Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Kültür | Sanat | Edebiyat > Dünya Edebiyatı > Dünya Edebiyatı Ustaları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 11.07.14, 00:17   #11
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Theo'ya Mektuplar | Vincent Van Gogh

6 Haziran 1888

Gelecek mektubunu pazar sabahı gönderirsen, o gün bir hafta kalmak üzere Saintes Maries'ye gitmiş olabilirim. Wagner hakkında bir kitap okuyorum, sonra gönderirim - ne sanatçı!
Böyle bir sanatçı resimde yetişseydi … ama o da olacak.
Gauguin'in ve başka sanatçıların zaferine inanıyorum, ama o günle bugün arasında daha zaman var, ve bir iki tuval satmayı başarsa bile, aynı hikâye olur. O zamana kadar Gauguin Méryon gibi umutsuzluğa kapılıp geberebilir; çalışmaması kötü - neyse cevabını görürüz.







Tarihsiz

Gauguin'den bir mektup aldım. Senin ona 50 frank yolladığını yazıyor, çok dokunmuş ona bu, mektubunda projemizden söz etmişsin. Ama benim ona yazdığım mektubu önce sana gönderdiğimden, daha mektubunu yazdığında kesin bir teklif almamış bulunuyordu.
Ama bu işlerde tecrübesi olduğunu söylüyor: arkadaşı Laval ile Martinik'te oldukları zaman beraber yaşayınca ayrı ayrı iken harcadıkları paradan daha az para harcamışlar; yani bir arada yaşamayı benim gibi daha elverişli sayıyor.
Karın ağrılarının devam ettiğini yazıyor ve pek üzgün görünüyor.
Altı yüz bin franklık bir sermaye bulmak umudundan dem vuruyor: bulursa, bir empresyonist resim satış mağazası açmak niyetindeymiş, senin de bu işin başına geçmeni istiyormuş.
Korkarım ki bu iş bir “fata morgana”, yani batmış bir insanın kurduğu hayaldir; insan ne kadar çok parasız kalırsa - hele hasta ise - o kadar çok hayal kurar.
Bu plan bence maneviyatının da bozuk olduğunu gösterir; en iyisi vakit geçmeden onu bu bataktan çıkarmaktır.
Diyor ki gemi tayfaları ağır bir yük taşımak ya da demiri kaldırmak işine giriştikçe, daha ağır bir yükü daha büyük bir çabayla kaldırabilmek için hep birlikte türkü söyler, böylece desteklerlermiş birbirlerini.
Sanatçıların yoksun oldukları işte bu dayanışmadır! Bu durumda gelmek istemezse şaşarım, ama otel ve yolculuk masraflarına bir de doktorunun hesabı binecek, epey güç olacak tabii.
Ama bence o borcu olduğu gibi bırakmalı, isterse yerine resim versin - ama adamlar kabul etmez de buraya gelecekse, borcu bırakmalı resim de rehin vermemeli. Ben de Paris’e gelebilmek için aynı şeyi yapmak zorunda kalmadım mı? Birçok şeyimi yitirdim, ama bu durumlarda başka çare yoktur, ne yaparsın, çıkmazda kalacağına çekip gidersin ...
Camargue bölgesini ve daha başka yerleri görsen, sen de benim gibi buraların Ruysdael'i andıran karakterine şaşarsın.
Yeni bir motifi sürdürüyorum: ufuklara dek yeşil ve sarı tarlalar; bunu iki desende denedim, şimdi de tablo olarak yapıyorum, tıpkı Salomon Konink'in resimleri gibi. Konink’i bilirsin, Rembrant’ın öğrencisiydi. Bu benim resim Michel’i de, Jules Mupré’yi de andırıyor, ama gül bahçelerine benzemiyor. Hoş Provence’ın yalnız bir tarafını gezdim, öte tarafta örneğin Claude Monet’nin canlandırdığı bir tabiat vardır.



Not:"Van Gogh'un özellikle son dönem eserlerinde açıkça görülen sarı renk düşkünlüğünün de tıbbi bir bozukluktan kaynaklandığını ileri sürenler olmuştur. Bu konudaki teorilerden birine göre, Van Gogh'un bolca içtiği absintte bulunan tuyon adlı madde, zaman içinde Van Gogh'un görüşünü bozarak nesneleri sarımtrak renkte görmesine sebep olmuş, bu da ressamın eserlerine yansımıştır. Bir başka teoriye göre, Van Gogh'a hastalığının tedavisi için yüksek dozlarda yüksük otu verilmiştir, ve yüksük otunun sarımtrak görüşe veya sarı lekeler görmeye sebep olduğu bilinmektedir."
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 11.07.14, 00:38   #12
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Theo'ya Mektuplar | Vincent Van Gogh



Eski Değirmen (1888)

Tarihsiz

Buğday tarlalı bir peyzaja çalışıyorum; benim beyaz meyve bahçesinden aşağı kalmaz sanırım bu resim.
Bağımsızlar sergisinde görülen Montmartre tepesi peyzajlarımı andırıyor, ama sanırım ki o iki resimden daha sağlam ve üslûbu da biraz daha kuvvetli.
Bir başka motifim daha var: bir çiftlikte değirmen taşları. Öbürüne karşılık olur. Gauguin'in ne yapacağını merak ediyorum, umarım ki gelebilecek. Geleceği düşünmek bir işe yaramaz diyeceksin, ama resim çok yavaş ilerliyor, onun için iyicene hesaplamak gerek önceden.
Gauguin de benim gibi birkaç tuval satmakla kurtulmuş olmaz. Çalışabilmek için elden geldiği kadar hayatını düzene koymalı insan ve geçiminin sağlandığına güvenebilmeli.
O ile ben burada uzun zaman kalırsak, gitgide daha kendimize özgü tablolar yapacağız, çünkü buraları daha derinden incelemiş olacağız.
Güneyle başladıktan sonra yön değiştireceğimi pek sanmam; güç olur, kıpırdamamak - yani burda kalıp gitgide içeriye dalmak- en iyisidir.
Kendimi tutup ufak şeylere çalışmaktansa, her şeyi giderek işleri bile daha geniş tutarsam başarı şansım artar sanırım. Bunun için tuvallerin boyunu artıracağım ve cesaretle 30 karelik tuvallere girişeceğim sanıyorum; bu tuvaller burada 4 franka alınıyor, bu da pahalı değil, nakliyesi göz önünde tutulursa.
Son tablom ötekilerin hepsini öldürüyor, yalnız kahve ibrikleri, fincanlar ve mavi sarı tabaklarla olan bir natürmort tutunabiliyor onun yanında.
Belki desenindendir bu.

İstemeyerek Cézanne'dan gördüklerim aklıma geliyor, çünkü o - Portier'de gördüğümüz Hasat tablosu gibi, Provence'ın sert yanını öylesine belirtmiştir.
Bahara kıyasla her şey bambaşka oldu, ama şimdiden yanık renkler takınan tabiatı böyle de çok seviyorum. Her yerde koyu altın, bronz ve bakır varmış gibi geliyor şimdi ve bu güneşten ısınmış göğün yeşilimsi mavisiyle karışınca, Delacroix'nın kırık tonlarını andıran son derece ahenkli nefis bir renk meydana getiriyor.
Gauguin bize katılmaya razı olursa, bir adım ileriye gitmiş oluruz sanıyorum. Böylece Güneyi değerlendirmiş ressamlar olarak çıkarız ortaya, kimse de bunu kınayamaz. Öbürlerini öldüren tuvalde elde ettiğim renk sağlamlığına varmalıyım.
Vaktiyle Portier'nin anlattığını düşünüyorum: hani ondaki Cézanne'lar yalnız görüldü mü, bir şeye benzemezmiş de, başka tuvallerin yanına kondu mu, yok edermiş onların renklerini.
Bir de Cézanne'lar altın çerçeve içinde iyi dururmuş, diyordu, bu da demek ki çok yüksek perdeden renkleri vardı.
Yani belki, belki de doğru yoldayım ve gözüm buranın renklerini yakalar oldu. Emin olmak için bekleyelim daha.
Bu son tablom atölyenin kırmızı tuğla döşemesine pekâlâ dayanıyor, yani onu yere koyduğum zaman tablonun rengi çok kırmızı olan bu tuğla kırmızısı fon üstünde solmuyor, sönmüyor.
Cézanne'nın Aix çevresinde çalıştığı yerin tabiatı tıpkı buranın tabiatıdır, yani Crau bölgesidir o da.
Tuvalimle eve döndüğüm zaman: «Bak, tam Cézanne babanın tonlarına varmışım ben de!» dersem, şunu demek istiyorum ki, Zola gibi Cézanne da tam bu bölgenin adamı olduğuna göre, buraları için için tanıdığına göre, aynı tonlara varmamız için aynı hesapları yapmış olmamız gerekir. Hoş, yan yana bakılırsa birbirini tutar, ama gene de benzemez.
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
daha, gogh, mektuplar, theoya, vincent


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mektup Nedir, Nasıl Yazılır? Mektubun Tarihi, Özellikleri ve Türleri SuLTaN Türkçe'miz 19 12.07.17 02:15
Vincent Van Gogh (1853 - 1890) | Hollandalı Ressam LaLe Yabancı Ressamların Biyografileri 15 09.05.15 15:03
Bir Tanışmanın Öyküsü ve Mektuplar MyStery Atatürk Kimdir? 4 26.01.14 10:41
Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa Kralı Fransuva’ya Gönderdiği Mektuplar Mislina Türk Tarihinde Yer Alanlar 7 09.12.13 19:09
Gönderil(e)memiş Mektuplar..! Umutgüneşi Resimli, Resimsiz Şiirler 0 26.01.10 23:45


WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.