanan, ötelenen insanlarımız intihar ediyor; sırf “Çocuklar ölmesin” dedi diye Ayşe öğretmen küçücük bebeğiyle hapse atılıyor, binbir trajedi, binbir acı içinde vicdanlarımız yaralı, çaresiz bekliyoruz…

***

Türkiye’de 7 milyondan fazla çocuk aç.

Türkiye’de üretim durmuş vaziyette.

Türkiye’nin dünyada itibarı kalmadı.

Türkiye’ye turist gelmiyor.

10 binlerce bilim insanı, işveren, sanatçı, yatırımcı… Türkiye’yi terk etti.

Çünkü bu ülkede denge yok, huzur yok, ağız tadı yok.

***

Ne var peki?

Ayrımcılık var. Öteleme, dışlama, baskı, şiddet, aşağılama, hukuksuzluk, alay etme, yalan var.

***

Ülkemiz elden gidiyor.

Buna acilen bir çare bulmalıyız.

Çünkü iktidar “İki ay sonra seçim var!” diyerek tüm milletin iki ayağını bir pabuca soktu.

Bu, Türkiye’ye saygısızlıktır.

Bu bir seçim değil.

Bu “Ben iktidarda kalayım da millet ne hali varsa görsün” demektir.

Bu fırsatçılıktır.

Bu, memleketi, milleti hiçe saymaktır…

***

Ülkemizi mevcut felaketlerden kurtarabilmek için…

Ayrımcılığı ortadan kaldırmak için…

Üreterek, hep birlikte dostça yaşayabilmek için elimizi taşın altına koyduk.

Biliyorsunuz, ben, cumhurbaşkanlığına adaylığımı koyuyorum.

Derdim makam mevki değil.

Bu işi bir mesuliyet üstlenme olarak görüyorum.

Risk alıyorum.

Gözü dönmüş, kendi iktidarından başka şey düşünmeyen, paniğe kapılmış siyasetçilerin karşısına dikilmenin çok tehlikeli olduğunun farkındayım…

***

Peki, neden böyle bir işe kalkıştım?

“Şansımızı deneyelim, bakalım ne olur?” diye düşünmüyorum.

Aksine, kazanacağımızdan eminim.

Gençler kazanacak.

Alnının teriyle, bileğinin hakkıyla, emeğiyle, onuruyla yaşamak isteyenler kazanacak.

Hukuksuzluklara maruz kalanlar, vicdanı sızlayanlar kazanacak.

Bilim insanları, engelliler, öğretmenler, işçiler, sanatçılar, kadınlar, yoksullar, akademisyenler, çocuklarımız kazanacak.

Biz kazanacağız.

Çünkü güçlü olan haklı değildir. Haklı olan güçlüdür.

***

Neden aday oldum?

Uzun zamandır, ülkemizin kurtuluşu için kafa yoruyor, çalışmalar yürütüyorduk.

Uzmanlarla, bürokrat, siyasetçi, yatırımcılarla temas halindeydik.

Gençlerle, öğrencilerle çalışma grupları kurmuştuk.

Gazetecilerin, iletişimcilerin katıldığı toplantılar yapıyorduk.

Tek bir amacımız vardı: Ayrımcılığa son vermek.

“Onurlu Çıkış” adlı bir hareket yürütüyorduk.

Milletimizi Alevi, Sünni, dindar, laik, Türk, Kürt, biz – onlar… gibi ayrımları bir kenara bırakmaya çağırıyoruz.

“Hepimiz bu ülkenin evladıyız” diyoruz.

“Bir toplumun yarısı mutsuz olursa, diğer yarısı mutlu olamaz” diyoruz.

“Liyakat esastır, eşitlik esastır, hukuk esastır” diyoruz.

İstiyoruz ki herkes odasından çıksın, salona insin, selamlaşsın, konuşsun.

Çünkü, Türkiye hepimizin.

Memleketin sorunlarını çözmek ve ülkeyi omuzlamak için hepimizin katkısı şart.

Bu ülkenin bir tek evladını bile dışlayamaz, ondan vazgeçemeyiz.

Kimseye hakaret edemez, kimseyi hor göremeyiz.

Hep birlikte, barışçı bir anayasayla ve birbirimizin kıymetini bilerek yaşamalıyız…

***

Baskın seçim kararıyla birlikte, baktık gördük ki sahnede eski siyasetçiler var.

Aynı bölücü dil.

Aynı köhne üslup.

Aynı kabadayılık.

Aynı gerilik.

Aynı seviyesizlik…

***

Muhalefet de eski siyasi gruplaşmalardan kopamıyor.

Türkiye’yi bir bütün olarak göremiyor.

Kendi tabanı olarak gördüğü kesime hitap ediyor.

***

Benim önceliğim Türkiye’de ayrımcılığın tümüyle ortadan kalkması…

Süratle parlamenter sisteme geri dönülmesi…

Bunun için de herkesin bulunduğu bir masa kurulmasıdır.

Bunun için de bir bağımsız aday şart.

Ben, birleştirici bir bağımsız aday çıkmadığı için çıktım.

Partili adayların, mevcut “partili cumhurbaşkanı” sorununu çözme şansı yok.

Bu koşullarda kazanma ihtimali de yok.

Partili olmak, milletin tamamını değil, bir kesimini temsil etmek demek.

Böyle olunca da Erdoğan karşısında galibiyet elde etmek mümkün değil…

***

Peki, milletin çoğu, beni tanımıyor bile.

Hangi akla hizmet çıkıyorum?

Kime, neye güveniyorum?

Golyat’ı indirmek, Davut’un işidir.

Bizim bir Davut’a ihtiyacımız var.

Bu seçimde Davut’un rolünü üstlenmek istemezdim açıkçası…

Asıl isteğim bir kenara çekilmek, okumak ve yazmaktı.

Fakat öyle olmuyor.

Birinin çıkıp meydan okuması, doğruyu haykırması, direnmesi gerekiyor.

Ve… sıkı durun, size güveniyorum.

Bizzat size güveniyorum.

Biliyorum ki siz de Türkiye için endişeleniyorsunuz.

Biliyorum ki siz de çok yoruldunuz.

Yalanlardan bıktınız.

Baskılardan, hapislerden, ağız dalaşından, pahalılıktan, haksızlıklardan, yolsuzluklardan, cehaletten, rüküşlükten, zulümden usandınız.

Hep birlikte ülkemize sahip çıkacağız.

Alevi, Sünni omuz omuza mücadele edeceğiz.

Başörtülü başı açık yan yana şevkle, neşeyle çalışacağız.

Türk, Kürt en ufak bir ayrım yapmadan dostça yoldaşlık edeceğiz.

Bu toprağın türkülerini, marşlarını bir ağızdan söyleyeceğiz.

Biliyorum, eminim ki kalplerimiz bir.

Ellerimizi de birleştireceğiz.

Hemen, şimdi!

Bu bir kurtuluş mücadelesi güzel kardeşlerim.

Bu bir hayat memat meselesi aziz dostlarım.

Bu bizim son şansımız.

Aklınıza takılan…

Sizi duraksatan…

Umutsuzluğa sürükleyen…

Güvensizliğe iten…

Yılgınlığa yönelten…

Tüm sorunları aşacağız.

Ya-pa-bi-li-riz.

Yeter ki siz kendinize güvenin, ayağa kalkın.

Tekrar ediyorum: Haklı olan güçlüdür.

Davut’un Golyat’ı yenmesi mukadderdir.

Hepimiz birer Davut’uz.

Hepimiz bu ülkenin vazgeçilmez değerdeki evlatlarıyız.

Golyat’ın nasıl korktuğunu görüyorsunuz.

Golyat’ın nasıl boş konuştuğunu görüyorsunuz.

Golyat’ın nasıl zayıf düştüğünü görüyorsunuz.

Bu çirkinliğe, bu saçmalığa, bu seviyesizliğe hep birlikte son vereceğiz!

Kalbimizin derinliklerindeki arzuyu umuda, umudu eyleme dönüştürme zamanı.

Türkiye için, hepimiz için, onurumuz için çalışma zamanı.

Gelin, el verin, beraberce yurdumuzu kurtaralım.

Kendinize güvenin.

Ben, size güveniyorum.

Tüm kalbimle güveniyorum size.

***

Bundan sonra, Türkiye’yi dört dönmem, köşe bucak koşturmam gerekiyor.

Hepimizin harıl harıl çalışmamız gerekiyor.

Dolayısıyla yazı yazmaya devam edemeyeceğim.

Yıllardır yazdıklarımı okuyan, paylaşan, gönül bağı, duygu birliği kurduğumuz siz okurlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bin yaşayın.

Diken ailesine, bana burada yazma imkanı verdiği için teşekkür ediyorum.

İlk fırsatta, sizinle yüz yüze görüşmeyi, omuz omuza yürümeyi, yan yana koşmayı diliyorum.

***

İş başa düştü.

Kolları sıvayın.

Bu işte beraberiz.

Ülkemizde bizim, hepimizin sesi yankılansın.

Bizim rüzgarımız essin.

Birlikte, ağız tadıyla, umutla, sevinçle yaşamaya başlayalım artık.

Haydi!



Levent Gültekin

Kaynak
Umut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Umut'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 22.04.18, 23:12   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1491
Mesajlar: 14,327
Ettiği Teşekkür: 59463
Aldığı Teşekkür: 51106
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Bana müsaade! / Levent Gültekin

Levent Gültekin, kürt kökenlidir. Eski bir islamcıdır.

Bunların hepsini yazmış, siyasi islamcı odaklar tarafından nasıl etkilendiğini de, Tayyip ile ilişkilerini de açıkça yazmıştır.

Levent Gültekin, geçenlerde cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıklayınca bazı meşhur muhalif odaklar kendilerince onun eski çarşaflarını ortaya çıkardılar...

Neyi ortaya çıkardılar bilmiyorum ama Levent Gültekin öğrenciliğinde İstanbul' da nasıl tarikat tarikat, cemaat cemaat gezdiğini, Tayyip ile ilişkilerini de açıkça ve defalarca anlatmıştı zaten...

Ahmet Hakan' da bu tarzdan gelmiştir.

Ahmet Hakan hala korkaktır ve iktidara karşı dengeli durabilmek için rezil olmaktadır.

Levent Gültekin, geçmişini halkın önüne açıkça serdi ve pişmanlığını da defalarca anlattı.

Bu adamı ben seviyorum.

Ahmet Hakan' ı hiç sevemedim ama onunla aynı yerden gelen Levent Gültekin' i takdir ediyorum.
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
bana, gültekin, levent, müsaade


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 15:23.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.