Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Kültür | Sanat | Edebiyat > Dünya Edebiyatı > Dünya Edebiyatı Ustaları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 26.11.13, 18:07   #1
Tam Üye

Psişik Tırtıl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2013
Konular: 59
Mesajlar: 218
Ettiği Teşekkür: 698
Aldığı Teşekkür: 1300
Rep Derecesi : Psişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart 20. Yüzyılın Yalnızı | Fernando Pessoa - (13 Haziran 1888 - 30 Kasım 1935)








Portekiz topraklarının en önemli isimlerinden Fernando Pessoa, 13 Haziran 1888 tarihinde Lizbon’da dünyaya gelmiştir. Şair, yazar ve ressam olarak birçok esere imza atan Pessoa, çok küçük yaşta babasının ölümü ile sarsılmıştır.

Pessoa’nın müzik eleştirmeni olan babası hayatını kaybedince annesi bir başka evlilik yapar. Pessoa’nın annesi bir konsolosla evlenir ve ardından aile Güney Afrika’ya yerleşir. Güney Afrika’nın Durban kentine yerleşen Pessoa, daha sonra doğduğu kente geri döner. Lizbon’da bir yaşam kuran Pessoa, burada memurluk yapmaya başlar. İngilizce ve Fransızca mektuplar yazarak geçimini sağlar. Kısa bir süre sonra burada yenilikçi bir anlayışa sahip olan bir dergide yazmaya başlar. Ardından Pessoa, Portekiz modernizmi’nin öncülerinden biri olarak sanat dünyasında yerini alır. 1912 yılında ilk şiirlerini yayınlayan Pessoa, şiirlerini İngiliz dili ile yayınlamıştır. Çünkü Güney Afrika’da kaldığı yıllarda eğitimini İngilizce olarak tamamlamıştır. Şairin bu yıllarda yayınladığı şiirlerde dünyanın önde gelen sanatçılarının izlerini bulmak mümkündür. Bunlar arasında Shakspeare, Edgar Allan Poe, Walt Whitman, Milton, Charles Baudelaire, Byron gibi isimler bulunmaktadır. Pessoa’nın görüldüğü üzere herhangi bir akım ayrımı yapmaksızın geniş bir sanat yelpazesine sahip şiirleri bulunmaktadır. Daha sonra düzyazılar da kaleme alan Pessoa, deneme ve eleştirileriyle de beğeni kazanmıştır. Bu yıllarda Pessoa, Fütürizm hareketi içerisinde yer almıştır, ancak daha sonra “Paulismo” adı verilen bir akım ortaya çıkarmıştır. Dünyaya Portekiz Edebiyatını duyuran Fernando Pessoa, daha sonra sanat anlayışını daha da genişleterek hareket etmiştir. Yelpazesini iyiden iyiye genişleten Pessoa, “Mensagem” adlı şiiri ile Ulusal Propaganda Sekreterliği tarafından açılan yarışmadan ödül almıştır.



Pessoa, söz konusu şiiri “Vatanım Portekiz dilidir” sözünün arka planında ve ülkesinin tarihini, Sembolizm ve Okültizm perspektifinde kaleme almıştır. Portekiz Edebiyatını dünyaya duyuran ve bu konuda ülkesinde bir öncü olarak görülen Pessoa, doğduğu kentte 30 Kasım 1935 tarihinde yaşama veda etmiştir. Bir karaciğer hastalığından dolayı yaşama veda eden Fernando Pessoa, yaşamı boyunca Güney Afrika günlerinin dışında Lizbon’da yaşamıştır. Şairin bu şekilde Lizbon’a verdiği değer aynı zamanda kendisi tarafından “Gönüllü Sürgünlük” yeri olarak adlandırılmıştır.




Edebi Yaşamı
1918’de İngilizce şiir kitapları yayınlamaya başladıysa da, Portekizce yazdığı ilk yapıtı 'Mensagem' ancak ölümünden bir yıl sonra, olağanüstü zengin düş dünyasıyla ün kazandı.

Kendi adının yanı sıra farklı yönlerini yansıtan hayali şairlerin (Alberto Caeiro, Ricardo Reis, Alvaro de Campos, vb.) adıyla değişik bakış açıları ve üsluplardaki yapıtlarıyla ve modernist hareket içinde oynadığı rolle, Portekiz edebiyatına Avrupa çapında önem kazandırdı.
20. yüzyıl Portekiz edebiyatının büyük ismi Fernando Pessoa, sağlığında yayınlanan yapıtları olduysa da, esas olarak ölümünden sonra, yazılarını topladığı sandığın bulunmasıyla ün kazandı. Yaklaşık 27 bin sayfaya yayılan, farklı türlerde eserler veren yazar, bunların büyük bir kısmını kendi adıyla değil, birer yaşam öyküsüyle, kişilikle, hatta edebi duruş ve tarzla donattığı 70 'den fazla kurmaca yazarın, dış kimliğin adıyla imzalamıştı;



Fernando Pessoa, kendinden bağımsız olarak hareket eden kendi yetenekleri, kendilerine özgü dünya görüşleri ve kendilerine ait edebi tarzları ile Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis ve bir de yarı-heteronym dediği düzyazışiir ile yazan Bernardo Soares isimli şairi edebiyat dünyasına kazandırmıştır.

Birbirlerinden bağımsız tarzda eserler veren bu şairler Pessoa’nın aracılığı olmadan birbirleri ile yarışır, zıtlaşır, tartışmalara girerler. Hatta Pessoa, bir keresinde Alvaro de Campos ile Alberto Caeiro kavgaya tutuşunca gerçek gözyaşları döktüğünü söyler.


Kötü bir Portekizce'yle ilkel doğa şiirleri yazan Alberto Caeiro, pagan dinlere inanan hekim Ricardo Reis, 'içinde bir Yunan şairi barındıran Whitman' diye tarif edilen Alvaro de Campos gibi... Bu kurmaca yazarlardan biri olan Bernardo Soares, Pessoa'nın 'yarı-dışkimlik' olarak nitelediği, ona çok yakın bir karakterdi ve Huzursuzluğun Kitabı'nın yazarı olarak yaratılmıştı. Soares, gündüzleri bir kumaş mağazasında çalışan, geceleri yağmurun sesinde, ayak seslerinde yalnızlığını duyumsayan bir Lizbon'luydu.


Kullandığı Takma İsimler

1. Fernando Antonio Nogueira Pessoa / Kendisi
2. Fernando Pessoa / Orthonym
3. Fernando Pessoa / Autonym
4. Fernando Pessoa / Heteronim
5. Alberto Caeiro
6. Ricardo Reis
7. Federico Reis
8. Álvaro de Campos
9. António Mora
10. Claude Pasteur
11. Bernardo Soares
12. Vicente Guedes
13. Gervasio Guedes
14. Alexander Search
15. Charles James Search
16. Jean-Méluret of Seoul
17. Rafael Baldaya
18. Barão de Teive
19. Charles Robert Anon
20. A. A. Crosse
21. Thomas Crosse
22. I. I. Crosse
23. David Merrick
24. Lucas Merrick
25. Pêro Botelho
26. Abilio Quaresma
27. Inspector Guedes
28. Uncle Pork
29. Frederick Wyatt
30. Rev. Walter Wyatt
31. Alfred Wyatt
32. Maria José Heteronym
33. Chevalier de Pas
34. Efbeedee Pasha
35. Faustino Antunes
36. Carlos Otto
37. Michael Otto
38. Sebastian Knight
39. Horace James Faber
40. Navas Heteronim
41. Pantaleão Heteronim
42. Torquato Fonseca Mendes da Cunha Rey
43. Joaquim Moura Costa
44. Sher Henay
45. Anthony Gomes
46. Professor Trochee
47. Willyam Links Esk
48. António de Seabra
49. João Craveiro
50. Tagus
51. Pipa Gomes
52. Ibis
53. Dr. Gaudencio Turnips
54. Pip
55. Dr. Pancrácio
56. Luís António Congo
57. Eduardo Lança
58. A. Francisco de Paula Angard
59. Pedro da Silva Salles / Zé Pad
60. José Rodrigues do Valle / Scicio
61. Dr. Caloiro
62. Adolph Moscow
63. Marvell Kisch
64. Gabriel Keene
65. Sableton-Kay
66. Morris & Theodor
67. Diabo Azul
68. Parry
69. Gallião Pequeno
70. Urban Accursio
71. Cecília
72. José Rasteiro
73. Nympha Negra
74. Diniz da Silva
75. Herr Prosit
76. Henry More
77. Wardour
78. J. M. Hyslop
79. Vadooisf
80. Nuno Reis
81. João Caeiro
__________________
ayakkabı kutusuna,
sakladım
tüm göçebeliğimi
Psişik Tırtıl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Psişik Tırtıl'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.13, 18:19   #2
Tam Üye

Psişik Tırtıl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2013
Konular: 59
Mesajlar: 218
Ettiği Teşekkür: 698
Aldığı Teşekkür: 1300
Rep Derecesi : Psişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 20. Yüzyılın Yalnızı / Fernando Pessoa

Kitapları


Şeytanın Saati (Can Yayınları, 2006)




"dünyanın başlangıcından beri bana hakaret yağdırıldı ve iftira edildi. Beni savunan şairler bile -ki yaratılış olarak dostlarımdır - beni iyi savunmadılar. İçlerinden biri - Milton denen bir İngiliz - asla çıkmamış belirsiz bir savaşı, yandaşlarımla birlikte bana kaybettirdi. Bir diğeri -Goethe denen bir alman - bir köy trajedisinde bana muhabbet tellalı rolü verdi ama ben, onların sandığı kişi değilim. Kiliseler benden tiksiniyor. Müminler adımı duyunca titriyor ama onlar isteseler de istemeseler de, bu dünyada bir görevim var. Ben ne Tanrı'ya başkaldıran kişiyim, ne de inkâr eden tin. Ben imgelem Tanrı'sıyım, yitik, çünkü yaratmıyorum. Çocukken, oyuncaklardan oluşan düşleri benim sayemde görüyordun; kadın olduğunda, bu düşlerin dibinde uyuyan, geceleyin seni kucaklayacak ve fatihlere benim sayemde sahip oldun. Ben sesi esriklik, ruhu yanılgı olan, yaratmadan yaratan tin'im. Tanrı beni, geceleyin kendisini taklit etmem için yarattı. O güneş'tir, ben ay. Benim ışığım uçucu ve sonlu olan her şeyin, bataklıklarda ve gömütlerde geceleri görülen hafif parıltının, nehir kıyılarının, bataklıkların ve gölgelerin üzerinde gezinir."


Sırların Cebri (Nisan Yayınları, 1995)



"hangi ses bize ulaşır dalgaların uğultusunda
okyanusun sesi olmayan?
bu, bizimle konuşan birinin sesidir
ama kulak verdiğimizde susan
biz dinledik diye.

ancak, uyuklarken,
farkında olmadan işittik,
bize umut dilediğini
o sese, uyuyan
bir çocuk gibi, gülümsedik uyurken.

talihli adalar bunlar,
yerleşilmemiş adalar bunlar,
kralın beklenti içinde yaşadığı.
ama uyanır da gidersek,
ses susar, okyanus kalır sadece."


Denize Övgü ( İyi Şeyler, 1999)



Ah, kim bilir, kim
bir zamanlar, daha ben ben olmadan önce, benim de
böyle bir limandan yola çıkıp çıkmadığımı, gün doğarken
güneşin eğik ışınları altında bir gemiyle
bir başka limandan ayrılıp ayrılmadığımı?
kim bilebilir, şimdi gördüğüm gibi
benim için vaktinden önce aydınlanmış,
tıpkı böyle, zaman'ın ve uzam'ın ötesinde,
yarı uyuyan koca bir kentin,
mantar gibi büyüyen felçli bir ticaret limanının
üç beş kişi toplanmış rıhtımını geride bırakıp bırakmadığımı?


Düşsel ve Gerçek (Dünya Kitapları, 2005)



Modern Portekiz şiirinin öncülerinden Pessoa'nın yarattığı çoğul kimlikler Düşsel ve Gerçek adlı bu kitapta bir araya geliyor. 'Yitik ben'i aramak için yola çıkan Pessoa, kendi ifadesiyle "perdeler yerine insanlara bölünmüş bir oyun"da yer aldı.


Anarşist Banker (Can Yayınları, 2006)




Sosyalizmin ve komünizmin hedefi emekçiyi yükseltmek değil, burjuvayı indirmektir. emekçi ise aynı noktada, hatta söylediğim gibi, daha kötü noktada kalır. Burjuvanın yitirdiği şeyden yararlanan aslan emekçi değildir. Anarşizm ise tersine bir sevgi rejimidir, sevilen insanlara baskı uygulamaya çalışılmaz.


Huzursuzluğun Kitabı (Can Yayınları, 2006)




"kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçerdi." (syf:27)

"yaşamak başkalarının niyetleriyle örgü örmektir." (syf: 41)

"bir köşeye atılmış her şey. Sokağa atılmış bir bez parçası olan iğrenç varlığım, hayatı görünce kılık değiştiriyor." (syf: 66)

"anlamak için kendimi yok ettim." (syf: 79)

"fakir insanın bir imparatorluğu var. Güçlü olanın ise altı üstü bir tarlası." (syf: 151)

"biz aslında insanları sevmeyiz. Sevdiğimiz, bir insan hakkında oluşturduğumuz fikirdir." (syf:161)

"tanrı ruhumu bir süse çevirdi." (syf:185)

"hayat tecrübesi insana bir şey öğretmez, tıpkı tarih gibi." (syf: 187)

"var olmuş olmayı bırakmak; işte bunun hiç yolu yok." (syf: 190)

"yüreğim çaresizce, delik bir kova gibi boşalıyor." (syf: 208)

"insanları yönetmenin temelinde iki ilke yatar; onları baskı altına almak ve aldatmak." (syf: 217)

"bir bireye bahşedilmiş olan ruh, başkalarıyla ilişki kurmak uğruna ödünç verilmemeli." (syf: 274)

"ve nihayet, ne mutlu her şeyden vazgeçene; her şeyden vazgeçtiğine göre elinden hiçbir şeyi alınamayacak olana." (syf: 297)

"ben, gerçekten ben olan ben, duvarlarla değil, duvarların yapışkanlığıyla kuşatılmış her şeyin, etrafı hiçle çevrili merkeziyim." (syf: 335)

"yalnız yaşayamıyorsan, doğuştan kölesin demektir." (syf: 355)

"yaşamayı beceremeyişime deha dedim, alçaklığıma ise incelik." (syf:381)

"mutsuzluğunun farkında olmayan bunca insanın mutluluğu beni ürpertiyor." (syf: 385)

"hepimizde aşağılık bir taraf var. hepimiz içimizde bir suç saklarız. işlemiş olduğumuz ya da ruhumuzun işlememizi isteyip durduğu bir suç." (syf: 387)

"kimsenin gelmediği bir yerden, kimsenin gitmediği bir yere uzanan bir yol için neler vermezdim." (syf: 402)

"bir bedeni olan insanlar olarak giyimli hayvanlar kategorisinde yer aldığımız gibi, aynı zamanda en temel özelliği kıyafetsiz dolaşmamak olan bir ruha sahibiz." (syf: 537)

"kendimizi gülerken hayal edebilecek kadar gürültü edebilseydik, canlı olduğumuzu zannettiğimize gülerdik mutlaka." (syf: 571)

"hayatımızı böyle öldük işte. Ayrı ayrı ölmeye o derece dalmıştık ki tek bir varlık olduğumuzu, ikimizin de ötekinin yanılsaması olduğunu, kendi içimizdeyse varlığımızın basit bir yankısı olduğumuzu göremedik." (syf: 575)

"beni dinden koru çünkü dinginliktir. İnançsızlıktan da koru çünkü güç demektir." (syf: 575)

"hayattan uzaklaşmamın kazandırdığı doğal ödül, başkalarının benimle kesinlikle uyuşamaz hale gelmesi oldu." (syf: 618)


Pessoa Pesso' yı Anlatıyor (Kırmızı Kedi Yayınevi, 2012)




''Yirminci yüzyılın hiç şüphesiz en özgün yazarlarından biri, şiirden öyküye, tiyatro oyunundan düşünce metnine dek edebiyatın her alanında binlerce sayfalık eserleri ve sayısız farklı kişiliği kısa yaşamına sığdırmış olan Portekizli yazar Fernando Pessoa'dır.

Pessoa, neredeyse okuma yazma öğrendiği andan ölümüne dek tuttuğu günlüklerle, sayısız not ve elyazmasıyla kendi yaşamını da bir sanat eserine dönüştürmüş ender yazarlardan biridir. Kendi deyimiyle "olaysız" bu yaşamöyküsü, derin ruhsal çalkantılarla dolu, sanatın, edebiyatın ve düşüncenin her alanına müdahaleleriyle şekillenmiş, başlı başına bir yaratı olmayı amaçlamış bir yaşamın öyküsüdür.

Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor, yazarın günlüklerinden, notlarından, mektuplarından oluşan, hayali ve gerçek kişilikleriyle kurguladığı metin parçacıklarıyla süslenmiş bir özyaşamöyküsü olarak bize Pessoa'nın dönemlerini, kişiliğini, dünyasını tüm açıklığıyla sunmaktadır.

Ophelia'ya Mektuplar ( Sel Yayınları / 2009 )




"Küçük sevgilim, sevgili Bebeğim, Saat sabahın yaklaşık dördü, ağrılar içinde kıvranan bedenimin dinlenmeye ihtiyacı varken uyumaktan kesinlikle vazgeçtim. Üç gecedir bu böyle, ama bu gece hayatımda yaşadığım en berbat gecelerden biri. Bunu anlamana imkan yok küçük sevgilim, şanslısın sen. Uykumu kaçıran şey yalnız anjin ve iki dakikada bir şu berbat tükürme ihtiyacı değil. Ateşim yoktu ama sayıklıyordum, deliriyorum sanıyordum, bağırmak, haykırmak, birbirini tutmayan bin bir şey yapmak istiyordum. Bütün bunlar, hastalığın yarattığı kırıklığın doğrudan etkisiyle değil de dün bütün gün, ailemin gelişiyle ilgili olan ve çözümlenemeyen şeylerden sıkıldığım için oldu."


( Şeytan'ın saati kitabı, dolandagel blog, wikipedia, ekşi sözlük'ten derlemedir. )
__________________
ayakkabı kutusuna,
sakladım
tüm göçebeliğimi
Psişik Tırtıl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Psişik Tırtıl'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.13, 18:26   #3
Tam Üye

Psişik Tırtıl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2013
Konular: 59
Mesajlar: 218
Ettiği Teşekkür: 698
Aldığı Teşekkür: 1300
Rep Derecesi : Psişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 20. Yüzyılın Yalnızı / Fernando Pessoa



Şiirleri'nden:


TÜTÜNCÜ DÜKKANI



Hiçbir şey değilim.
hiçbir şey de olmayacağım.
bir şey olmayı istemem.
ancak, dünyanın bütün düşleri var bende.
odamın pencereleri,
kimsenin kim olduğunu bilmediği, milyonlarca
kişiden birinin odasının
(tut ki tanıyorlar, odamı ne bilsinler...)
devamlı insanların gelip geçtiği bir caddenin
gizemine açılıyorsunuz,
bütün düşüncelere sapa kalan bir caddeye,
gerçek, imkansızca gerçek; kesin, bilinmezcesine
kesin
varlıkların ve kayaların altındaki şeylerin
gizemiyle,
duvarları rutubetlendirip insanların saçalrına
aklar düşüren ölümle,
hiçlik yolunda her şeyin katarını süren kaderle.
gerçeği öğrenmiş gibi yıkıldım bugün.
ölmek üzereymiş gibi aydınlandım bugün.
ve bu eve, caddenin bu yanına dönmek üzere
el sallamaktan daha fazla
bir yakınlık duymamıştım eşyalara.
bu bina ve caddenin bu yanı, sıra sıra vagon olur,
kalkış düdüğüyle
kafamın içinde döne döne,
ve bu gidiş sinirlerimi gerer, çıtırdatır
kemiklerimi.
bugün şaşkınım, düşünmüş taşınmış ve unutmuş
biri gibi.
caddenin karşısındaki tütüncü dükkanının
dış gerçekliği
ve her şeyin bir rüya olduğuna dair hislerimin
iç gerçekliğiyle duyduğum sadakat arasında
kaldım bugün.
çuvalladım her şeyde.
hedefsiz olduğum için, belki de, hiçliğe
yuvarlandım,
evin arka camından kaçarak fırlatıp attım
bana sundukları eğitimi.
kırlara çıktım da büyük umutlarla:
bütün bulduğum çimenler ve ağaçlardı,
insanlarsa diğerleriyle aynı.
gerisin geri camdan içeri girdim, bir sandalyeye
oturdum.
ne düşünmeliydim?
ne olduğumum bilmeyen ben, ne olacağımı
nereden bilirim?
düşündüğüm olmak mı? ama ben çok şey olmayı
düşünüyorum!
aynı şey olmayı düşünen öyle çok kişi var ki,
hepimiz birden olamayız.
dahi mi?! şu anda yüz binlerce beyin, benim gibi,
bir dahi olduğunu hayal ediyor,
ve muhtemelen tarih birini bile kaydetmeyecek.
hayali fetihleri bir gübre yığınından başka bir şey
olmayacak.
hayır, kendime inanmıyorum.
bütün tımarhaneler kesin yargı sahibi delilerle
dolu!
ya ben? hiçbir kesin yargısı olmayan, onlardan
daha mı az, daha mı çok haklıyım?
hayır, ben bile...
şu anda kaç tavan arasında veya başka katında
dünyanın,
hayal kuran, kendisi olduğuna inanmış ne dahler
var, bilsen!
nice kibirli, soylu ve pırıltılı hedefler var ki
-evet, gerçekten kibirli, soylu ve pırıltılı
ve belki de ulaşılabilir-
bir nebze olsun gerçek gün ışığı göremeyecek ve
onlara
kulak verecek birini bulamayacaklar.
onu fethetmeye doğanlar içindir dünya,
haklı olsalar bile fethetmeyi hayal edenelr için
değil.
napalyon'dan daha fazlasını yaptım düşlerimde.
isa'dan daha fazla insanlık sığdırdım fani
göğsüme.
kant'ın bir kere olsun kaleme almadığı felsefeler
kurdum gizlice.
ne var ki ben tavan arasındaki adamım ve belki de
hep böyle olacağım;
ben hep kerameti kendinde biri olacağım;
ben hep kapısız duvarların kapılarının yüzüne
kapanmasını bekleyen biri olacağım,
sonsuzluğun şarkısını bir tavuk kümesinde
çığıran ve tanrı'nın sesini kapatılmış bir
kuyuda duyan.
bana güvenmek mi? aman, hayır, kalsın orda.
savur doğa ateşler içindeki başıma
güneşini, yağmurunu, saçıma dolanan rüzgarını,
geriye kalanlar da gelsin gelirse; gelmeleri
gerekiyorsa, veyahut gelmesinler.
yıldızların hasta kalpli kökleri,
bir an önce kalkalım da yataklarımızdan
fethedelim bütün dünyayı,
uyanalım ki belirsizdir o,
kalkalım ki yabancıdır o,
terk edelim evi ki bütün yeryüzüdür o,
dahası güneş sistemi,samanyolu ve sonsuzluk.
(çikolata te, küçük kız;
çikolata ye!
gör, şu dünyada daha farklı bir metafizik yok
çikolatadan başka.
gör, bütün dinlerin öğrettikleri de farklı değil
şekerci dükkanının öğrettiklerinden.
ye, küçük pasaklı, ye!
böyle hakikatli çikolata yiyebilir miyim ben de
senin gibi?
ama düşünüyorum da, gümüş kağıdı
kaldırdığımda kalay yaprağı sadece
geriye kalan.
her şeyi atıyorum yere, tıpkı hayatımı attığım
gibi.)
ama en azından bir acı kalıyor geriye o
olmayacağım şeyden,
hızlı kaligrafisi bu dizelerin,
imkansız adına yıkık sütunlar.
en azından gözyaşsız bir aşağılama hediye
ediyorum kendime,
en azından soylu olan kol hareketleriyle attığım
gibi
varlığım olan kirli çamaşırları, liste yok, devam
ediyor nesnelerin seyri,
gömleksiz kalıyorum evde.
(sen, avutucu olan, var olmayan ve bundan
dolayı avutucu olan,
yunan tanrıçası, yaşayan bir heykel gibi
yontulmuş.)
sen, düşünülmeyecek kadar soylu ve çaresiz
roma vatandaşı,
sen, gezgin şarkıcıların tanrıçası, parlıyor
güzelliğin önünde,
sen, onsekizinci yüzyılın markizi, dekolte giysiler
içinde ve uzaklarda,
babamızın zamanından kalma anlı şanlı sokak
kadını,
modern bir şey belki de -bilmiyorum nesin-,
olan biten hepsi bu, sensin ilham verdikçe
verecek!
kalbim boşaltılmış bir çöp kutusu.
insanlar nasıl yalvar yakar olurlarsa ruhlara,
yalvarıyorum öyle
ben de kendime, ve bulamıyorum hiçbir şey.
pencerenin önüne gidiyorum ve görüyorum
caddeyi bir mutlak açıklık gibi.
görüyorum dükkanalrı, görüyorum kaldırımları,
görüyorum geçip giden arabaları,
görüyorum karşıdan karşıya geçen giysili canlı
varlıkları,
görüyorum herkes gibi var olan köpekleri de,
ve bütün bunlar yük oluyor omuzlarıma bir
sürgün hükmü gibi,
yabancıdır hepsi, her eşy gibi.
yaşadım, okudum, sevdim ve hatta inandım,
ne var ki bugün kıskanıyorum her dilenciyi o bn
olmadığı için.
görüyorum her bir paçavrasını, yaraları ve
yalanı,
görüyorum da kendime bakıyorum bir: belki de
sen hiç yaşamadın, hiç okumadın, hiç
sevmedin, hiç inanmadın.
(çünkü gerçekte her şeyi yapmak mümkün
olabilir de olmayabilir de.)
belki de sen sadece kuyruğu koparılan bir
kertenkele gibi var oldun,
kertenkeleden ayrı bir kuyruk olarak sürünüp
duran.
yarattım kendimden hiç bilmeden iyiyi,
ne yapabilirdim kendimden, olmayandan.
yanlış kılıklara büründüm bir zamanlar,
hemen olmadığım biri sandım kendimi
ve bir şey diyemedim, kayboldum.
maskeyi çıkaracağım anda ise yüzüme
yapışmıştı o.
çıkarıp da aynada gördüğümde kendimi
zaten yaşlanmıştım.
sarhoştum, sökemediğim kılığımı nasıl giydiğimi
bilmek de istemiyordum artık.
maskeyi fırlatıp
helada sızdım.
sahibinin şımarttığı bir it gibi.
böylesi daha zararsızdı,
ve ne asil olduğumu kanıtlayacak bu hikayeyi
yazacaktım,
nafile dizelerimin müzikal cevheri
caddenin karşısındaki Tütüncü Dükkanı'ndan
bakmak yerine
sadece kendi yarattığım bir şey gibi size
bakabildiğimdendir,
var olmanın bilinçliliğini ezdiğimde,
ayyaşın tökezlediği halı
ya da çingenelerin çaldığı beş para etmez bir
paspas gibi.
ama işte Tütüncü Dükkanı'nın sahibi kapıya çıktı
öylece duruyor.
cansıkıcı bir boyun eğmişlikle bakarım ona,
yarı yarıya ulaşılmaz bir ruhun sıkıntısıyla
birlikte.
o da ölecek, ben de öleceğim...
o tabelasını bırakacak geride, bense şiirlerimi,
nihayetinde onun da izi kalmayacak, benim
şiirlerimin de.
bunu belirleyen cadde de ölecek en nihayetinde,
neticede şiirlerimi yazdığım dilde.
ardından bu dolanıp duran gezegen de,
bütün bunların hepsi olduktan sonra ölecek!
diğer güneş sistemlerindeki başka gezegenlerde
bize benzer bir şeyler,
şiir gibi bir şeyler yazmaya,
tabela gibi bir şeyin altında hayata devam
edecekler.
mutlaka biri diğeriyle karşılaşır.
daima bir şey diğeri kadar yararsızdır elbette.
imkansız, gerçeklik kadar aptalcadır.
daima iç gizem, yüzeyde uyuyan gizemlilik kadar
gerçektir.
mutlaka bu ya da daima o
ya da ne biri ne de diğeri.
ama Tütüncü Dükkanı'na adamın biri girmiştir
(tütün almaya mı?)
ve makul gerçeklik aniden çarpar beni,
sandalyemden şöyle bir doğrulurum -nerjik,
kati, insanca-
ve bu dizeleri, aksini söylesemde, yazmaya...
bir sigara yakarım onları ayzmayı düşünürken
ve o sigarada, bütün o düşündüklerimin
özgürlüğünün tadını alırım.
gözlerim dumanı izler
kendi izimmiş gibi.
ve zevklenirim o hassa ve en uygun anda
tüm düşüncelerden kurtuluş
ve tam hissedilemeyenlerin metafizik
uyanıklığıyla.
şöyle bir kaykılırım sandalyede
tüttürmeyi sürdürerek.
kader izin verdiği sürece
tüttürmeye devam edeceğim.
(şu benim çamaşırcı olan kadının kızıyla
evlenseydim, belki mutlu olacaktım.)
sandalyeden kalkar, pencereye giderim.
adam Tütüncü Dükkanı'ndan çıkmıştır
(bozuklukları mı cebine koymaktadır?)
hah, tanıdım onu: hiç de metafizik olmayan
Esteves bu.
(tütüncü kapıya çıkmıştır.)
ilahi bir dürtü altındaymışcasına
Esteves döner ve beni görür,
bir selam sarkıtır,
ben de "Merhaba Esteves diye bağırırım
ve evren
ümitlerin, ideallerin olmadığı yerine çekilir
ve Tütüncü gülümser.


Fernando PESSOA -Alvaro De CAMPOS imzasıyla.-
çeviri: Adnan ÖZER
kaynak: Fernando PESSOA / 20.Yüzyılın Yalnızı, Everest yayınları
__________________
ayakkabı kutusuna,
sakladım
tüm göçebeliğimi
Psişik Tırtıl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Psişik Tırtıl'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.13, 18:29   #4
Uzman Üye

Paneb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Konular: 29
Mesajlar: 1,434
Ettiği Teşekkür: 3052
Aldığı Teşekkür: 6063
Rep Derecesi : Paneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmedePaneb muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Terbiyesiz
Standart Cevap: 20. Yüzyılın Yalnızı / Fernando Pessoa

Yarı dış kimlik değilde sanki çoklu oturum açılmış iç kimlikler gibimsi. Konu için teşekkürler.
Ayrıca daha önce avatarını görseydim en güzel avatar seçerdim.
__________________
esena bola aga besa ama esi ucegiras.

-Üstada sormuşlar kırılan kalp yine sever mi?
Üstat da;Evet demiş..
Adam peki demiş,
-Üstadım siz hiç kırılan bardaktan su içtiniz mi?
Üstat da cevap vermiş;Peki sen hiç bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçtin mi?
Paneb isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Paneb'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.11.13, 21:51   #5
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5442
Mesajlar: 24,494
Ettiği Teşekkür: 97445
Aldığı Teşekkür: 135907
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 20. Yüzyılın Yalnızı | Fernando Pessoa - (13 Haziran 1888 - 30 Kasım

Fernando Pessoa, şair, yazar ve ressam olarak, çok yönlü bir insanmış.

Konu için teşekkürler
Psişik Tırtıl
__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.11.13, 10:29   #6
...> Ata'm İzindeyiz <...

Türkü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 16
Mesajlar: 3,220
Ettiği Teşekkür: 31206
Aldığı Teşekkür: 18861
Rep Derecesi : Türkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: 20. Yüzyılın Yalnızı | Fernando Pessoa - (13 Haziran 1888 - 30 Kasım

Huzursuzluğun Kitabı Fernando'nun başyapıtıdır kesinlikle. Kendi hayal gücünü ve yaşamındaki gizemleri deneme şeklinde okuyucuya sunuyor. Kaliteli bir eser.


Teşekkürler Psişik Tırtıl
__________________
Türkü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Türkü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.11.13, 10:46   #7
Tam Üye

Psişik Tırtıl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2013
Konular: 59
Mesajlar: 218
Ettiği Teşekkür: 698
Aldığı Teşekkür: 1300
Rep Derecesi : Psişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 20. Yüzyılın Yalnızı | Fernando Pessoa - (13 Haziran 1888 - 30 Kasım

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Türkü Mesajı göster
Huzursuzluğun Kitabı Fernando'nun başyapıtıdır kesinlikle. Kendi hayal gücünü ve yaşamındaki gizemleri deneme şeklinde okuyucuya sunuyor. Kaliteli bir eser.


Teşekkürler Psişik Tırtıl


(Faust. Eine subjektive Tragödie) isimli bir kitabı var.. Bir zamanlar başucu kitabımdı.. Maalesef türkçeye çevrilmedi henüz.. Pessoa'yı ölmeden tamamlamak istiyorum. Bulunan 25-27 bin arası el yazması var ölümünden sonra.. Ünlü sandığında.. Şu an 26 cilde ulaşmış açığa çıkan kısmı.. Tek hayalim bu.. Ölmeden bütün eserlerini okuyabilmek..
__________________
ayakkabı kutusuna,
sakladım
tüm göçebeliğimi
Psişik Tırtıl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Psişik Tırtıl'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.11.13, 14:27   #8
« viva la vida »

Işıl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 43
Mesajlar: 572
Ettiği Teşekkür: 2726
Aldığı Teşekkür: 2842
Rep Derecesi : Işıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmedeIşıl muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: 20. Yüzyılın Yalnızı | Fernando Pessoa - (13 Haziran 1888 - 30 Kasım

Çok etkileyici... Teşekkürler Psişik. Bu adamın kitaplarını mutlaka okuyacağım...
__________________
"Bir düşün içinde bir düş mü ?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz .."
Işıl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Işıl'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
1888, 1935, fernando, haziran, kasım, pessoa, yalnızı, yüzyılın


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Franz Kafka (1883 - 1924) | 20. Yüzyılın Modern Edebiyatının Yazarlarından LaLe Dünya Edebiyatı Ustaları 12 16.07.14 13:29
Le Monde'un Yüzyılın 100 Kitabı Listesi Basakca Dünya Edebiyatı 0 04.11.12 22:50
20. Yüzyılın En Büyük Lideri Mustafa Kemal (1881'den 1923'e) Mavigöl Atatürk Kimdir? 0 20.09.12 01:42
Uzaklıklar, Eski Denizler | Fernando Pessoa DarkAngeL Vitrindeki Kitaplar 0 02.11.09 11:32
RÖNESANS ( XV. yüzyılın sonları ve XVI. yüzyılın ilk yarısı ) oneyouu Dünya Tarihi 0 25.01.09 06:05


WEZ Format +3. Şuan Saat: 12:27.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.