Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Dünya Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 21.08.13, 15:03   #1
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 75
Mesajlar: 2,095
Ettiği Teşekkür: 31839
Aldığı Teşekkür: 10767
Rep Derecesi : Efruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Fransız İhtilali (1789 - 1804)







Fransa tarihi Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olan Galya ile başlar. Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra Germen bir ırk olan Franklar'ın egemenliği altında devam eder. Fransa Şarlman İmparatorluğu'nun bir parçası olmuştur.
Fransız kimliği Orta Çağ'da ortaya çıkmıştır. Fransız kralı I. François'nın krallığı döneminde Fransa Kutsal Germen İmparatoru V. Karl'a karşı Kanuni Sultan Süleyman'la işbirliğine girdi. 1789 yılındaki Fransız Devrimi bütün dünyada yankılar uyandıran bir dönüm noktası oldu. Devrimden sonra Napolyon Bonapart Fransa'da büyük bir imparatorluk kurdu. 19. yüzyılda Fransa diğer Avrupa ülkeleri gibi kolonileşme yoluna girdi. Amerika, Ortadoğu, Uzak doğu ve Afrika'da bir çok koloniler kurdu. I. Dünya Savaşı'nda ve II. Dünya Savaşı'nda Fransa galip gelen tarafta yer aldı. Savaşlardan sonra Fransa NATO ve Avrupa Birliği'nin kurucu üyeleri arasındaydı.

Fransız Devrimi veya Fransız İhtilali (1789-1799), Fransa'daki mutlak monarşinin devrilip, yerine cumhuriyetin kurulması ve Roma Katolik Kilisesi'nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Avrupa ve Batı dünyası tarihinde bir dönüm noktasıdır.





Marie Antoinette, Fransa Kraliçesi ve Avusturya arşidüşesi.

Kutsal Roma İmparatoru I. Franz ve eşi Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresa'nın kızlarıdır.

Henüz 14 yaşındayken Fransa veliahtı XVI. Louis ile evlendi. 1774 Mayıs'ında XVI. Louis Fransa kralı ve Marie Antoienette de Fransa kraliçesi oldu. XVII. Louis'nin (Kayıp Döfen) annesidir. Fransız Devrimi esnasında "Vatan hainliği" ile suçlanarak giyotinle idam edildi (1793).

16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi. Alelade, römorklu bir at arabası ile Paris sokaklarında bir saatten fazla dolaştırılarak Devrim Meydanı'na (Concorde Meydanı) getirildi. Arabadan yavaşça indi ve giyotine şöyle bir baktı. Kendisine eşlik eden papaz kulağına, " Bu an madam, cesaretinizi kuşanmanız gereken andır" dedi. Marie Antoinette papaza dönerek gülümsedi ve "Cesaret mi? Tüm sıkıntılarımın sona ereceği bu an, cesaretimin yüzümü kara çıkaracağı an değildir" dedi. Bir söylentiye göre daha sonra cellatın ayağına bastı ve "Özür dilerim mösyö, istemeden oldu" dedi. Cellatla dalga geçtiği için ceza olarak çırılçıplak soyuldu.

12:15'te idam edildi ve başı, çığlıklar atan kalabalığa gösterildi. Marie Antoinette, XVI. Louis ve Madam Elisabeth'in (Louis'nin kızkardeşi) cesetleri bugünkü Madeleine Kilisesi'nin bulunduğu yere tekabül eden büyük mezarlığa gömüldü ve üzerleri kireçle örtüldü. Bourbonlar'ın yönetime gelmesinden sonra (1814) cesetler bulunmaya çalışıldı. 21 Ocak 1815'de birkaç kemik, grileşmiş bir öbek kalıntı ve bir jartiyer bulundu. Kalıntılar, Fransız kraliyet ailelerinin ebedi istirahat mekanı olan Aziz Denis Basilica'nın yeraltı türbesine nakledildi.



XVI. Louis, 1775 - 1792 yılları arasında Fransa Kralı ve Marie Antoinette'nin kocası.

21 Ocak 1793'te Fransız İhtilali esnasında "Vatan Hainliği" suçlaması ile giyotinle idam edilmiştir.

Fransız devrimi'nin "günah keçisi" haline gelmiş ve eski rejim (ancién regime)'in bütün olumsuzlukları kişiliğine yüklenmiştir.
Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 15:05   #2
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 75
Mesajlar: 2,095
Ettiği Teşekkür: 31839
Aldığı Teşekkür: 10767
Rep Derecesi : Efruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789-1804)

Fransa Kuzey Amerika’daki tüm kolonilerini 1763 tarihinde, Yedi Yıl Savaşları sonunda imzalanan Paris Antlaşması ile İngiltere’ye kaptırmıştı. İngiltere, Yedi Yıl Savaşları’nın mali yükünü, yeni vergilerle kolonilerden çıkartmaya kalkışınca; bu durum Kuzey Amerika kolonilerinde huzursuzluk yaratmıştı. 1774 yılında Onüç Koloni'nin başlattığı Amerikan Bağımsızlık Savaşı 1776 yılında bağımsızlık ilanıyla sürmüştü. Fransa ise bu çatışmalara, büyük boyutlarda mali destek vererek dolaylı olarak katılmıştı.

Bu savaş harcamaları ve giderek artan saray masrafları dolayısıyla Fransız monarşisi de mali yönden tükenmişti. 1789 yılında 16. Louis, soyluları toplayıp toprak mülkiyeti üzerinden vergi alınmasını istediğinde; soylular, parlamentonun toplanmasını istediler. 1614 yılından beri toplanmamış olan parlamento, soylular, din adamları ve halktan seçilen üç kamaradan oluşuyordu.

Parlamentonun toplanması, toplumsal yapıdaki çelişkilerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Bir yanda soyluların ve din adamlarının ayrıcalıklı durumu diğer yanda da burjuvazi ve halktan temsilcilerin arasında parlamentoda ciddi sorunlar ortaya çıktı.

18. yüzyılın başlarından beri Fransa dış ticaretinin kat kat artması, varlıklı bir burjuvazi oluşturmuştu. Bu sınıflar, artık sahip oldukları ekonomik güce karşılık gelecek bir politik güç istiyorlardı. Feodal yapının ve monarşinin kaçınılmaz sonucu olan sosyoekonomik sınırlamaların kaldırılmasından yanaydılar.

Parlamentonun toplanmasıyla orta sınıftan halk, özellikle varlıklı sınıflar, monarşiye karşı savaş açtılar. Bir anayasayla monarşinin yetkilerinin sınırlandırılmasını, iç gümrük duvarlarının kaldırılarak iç ticaretin serbestleştirilmesi, vergilerin yeniden düzenlenmesi ve yönetimde daha fazla hak elde etme talebinde bulundular.

Kuşkusuz bu talepleri 16. Louis kabul etmedi. Orta sınıf, peşine diğer halktan unsurları da katarak 14 Temmuz 1789 günü Bastille hapishanesine saldırdı. Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salıverildi.

Fransız Devrimi 1789-1815 yılları arasında beş farklı dönem yaşayarak devam etti.




Bu genel ayaklanmanın ardından 1791 yılında bir kurucu meclis toplandı ve bir İnsan ve Yurtdaş Hakları Bildirisi yayınladı. Ardından da ulusal egemenliğe dayanan bir anayasa hazırlayarak monarşinin yetkilerini sınırlandırdı. Bu anayasa, halk tarafından seçilecek bir parlamentonun yasama ve yürütme yetkilerini kralla paylaşmasını öngörmekteydi.

Lafayette ve Marie Antoinette: yaklaşık 7.000 kadın ekmek isteyerek Versay Sarayı'na kadar yürüdü.
Ardından Lafayette komutasındaki 20.000 kişilik milis birliği de saraya ulaştı ve Kral ailesini Tuileries Sarayı'na getirdiler.




Kanunları hazırlamak, bütçeyi tasdik etmek ve hükümetin icraatını kontrol etmek görevleri meclise verildi. Ayrıca İnsan Hukuku Beyannamesinin esasları uygulamaya konuldu.

“İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi”nin uygulamaya konulması ve bir halk meclisinin yürütme erkini ele alması, Fransa’da feodal kurumları yıktı. Zaten halk yığınlarındaki soylulara karşı gelişen öfke, pek çok soylunun topraklarını bırakarak diğer Avrupa ülkelerine kaçmalarına yol açtı.

Avusturya'ya kaçmaya çalışan ancak Varennes'da yakalanan kral ailesi Paris'e geri getirildi.



Fransa’daki tüm bu gelişmeler, tüm Avrupa açısından çok önemli sonuçlar doğuracak, sadece gelecek yılların değil, yüzyılların da içsel dinamiklerini kökten değiştirecekti.

Avrupa’da herkes, feodal sınırlamalardan kurtulan bir Fransa ekonomisinin büyük bir gelişme göstereceğini, bunu ise Fransa’yı, uluslararası ticaret alanında rekabet edilmesi çok zor bir güç haline getireceğini öngörebiliyordu. Üstelik böylesi bir ekonomik büyümenin, eskisinden çok daha güçlü bir Fransız askeri gücünü besleyebilecek durumda olması, kuvvetle muhtemeldi.

10 Ağusots 1792'de gönüllü askerler ve şehirliler Tuileries Sarayı'nı basarak kraliyet ailesini yakaladı ve Temple Kulesi'ne kapattı.



Öte yandan Fransa’da ortaya çıkan, insan haklarından, eşitlikten ve özgürlükten yana bu düşünce hareketinin tüm Avrupa’ya yayılması, mevcut monarşilerin geleceğini tehdit etmesi de, kaçınılmazdı.

Başlarda burjuvazi, kralı ve liberal görüşlü soyluları safına çekerek Fransa’nın toplumsal ve ekonomik yapısında, her üç tarafın da çıkarlarına olan düzenlemeleri yapmak hesabındaydı. Ama böylesi müttefikler bulamadı karşısında. 16. Louis, yetkilerinin sınırlanmasına razı olmamakta direndi. Ayrıca o tarihlerde Fransa’da liberal aristokratlar yoktu, hepsi tutucuydu ve eski düzenin geri gelmesini istiyorlardı.

Eylül Katliamı


Bu durumda hem kral hem de soylular, Habsburg hanedanından imparator II. Leopold’e güveniyorlardı. II. Leopold, 1791 yılında, diğer Avrupa devletlerince de desteklenecek olursa, Fransa Devrimine karşı askeri güç kullanılabileceğini duyurdu. II. Leopold, aynı zamanda Fransa kraliçesi Mari Antoniette’nin kardeşiydi.

Kralın mutlakıyet idaresini yeniden kurmak için içerde isyan çıkartması, dışarıda ise Fransa'nın düşmanlarıyla işbirliğine gitmesi sonucu, 1792'de cumhuriyet ilan edildi.
Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 15:07   #3
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 75
Mesajlar: 2,095
Ettiği Teşekkür: 31839
Aldığı Teşekkür: 10767
Rep Derecesi : Efruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789-1804)

Cumhuriyet yönetimi milli birliği sağladı ve dış tehdidi etkisiz hale getirdi. 1793'te dış güçlerle ittifak yaptığı için kral idam edildi.


XVI. Louis'in idamı



1793-1794 yılları arasında kalan bu döneme Terör Devri (Reign of Terrör) de denmektedir.


Marie Antoinette'nin idamı



Cumhuriyet esaslarına göre yeni bir anayasa hazırlandı. Fakat yasanın gerekleri yeterince ve ağırlaşan şartlar sebebiyle tatbik edilemedi. Zamanla ekonomik durumları normale dönen ve mali açıdan güçlenen halk temsilcileri, parlamentoda çoğunluk sağladılar ve ağır tedbirlerin kaldırılmasını istediler. Böylece 1795'te muhafazakâr "Direktuvar" idaresi kuruldu.


Bu dönemde icra kuvveti Beşyüzler ve İhtiyarlar Meclisi tarafından seçilecek beş direktuvara bırakıldı. Yasama yetkisi Beşyüzler Meclisi'ne verildi. Milli hâkimiyet esaslarının kullanılması cumhuriyet dönemine göre daha azaltıldı. Millet Meclisi seçimlerine katılmak zengin olmayı gerektirdi.


Vendémiaire ayının 13. günü isyanı, Millî Konvensiyon Meclisi önünde, Napolyon şehir bölgesinde topları kullanarak kral taraftarının isyanları dağıttı.



Sonuçta: Devlet yönetimi güçleşti; meclisler arasındaki düşmanlık duyguları arttı; ordu, meclis kavgalarına ve siyasete girdi. Neticede konsüllük idaresine geçilmesine karar verildi.





1799'da konsüllük idaresi kuruldu. Bu idarede beş direktuvarın yetkileri üç konsüle devredildi ve tüm yetkiler birinci konsülde toplandı.


Brumaire ayının 18 günü, Napolyon, askerî darbeyle Direktuvar hükûmetini bitirip Konsül hükûmetini kurdu.


Üç konsül: soldan sağa: Cambacérès, Napolyon ve Lebrun


Birinci konsül de General Napolyon Bonapart oldu. Bu idare 1804 yılına kadar devam etti. Bundan sonra imparatorluk idaresi başladı.



Konsüllük döneminde büyük zaferler kazanılmış, ziraat, ticaret ve sanayi gelişmiş, fakat buna karşılık millet meclisi etkinliğini kaybederek devrim hedefinden uzaklaşmıştı. Ülke tekrar ferdi otorite ile yönetilmeye başlanmıştı. Bu durum ve General Bonapart'ın İmparatorluk idaresi 1815 yılına kadar devam etti.

Fransız devriminden sonraki gelişmelerle birlikte ortaya çıkan ulus-devlet anlayışına paralel olarak doğan ulusçuluk, modern karaktere sahiptir ve bu şekliyle Batı'ya ait bir gelişmedir.

Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 15:08   #4
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 75
Mesajlar: 2,095
Ettiği Teşekkür: 31839
Aldığı Teşekkür: 10767
Rep Derecesi : Efruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789-1804)

Fransız Devrimi, ulusal bilinçlenmenin ve yönetim karşıtı tepkilerin nasıl ortaya konabileceğinin en başarılı ve kanlı örneklerinden biridir. Bu yönüyle, kendinden sonraki devrimlere de esin kaynağı olmuştur ve hâlâ olmaktadır.

Fransız Devrimi, Yeni Çağı bitiren, Yakın Çağı başlatan olay olarak kabul edilir. Çünkü bu devrim sonucunda tüm dünyada milliyetçilik kavramı önem kazanmaya başladı. Ezilen halklar haklarını aramayı öğrendiler. Halklar, yönetimden korkmamaları gerektiğini, yönetimlerin güçlerini halklarından aldığını fark ettiler.

Fransa'da monarşik rejimin yıkılıp, yerine cumhuriyetin kurulmasına neden oldu. Halk, yönetim üzerindeki gücünü fark etti. Roma Katolik Kilisesini de ciddi reformlar yapmak zorunda bıraktı. Milliyetçik akımının yayılması, gücünü emperyalist rejimden alan imparatorlukların aleyhine oldu; imparatorluk çatısı altındaki farklı milletlere mensup halklar ayaklanmaya başladılar. Bu durum, imparatorlukları bölmeye çalışan kesimlerin de işine geldi, isyan eden halkları provoke ettiler. Bunun sonucunda da imparatorluklar zayıflamaya ve parçalanmaya başladılar.

Fransız devrimi, sonuçları ve ideolojisiyle, Yakın Çağ dünya savaşlarına -I. DünyaSavaşı ve II. Dünya Savaşı- yön verdi ve bugünün dünyasının oluşmasında da son derece etkili oldu.


28 Ağustos 1789'da Fransız Devriminden sonra, Fransız Ulusal Meclisi tarafından, Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi kabul ve beyan olundu.



Bildirge; insanların eşit doğduğunu ve eşit yaşamaları gerektiğini, insanların zulme karşı direnme hakkı olduğunu, her türlü egemenliğin esasının millete dayalı olduğunu ve mutlak egemenliğin bir kişi ya da grubun elinde bulunamayacağını, devleti idare edenlerin esas olarak millete karşı sorumlu olduğunu, hiç kimsenin dini ve sosyal inançları yüzünden kınanamayacağını ortaya koyuyordu.

Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 15:09   #5
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 75
Mesajlar: 2,095
Ettiği Teşekkür: 31839
Aldığı Teşekkür: 10767
Rep Derecesi : Efruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789-1804)


Nedenleri:

a) Krallık Rejiminin İstibdadı: Fransa XVI. yüzyıldan beri koyu bir mutlakıyetle yönetilmekte idi. Krallar, memleketin sahibi ve efendisi sayılırdı. Kralın Tanrı'dan başka kimseye hesap vermeyeceği kabul olunurdu. Kral ve çevresinin , zengin ve gösterişli yaşamına karşılık, halkın sıkıntılı yaşamı, Kral'a tepki duyulmasına yol açmıştır.



b) Sosyal Durum: Fransız milleti eşitsizlik üzerine kurulmuş sosyal bir yapıya sahipti. Halk, birbirlerine eşit olmayan ve başka hak ve imtiyazlara sahip bulunan; Soylular - Rahipler - Burjuvalar- Köylüler olarak, dört ayrı sınıfa bölünmüştü.


Soylular
:
Büyük toprak ve malikane sahibi idiler. Devlet memurluğu ve askerlikle uğraşırlar, devlete vergi vermezlerdi. Topraklarında, köylüleri çalıştırırlardı.

Rahipler: Arazi ve mal sahibi idiler. Din bakımından Papa'ya bağlıydılar. Devlet ve halk üzerinde dinsel otoriteye sahiptiler. Devlete vergi vermezlerdi.

Burjuvalar: Şehir ve kasabalarda oturan , iş ve ticaret'le uğraşan kesimdi. Aydınlar bu sınıf içinde idi. (Doktor, Mühendis, Avukat, Tüccar, Sanatçı). Siyasal hakları yoktu. Devlete vergi verirlerdi.

Köylüler: Halkın çoğunluğunu oluşturmakta idiler. Vergi verirler, askerlik yaparlar, soylu kişilerin ve rahiplerin tarlalarında çalışırlar, gerektiğinde onların angaryalarını görürlerdi. Hiçbir siyasal hakları yoktu. Okuma-yazma bilmezlerdi.Ekonominin bütün yükü, vergileri bu sınıf karşılıyordu.

c) Fransız Aydınlarının Etkisi: XVIII. yüzyılda Fransa'da yetişen filozoflar, düşünceleri ve eserleriyle, Fransız halkını etkilemişlerdir. Bu aydınlar içinde en etkili olanları, Monteskiyö, Volter, Didero ve Jan Jak Ruso' dur.

Monteskiyö, "İran Mektupları " adlı eserinde, bir İranlının ağzından Fransa'daki devlet rejimini, memleket yönetimini, sosyal durumu eleştirerek, hükümetin uygulamalarını ve soyluların yaşayışlarını halka göstermeye çalışmıştır.
"Kanunların Ruhu Üzerine" adlı eserinde, devlet rejimlerini inceleyerek, en iyi devlet rejiminin, kanunları yapan kuvvetle, yürütme kuvvetlerinin birbirlerinden ayrıldıkları rejimler olduğu fikrine ulaşmıştır.
Volter: Felsefe, Tarih, Edebiyat, Sosyoloji, Din alanlarında eserler yazmış, eserlerinde özgürlük ve vicdan özgürlüğü üzerinde durarak, genellikle Kilise ve Papazları eleştirmiştir.

Didero: Fransa'nın en büyük Ansiklopedist lerindendir. Fransızları kültür yoluyla yükseltmeye çalışmış, devlet yönetimini eleştirerek, rejimin değişmesi gerektiğini söylemiştir.

Jan Jak Ruso:Düşünceleriyle, Fransız halkını en çok etkileyen düşünürdür. " Sosyal Mukavele " ( Contrat Social ) adlı eserinde; " İnsanın hür olarak doğduğunu, fakat her yerde zincire vurulmuş bulunduğunu, hakları çiğnenen insanların, bu haklarını geri almaları için, ihtilalin meşru bir araç olduğunu, hükmetme hakkının yalnız millette bulunması gerektiğini söylemiştir.
ç) İngiltere ve Amerika'nın Yönetimlerinin Etkileri: İngiltere' de, 1688' den itibaren görülen "Meşruti Krallı " yönetimi, ve Fransızların destekledikleri Amerika'nın yönetim anlayışları, Fransızları etkilemiştir.
d) Mali Zorluklar, Vergilerin Ağırlığı: Fransız ihtilalinin en temel nedenidir. Sarayın israfları, Fransa'nın XVIII.yy.boyunca girdiği savaşlar, devletin ekonomik durumunun daha da bozulmasına yol açmış, halktan alınan vergilerin artırılmasına yol açmıştır.


Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 15:10   #6
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 75
Mesajlar: 2,095
Ettiği Teşekkür: 31839
Aldığı Teşekkür: 10767
Rep Derecesi : Efruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789-1804)



Fransa Kralı, XVI. Louis' nin, halktan yeni bir vergi almak için "Etajenero"yu toplamasıyla başlayan İhtilal 5 dönemden geçmiştir.
Dönemleri :

1. Etajenero, Milli Meclis ve Kurucu Meclis Devri (1789 - 1791): Etajenero'nun, 5 Mayıs 1789'da toplanmasıyla başlayan bu dönemde , köylü ve Burjuvaların milletvekilleriyle, soylu ve rahiplerin milletvekilleri arasında toplanma konusunda anlaşmazlık baş göstermiştir. Toplantıların ayrı ayrı salonlarda değil, aynı salonda yapılmasını isteyen köylü milletvekillerinin isteği, soylu ve rahip milletvekilleri tarafından reddedilmiş, bunun üzerine bir araya gelen köylü ve burjuva milletvekilleri , halkın % 96'sını temsil ettiklerini ileri sürerek, Etajenero' ya, "Milli Meclis" adını vermişlerdir.
Kral'ın soylu ve rahip milletvekillerinin etkisinde kalarak ,meclise karşı zor kullanmak istemesi, ve maliye bakanı Neker'i görevinden atması üzerine halk ayaklanarak , siyasal hükümlülerin hapsedildikleri "Bastil Hapishanesi"ni basmıştır. Hükümlüleri kurtardıktan sonra hapishaneyi yakmış, yıkmıştır. (14 Temmuz 1789) Bu olaydan sonra Fransız halkı silahlanmış ve İhtilale katılmıştır.

Bastille Hapishanesi'ne hücum, 14 Temmuz 1789


Milli Meclis; Soyluların ve Rahiplerin derebeylik döneminden kalma bütün haklarına ve ayrıcalıklarına son vererek, eşitliği kabul etti. Yeni bir Anayasa yaparak, İnsan ve Vatandaş Hakları bildirisini anayasa'nın başlangıcına koydu. Yaptığı yeni Anayasa nedeni ile Milli Meclise, Kurucu Meclis adı verildi.

Kurucu Meclis: Çalışmaları ;Fransa Meşruti bir krallık olmuştur.

Kanunları yapma yetkisi meclise, yürütme görevi kralın seçeceği Bakanlar Kurulu'na bırakılmıştır. Kral' a kanunları veto hakkı tanınmıştır.

Kralın kaçma girişimi üzerine Cumhuriyet'in ilan edilmesini isteyenlere katılmamış, Kral'a Anayasa'ya sadık kalacağına dair yemin ettirmiştir.

Üyelerinin hiçbirisinin, yeniden seçilmemesi koşuluyla kendini dağıtmıştır. (30 Eylül 1791)


2. Meşruti Krallık Meclisi Devri (1791-1792): Bu dönemde, yeni anayasadan memnun olmayan halk ve Cumhuriyetçiler, Paris'te büyük bir gösteri yapmışlar, kraldan yana olan Paris Belediye Meclisini dağıtarak "Komün" denilen Belediye Meclisini kurmuşlardır. Kralın oturduğu "Tüilöri Sarayı" na yürümüşler, sonuçta Kral tahttan indirilerek, ailesiyle birlikte hapsedilmiştir. Meşruti Krallık Meclisi' nin dağılması üzerine, Ülke yönetimi "Komün" ün eline geçti. 1791 Anayasa'sı yürürlüğünü kaybetti.

3. Milli Konvensiyon Meclisi Devri (1792-1795): Cumhuriyet ilan edilmiş ancak Cumhurbaşkanı seçilememiştir.
Mecliste; Jirondenler (İllerden seçilmiş milletvekilleri), Montanyarlar (Paris Milletvekilleri), Mutediller (Meclisin ortasında oturanlar-Kararsızlar) olmak üzere üç parti oluşmuştur.

Jirondenler ; İhtilalle kazanılan hakların kan dökülmeden yürütülmesini ve uygulanmasını, Montanyarlar; Cumhuriyetin ve kazanılan hakların kan dökülerek ve şiddetle korunmasını istemişlerdir.

Jirondenlerin yönetimi ele geçirme çabası sonuç vermeyince, Montanyarlar'la arası açılmıştır. Kral ve Kraliçe yargılanarak idama mahkum edilmişlerdir.

"Devrim evlatlarını yer" kuralının işlediği dönemdir. İhtilalin etkili isimlerinden Danton ve Robespiyer idama mahkum edilmişlerdir. "Genel Kurtuluş Komitesi" ve "İhtilal Mahkemeleri" kurularak , haklı-haksız binlerce kişi öldürülmüştür.

Meclis tarafından Komite ve İhtilal Mahkemeleri ne son verilmiş, Konvensiyon meclisi yeni bir Anayasa yaparak kendini dağıtmıştır.
4. Direktuvar Devri (1795-1799): Devletin rejimi Cumhuriyettir.

"Beşyüzler Meclisi" ve "İhtiyarlar Meclisi" olarak iki meclis oluşmuştur.

Kanunları yapmak, Beşyüzler meclisinin, onaylamak İhtiyarlar Meclisinin görevidir. Yönetimi iki meclisin belirleyeceği 5 kişiden oluşan Beş Direktör yapacaktı.

İçte kralcılar ve rahiplerle, dışta Avusturya-Prusya-Hollanda ile yapılan savaşlarla uğraşılmıştır.

Napolyon, Mısır başarısızlığı üzerine Fransa'ya geri dönmüş, bu yönetime karşı olanlarla birleşmiş, Beşyüzler Meclisi toplantı sırasında iken meclisi askeri kuvvetlerle basarak üyelerin hepsini tutuklatmıştır. Bu gelişmeler üzerine İhtiyarlar Meclisi kendini dağıtmış, böylece Direktuvar devri sona ermiştir.
5.Konsüllük Devri (1799-1804): Anayasa'nın yeniden yapılması için iki komisyon kurulmuş, yürütme ve yönetme işlerine bakmak için de üç kişiden oluşan, Konsül seçilmiştir. Konsülün birinci kişisi Napolyon Bonapart' tı.

Napolyon'un yazdığı Anayasa'ya göre üç konsül ülkeyi on yıl yönetecekler, kanunları Senato ve Tribuna adlarıyla anılan meclisler yapacaktı.

Meclis üyelerinden birisinin, Napolyon'un İmparator olmasını önermesi üzerine halkoyuna gidilmiş, Napolyon İmparator seçilmiştir. Böylece Konsüllük devri sona ererek I.İmparatorluk dönemi başlamıştır.
Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 15:10   #7
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 75
Mesajlar: 2,095
Ettiği Teşekkür: 31839
Aldığı Teşekkür: 10767
Rep Derecesi : Efruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyorEfruz artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789-1804)

Dünyada yeni bir devlet rejiminin (Demokrasi) doğmasına yol açmıştır. Mutlak krallıkların yıkılabileceği görülmüştür.

Milliyet, eşitlik, özgürlük, adalet, kardeşlik gibi kavramlar dünyaya yayılmaya başladı. Milliyetçilik akımı dünyada etkili olmuş, çok uluslu yapıdaki imparatorlukların parçalanmasına yol açmıştır. İnsan hakları kavramını geliştirmiştir.



Getirdiği ve dünyayı etkilediği evrensel düşüncelerden dolayı yakınçağın başlangıcı kabul edilmiştir.


Osmanlı Ülkesindeki Azınlıklar arasında, özellikle Milliyetçilik akımı çok etkili olmuş ve İmparatorluğun parçalanmasına ve sonuçta yıkılmasına yol açmıştır.

İhtilal sonrası dünyaya yayılan yeni düşünceler Osmanlı aydınları arasında da etkili olmuştur. Tanzimat'ın ilanında, yeni Osmanlıların ortaya çıkmasında, Kanun-i Esasi' nin hazırlanmasında bu etkiler görülür.
__________________



Bırak olmasın mezar taşımız,
bir okul bahçesine gömsünler bizi
çocuklar koşsun üzerimizde.

Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 15:55   #8
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5429
Mesajlar: 24,465
Ettiği Teşekkür: 97404
Aldığı Teşekkür: 135826
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789 - 1804)

Fransız Devriminin kan dökerek de olsa,tüm ulusa büyük faydası olmuştur. Ezilmişliğe baş kaldırmayı, milliyet, özgürlük, eşitlik, ve kardeşlik kavramlarının öğrenilmesi gibi. Bundan, Osmanlı İmparatorluğu da nasibini almıştır.

Efruzcuğum, güzel ve teferruatlı konu için teşekkürler... Emeklerine sağlık


__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 21.08.13, 17:17   #9
... Cliff 'Em All...

Cliff Durden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 108
Mesajlar: 1,521
Ettiği Teşekkür: 1103
Aldığı Teşekkür: 6486
Rep Derecesi : Cliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura about
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart Cevap: Fransız İhtilali (1789 - 1804)

Her zaman her yerde..

''liberte egalite fraternite''
__________________
Yerli dizilerle ilk tanışmam TV'de değildi. 12 yaşındaydım, bir ilçede arkadaşlarla geyik yapıyorduk. Arkadaş bir diziden bahsetmişti:

''Abi şimdi bir adamın yengesi var ona yürüyor, yenge de çocuğa yürüyor, amca teyzeye yürüyor...''

Ana fikir açık, basit ve doğruydu. En sonunda Cem Yılmaz ve diğerlerinin öğrendiği şeyi öğrendim;

Bahçevan aşçıya, aşçı evin büyük oğluna, büyük oğul yengeye, sonra hep beraber uşağa

Kurt Sutter bazılarının neyine la, bu imza yeter. He bu suç değildir inşallah.
Cliff Durden isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cliff Durden'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
1789, 1804, fransa, fransız, ihtilali, İhtilali


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ferdinand Victor Eugene Delacroix (1798-1863) | Fransız Oryantalist Ressam ReaL Yabancı Ressamların Biyografileri 12 20.01.16 18:59
Bora Bora Adası | Fransız Polinezyası ReaL Asya 17 15.09.15 13:58
Diyorlar ki.. - Atatürk İçin Söylenmiş Sözler Umit Atatürk Kimdir? 24 17.09.13 23:36
Kadın Hakları Savunuculuğundan Giyotine | Fransız Filozof |Olympe de Gouges LaLe Yaşamıyla İz Bırakanlar 4 04.01.13 22:29
Cezayir'deki Fransız Vahşeti - Diğer Afrika Ülkelerindeki Katliam Ve Zulum Kartal Tarihteki Soykırımlar | Tarihsel Katliamlar 10 10.08.12 13:48


WEZ Format +3. Şuan Saat: 03:06.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.