Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 29.07.18, 13:00   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7994
Mesajlar: 29,523
Ettiği Teşekkür: 107960
Aldığı Teşekkür: 156461
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Erdoğan'ın Akşener Sessizliğinin Sırrı


Erdoğan'ın Akşener Sessizliğinin Sırrı



Seçim süreci başladığından itibaren herkese cevap yetiştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan çok ilginçtir İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener’in çok sert eleştirilerini görmezden gelmişti.

Peki neden?

Bu soruya cevap verebilmemiz için biraz eskileri karıştırmamız gerekiyor…

2002 Genel seçimleri ve 2004 yerel seçimlerinden sonra DYP (Doğru Yol Partisi ) Genel Başkanı Mehmet Ağar ve ANAP (Anavatan Partisi) Genel Başkanı Erkan Mumcu; 22 Temmuz 2007 seçimleri için 5 Mayıs 2007 tarihinde partilerini birleştirip, seçime “merkez sağ”ın tek partisi DP olarak gitmeyi planlıyordu. ANAP’ın DP’ye “katılım” kararı alacağı 2 Haziran 2007 tarihli kongrede Mumcu, Ağar’ı neredeyse akşam saatlerine kadar kongrenin yapılacağı salonda bekledi. Ağar, kongre yerine şu anda FETÖ Lideri daha önce AKP destekçisi olan Fetullah Gülen’in düzenlediği Türkçe Olimpiyatları'nın finaline katılmış ve kongreye bir telgraf göndermek ile yetinmişti.

Nihayetinde bu birleşme gerçekleş(e)medi. Bir gizli el AKP’nin oy aldığı Merkez Sağ seçmenin tercih ettiği DYP ve ANAP birleşmesini engellemiş gibiydi. Erkan Mumcu’nun TV8 ekranlarında yayınlanan Selahattin Sadıkoğlu'yla Her Pazar Açıkça programında verdiği demeçte “DYP o gün ihanet etti. Ne için yaptı bilmiyorum. Nasıl seçimlerden önce, listelerin verileceği son gün ANAP bu birleşmenin gereği olarak seçime katılmayacağını, seçimlere DP çatısı altında katılacağını, YSK’ya verdiği dilekçeyle duyurdu? Biz 2 saat sonra ortak listelerin YSK’ya verilmesini bekliyorduk. O listede hiçbir ANAP’lı isim yoktu” diye konuştu.

Program sunucusu Sadıkoğlu’nun “Peki siz hiç sormadınız mı, listedeki ANAP’lıları neden çıkardınız diye” sorusuna Mumcu, “O listede Erkan Mumcu varsa ben yalan söylüyorum, yoksa hemen internetten baksın. Böyle bir ********liğe maruz kalmışım artık ne konuşacaksınız? Ne diyeceksiniz?” şeklinde yanıt verdi.

Birçok siyasi kişi Mehmet Ağar’ın devam eden davalarında yargılanmama güvencesi karşılığında bu birlikteliği bozduğunu söyledi.

Sonuç olarak AKP, 2007 seçimlerinde % 46,58 oy ve 341 Milletvekili ile seçimlerin galibi oldu. Erkan Mumcu siyaset sahnesinden ayrıldı, Mehmet Ağar Genel Başkanlıktan istifa etti ve daha önce yerden yere vurduğu AKP için çalışmaya başladı. ANAP ve DYP’yi bitirme operasyonları sonuç vermişti.

Gizli eller AKP’nin istediği mutlak başarıyı sağlamak için iş başındaydı. Şayet birleşme olmuş olsaydı AKP’nin seçimlerde bu başarıyı yakalaması söz konusu dahi değildi.

SÜLEYMAN SOYLU'NUN AKP'YE İLHAKI

Süreç devam ediyordu. AKP şimdilik Merkez Sağ seçmeni konsolide etmiş ve sonraki seçimlere kadar rahat şekilde hareket edecekti. DYP'nin 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri öncesinde ANAP'la birleşme çabaları esnasında Demokrat Parti ismini alarak girdiği seçimlerde baraj altında kalması sonrasında Mehmet Ağar istifa etti. Yapılan Olağanüstü Genel Kurulun üçüncü turunda Soylu, geçerli 800 oyun 529'unu alarak Genel Başkanlığa seçildi. Demokrat Parti adına sahneye bu sefer Süleyman Soylu çıkmıştı. AKP’nin politikalarını çok sert şekilde eleştiriyor ve Demokrat Parti için bir umut olarak görülüyordu. Eleştirileri toplumun geniş kısmında da ses getiriyordu.

Beraber o eleştirilere göz atalım:

20 Nisan 2008: Bu ülkenin herkese çatan ve kaos yaratan bir Başbakanı var ki, akşam evine gittiğinde karısına ve çocuklarına boynu bükük kalan esnafın, çiftçinin yerine kendini koymuyor. Kendisi evindekilerin yüzüne nasıl bakıyor. AKP iktidarından önce işsizlik yüzde 6’ydı bugün 11.3’e çıktı. Başbakan at üstünde durmayı nasıl beceremediyse, ülke yönetmeyi de aynı şekilde beceremedi.

10 Aralık 2008: 29 Mart yerel seçimlerinde halk AKP hükümetine sarı, DP ise kırmızı kart gösterecek. AKP hükümeti, yanlış ekonomi politikası sonucu bayramları da millete zehir etti. İnsanlarımız gülmeyi unuttu. Beceriksizlik ve yetersizlikle, Türkiye’yi krizle karşı karşıya bıraktılar. Paçalarından yolsuzluk akıyor. Türkiye'de ihale ve yandaş belediyeciliği yapılmaktadır.

31 Aralık 2008: Çeviriyorsun, boş geliyor. Bir daha çeviriyorsun, pas geliyor. Günlerdir, Filistin'de Müslüman kardeşlerimizin yaşadığı acılar ciğerimize saplandı. Sen Olmert'le görüşüyorsun, ertesi gün bu katliamlar oluyor. Eğer Kırat iktidarda olsaydı, gök kubbe bu katliamı yapanların başına yıkılırdı. Önce çıktın, ‘Arabulucuyum' dedin, şimdi bölgedeki Müslüman ülkelerin kalbini almakla görevlendirildin. Ey Recep Tayyip Erdoğan, boyun eydin, emir eri oldun, milletin ümitlerini boşa çıkardın. Boyan döküldü Tayip Erdoğan.

25 Şubat 2009: Yolsuzluklarla mücadele edeceğim diyen hükümet, Türkiye'yi yolsuzluk çukuru içine batırdı. Tüyü bitmemişin hakkını yedirmeyeceğim dediler. Her gün tüyü bitmemiş yetimin üzerinden siyaset yapıyorlar. Bu ülkeyi rant ülkesi yapmayacağım dedi sayın Başbakan, rantın babasını getirdi. Bunlar yarım doktor, yarım hoca.

14 Mart 2009: Seçim sürecinde Türkiye’de çok manidar işler oluyor. AKP mensupları uzun zamandır genel başkanları ve başbakanlarını, Başbakan da kendisini padişah olarak görmek istiyor. Ülkemizde sadaka kültürü var. Türkiye'de 3 kişiden biri fukaralık sınırının altındadır. Eleştirilmesi gerekenler insanları bu duruma düşüren hükümettir.

ANAP ve DYP birleşmesini engelleyen gizli eller tekrar devredeydi.Merkez Sağ’ın büyük umutlar beslediği Süleyman Soylu 5 Eylül 2012 tarihinde gerçekleşen AKP Genel Merkezi'nde genişletilmiş grup toplantısında düzenlenen törenle resmi olarak AKP'ye katıldı. Yukarıdaki eleştirileri sıralayan Süleyman Soylu 7 Haziran öncesi “Allah şahittir ki bütün bedenim kan gölüne dönse de Erdoğan'dan ayrılmayacağım” dedi.

YENİ HEDEF HAS PARTİ

AKP için bir tehlike daha bertaraf edilmişti. Merkez Sağ oylarını alabilecek bir aday çıkmasını istemeyen AKP’nin yeni hedefi hem Merkez Sağ hem de Milli Görüş geleneğinden gelen 2007 yılında AKP tarafından Milletvekilliği teklif edilen HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’tu.

Geçmişte aynı partide siyaset yapan Erdoğan ile Kurtulmuş’un yolları, RP’nin kapatılmasının ardından kurulan FP’deki “yenilikçiler” ile “gelenekçiler” arasındaki iktidar mücadelesi sırasında ayrıldı. Kurtulmuş, Erdoğan ve Abdullah Gül’ün başını çektiği “yenilikçiler” yerine Erbakan’ın başını çektiği “gelenekçiler”in safında yer almıştı

Numan Kurtulmuş daha önce AKP için şunları söylüyordu:

"İsrail en büyük zaferini AKP sayesinde kazandı. Birleşmiş Milletlerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunda İsrail'in nükleer kapasitesi var mı, yok mu oylamasında Türk delegasyonu çekimser kaldı. Geçtiğimiz sene 2010 Mayısında da Türkiye İsrail'in OECD üyeliğini onayladı, veto ettiğimiz takdirde üye olması mümkün değildi. Daha önce bir çok ülke veto etmişti. Otel lobisinde değil, Birleşmiş Milletlerde, OECD salonlarında ‘one minute' demek marifettir. Sayın Başbakanın kalbi Ali diyor, dili Muaviye söylüyor."

"Birleşmiş Milletler otel lobisinde One Minute dedin ondan sonra iki sefer İsrail'e destek olan karar aldınız"

AKP 12 Temmuz 2012 Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’a teklif götürdü ve Numan Kurtulmuş kabul etti.

SIRA İYİ PARTİ'YE GELDİ

Bu süreçten sonra AKP, sağ seçmen oylarında kendisine rakip olacak kimseyi istememekteydi. Sıra da MHP vardı. MHP içerisinde Türkeş’e teklif götürülüyor ve bu teklif kabul görüyordu. 1 Kasım seçimleri öncesinde MHP’nin içerisinden bir kişiye yine Başbakan yardımcılığı teklifi götürülüyordu. Bu isim Meral Akşener’di. Gelen teklifi Meral Akşener geri çeviriyor ve Kasım 2015 seçimlerinden sonra MHP içerisinde yenilgiyi ve basiretsizliği kabul etmeyen, MHP Genel Başkan adaylıklarını açıklayan Ümit Özdağ, Sinan Oğan, Koray Aydın gibi MHP’nin etkin isimleri ile bir mücadele süreci başlatıyordu.

Parti içi mücadelede her türlü engelleme ve hukuksuzluklar ile mücadele eden Meral Akşener, MHP yönetimi tarafından 19 Ağustos'ta MHP Tüzüğü'nün 11, 79 ve 81. maddesi ihlal edildiği gerekçesiyle Merkez Disiplin Kurulu'na sevk edildi partiden ihraç edildi.

Bu dönemden sonra MHP Genel Başkanlığı için aday olmuş olan Ümit Özdağ, Koray Aydın ve MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu gibi isimler ile AKP'yi var eden alternatifsizlik nedeni ile AKP ye oy veren, ya da sandığa gitmeyen Merkez seçmenin oylarına talip olacak bir parti kurmak için mücadeleye başladılar…

İlk süreç olarak ve ilk iş olarak Başkanlık Referandumuna ‘’Hayır’’ demek için İl, ilçe, köy seyahatlerine başladılar. Başkanlık sisteminin ülkeye getireceği zararları anlatmaya çalıştılar. Tabi bu esnada MHP içerisinde yaşadıkları engelleme ve her türlü hukuksuzluk “HAYIR” kampanyası esnasında da uygulanmaktaydı. Salon toplantıları iptal ettiriliyor, elektrikleri kesiliyor, toplantılar sabote ediliyordu.

Referandum sonrasında 28 Ekim 2017 tarihinde İYİ Parti, Meral Akşener başkanlığında Aytun Çıray, Ali Türkşen, İsmail Ok, Nuri Okutan, Mukadder Başeğmez gibi isimler ile birlikte kuruldu. Siyaset sahnesinde artık farklı bir bakış açısı ve diğer partilere emanet giden Merkez oyların toplanabileceği bir adres oluşmuştu. AKP süreci yakinen takip ediyor ve "Sözde İyi Parti" dışında herhangi bir açıklama yapmıyordu. Ekonomideki daralma, pahalılık, kurlar da meydana gelen aşırı artış AKP iktidarını sallamaktaydı. Merkez de bir umut olarak doğan ve yurttaşların teveccüh gösterdiği İYİ PARTİ görmezlikten gelinse de AKP için büyük bir tehdit oluşturmaktaydı.

AKP ortağı gibi hareket eden, İYİ Parti’nin kurulması ile tüm teşkilatlarının büyük çoğunluğunu kaybeden ve günde güne eriyen, Türkiye’yi referanduma götüren süreci başlatan MHP bir anda danışıklı dövüş ile erken seçim istediğini dile getirdi. AKP de haberi yokmuş gibi bu talebi kabul edip beyan edilen tarihten daha önce bir tarihe erken seçim kararı verdi. Bütün siyasi partilerde bir anda inanılmaz bir hareketlilik başladı. AKP, MHP, BBP, HÜDA-PAR Cumhur İttifakını kurarken CHP, İYİ PARTİ, Saadet ve DP arasında ittifak görüşmeleri başladı. Seçime girecek olan partilerin açıklaması belirlenirken YSK, İYİ Parti’nin seçimlere girip giremeyeceği ilgili karar aşamasında iken Meral Akşener’in aldığı istihbarat neticesinde CHP Genel Başkanı’ndan talep edilen vekil transferi ile seçime girme sorunu giderilmiş oldu. Meral Akşener, Cumhurbaşkanı adaylığını zaten çok önceden açıklamıştı. İttifak görüşmeleri devam ederken “ÇATI ADAY” formülü üzerinde durulmuştu. Saadet Partisi ve CHP'nin ortak adayı Abdullah Gül’dü.

Meral AKŞENER’in dik durması ve diretmesi ile “ÇATI ADAY” formülü rafa kaldırılmış ve partiler adaylarını açıklamaya başlamışlardı. CHP, Muharrem İNCE; Saadet Partisi, Temel Karamollaoğlu'nu aday göstermiş ve Millet İttifakı kurulmuştu. CHP’li vekiller ile Meclis'te Grubu olmasına rağmen Meral Akşener Parti grubunun önerisi ile değil 2-3 saat içerisinde toplanan 100.000 imza ile Cumhurbaşkanı adayı oldu. Temel Karamollaoğlu da 100.000 imza ile Cumhurbaşkanı adayı oldu.

AKP için tehlike çanları çalmaya başlamıştı. İYİ Parti’yi engellemek için uygulamaya koyduğu oyunların ve engellemelerin hepsi etkisiz oluyor ve AKP için işler iyiye gitmiyordu. Gündem oluşturma, psikolojik üstünlük tamamen muhalefetin eline geçmekteydi. Muhalefet partileri Erdoğan’ı sözlerinde ki tutarsızlıklar, ekonomi ve dış politikada sergilediği başarısız tutumları eleştirip projeler ortaya sundukça AKP daha önce ret ettiği birçok öneriyi seçim projesi olarak sunmaktaydı.

Meydanlarda Akşener'e karşı engellemeler bitmiyordu. Gaziantep’te yol güzergahı çöp kamyonları ile kesiliyor, Üsküdar’da elektrikler kesiliyor, Mitingleri TV 'lerde yer bulmuyordu. Gündem yaratacak olan seçim vaatleri haber değeri bulmuyor ve engelleniyordu.

Peki, Meral Akşener’in mitingleri neden hiçbir TV’de yer bulamıyordu?

Birçok araştırma şirketinin yapmış olduğu anketlerde Cumhurbaşkanı seçilmek için gerekli olan %50+1 oy hiçbir aday tarafından alınamıyordu. Bu durumda Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalıyordu. İkinci tura ise Muharrem İnce ve Erdoğan kalınca Erdoğan kazanıyor, Meral Akşener ve Erdoğan kalınca Erdoğan kaybediyor gözüküyordu.

Bu anketler elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan’da mevcuttu. Boks turnuvalarında unvan ve kemer için rakip seçersiniz. Rakip seçerken menajerler kendi boksörlerinin kolay yenebileceği adayı seçer ve sanki çok zor maç olacakmış gibi basına, çevreye ilan ederler. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan bu şekilde kendi rakibini belirleme yöntemine başvurdu ve Muharrem İnce’nin hiçbir engel ile karşılaşmadan ikinci tura çıkması için mitinglerinde sadece “Bay Muharrem” seslenişleri ile seçimin iki kişi arasında olduğu, rakibinin sadece İnce olduğu algısını yaymaya çalıştı.

Daha önce Merkez ve Merkez Sağ oylar için çıkan her adayın bir şekilde etkisizleştirilmesi için devreye giren gizli eller için 24 Haziran seçimleri çok çok büyük önem taşımaktaydı. Meral Akşener, AKP’nin bu oyununu çok önceden görmüş Erkan Mumcu, Mehmet Ağar, Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş’un düşmüş olduğu duruma düşmemiş ve direnmeye, Türkiye’nin kaderini değiştirmeye çalışmıştı.

AKŞENER'İ SUSTURMA OPERASYONU

Türkiye’nin siyasi kaderini değiştiren gizli ellerin tek hedefi şu anda Meral Akşener ve İYİ Parti’dir. İşte tam bu sebeple 24 Haziran’da Meral Akşener’in ikinci tura çıkmaması için yaptığı mitingler medyada yer almadı, verdiği mesajların duyulmasının önüne geçilmeye çalışıldı. 24 Haziran sonuçlarına bakıldığında ise “gizli ellerin” planladıkları bir nebze başarılı olmuştu. Meral Akşener, seçimlerden sonra süre gelen sessizliğini kendisinden beklenilmediği ölçüde, taa ki bugüne kadar devam ettirerek, mesajları Parti temsilcileri veya kendisinin Twitter hesaplarından yayınladı. Afyon kampında yaşanan tartışmalar ve Meral Akşener’in istifa haberi, parti yetkililerince istifa haberinin yalanlanması, Olağanüstü kongre kararı alması, ardından bu kongrede aday olmayacağını belirtmesi, tüm teşkilatların ısrarları ile aday gösterilmek istenmesi karşısında kararının kesin olduğunu bildirmesi, bugün ise o ısrarların sonucunda geri dönmesi, akıllara geçmiş dönemlerde yaşanan örnekleri getiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır süre gelen tartışmalı da olsa seçim başarılarının arkasında bir Merkez Parti, Merkez Sağ Parti ve lideri olmamasıdır. Büyük umutlar ile kurulup rekor sayılacak bir zamanda teşkilatlarını tamamlayıp CHP’nin demokrasi adına yaptığı hamle ile seçimlere girme hakkını kazanan İYİ Parti son yaşanan/yaşanacak gelişmeler ile birlikte Türk Siyasi tarihinin kaderini çizecektir.

Murat Ağırel

Odatv.com

__________________
Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 30.07.18, 01:05   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1491
Mesajlar: 14,328
Ettiği Teşekkür: 59475
Aldığı Teşekkür: 51108
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Erdoğan'ın Akşener Sessizliğinin Sırrı

Şu açık ki, merkez sağ, lidersiz ve partisiz kaldığı sürece bu kesimin oylarını AKP elektrik süpürgesi gibi emecektir.

Bakın dinci falan da demiyorum... AKP' nin merkez sağ oylardan beslendiğine vurgu yapıyorum.

Ve diyorum ki:

Sağ; rezaletlere açılan kapıdır!
__________________
zafere kadar devrim
Aristo Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
akşener, erdoğanın, sessizliğinin, sırrı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 22:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.