Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 04.05.19, 13:18   #1
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 7876
Mesajlar: 29,300
Ettiği Teşekkür: 107661
Aldığı Teşekkür: 155855
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var





Kur’an ile aldatmayı meslek edinmiş olanlar istisnasız bir biçimde Atatürk düşmanlığı noktasında da yekvücutturlar. Onlara göre Atatürk bir din düşmanıdır, dinsizdir.
Peki, neden böyle düşünüyorlar?
Çünkü onlara göre Atatürk az zamanda yaptığı çok ve büyük işlerle İslam’ı tahrip etmiştir.
Ne yapmıştır Atatürk?
Her şeyden önce emperyalist işgal kuvvetlerini Anadolu’dan söküp atmıştır.
Göktürklerin ardından yaklaşık 1300 yıl sonra tarihte ikinci kez Türk adıyla kurulmuş bir devlet olan Bağımsız Türkiye’yi tüm dünyaya ilan etmiştir.

Saltanatı kaldırmıştır.
Halifeliği kaldırmıştır.
Cumhuriyet’i kurmuştur.
Tekke ve zaviyeleri kapatmıştır.
Yazı devrimi yapıp Arap harflerini yasaklamıştır.
Okuma yazma seferberliği ile cehalete karşı savaşta büyük bir devrim gerçekleştirmiştir.
Uluslar arası ölçü ve tartı esaslarını almıştır.
Güneş takvimini esas alan takvim düzenlemesi yapmış, hafta tatilini cumadan pazara almıştır.
Şeriat yasalarını kaldırmıştır.
Kadınları erkeklerle hukuken eşit hale getirmiştir.
Seyyitlik, şeyhlik gibi unvanları yasaklamıştır.
Büyücülüğü, üfürükçülüğü, muskacılığı da yasaklamıştır.
Giyim kuşam devrimi yapmıştır.
Ümmet kimliği yerine modern Türk ulusu kimliğini inşa etmiştir.

Türk dilini sadeleştirmiştir.
Kur’an’ı Türkçeye çevirtmiş ve tefsirini yapmıştır.
Hadis kitaplarını da Türkçeye çevirtmiştir.
Okullar, fabrikalar yapmıştır.
Yollar, köprüler, demiryolları yapmıştır.
Hastalıktan kırılan Anadolu insanını tedavi için hastaneler inşa etmiştir.

Türk tarımını modernize etmiştir.
Hayvancılığı ayağa kaldırmıştır.
Sanayide dev adımlar atmıştır.
Limanlarımızı, denizlerimizi millileştirmiştir.
Bitmek bilmeyen savaşların ardından yorgun ve bitkin düşmüş olan bir halkın özgüvenini yeniden ayağa kaldırmıştır.

Yurtta barış dünyada barış diyerek memleketimizin çevresini bir barış bölgesi haline getirmiştir.
Peki, bunların nesi dine aykırıdır, nesi İslam’a terstir?
Açıklıkla ifade edelim ki bunların hiçbiri İslam’a yani bizim deyimimizle Muhammedî İslam’a ters veya aykırı değildir.
Ama bunlar aldatıcıların kafasındaki dine ters ve aykırıdır. Peki, nedir aldatıcıların kafasındaki din yahut dinsel anlayış?

Onu da açıklıkla belirtelim: Emevî Müslümanlığı yahut Emevî İslam’ı!
Şimdi yukarıda tek tek yazdığımız hususlara ilişkin açıklamalarımızı yapalım.
Büyük Atatürk son üç yüz yıldır Batı’ya karşı sürekli gerileyen İslam dünyasında emperyalizme karşı bağımsızlık savaşı verip bu savaşı zafere taşıyan ilk liderdir. Nitekim bu gerçeği teşhis eden pek çok siyasi önder Atatürk’ü övmekten geri durmamıştır.
Bunlar arasında yer alan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Muhammed Ali Cinnah; ölümünün ardından Atatürk için şunları söylemiştir:

“Atatürk, modern İslam dünyasındaki en büyük Müslüman’dı. Ve ben eminim ki bütün İslam dünyası onun ölümünü derinden hissedecektir.”
Muhammed Ali Cinnah; 1938 yılında Hint Müslümanlarının ve Pakistan’ın milli şairi kabul edilen Muhammed İkbal’in ve büyük Atatürk’ün ölümü üzerine bir başka konuşmasında ise şöyle demiştir:

“…Aramızdan ayrılan başka bir şahsiyet, dünya çapında tanınan devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Onun ölümü, İslam Dünyası için büyük bir kayıptır. O, Müslüman Doğu'nun ileri gelen bir şahsiyetiydi. O, İran'da, Afganistan'da, Mısır'da ve tabii ki, Türkiye'deki nüfuzu ile Müslümanların nelere kadir olduğunu göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında İslâm dünyası büyük bir kahramanını kaybetmiştir. Önlerinde böylesine ilham veren bir örnek dururken Hint Müslümanları bataklıkta kalmaya devam mı edeceklerdir?"
Büyük Atatürk’ün ulusal kurtuluş mücadelemizdeki destansı önderliği Muhammed İkbal’i de derinden etkilemiştir. Muhammed İkbal, Mustafa Kemal Paşa’ya Sesleniş adlı şiirinde Atatürk için şu dizeleri yazmıştır:
Bir millet var, biz onun varlığıyla ulaştık
İlahi kanunların gizli gerçeklerine
Bir bakışla yön verdi bizlere, dağları aştı
Dünya güneşi olduk bir kıvılcım yerine
Koş Mustafa Kemal koş atın çatlayana dek
Bizi tedbir mat etti, sana tedbir ne gerek?
Muhammed İkbal gibi Bangladeş’in milli şairi kabul edilen Gazi Nazrul İslam’ın da “Kemal Paşa” adını verdiği meşhur bir şiiri vardır. Şiir 258 mısradan oluşur ve 1921’de Kalküta’da yayımlanır. Büyük Atatürk’ün emperyalizme karşı verdiği mücadeleyi destansı bir şekilde anlatan şiir bütün Bangladeş halkı arasında meşhur olur. Bengal dilinde yazılan bu şiir Bengal edebiyatının da önemli unsurları arasında yer almaktadır. Şiiri yazdığında Gazi Nazrul İslam henüz 22 yaşındadır. Üstelik şiirin yazıldığı 1921 tarihinde henüz Türkiye’de bile Atatürk için bir methiye yazılmış değildir.

Bengalce yazılan destansı şiirin girişinden bir bölümün Türkçesi şöyledir:
“Bir sonbahar akşamüstüdür.
Gökler Kerbela’ya dökülen kan renginde kırmızı.
O günkü çarpışmalarda Yunan ordusu tamamen yok edilmiş.
Askerlerinin çoğu savaş alanında cansız yatıyor.
Geriye kalanlar canlarını kurtarmak için kaçıyorlar.
Türk ordusunun asil, cesur ve muzaffer Başkomutanı Kemal Paşa savaş meydanlarından karargâhına dönmektedir.
Etrafını çevreleyen askerlerin zafer şarkıları yeri göğü sarsıyor.
Her biri, ya yaralı, ya da şehit bir arkadaşını sırtında, omzunda taşıyor.
Aslında kendi üniformaları da kan ve vücutları yara bere içinde.
Umursamıyorlar bile bu hallerini.
Zaferin verdiği coşku onlara tüm yorgunluklarını unutturmuş.
Dimdik tuttukları sancak ve kan rengine dönüşmüş süngüleri ile zaman zaman omuzlarında taşıdıkları Kemal Paşa ile ve söyledikleri şarkılarla yeri göğü inleterek yürüyorlar.
Kabaran bir denizin coşkun sesini andıran zafer şarkıları her yerde yankılanıyor.
Bu zafer şöleninin ve durmayan davulların sesleri çok uzaklardan duyulabiliyor.
Sevinç gözyaşları durmak bilmiyor. Çavuş askerleri yürüyüş düzenine hazırlıyor. Muzaffer ve mağrur gaziler ağır ağır bir şarkıya başlıyorlar:
Ey kahırlı ananın yiğit oğlu
Kemal Kardeş!
Kararlıydı, kararlı ve kızgın
Düşman siperlerinde bir telaş bir bozgun
Canını kurtarmak beyhude oyun
Harikalar yarattın sen Kemal, harikalar
Harikalar yarattın sen Kemal Kardeş, harikalar…” (Büyükelçi Özcan Davaz’ın 4 Haziran 1999 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’de yayımlanan makalesinden alınmıştır.)

MUSTAFA KEMAL HAYRANLIĞI İLERİCİ MÜSLÜMAN AYDINLAR ARASINDA YAYILMIŞTI

Mustafa Kemal hayranlığı aslında İslam dünyasındaki bütün ilerici Müslüman aydınlar arasında yayılmıştı. Buna ilişkin binlerce örnek sunmak mümkündür. Aynı zamanda Müslüman siyasetçiler arasında da Atatürk hayranlığı ve onu örnek alma temayülü çok güçlü idi. Sözgelimi bunlardan biri modern Tunus’un kurucusu Habib Burgiba’dır.

Bütün siyasi analistler Habib Burgiba’nın modern Tunus’u inşa ederken Atatürk devrimlerini ve dolayısıyla Atatürk’ü örnek aldığını belirtiyor. Bunu Tunuslu aydınlar da daima dile getiriyor.

İslam dünyasında Mısır’dan İran’a, Cezayir’den Afganistan’a kadar hemen hemen her coğrafyada aydınlar ve ilerici siyasetçiler tarafından Atatürk devrimleri gıpta ile izlenmiştir. Ne var ki kendileri aynı devrimleri yapmak isteseler de başarılı olamamışlardır.
Özetle ifade edelim ki, Atatürk Müslüman Doğu’nun özgürlük sembolü ve önderidir. Böylesi bir kişiliğe düşmanlık elbette ki İslam’a dostluk olarak telakki edilemez.
Atatürk’e düşmanlığın bir diğer sebebi de aslında Türk kimliğine düşmanlıktır. Atatürk düşmanlarının Türk kimliği yerine ümmet kimliği yandaşı oldukları malumdur. Onlar Türklüğü günah görecek kadar bu ulusa yabancıdırlar. Zira onlar ümmet kimliği altında Araplaşmayı ve böylece daha iyi Müslüman olmayı savunurlar. Onlara göre Araplığa ait ne varsa İslam’ındır. O halde Araplaşmak Müslümanlaşmaktır. Bu konuda Abdurrahman Kevakibî (ölm. 1902) adlı Halepli yazarın görüşlerine daha evvel de yer vermiştik. O, “Ümmü’l- Kura” adlı kitabında, Araplık ve İslamlık birbirinden ayrılamaz, demektedir. Türklerin gerçekten Müslüman olabilmesi için Araplaşmaları gerekir, diyecek kadar Türklüğe düşmandır. Üstelik kendisi de ırken Türktür. Ne var ki ümmetçi ideoloji onu Araplaştırmıştır.
Atatürk’ün Göktürk Devleti’nden 1300 yıl sonra Türk adıyla bir devlet kurması Türkleri Araplaştırmak isteyen ümmetçilere ağır bir darbe vurmuştur. Bu darbenin altında halen ezim ezim ezilmekte ve hınç duygusuyla Atatürk düşmanlığını körüklemeye devam etmektedirler. Atatürk’ü din karşıtı ve dinsiz gibi göstermeye çalışmalarının en büyük nedenlerinden biri de budur.
Atatürk düşmanları tarihten bahis açtıklarında bin yıllık tarihimiz retoriğini kullanırlar. Zira onların tarihi Türklerin Müslümanlaşma tarihi ile başlıyor. Onlara göre İslam’dan öncesi yok hükmündedir. Oysa Atatürk; “Türkler İslam’dan önce de büyük millet idi!” diyecek kadar Türk kimliğine candan bağlı bir büyük kahramandır.
Atatürk düşmanlığı üzerinden Türk düşmanlığı yürüten ve ümmetçilik adı altında bütün Müslüman ulusları Araplaştırmak isteyenler Odalar Bölümü 13. Sözdeki ifadelere rağmen bu sapkın yönelimlerini Kur’an ile aldatarak devam ettiriyorlar.
Ne diyor Odalar Bölümü 13. Söz?

“Ey insanlar, gerçek şu ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi MİLLETLERE ve kabilelere ayırdık. Elbette ki Allah yanında en değerli olanınız, ondan en çok sakınanınızdır. Kuşkusuz Allah gereğince bilendir ve her şeyden haberi olandır.”
Kur’an insanların milletlere ayrılmasını ilahi bir düzenleme olarak belirtirken ümmetçiler bütün Müslümanları Araplaştırmayı adeta Kur’anî bir emirmiş gibi kabul ettirmeye çalışıyorlar. Çoğu kez bunu dolaylı olarak yapmaktalar. Açıkça söylemezler ki kimse uyanmasın. Yalnızca şöyle derler:

“Arapça bütün Müslümanların ortak dilidir. Peygamberimiz Arap’tır, Araplar Allah’ın son vahyine muhatap olan bir halktır.”
Bunları duyan gayri Arap samimi ve cahil bir Müslüman’ın Araplığa arzu duymaması mümkün müdür? Bu söylemler Araplaştırmayı amaçlayan söylemlerdir. Nitekim Atatürk düşmanları da Atatürk’ü kutsal Arap harflerini yasaklayan dolayısıyla ümmete ihanet eden biri olarak takdim etme gayretindedirler. Onlara göre Arap kültürü yerine Türk kültürünü savunmak İslam düşmanlığıdır. Zira onlar Araplıkla İslam’ı bir görme sapkınlığının faillerindendir.
Atatürk düşmanlığının sebeplerinden biri de saltanatçılıktır. Sultanlığın kaldırılıp Cumhuriyet yönetimine geçilmesi Atatürk’e düşmanlığın en ilginç gerekçelerinden biridir. Zira sağduyu sahibi hiçbir Müslüman’ın saltanatçı olması imkânsızdır. İslam’da sultanlık yoktur. İslam sultanlığı değil sosyal mukaveleyi yani biatı, şûrayı ve meşvereti esas alan bir dindir. Kur’an’da apaçık bir biçimde Müslümanların aralarında sürekli istişare eden bir topluluk olması gerektiğinden bahsedilir. Nitekim Danışma Bölümü 38. Sözde bu, çok net bir şekilde ifade edilmektedir:
“Onların işleri aralarında şûra iledir.”
Biliyoruz ki İslam tarihinde halife sanlı sultanların egemenliği söz konusudur. Bu konuda yalnızca birkaç ismi istisna edebiliriz. Kendilerine halife diyen sözde İslam sultanları Kur’an’ın açık beyanlarına rağmen tek adam yönetimini tercih etmişler, yeryüzünde Allah adına hüküm sürdüklerini söylemekten de imtina etmemişlerdir.
İslam’da kulluk yalnızca Allah’adır. Oysa yüzlerce yıl hüküm süren sultanlar tebaalarına “kul” muamelesi yapmışlar ve hatta onlara “kullarım!” diye seslenmişlerdir.
Büyük Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet idaresinde ise kulluk kavramı yerine yurttaşlık kavramı esas alınmış ve kulluk yalnızca Allah’a özgülenmiştir. Dolayısıyla Cumhuriyet’i savunmak aslında İslamî olanı savunmaktır. Saltanatçılığı savunmak ise hiçbir bakımdan dinden onay alır bir tavır değildir. Sultanların İslam’a hizmet ettikleri iddiası ise son derece gülünçtür. Kendisi İslam’a aykırı olan bir kurumun İslam’a hizmet için kullanıldığını söylemek abesle iştigalden başka bir şey değildir.
Gelelim halifelik meselesine…
Malumunuz önce saltanat kaldırıldı ama halifeliğe dokunulmadı. Sultanın iki vasfı vardı. Biri sultanlık diğeri ise halifelik… Önce bu iki vasıf ayrıldı. Sultanlık açıkça ilga edildi. Fakat halifelik sembolik olarak da olsa devam etti. Halife bir süre sonra fiilen sultanlık da yapmaya kalkışınca halifeliğin de kaldırılışı için zemin oluştu.
Halifeliği sultanlıktan ayrı düşünmek aslında pek isabetli bir düşünüş olmamakla birlikte dönemin koşulları gereği böyle davranıldığını tahmin edebiliyoruz. Her halife, sultan idi. Her sultan da yönetimi altındakilerin bir nevi halifesi idi. Sultanlık ve halifelik İslam tarihinde sanki ayrı makamlar imiş gibi gösterilmeye çalışılsa da gerçekte böyle değildir. Evet, bazı dönemler halife ayrı sulta ayrı idi. Ama o dönemlerde halife unvanlı şahıslar bazı sultanların kuklası konumuna düşmüşlerdi. Gerçek şu ki o halifelerin halifeliği göstermelik ve sembolik olmaktan öteye gidemeyen uyduruk halifeliklerdi.
Öte yandan egemen İslam düşüncesi ve inancında bir kimsenin halife olabilmesi için kesinlikle Kureyş soyundan gelmesi gerekir. Kureyş’ten olmayan halife de olamaz. Biz bu konuyu İSLAM BU kitabımızda, “Türk’ten Halife Olmaz!” başlıklı yazımızda genişçe ele almıştık.
Halifenin Kureyşîliği meselesi, Osmanlı sultanlarının halifeliğini de geçersiz kılmaktadır. Nitekim Arap Müslümanların nezdinde Osmanlı sultanlarının halifeliği sahih görülmemiştir. Öte yandan İslam dünyasını yaklaşık % 17 – 18’ini oluşturan Şii Müslümanlar da halifelik kurumunu kabul etmezler. Onlar hilafeti değil imameti savunurlar ki imamet de On İki İmam denilen Hazreti Ali soyuna mensup kişilere aittir. Dolayısıyla Atatürk’ün kaldırdığı yahut daha doğru bir ifadeyle halifenin yetkileri meclisin yetkilerinde mündemiçtir denilerek ilga ettiği halifelik kurumu hiçbir zaman Müslümanların birliğini sağlayabilmiş değildir. Kimi dönemler baskı ve zorla; kitleler ezilmek suretiyle halife sanlı sultanlara itaat ettirilmişse de özellikle Emevilerle birlikte hiçbir zaman halifenin etrafında gönüllü bir birleşme söz konusu olmamıştır.
Halifelik Müslüman kitlelerin belleğinde bazı zamanlar zulümle, katliamla, işkenceyle yer bulmuş bir kurumdur. Sözgelimi, Kerbela faciası dahi bu kurum yüzünden yaşanmıştır.

Halifeliği, Müslümanların birliğinin sembolü olarak görmek ve bu kurumu dinsel bir kurum olarak nitelemek kesinlikle İslam’a aykırıdır. Zira İslam’da böyle bir kurum yoktur.
Halifeliğin kaldırılışını İslamî bir kurumun kaldırılışı gibi telakki etmek Kur’an ve İslam konusundaki cehaletin zirve yapmasıdır. İslam meşveret dinidir. Meşveret dininde sultan yahut halife söz konusu olamaz. İlk dönem Müslümanlar bu kavram yerine “Emir’ul- Müminiyn” kavramını kullanmışlardır. Bu da aslında bir nevi devlet başkanlığı kurumuna denk düşmektedir.

Emir’ul- Müminiyn unvanlı devlet başkanları Hazreti Muhammed’in ardından geldikleri için onlara bir sıfat olmak üzere halife denmişse de halifelik o kurumun aslî ve gerçek adı olmuş değildi. Bu sıfat Emevilerle birlikte sıfat olmak yerine devlet başkanlığı kurumunun adı haline getirilmiştir. Üstelik artık bu kavram Hazreti Muhammed’in ardından gelen kişiyi nitelemek yerine doğrudan doğruya Allah’ın ardından gelen kişi gibi bir anlama büründürülmüş ve Muaviye ile birlikte “Halifetullah” ifadesi kullanılmaya başlanmıştır.
Halifelik konusunda çok şey yazmak mümkündür. Lakin biz sözü boş yere uzatmamak niyetindeyiz. Bu konuda biz son sözü, en doğru değerlendirmelerden birini yapan büyük İslam mütefekkiri merhum Muhammed İkbal’e bırakalım.
Merhum İkbal’in oğlu, babasının bu konudaki görüşlerini bir söyleşide şöyle açıklıyor:

“…Babam, Mustafa Kemal’in yaptığı devrimi, içtihat gücünün halifeden alınıp Millet Meclisi’ne devredilmesi olarak görüyordu. Bu sistemde Meclis artık halife hükmündedir. Ulema sözlerinin üstündeki içtihat gücünün, hilafet makamından alınarak Meclis’e verilmesi, İkbal’e göre çok yeni bir olgudur. Babamın Mustafa Kemal’i çok sevmesinin bir sebebi de budur…” (Muhammed İkbal’in Atatürk’e Bakışı, Yurt Gazetesi,14 Kasım 2013 tarihli sayısı)
Merhum İkbal’in oğlu Cavit İkbal babasının görüşlerini açıklarken devamla şöyle diyor:
“İkbal’in zihnindeki devlette demokrasi olmalıydı. İnsan hakları garanti altına alınmalıydı. İkbal, bunların İslam’da esasen var olduğu kanaatinde idi. Bu konudan söz edildiğinde ‘Reform yapmıyorum, İslamiyet’i özüne çeviriyorum’ derdi. İkbal’e göre, laiklik de İslam’ın özünde vardı. Bana kalırsa, İslam’da hukukun üstünlüğünün kanıtı Kur’an’dır ve Peygamber bile hukukun üstünlüğüne tâbidir. Babam, bütün örfî hukukun içtihatla değişime tâbi olması gerektiğini düşünüyordu. Özellikle kadının durumuna vurgu yapıyordu.” (Muhammed İkbal’in Atatürk’e Bakışı, Yurt Gazetesi,14 Kasım 2013 tarihli sayısı)
Saltanatın ve halifeliğin kaldırılması ile Cumhuriyet’in ilanı birbirleriyle bağlantılı konulardır. Bu nedenle Cumhuriyet için ayrıca derinlikli bir izaha başvurmayacağım. Ancak şu kadarını söylemeliyim ki büyük Atatürk’ün Cumhuriyeti ile Hazreti Muhammed’in Medine Sözleşmesi arasında içerik ve anlam olarak büyük bir bağ vardır.
Medine Sözleşmesi, dinine, ırkına, kabilesine bakmadan bütün Medinelileri tek bir üst kimlikte buluşturuyor ve Medineliliği bir nevi yurttaşlık kimliği olarak inşa ediyordu.
Mustafa Kemal’in Cumhuriyet’i de bütün Türkiye halkını dinine, mezhebine, etnik kökenine bakmadan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı üst kimliği altında buluşturmuş ve modern yurttaşlığı inşa etmiştir. Bu yurttaşlık kimliği Türk ulusunun temelini oluşturmuştur.
Nitekim büyük Atatürk; “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk ulusu denir,” demiştir.
Cumhuriyet yönetiminde yöneticiler sultanlıkta yahut saltanata dönüşen hilafette olduğu gibi soydan gelmezler. Halkın seçimi sonucunu yönetici olurlar. Yani Cumhuriyet’te halkın istenci / iradesi esastır.
DEVAM EDECEK...

Cemil Kılıç
Odatv.com

__________________
Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.05.19, 15:27   #2
Kelebek gibi uçar, arı gibi *******...

Tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2012
Konular: 121
Mesajlar: 4,709
Ettiği Teşekkür: 15115
Aldığı Teşekkür: 22995
Rep Derecesi : Tntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Türkiye Cumhuriyeti’nin aleyhine iş yapmak isteyen herkesin hedefindedir Atatürk...


CEPTEN GÖNDERİLDİ
__________________
Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!
Tntcool isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Tntcool'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.05.19, 18:14   #3
Yasaklı Üye

Umut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2017
Konular: 850
Mesajlar: 3,066
Ettiği Teşekkür: 23390
Aldığı Teşekkür: 9070
Rep Derecesi : Umut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardırUmut şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Atatürk memleket ve milleti icin calistikca, ellerinden gelen hertürlü kötülügü yapiyorlar/söylüyorlar. Bilhassa Atatürkcülerin Atatürk'ü oeygamber ilan ediyor diye durmadan yaygara cikariyorlar.
Umut isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Umut'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.05.19, 19:48   #4
Gerçek Üye

Bursalı68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 44
Mesajlar: 871
Ettiği Teşekkür: 3971
Aldığı Teşekkür: 3397
Rep Derecesi : Bursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardırBursalı68 şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Merhaba,

" İki ayyaş " tan biri Mustafa Kemal ATATÜRK'tür...Mustafa Kemal Atatürk için iki ayyaş terimini kullananları, sonradan Atatürk'ü seviyor, sayıyormuş görünüm ve söylemlerine aldanmayacağız, UNUTMUYORUZ, UNUTMAYACAĞIZ...!

Sağlıcakla kalınız...
__________________
Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların bir şey yapmaması kafidir...
Edmund BURKE
Bursalı68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Bursalı68'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.05.19, 21:35   #5
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 1481
Mesajlar: 14,195
Ettiği Teşekkür: 59100
Aldığı Teşekkür: 50827
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Ben Atatürk' ü sevmeyen ve saymayan her yaratıktan nefret ediyorum.

Atatürk' e sevgisi, saygısı olmayan kim varsa hayatımdan sildim attım.

Bu konuda boğazlarına çökecek kadar kindarım!
__________________
zafere kadar devrim
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.05.19, 23:43   #6
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2661
Mesajlar: 31,112
Ettiği Teşekkür: 171262
Aldığı Teşekkür: 185018
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Atatürk'ü sevmek mecbur değildir, ama saygı duymak zorunludur....

Atatürk'ü sevmeyen / hatta nefret edenlerin büyük çoğunluğu dinci ve aşırı solculardır. Dincilerin nedenleri belli, aşırı solcuların da nedenleri belli.

Dincilerin nedenleri yazıda detaylı olarak belirtilmiş. Aşırı solcular ise; Atatürk'ün pek demokrat olmadığı kanaatindeler...
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.05.19, 00:11   #7
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 37
Mesajlar: 1,435
Ettiği Teşekkür: 508
Aldığı Teşekkür: 2039
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ReaL Mesajı göster
Atatürk'ü sevmek mecbur değildir, ama saygı duymak zorunludur....

Atatürk'ü sevmeyen / hatta nefret edenlerin büyük çoğunluğu dinci ve aşırı solculardır. Dincilerin nedenleri belli, aşırı solcuların da nedenleri belli.

Dincilerin nedenleri yazıda detaylı olarak belirtilmiş. Aşırı solcular ise; Atatürk'ün pek demokrat olmadığı kanaatindeler...
"Aşırı solcu" lafı soğuk savaş döneminden kalma bir laf.

Eskiler, hayat kadınları için "kötü kadın" derlermiş. Bu "aşırı solcu" da onun gibi, naif bir ifade.

Aslında soyalist-komünist solcular vardır, bir de sosyal demokrat denilen solcular.

Daha da aslında eskiden "sosyal demokrat" derken kastedilenler komünistlerdi. Sonradan bu isim düzen içi solculara kaldı.

Sosyalist-komünist solcular da kendi içlerinde klasik-ortodoks çizgiye bağlı olanlar ve radikal-goşist veya devrimci-demokrat diye adlandırılan kesim diye ikiye ayrılır.

İşte özellikle bizim gibi ülkelerde görülen, silahlı, keskin söyleme sahip, içi kof ama iddiaları epey uçuk-kaçık türden olanlar geçmişte "aşırı sol" diye adlandırılmıştı. Gerçi bizim geçmişte bu laf genel olarak bütün sosyalist-komünist sol için kullanılıyordu eskiden.

İşte bu "aşırı sol"un bir kısmı Atatürk'ü sever, devrimci ve bağımsızlıkçı olarak niteler, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayangiller bunlara örnektir; bir kısmı ise Atatürk'ü sevmez, onu faşist olarak niteler, İbraim Kaypakkaya ve taraftarları buna örnektir.

Atatürk'ü demokrat olmadığı için eleştirenler daha çok liberal kesimdir.

Atatürk'ün saygınlığı meselesine gelince...

Atatürk, askerî komutan olarak da, politik lider ve devlet adamı olarak da kendisini kanıtlamış birisidir. Bu açıdan dostu da düşmanı da, seveni de sevmeyeni de ona saygı duyar. Bu saygı zaten kaçınılmaz olarak duyulur. Bir zorunluluk, bir mecburiyet varsa bu, Atatürk'ün bu başarılarının takdir edilmek zorunda kalınmasındandır.

Sosyalist-komünist sol Atatürk'ü eskiden "burjuva devrimcisi" veya "küçük burjuva devrimcisi" olarak görüyordu. Marksist sınıf bakışı açısından Atatürk'ü bir burjuva devrimcisi olarak görmek mantıklı. Üstelik Atatürk sistem olarak tercihini bilinçli biçimde kapitalist sistemden yana yapmıştır. Bunda da aslında isabetlidir. Çünki o dönem sosyalizm diye sunulan ve uygulanmaya başlayan şey, aslında bir diktatörlüktür.

Günümüzün aklı başında sosyalistleri Atatürk'ü daha iyi değerlendiriyorlar ve özellikle günümüzdeki devlet yönetme krizlerini ve toplumsal çözülüşü gördükçe ister istemez onu daha fazla takdir ediyorlar.
__________________
"Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder." George Orwell
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.05.19, 00:22   #8
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2661
Mesajlar: 31,112
Ettiği Teşekkür: 171262
Aldığı Teşekkür: 185018
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Cimcimecik Mesajı göster
"Aşırı solcu" lafı soğuk savaş döneminden kalma bir laf.

Eskiler, hayat kadınları için "kötü kadın" derlermiş. Bu "aşırı solcu" da onun gibi, naif bir ifade.

Aslında soyalist-komünist solcular vardır, bir de sosyal demokrat denilen solcular.
Aramızda az bir yaş farkı var sanırsam.

Sen belki de okuduklarından yola çıkarak fikir edinip düşüncelerini belirtiyorsun, ben ise kesinlikle bizzat yaşadıklarımı, gördüklerimi dile getiriyorum.

Bir zamanlar, aşırı solcu diye tanımlananların bazıları mecburen CHP hizasına gelmiş olması, aşırı solcuları yok saymaz.

ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 05.05.19, 00:34   #9
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 37
Mesajlar: 1,435
Ettiği Teşekkür: 508
Aldığı Teşekkür: 2039
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi ReaL Mesajı göster
Aramızda az bir yaş farkı var sanırsam.

Sen belki de okuduklarından yola çıkarak fikir edinip düşüncelerini belirtiyorsun, ben ise kesinlikle bizzat yaşadıklarımı, gördüklerimi dile getiriyorum.

Bir zamanlar, aşırı solcu diye tanımlananların bazıları mecburen CHP hizasına gelmiş olması, aşırı solcuları yok saymaz.

Ben "aşırı" ifadesine itiraz ettim. Yoksa elbette bu dediğin doğru. Ama o tür solculara "aşırı solcu" demek biraz hatalı. Onların hatası veya kusuru solculukta aşırıya kaçmış olmaları değil, hatalı bir solculuk anlayışına sahip olmaları.

Hayat pek çok siyasî kesimi olduğu gibi sol-sosyalist kesimleri de farklı yönlere savurdu. En çok ideolojik ve dogmatik olanlar, doğal olarak ve ironik biçimde en çok savrulanlar oldu.

Dünya'da da öyle ama ülkemizdeki sosyalist sol, en fazla ideolojik ve teorik kriz yaşayalar arasında.
__________________
"Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder." George Orwell
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 05.05.19, 00:43   #10
Kelebek gibi uçar, arı gibi *******...

Tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2012
Konular: 121
Mesajlar: 4,709
Ettiği Teşekkür: 15115
Aldığı Teşekkür: 22995
Rep Derecesi : Tntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardırTntcool şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kur’an’ı Aldatmak İçin Kullananların Hedefinde Neden Atatürk Var

Solcular, Atatürk onlara yapacak devrim bırakmadığı için sevmezler Atatürk’ü...





CEPTEN GÖNDERİLDİ
__________________
Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!
Tntcool isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Tntcool'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
aldatmak, atatürk, hedefinde, kullananların, kur’an’ı, neden, İçin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:25.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.