Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 12.12.18, 14:40   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7880
Mesajlar: 29,308
Ettiği Teşekkür: 107671
Aldığı Teşekkür: 155892
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart CHP Kendini Bu Kadar Ezdirmemeli | Can Ataklı

CHP Kendini Bu Kadar Ezdirmemeli



ANALİZ

CHP KENDİNİ BU KADAR EZDİRMEMELİ

Yerel seçimlere doludizgin giderken CHP ile özellikle İYİ Parti arasında süren “ittifak/iş birliği/güç birliği” çalışmaları bana çok garip geliyor.
Çünkü bu iki parti muhtemelen sarayın çizdiği siyaset yoluna farkında olmadan girdiler ve kendilerini kaptırdılar.
Erdoğan'ın MHP lideri Bahçeli ile yürüttüğü “ittifak” çalışmalarının aynısınıyapmaya çalışıyorlar.
Böyle olunca hem mesafe alınmasında zorluk yaşanıyor hem de herkesi tatmin edecek bir sonuca varılamıyor.
Bana göre CHP'nin yanlışı şurada;
Tıpkı AKP gibi CHP de tüm Türkiye'yi kapsayacak bir ittifak/iş birliği peşinde.
Oysa şu gerçeği bilmeliyiz.
Muhalefet için önemli olan iki yer var.
Ankara ve İstanbul.
Bu iki kentte AKP iktidarına son verilmesi Erdoğan'ı zora sokacaktır.
Elbette bu sonuçlar Erdoğan iktidarını yıkmayacaktır ama yaratacağı depremAKP'yi derinden sarsacak hatta belki de bir bölünmeye bile götürecektir.
Böylelikle merkezi otoritenin zayıflatılması ve demokratik hukuk sistemine dönüşün ilk adımlarının atılması mümkün olacaktır.
Bu nedenle muhalefet iş birliğini öncelikle hatta sadece Ankara ve İstanbul'dayapmalıdır.
CHP'nin İYİ Parti ile Saadet'e söyleyeceği şudur; “Bu iki kenti almak için güç birliği yapmalıyız. Her iki kentte de CHP'nin oy oranı sizlerden daha yüksek. Bu nedenle adayın CHP'li olması daha doğrudur. Ancak biz de aday gösterirken içinize sinecek birini bulmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bu nedenle içinizin sineceği isimleri ortaya koyarsanız daha hızlı yol alırız.”
Oysa ne yapılıyor; sanki iş birliğinden başka bir çare varmış gibi Ankara ve İstanbul'da olduğu gibi pek çok başka büyük kent için de pazarlıklar yapılıyor.
“İstanbul'da senin adayın olursa Ankara'da benim adayım olur.”
Veya şöyle deniyor;
“İzmir'de sizi destekleyelim ama Adana'da da siz aday çıkarmayın, Mersin'de bizi destekleyin Antalya sizin olsun.”
Böyle şey olmaz, olmamalı.
Sadece iki büyük ile odaklanılmalı.
CHP bu tür saçma pazarlıklarla kendini ezdirmemeli ve diğer muhalefete (tamamı) şunu söylemeli; “Amaç AKP iktidarından kurtulmaksa bu iki ilde oyları tek adayda birleştirelim. Aksi takdirde AKP zaten kazanacak. Diğer illerde herkes kendi gücünü göstersin. İstanbul Ankara kazanılmadıktan sonra zaten oraları kazanmanın pek önemi kalmayacak.”
Sonuç olarak CHP pazarlık kapısını kapayıp “Herkes kendi yoluna” derse bu diğer partilerin yararına mı olacak?
Olmayacağına göre başta İYİ Parti muhalif partiler bu fırsatçı pazarlığı bir kenara bırakmalıdır.


BUNU YAZMAK GEREK

HATALI KARARLAR BÜTÜN MUHALEFETİ GÖMECEK

Muhalefet partileri Ankara ve İstanbul'u AKP'nin elinden almak zorunda.
Aksi takdirde ne CHP'nin ne İYİ Parti'nin ne de diğer partilerin ayakta kalabilmesi çok zor.
31 Mart Erdoğan için de kader seçimidir.
Eğer Erdoğan 1 Nisan sabahını “Ankara ve İstanbul'a tekrar kazanmış” olarak karşılarsa ondan sonraki 4 yıl boyunca kendisine engel olabilecek hiçbir şey olmayacaktır.
Bu süreçte zaten hiçbir konuda gücü kalmayan muhalefet de iyice eriyecektir.
Abartılı bir iddia olarak kabul etseniz de şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Erdoğan 31 Mart'ı kazasız atlatırsa bir sonraki seçimde yüzde 60'ın üzerinde oy alır.
Muhalefet bunu ciddiye almalıdır.
“Orası senin burası benim” saçmalığı ile bir anda her tarafı birden kaybedebilir ki; o andan itibaren üzülmek bir işe yaramaz.


DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

ARTIK SIRA BİRAZ DA DİĞER MUHALEFET PARTİLERİNDE

Yerel seçimde AKP'nin mutlaka yenilmesi konusunda CHP ve diğer partiler mutabakat sağlamış durumda.
Aklın yolu bir; Ankara ve İstanbul'da kesin bir birlik sağlanmalı ve bu iki il alınmalı.
Ancak CHP dışındaki muhalefet partileri kendilerini fazla önemseyerek sanki CHP ile eşitmiş gibi pastadan pay kapmaya çalışıyor.
Oysa bu muhalefet partileri artık akıllarını başlarına almalı.
CHP'li seçmenler bugüne kadar çok fedakarlık yaptı.
Bu seçmen zamanında MHP'ye baraj atlattı. Yeri geldi İYİ Parti seçime katılsın diye 20 milletvekilini ödünç verdi. Sırf AKP tek başına kazanmasın diye hiç uyuşmasa bile HDP'ye oy verdi barajı geçirtti.
Şimdi sıra onlarda.
İsteklerini “kabul edilemez” hale getirmeden Ankara ve İstanbul'da CHP adayını desteklemeli.
Bu arada CHP yönetimi şunu da bilmeli; Panik halinde mutlaka sağcı bir aday ararken o adaya kendi taraftarlarının kayıtsız oy vereceğine inanıyor. Ama bu kez öyle olmayabilir, CHP seçmeninin de bir tahammülü var. Taşırmamak gerek. Çünkü bu CHP için de felaket olacaktır.


CANIMI SIKAN ŞEYLER

FRANSA'DAKİ OLAYLARLA GEZİ ARASINDAKİ FARKLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Gezi çeşitlemeleri” bitmiyor.
Fransa'daki “sarı yelek” eylemleri ile Erdoğan'ın bu öfkesi daha da arttı sanki.
Önceki gün “İstanbul'daki sokak eylemlerinde Gezi eylemlerinde insan hakları savunuculuğuna soyunanlar Paris'te yaşananlar karşısında kör sağır ve dilsiz hale düştüler” dedi.
Kastettiği şu; Gezi sırasında dünya medyası Türkiye'ye akın etmişti. Polisin sert tutumu eleştiriliyordu. Oysa Fransa'da bu yapılmıyor.
Öncellikle Erdoğan dünya basının bu konuya kör sağır kaldığını nereden çıkarıyor anlamadım, çünkü bütün televizyonlar polis vahşetini ayrıntılarıyla yayınlıyor.
Zaten öyle olmasa oradaki polis şiddetini nereden öğreneceğiz ki, TRT'den mi?
Erdoğan'ın asıl görmediği şu;
Kendisi Gezi olayları başladığı andan itibaren Taksim'e akan milyonları “teröristlikle, hainlikle, nankörlükle” suçladı, o büyük kalabalığı “çapulcu” ilan etti.
Kalabalıkların taleplerine kulak tıkadı, bu insanların eski Türkiye'yi özlediklerini, vesayetçi ve darbeci anlayışta olduklarını iddia etti.
Yandaş kesimin çıkardığı yalanlara alet oldu, camilerde içki içildiğini, türbanlı ve çocuklu bir kadına saldırıldığını bunları belgeleriyle açıklayacağını söyledi ama tabii ki bunlar gerçek olmadığı için yapamadı.
Gezi'den çok zaman geçmesine rağmen olayları tetikleyen Gezi Parkı'na alışveriş merkezi dayatmasından hâlâ vazgeçmedi, zaman zaman dile getiriyor.
Fransa'daki eylemlere ise, Gezi'de asla olmayan yağma ve talan girişimlerine rağmen hiçbir Fransız yönetici “terör eylemi, hainlik, çapulculuk” nitelemesinde bulunmadı.
Fransa Cumhurbaşkanı olayları yatıştırmak için iki kez taviz verdi, son konuşmasında ise göstericilerin haklı olduğunu gerekli düzeltmelerin mutlaka yapılacağını, bütün Fransız halkının birlik içinde olması gerektiği açıkladı.
Durum böyleyken Fransa'yı demokrasi ve insan haklarına karşı Türkiye'yi insan haklarının en iyi korunduğu ülke ilan etmek herhalde şaka olarak tanımlanabilir.


KAFAMI BOZAN ŞEYLER

ANKARA'DA MANSUR YAVAŞ OLAYI ARTIK KABAK TADI VERDİ

Mansur Yavaş beş yıl önceki seçimde MHP'nin henüz AKP'nin payandasıolmadığı bir dönemde, Ankara'da MHP'nin de güçlü olduğu varsayımı ile CHP adayı yapılmıştı.
“Hile oldu, olmadı” ne derseniz deyin sonuçta Yavaş kazanamadı.
Geçen beş yıl içinde kimse Mansur Yavaş'ı siyasetin içinde görmedi.
Şimdi seçim dönemi gelince akıllara yine düşürüldü.
Sanki Ankara'daki CHP seçmeni yine çantada keklik “milliyetçi muhafazakar adayla kazanırız ancak” mantığı ile Mansur Yavaş pazarlanıyor.
O da kastıkça kasıyor, “Yok bir parti adayı olmazmış, yok ortak aday olmalıymış” gibi gerekçelerle gündemde kalıyor ve “bulunmaz Hint kumaşı” süsü veriyor kendine.
CHP'nin oyu elbette Ankara'da tek başına yetmiyor ama seçim kazanması için ille MHP eğilimli birine de ihtiyacı yok herhalde.
Düzgün bir aday bulunması halinde akıl ve mantık Ankara seçmenini partilerine rağmen bir araya getirecektir.
CHP muhalefete “CHP her durumda ayakta kalır nasıl olsa, siz tamamen silineceksiniz” diyebilse ve kendi adayını gösterebilse inanıyorum ki halk da bunu görecek ve partilerine rağmen CHP adayına oy verecektir.
Bana ille de “kim olabilir” diye sorarsanız “Ankara'da herkesin tanıyıp sevdiği Cengiz Topel Yıldırım'ı niye hâlâ düşünmüyorsunuz” derim.



Sözcü
__________________
Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.12.18, 03:06   #2
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1481
Mesajlar: 14,196
Ettiği Teşekkür: 59100
Aldığı Teşekkür: 50837
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: CHP Kendini Bu Kadar Ezdirmemeli | Can Ataklı

İstanbul' u bilemiyorum ama Ankara' da Mansur Yavaş' ın bundan önceki seçimleri Melih Gökçek karşısında açık bir hile ile kaybettiğini çok iyi biliyorum.

Ha İstanbul' da iki sosyal demokrat partinin işbirliği yapmak yerine ayrı ayrı adaylar gösterip, % 24 oy ile Erdoğan' ın belediye başkanı olmasını sağladığını da biliyorum. Keza Ankara' da da benzeri olmuştu.

Ben CHP ile İyi Parti' nin her ne şekilde olursa olsun sadece Ankara ve İstanbul' da değil, ülkenin her kentinde seçim ittifakı yapmasını son derece doğru buluyorum.

Bu ittifak her seçimde belirleyici olan kürt oylarını da bir şekilde söylemleriyle kendilerine kanalize etmek durumundadır. Bu ülkede tüm seçimleri kürt oyları belirliyor. Bu bir gerçektir. Beğenelim ya da beğenmeyelim gerçek budur ve muhalefet partileri kürt oylarını AKP ve HDP' den almak zorundadır.

Acı gerçek şudur: Ankara ve İstanbul' da kürt oyları muhalefete kanalize edilemezse İstanbul ve Ankara' yı yine AKP alacaktır.

İki kere iki dört gibi bir şey bu...
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
ataklı, ezdirmemeli, kadar, kendini


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.