Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türkiye ve Dünyadan Haberler > Ülkemiz ve Dünya Gündemi > Diğer Köşe Yazıları

Diğer Köşe Yazıları Ülkemiz Yazarlarının Ulusal Basında Yazdıkları Köşe Yazıları ve Bizlerin Yorumları


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 16.01.20, 20:28   #1
Yasaklı Üye

Kel ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2017
Konular: 288
Mesajlar: 593
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1800
Rep Derecesi : Kel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Ergenekon Operasyonu Sahiden Başarısız mı Oldu | Nihat Genç

Ergenekon operasyonu sahiden başarısız mı oldu.

Ergenekon'la ne mi oldu, Türkiye Cumhuriyeti Serengeti'ye dönüştü. Serengeti yasaları gereğince yani vahşi yaşamın önünü açmak için önce Hukuk'u şeytanlaştırdılar.


Ergenekon Davası nihayet bitti, diyemeyeceğim, o meşhur kasıtla Fetöcü polisler tarafından imha edilen ve ama yine de Ergenekon'un en sahici kanıtı diye iddia edilen gecekonduda bulunan bombalar yüzünden, kararı tam anlayamadım, işte bu olmayan bombalardan Ergenekon sanığı Oktay Yıldırım ceza aldı.

Yani Ergenekon bu kimin yerleştirdiği bilinmeyip sonra imha edilen bu bombaları hesaba katarak Oktay Yıldırım'a ceza vererek, bence şanına uygun final kararı verdi.

Dün Ekşi Sözlük'te 2008 yılında Ergenekon'a destek veren üç yüz aydının ismi yayınlandı. Hatıralarımız canlandı, üç yüz aydının ismini hasretle özlemle yad ettik, kimler yok ki? Fetö'nün CIA'nın üçyüz spartalısı, hala 'konumlarını' 'kariyerlerini' 'haysiyetlerini' akıllarınca şimdilik sinerek bir şekilde koruyarak zırnık geri adım atmayarak yollarına devam ediyorlar.

Üç yüz aydın mı? Bugün sosyal medya başta olmak üzere gazeteleri bir tarayın, tüm köşe yazarlarını listeleyin ve 2008 yılına gidin.. Listenin yüzde doksanı o günlerde Ergenekon'a destek veriyordu.

Ergenekon'la ne mi oldu, ülkemizi kaybettik, Türk Ordusu'nu kaybettik, Hukuk ve hukuk kurumlarımızı kaybettik, askerin polisin bürokrasimizin birbirine güvenini kaybettik, ne zaman bulabiliriz, kimse bilmiyor.

Ne mi oldu? Serengeti meşhur Tanzanya düzlüğüne verilen ad, Serengeti'de çekilen yüzlerce belgesel izlemişsinizdir. Serengeti vahşi milli park.

Serengeti vahşi yaşam ülkesi.

Filler sırtlanlar gergedanlar aslanlar timsahlar, gücü gücüne yeten, gırla gidiyor, çene ve pençeleri ve sürati güçlü olanlar hayatta kalıyor.

Ergenekon'la ne mi oldu, Türkiye Cumhuriyeti Serengeti'ye dönüştü. Serengeti yasaları gereğince yani vahşi yaşamın önünü açmak için önce Hukuk'u şeytanlaştırdılar. Şöyle oldu, İslamcılar ve hain liberaller önce hukuk'a 'kemalist' yaftası taktılar.

Sonra şöyle oldu, Fetö'nün sürüleri Serengeti'de iktidar kurdu, yüzbinlerce gergedan sırtlan bakteri böcek askeriyeyi hukuk kurumlarını istila etti.

Sonra dışardan hayvan ithali başladı ve bir patatese dahi muhtaç olduk, patatesle Serengeti arasındaki ilişki nedir, şöyle, Serengeti 'ova' değildir, buğday, pirinç nohut arpa ekilmez, inek gibi kendini koruyamayan hayvanlar yetiştirilmez.

Serengeti'ye giren Fetö sürüleri aydınları fabrikaları imarları hukuk'u askeri kaynakları sürüler halinde parçaladılar kemirdiler kaçırdılar soydular.

Ve ardlarında sadece 'bok' bıraktılar, bir fil günde yüz kilo mesela bir gergedan otuz kırk kilo bok bırakır, yetmedi, bu boklar üzerinde bakteriler hızla çoğalır.

Medya meclis siyaset silahlı kuvvetler ve hukuk kurumlarında bakteriler hızla çoğaldı.

Sonra ne mi oldu, 17-25 Aralık'ta Serengeti'ye yeni vahşi sürüler geldi, Fetö'nün en hızlı yiyen vahşi yırtıcı iş adamlarıyla ortaklık kurdular ve Serengeti düzlüğünü (askeriye, ticaret, belediyeleri) başka tür tarikat ve cemaatlerle doldurdular.

Serengeti vahşi yaşam düzlüğünde yeni ortaklıklar kuruldu, alfa erkekler, hangi tarikat hangi Fetöcü bakılmaksızın parçalamaya kemirmeye soymaya devam ettiler.

ERGENEKON'LA NE Mİ OLDU

Ve sonra Serengeti vahşi yaşam parkını Suriyeliler istila etti, şöyle, Fetöcüler milli seferberlik gibi sivil savunma kurumlarını paramparça ettiği için Serengeti'nin yeni alfaları Suriye'den muhalif askerleri getirdiler. Tayyip Erdoğan'ın 'ihvancı' dış politikadan neden vazgeçmiyor sorusunun cevabı da burada. Düne kadar etrafını Fetönün alfaları sarmıştı, gıkı çıkmıyordu, şimdi, SADAT sarmış. SADAT'la etrafı çevrilmiş Tayyip Erdoğan'ın bir aslan gibi tepede mışıl mışıl uyuyabilmesi mümkün mü, işte SADAT'ın ihvancılığı Türkiye'nin iç ve dış Politikası olmuş.

Ayakta kalmak için sonra Serengeti yasaları hayata geçirildi, aile bireyleri bakan yapıldı, ihanet eden alfalar uzaklaştırıldı, kendini sağlama almak için saray yapıldı, Serengeti hasılatı eş dost yakın bölüştürüldü ve başka düzlüklerden silahlı vahşi sürüler getirildi.

Ergenekon'la ne mi oldu, işte bu oldu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Serengeti Vahşi Parkı'na dönüştürüldü. Serengeti'nin en büyük yasası Savaş ya da Kaç!. Bu yasayı meşhur eden Birinci Dünya Savaşı'nda cephede şok geçiren askerler üstünde deneyler yapan ünlü bilim adamı Cannon'dur.

Serengeti yasasıdır, Serengeti'de yaşamak isteyenler ya savaşacak ya kaçacak.

Canlı türünün verdiği anlık bir karardır bu.

Canlı türünün yaşamsal ilk tepkisidir.

Vahşi sürüler sokaklarımıza hukukumuza medyamıza askeriyemize girmeye kalktığı ilk günden kararımızı verdik: Kaçmayacağız, savaşacağız.

Yazarlık kariyerimi bir kenara bırakıp savaşmayı tercih ettim, oysa çoğu aydın arkadaşım, Serengeti'yi istila eden vahşi sürünün TV'lerinde nemalanıp ödüllenip maaşlanıp beleşten huzurlu günler yaşadılar, hatta Serengeti düzgünlüğünde daha uzun yaşamak için Hrant Dink'i öldürüp üstüne yattılar.

Ne mi oldu, hayatımın en güzel diyeceğim on iki yılı her Allah'ın günü kılıç sallayarak laf yetiştirerek onurlu insanları savunarak ve bu Serengeti'ye 'hukuk'un gelmesi için bir avuç genç arkadaşımla bu sütunlarda gece gündüz savaştım.

YENİ VAHŞİLER GELİYOR

Evet, sizler gibi okuyorum Abdullah Gül, Babacan, Davutoğlu'nun çıkışlarını, anladığım Serengeti'nin dünkü alfaları Serengeti'ye yeniden bir saldırı düzenliyor.

Anladığım, seçimlerden sonra değişen siyasetle Serengeti'ye yeni vahşiler yeni sürüler geliyor.

Serengeti'de değişen bir şey mi var, hayır!

Galip mi geldik, hayır!

Sadece insan oluşumun canlı oluşumun ellerim kollarım biyolojimin hakkını vermek için bu vahşi düzlükte SAVAŞMAYI seçtim.

Ünlü bilim adamı Cannon savaşan askerlerin kan basınçlarını şoklarını heyecanlarını insülin salgılarını böbrek üstü bezleri değerlerini ölçmüş tanımlamış, şok, depresyon, korku, öfke, sonuçları üzerinden biyolojimizin tepkilerini yazıp çizmiş ve ödüller almış.

On yıllarca bu satırları okuyan herkes bizi cephede kahramanca savaşan çok cesur bir asker gibi görmüş olabilir, ama bilmediğiniz, her gün ağladığım, her gün korktuğum, her gün psikolojik depresif obsesif karmakarışık ruh halinin yani bozulan dengenin fotoğrafı ve sonuçları, ve parasızlık yoksulluk cabası.

Bu ağır sonuçlara rağmen, kardeşlerim, Cannon gibi benim de 'şok' deneyimlerimden çıkardığım sonuçlar var.

Bu saatten sonra Serengeti'ye huzur hukuk gelir mi, sanmıyorum, çıkardığıım tek sonuç: ayakta kalmak için hiçbirimizin alfa erkeklere ve sürülerine karşı savaşmaktan başka yolu yok.

Müsaadenizle yazar türümün muhteşem bir yasasını şunu da ifşa edeyim, savaşırken neşem yerine geliyor, yani Cannon yasalarıyla, kan basıncım yükseldikçe damarlarımı beynimi kendimi daha iyi ve sahip olduğum ülkem ve hukuk ve kardeşlik gibi değerleri daha derinden anlıyorum.

Savaşırken uygarlıklar kurmuş insan ve aydın türümün ve bedenimin muhteşem gücünü görüyorum.

Serengeti'de ne aslanın danışmanı oldum ne sırtlan sürüsüne katıldım ne boklarının bekçisi oldum ne parçaladıkları leşlerden bir ısırık kapmaya çalıştım.

Bu yüzden bu Serengeti'de yabancı elçiler, jeeplerinde ellerinde dürbünle Serengeti'yi gözlemleyip siyaseti dizayn ederken Serengeti düzlüğünde bizim gibi 'insanlar' görüp önce hayret ediyorlar. Sonra, bu vahşi cangılda nasılsa parçalanacaklar tutuklanacaklar ölecekler iftiralarla haysiyetleri bitecek beklentisiyle projelerine kumpaslarına bu 'insanları' hep görmezden gelip hesaba katmıyorlar, ve burada yanılıyorlar.

Ve hala yatırımlarını beklentilerini Serengeti'deki vahşi alfa erkekler ve sürüler üzerinden yapıyorlar ve her defasında hüsrana uğruyorlar.

Çünkü Batılı elçiler, bu kadar vahşi katliam işgal ve soygundan sonra coğrafyanın bu düzlüğünde 'insan' olunabileceğine hala 'insan' kalınabileceğine hiç ama hiç inanmıyorlar.

İşte bu süreçteki en büyük zaferimiz daha ne olsun bu vahşi düzlükte şükrolsun namus erdem haysiyet duyguları dünden daha capcanlı insan kalabilmeyi başardık.

Kalemimle savaşırken kendimi Serengeti'nin belası görüyorum, vahşi düzlüğe daldığımda vahşi sırtlan sürülerinin kaçıştığını görüyorum...

Ve birazcık sustuğumda, vahşi sırtlanların sürüleşip yeniden düzlüğü ele geçirmek için CIAsı Avrupası Amerikasıya yeniden saldırıya geçtiklerini görüyorum.

Belki en soylunuz değilim, belki en cesurunuz değilim, ve kökünü tamamen kazıyabileceğimizi de söyleyemiyorum, ama Serengeti'nize meydan okuyorum, bakterilerinize çakallarınıza boklarınıza sırtlanlarınıza asalak sürülerinize...

Burada projesiz kumpassız tarafsız kimsesiz gezegenimize mutluluk getiren insan var.

Dünyamızın görüp göreceği tek bahar tek sevinç içimizde yaşayan bu insan'dır.

İşte tröllükte dünyada eşine rastlanmayan AKP'ye ölümüne bağlı cahil cühelanın En Son Haber internet sitesi Serengeti'ye yeni vahşilerin geldiğini gördü ve leşten pay alamayacağını anlayıp AKP'nin karşısına geçti. Yani 'savaşmaktan' kaçtı. Bizim Serengeti'ye iyi bakın nedense 'savaşanlar' değil kaçanlarla dolu. Oysa sahici Afrika'daki 'Serengeti' düzlüğünde doğa yasaları geçerli, güçlü olan ayakta kalır. Hesap kumpas yapanlar Serengeti'de yaşayamaz ancak o alfaya bu alfaya o sürüye bu sürüye sığınır, onur haysiyet gibi duyguların sahibi insan olamazlar. Onursuz insanların bir ülkesi olamaz.

Nihat Genç

Odatv.com


https://odatv.com/ergenekon-operasyo...-02071911.html
Kel ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Kel ali'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 18.01.20, 11:24   #2
Yasaklı Üye

Kel ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2017
Konular: 288
Mesajlar: 593
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1800
Rep Derecesi : Kel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardırKel ali şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ergenekon Operasyonu Sahiden Başarısız mı Oldu | Nihat Genç


Ordu içerisinde Fetullah Gülen yandaşları yuvalanmıştı, bunların temizlenmesi için bir operasyon gerekli idi, ancak bu operasyonun Atatürk ilkelerine bağlı bir iktidar tarafından yapılması lazımdı, AKP tarafından Fetullaha karşı bir operasyon yapılmamıştır, aksine Fetullahçılar ile kol kola, omuz omuza Atatürkçüler ve AKP muhalifleri için iğrenç bir kumpas kurularak Genel kurmay başkanına varıncaya kadar tutuklanmış, operasyon 17-25 aralıktan sonra Fetullahçıları temizleme harekatına dönüşmüştür.

Netice olarak Atatürkçüler, AKP muhalifleri ve Fetullahçılar ordudan temizlenmiş ancak bunların yerine şeriatçı AKP yandaşları doldurulmuş, bir zamanlar dünyanın üçüncü büyük ordusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri şeriat ordusu ve Erdoğan'ın koruması durumuna getirilmiştir.

Ecevit 1974 yılında Kıbrısın yarısını 2 günde işgal ekmişti.

TSK, ÖSO adı verilen terörist gurubun arkasına takılarak Suriyedeki Afrin, karşı tarafta bir devlet ve ordu olmadığı halde 58 günde işgal edilmiştir.

AKP şimdi işgal ettiği Afrin'i koruyamamaktadır, Suriye ordusundan kaçan AKP'nin sivil halk dediği fakat aslında oraya yerleştirilen teröristler ve ailelerinden oluşan 350 bin kişi sınırımıza gelmiş Türkiye'ye girmeye çalışmaktadır.

Erdoğan bir haftaya kadar Şamda Emevi camisinde namaz kılamadı ama Suriye halkı ve Beşar Esat'ı devirmek için dünyanın dört bir yanından getirilip beslenen teröristler tek kurşun atmadan ülkemizi işgal ettiler.
Kel ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kel ali'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
başarısız, ergenekon, oldu, operasyonu, sahiden


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 06:36.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.