Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Dünya Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 27.06.15, 02:02   #71
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Kral Aha / Kral Menes

İlk Hânedânlık



Çoğu İnsan, Kral A-ha'nın aslında Menfis'in kralı olan Kral Menes olduğuna inanır. Menes, Birinci Hanedan krallarındandır. Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır'ı birleştiren krallardan ilkidir. Antik Mısır, medeniyetinin en parlak devrini onun taç giydiği zamanda yaşamıştır. Menes, Menfis şehrini kurmuş ve yer olarak kolayca savunma sapabileceği Nil'deki bir adayı seçmiştir. O, Crocodopolis'in de kurucusudur.

M.Ö. 3100 - 3000 yılları arasında hüküm sürdüğü düşünülen ve bazı tarihçilere göre de Mısır'ın Erken Hanedanlık Döneminin ilk firavunu olduğu öne sürülen Menes, Antik Mısır'da hakkında birçok tartışma olan bir firavun olarak öne çıkmaktadır.

Özellikle Narmer Tabletlerinin bulunmasından önce Aşağı ve Yukarı Mısır'ın birleştiricisi ve gerçek anlamda ilk Mısır Firavunu olduğu düşünülen Menes'in sözkonusu tabletlerde hiçbir şekilde bahsedilmemesi, önemli bir tartışmayı ortaya çıkarmış ve günümüzde birçok tarihçi bu arkeolojik buluntular neticesinde, Narmer'in ilk firavun ve Mısır'ın birleştiricisi olduğu konusunda görüş birliği içerisindedir.

Tarihsel kayıtların çok net olmaması ve çeşitli firavun listelerinde görülen farklılıklar sebebiyle, günümüzde Menes'in Narmer veya Hor-Aha'ya ait bir isim olduğu düşünülmekte ve Antik Mısır'daki ünlü Memphis şehrinin kurucusu olduğu düşünülmektedir.

Bazı firavunlar listesinde Min veya Meni diye de adlandırılmış olan Menes'in Manetho'nun kitabından 62 yıl hüküm sürdüğü ve bir su aygırı tarafından öldürüldüğünden bahsedilmektedir.

Aha'nın ölümü, hâlâ esrârını korumaktadır. Efsaneye göre Aha, Fayyum'da vahşi bir köpeğin ve Nil timsahlarının saldırısına uğrayarak ölmüştür. Aha'nın mezarı, Menfis'in en ünlü mezarı olan Saqqara (Sakkara)'da bulunmaktadır. Bu mezar, Mısır tarihinin bilinen en eski anıtıdır. 3. bin yılın başlarında yapılan bu mezarın bir kayaya oyulmuş beş odası vardır.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.06.15, 02:07   #72
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Kutsal Mısır Böceği (Skarabe, Skarab Beetle)



Skarabe, Eski Mısır'daki en yaygın sembollerden biridir. Mısır tradisyonunda farklı bağlamlarda, üç değişik anlamda kullanılmış olan sembolün simgelediği anlamlar şöyle açıklanır:

Ra'nın “khepre” şeklini temsil eden kullanımlarında kozmik evrenin meydana getirilişini simgeler. Bu böceğin üreme biçimi, kendi kendini doğuran, daha doğrusu kendi kendinin nedeni olan yaratıcı güç “Phtha”nın evrendeki kozmik nesneleri şekillendirerek oluşturmasını temsil eder. Burada söz konusu olan güç, yoktan var eden değil, “var edilen”i biçimlendiren bir güçtür. Mısır'ın hiyeroglif yazısında “olmak”, daha doğrusu “verilen biçimi alarak varlık haline dönüşmek”anlamına gelen “hpr” ya da “kheper” fiili ayakları açık bir skarabe ile yazılır. İlah Khepra'nın adı da bu fiilden türemiştir.

Güneş ile birlikte kullanımlarında, Güneş sistemi'nin kendisine yaşam veren, kendisini yöneten Sirius Sistemi ile ilişkisini simgeler. Böceğin yumurtalarını koyduğu ve itme gücüyle yuvarladığı küre, kozmozda bir güçle yuvarlanıp giden bir ateş küresi olan ve tohumlarını Sirius'tan alan Güneş'i simgeler. Sembolün bu anlamdaki kullanımında, sembole genellikle Güneş'i simgeleyen bir diskin eşlik ettiği görülür.

Ölüm ve ölüm-ötesi konularıyla ilgili olarak kullanımında ise reenkarnasyonu simgelemek üzere kullanılırdı. Bununla birlikte Skarabe'nin eski Mısır'da aynı zamanda bir tür muska olarak da kullanıldığı bilinmektedir.

Kadim Mısır'ın Tılsımsal Böceği

Kadim Mısır'ın bu kutsal böceği, günümüz dünyasının bile en geçerli tılsımlarından biridir. Kadim Mısırlılar, onun yaratılış, erkekliğin tartışılmaz gücü, üreme, bilgelik, reenkarnasyon, ölümsüzlük ve yenilenmeyle özdeşleştirmişlerdir. Bokböceği tılsımı, hemen hemen dört bin yıllık bir faal yaşam süresi gösteren ve dünyadaki tılsımların içinde en uzun bir geçmişe sahip olanıdır. Bugün bokböceği simgeli yüzük, küpe ve broşlar uğur olarak hala kullanılmaktadır.


Skrape ve Amuletler

Amulet, kötülükleri uzaklaştırdığına, uğur getirdiğine, hastalıkları iyileştirdiğine ve özel güçlere sahip olduğuna inanılan , doğal ya da insan eliyle yapılmış nesne; bir tür nazarlık ya da muskaya verilen addır. Üstte taşınabildiği gibi çeşitli yerlerde de saklanabilir. Değerli taşlar, ****ller, hayvan dişleri ve pençeleri gibi pek çok nesne amulet olarak kullanılmıştır. Amuletin kökeni Eski Mısır'a dayanır. Mısırlılar kendilerini kötü günlerden, düşmanlardan ve tehlikelerden korumak için SKARABE, engerek başı, sembolik gözler ve KARTUŞ gibi amuletler kullanmıştır. Pek çok uygarlıkta da hematit, yeşim, ametis, lapis, lazuli ve kantaşı gibi taşların kendilerine özgü koruyucu güçleri olduğuna inanılmıştır.Bir inanışa göre mercan, şeytanın evlerdeki kötü etkisini uzaklaştırma gücüne sahiptir. Hıristiyanlıkta encolpia denen amulet , haçlar, aziz kemikleri vb. Dinle ilgili RÖLİK'lerdir. Boyna asılarak taşınanlar periapta, ikiye katlanabilenler pyctacium adını alır.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.06.15, 02:12   #73
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti


Mısır Atasözleri
  • “Adil ol, zenginlerin menfaati için fakirlerin hakkını yeme ve onları iyi giyinmiş olmadıklarından dolayı geri gönderme.”
  • “Ambardaki zenginliktense, Tanrını elindeki fakirlik daha iyidir.”
  • “Aşkın tokadı üzüm gibi tatlıdır.”
  • “Ben hanım, sen hanım, taştaki birikmiş kirli suyu döken kim?”
  • “Çamur ve taştır insan Tanrı tarafından yaratılan ama farkında değildir Tanrı'nın avuçları arasına bıraktığı kaderinin..”
  • “Daimi endişe içindeki zenginliktense, kalp huzuru ile elde edilen ekmek daha iyidir.”
  • “Devlet kuşu baba kuşudur.”
  • “Dostlar, insanı süsleyen hazinelerdir.”
  • “Eğer başkasının evine girersen, orada hatalı olan şeylere gözlerini dikme. Eğer gözlerin onları görürse, susmasını bil. Dışarıda kimseye bahsetme, seni işitenler bir hata bir cinayet işleyebilirler.”
  • “Evini camdan yaptıysan, sakın başkalarına taş atma.”
  • “Fazla içme, çünkü eğer düşer ve organlarından biri kırılırsa sana hiç kimse elini uzatmaz. Arkadaşların “Bu sarhoşu atın!” derler.”
  • “Hayatını o suretle idare etmelisin ki, ölüler diyarında Tanrının elinde bahtiyar olabilesin.”
  • “Her bıyığın bir makası vardır.”
  • “Hiçbir sınırı değiştirme.”
  • “İnsanoğlu yediklerini dörtte biri ile yaşar. Kalan dörtte üçü ile de doktoru geçindirir.”
  • “Kalbini herhangi bir kimseye doğru yöneltme. Yanlış bir laf dudaklarından çıkınca başkası bunu tekrarladığı zaman sen düşman kazanırsın. Bir insan dili ile mahvolur. İnsan vücudu, her türlü cevapların bir deposudur; bunların içinden iyisini seç ve söyle, fenasını ise kendi vücudunda sakla.”
  • “Kalemini başkalarına fenalık yapmak için sakın kullanma.”
  • “Ne ölçülerde ne de tartma da hile yapma.”
  • "Resimler, gerçeğe soğuk tanımlardan daha yakındır."
  • “Saygılı ol. Senden yaşlı veya üst derecede birisi içeri girdiği zaman ayağa kalk. Fakat her şeyden önce ailene saygı göster. Anne ve babanın eline su dök. Annene bol ekmek ver ve onu seni taşıdığı gibi taşı. O senin büyük yükünü kaldırmıştı ve seni üç sene emzirmiştir. O, seni okuyup yazman için okula götürmüş ve sana evden ekmek ve bira getirmiştir.”
  • “Sen de evlendiğin zaman, annenin emeklerini düşün. Öyle ki, o seni ayıplamasın ve Tanrıya elini kaldırıp şikayetini duyurmasın. Fakat sen genç iken evlen ki, karın da sana bir oğul versin.”
  • “Sırlarını açığa vurmaktan çekin. Üst derecedeki amirlerine öfke ile cevap verme. O, sana acı söylediği zaman, sen ona güzellikle cevap ver ve onu sakinleştir. Onun öfkesi geçince, sana yeniden dönecektir.”
  • “Vergi alırken sert davranma.”
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.06.15, 02:15   #74
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Mısır Firavunları


Firavun (Arapça فرعون Fir'awn; İbranice פַּרְעֹה Parʻō) Eski Mısır'da hükümdarlara verilen isim. Aynı zamanda tanrı Horus'un yeryüzündeki imgesi ve güneş tanrı Ra'nın oğlu olarak da kabul ediliyordu.

"Büyük Ev" anlamını taşıyan kelime daha sonra hükümdardan bahsetmek şeklini almıştır. Buna örnek Osmanlı idaresinden bab-ı ali (yüce kapı anlamında) olarak bahsedilmesidir.

Firavun olmak için anne tarafından soylu kan taşımanın daha önemli olduğuna inanılıyor: halktan kimi erkekler tam kan soylu bir kadınla evlenerek tahta çıkabilmişlerdir. Firavunların kutsal ve gizemli kabul edilen bir çok adları vardır. Bunların sonuncusunu tahta çıktıkları zaman alıyorlardı ve genellikle bu ad, o firavunun izleyeceği politikanın bir habercisi olarak görülüyordu. Mesela savaş tanrısı Mantu'nun adını kullanarak Mantuhotep (Mantu hoştur) ismini alan bir firavun askeri seferler yapacağını ilan etmiş oluyordu.

Firavunlar ölene dek idarede kalıyorlardı. Bilinen en uzun iktidar 92 yılla eski krallıktaki son hukumdar Pepi II Neferkare ye aittir. Uzun süre tahtta kalabilmek için her 30 yılda bir sihirli bir tören olan heb-set gençleşme festivali yapılıyordu. Firavun öldüğü zaman cesedi mumyalanıyor, 70 günlük yastan sonra dirilince kullanmak üzere topladığı mallarla birlikte bir lahite konuluyor ve mezar kapatılıyordu.

Tevrat, İncil ve Kuran'da geçen olaylarda bahsedilen Firavun'un, Ramses(II) olduğuna dair,İslam Dünyasında yaygın bir kanı mevcut ise de,bu düşüncenin bilimsel bir temeli yoktur. Eski Mısırlılar,arkalarında sayısız hiyeroglif,mezar odaları, mumyalar, tapınaklar, saraylar ve yazılı belgeler bıraktıkları halde, Antik Mısır bizim için gizemini hala korumaya devam ediyor. Çünkü Mısırlılar, başlarından geçen olayları doğru ve detaylı bir şekilde yazmıyorlardı. Yenilgi,kıtlık,hastalık,vs. gibi, Firavun ve onun hakimiyetine gölge düşürebilecek olaylar yok sayılır,bunlar belgelenmezdi.

Örneğin;Ramses(II) döneminde,Mısırlılar ile Hititler arasında gerçekleşen meşhur Kadeş Savaşından, Mısır belgelerinde büyük bir zafer olarak bahsedilir. Fakat bugün biliyoruz ki Kadeş Savaşı hiç de Mısırlıların arzu ettiği şekilde sonuçlanmadı. Anlaşılan o ki, Eski Mısırlılar,işlerine gelmeyen olayları yazmıyor,resimlemiyorlardı. Zaten onların, kendilerinden sonra yaşayacak olan insanlara ışık tutmak, Mısır tarihini belgelemek gibi bir amaçları da yoktu. Saray duvarlarına çizilen hiyeroglifler tek bir amaca hizmet ediyordu. Firavunun üstünlüğünü ve hakimiyetini daha da pekiştirmek. Bu bakımdan bu hiyeroglifleri, bilinen en eski siyasi propoganda araçları olarak düşünebiliriz.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.06.15, 02:20   #75
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Mısır Piramitleri



Piramitlerin sayısı 80'e yakındır. Hepsi Nil’in sol kıyısına kurulmuş ve vadide 40 kilometrelik bir uzunluk içine yayılmışlardır. Bazıları ayrı olmakla birlikte çoğu grup halindedir.

Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen Giza şehri civarında bulunan abidelerdir. Bunlar varsayılan kurucularının adlarına göre ayrılmaktadır: Keops (Kufu), Kefren ve Mikerinos. Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir.


Kufu ya da Keops diye de adlandırılan Büyük Piramit, üç büyük piramidin ilki ve en kuzeydekidir. 137 metre yüksekliğindeki ve yaklaşık 6.5 milyon ton ağırlığındaki Büyük Piramit, şimdiki Kahire şehri yakınlarında tam olarak Nil Deltası’nın tabanına yerleştirilmiştir. Mısır astronomi bilgini Mahmut Bey, Keops’un binlerce yıl önce dolanımının en yüksek noktasına varmış Sirius yıldızı ışınlarının piramidin güney tarafı üzerine diklemesine düştüğü bir devrede inşa edilmiş olduğunu söyler.

Piramidin yapım planında sık sık karşımıza çıkan 286,1022 sayısı anahtar sayı olarak kabul edilir, çünkü bu sayı güneş ve yıldız yılının değerini, güneş ile yeryüzü arasındaki uzaklığı, yeryüzü ile yörüngesi arasındaki ilişkiye göre yerçekimi kanununu ve yeryüzü yörüngesinin merkezkaç değişimlerinin sınırlarını belirlemeye olanak sağlamaktadır. Görüleceği üzere Piramit gerçek bir geometri ve ölçü harikasıdır. Birçok bilim adamı ve yazar Giza’daki Keops Piramidi’nin bugünkü bilim bilgileri ve makinelerle bile yapılamayacağını ısrarla söylemektedirler. Büyük Piramit, hiçbir zaman anlaşılmamış olan bir tekniğin ve dehanın gözle görülür tanıklığını yapmaktadır.

Peki Keops Piramidi’nin yüksekliğinin bir milyara çarpımının yaklaşık olarak güneşle dünyamız arasındaki uzaklığı vermesi bir rastlantı mıdır? Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya bölmesi bir rastlantı mıdır? Taban çevresinin, yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi sayısını vermesi bir rastlantı mıdır? Piramitte dünya ağırlığını gösteren hesapların bulunması bir rastlantı mıdır? Piramidin kurulduğu kayalık alanın büyük bir özen ve doğrulukla düzeltilmiş olması bir rastlantı mıdır? Bugünkü teknoloji ile yapılamayacak bir şeyi, eski Mısırlılar basit teknoloji ve sade aletleriyle nasıl yaptılar? Mısırlılara dünya-dışı zeka, ‘dışardan yardım’ mı geldi? Yoksa bu yapılar Dünya dışı Ziyaretçiler tarafından mı yapıldı.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.06.15, 02:25   #76
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti



Büyük Piramit ( Khufu, Keops ) dünya karalarının tam ortasında bulunmaktadır. İnşası sırasında böyle dev bir yapının dünya karalar topluluğunun tam merkezine oturtulması için , yörenin , hatta dünyanın uzaydan görülmüş olması gerekirdi. Bu bakımdan ya uzaylılar ya da uzaylıların yetiştirdiği kimseler tarafından inşa edilmiştir. Araplar, Büyük Piramidin “Uzaydan Gelen Ruhlar “ tarafından inşa edildiğine inanırlar.

Her ne kadar okullarımızda okutulan tarih kitaplarında hala mezar anıt olarak yazılıysa da , Büyük Piramidin Firavun mezarı olarak yapıldığıyla ilgili bilgi , geçerliliğini gün geçtikçe yitirmektedir. Onun yerine onun bir inisiyasyon merkezi hatta güç elde etmekte kullanılan bir enerji üretici olarak yapıldığı konusundaki bilgiler gün geçtikçe güç kazanmaktadır. Çok değişik alşimik çalışmaların yapıldığı ve bu çalışma ve denemeler için gerekli enerjinin üretildiği bir jeneratör olarak yapıldığı daha kuvvetli olasılık halinde karşımızda bulunmaktadır. Gerek bilinen ölçüleri, gerekse biçimiyle büyük Piramit ve ötekiler , mezardan çok bir güç üretici olarak yapılmış olabileceklerini düşündürmektedir. Böyle olunca da böyle bir yapının inşa bilgisinin kaynağı Raymond Drake’in belirttiği gibi ya uzaylılardır ya da onların öğretisinden yararlanmış seçkin kişilerdir.

Ruhsal yetenekleri gelişmiş kişilerin ifade ettiklerine göre , Büyük Piramit manyetik güç yayımını hala devam ettirmektedir. C.H. Williamson ‘un “Other Tongues , OtherFlesh “ ( Başka Diller , Başka Bedenler ) isimli eserinde belirttiğine göre , dünya dışı kökenli insanlar yapıyı meydana getiren çok iri taşları antigravitasyon ya da sonik yöntemlerle ilgili bilgileri uygulayarak yerleştirmişlerdi. Belki de bu insanlar aynı güçleri kendi uzay araçlarını
hareket ettirmede de kullanıyorlardı.

Keops Piramidi ya da Büyük Piramit , Kahirenin 16.km. kadar batısındadır. Taban yüzeyi yaklaşık 53.000 m2’lik bir alanı kaplar. Orijinal yüksekliğinin 146 ile 148 m. arasında olduğu tahmin edilir. İnşa edildiği dönemde üzerinde bulunması gereken Kapak Taşı’nın artık olmaması nedeniyle şimdiki yüksekliği 137 metre kadardır. Yapılan hesaplara göre Büyük Piramit İngiltere’de Hz. İsa’dan bu yana inşa edilmiş olan tüm katedral , kilise ve şapellerden daha fazla taş kütlesine sahiptir.

Keops Piramidinin yapımında 2.600.000 adedi aşkın granit ve kireçtaşı blok kullanılmıştır. Blokların ağırlığı 2 tondan 70 tona kadar değişir. Santimetrenin 40’da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o kadar hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki , aralarındaki derzlerin açıklığı hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aşmaz.

Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski bir yazılı kaynağa dayanarak Büyük Piramidin “ Çalgı Takımyıldızı (Lyra ) Yengeç burcundayken , yani hicretten 2 kere 36.000 yıl önce “ inşa edildiğini yazar. Bu da yaklaşık olarak günümüzden 73.000 yıl öncesine denk gelir. Ayrıca piramit üzerinde yapılan Karbon-14 tarih belirleme çalışmaları da yine M.Ö 71.000 yılını göstermektedir.

Kefren Piramidi de Büyük Piramidin hemen yanında yükselir. Yüksekliği ilkinden biraz daha azdır. Ancak daha yüksek bir taban üzerinde inşa edildiğinden Büyük Piramitten daha yüksekmiş gibi görünür. Taban kenarı 216 metredir.

Mikerinos Piramidi ise , 70 metrelik yüksekliği ve 108 metreyi bulan taban kenarı ile diğerlerinin yanında çok küçük kalmaktadır. Giza düzlüğünde yer alan bu üç piramidin önemli ortak özellikleri vardır

Şöyle sıralayalım:

  • Yapıların yüzleri yere 52 derecelik açı yapar.
  • Giriş yerleri kuzey yüzlerinde açılmıştır ve giriş geçitleri yerle 26 derecelik bir açı yapar. Bu doğrultudan gök kutbuna bakarlar.
  • Bu gün için astronomi ve matematik sayesinde çözülebilen karmaşık bir mimari yapıya sahip piramitler hakkında şöyle bir örnek fikir verebilir:
52 derecelik açı , piramitlerin inşaatçıları için “dairenin kare haline getirilmesine ilişkin Kutsal Geometri probleminin çözümünü sağlayan bir unsur olmuştur. Bu eğimde , yani 51 derece 52 dakikalık bir açıda yapılmış bir piramidin yüksekliği ile tabandaki çevre uzunluğu arasındaki oran , bir dairenin yarıçapı ile çevresi arasındaki orana eşittir. Bu oran ½ değerindedir. Sonuçta Gize piramitlerinin inşasında pi = 3.1415 değerinin kullanılmış olması günümüz bilim adamlarının şaşırtıcı bulduğu bir gerçektir.
Eski Mısır’ın D.D uygarlıklarla kurdukları bilimsel, sanatsal ve kültürel bağları örneklerken üzerinde durmak istediğimiz konu Piramitlerin mimari, arkeolojik ve matematiksel yönlerinden çok , kozmik anlamları. Bu nedenle şimdi birazda Giza Piramitlerini okült açıdan inceleyelim.

Teozofist A.P. Sinnett, Büyük piramidin yapımıyla ilgili şunları söylüyordu:
“ Keops Piramidinin yapımında kullanılan taşların manipülasyonu, ancak ve ancak , daha sonraları insanların yitirdikleri belirli bir doğa bilgisinin bu işte kullanılmış olmasıyla açıklanabilir. Doğanın gizemiyle ilgili o bilginin Veli bekçileri , ağır cisimlerin fiili ağırlığını istedikleri gibi değiştirebilecek şekilde maddenin çekimini kontrol edebilirler ve daima da edebilmişlerdir."

"Dev yapılar mimarisinin harikaları işte böyle açıklanır. Piramitlerin yapımını yöneten üstatlar , kullanılan taşları kısmen levite etmek şekliyle bu işlemi kolaylaştırmışlardı. Majik asalar... Üstatlara eski çağlarda , doğanın kudretini açığa çıkaran anahtarlar teslim edilirdi. Gizli kelimeler ve vibrasyonel motor... Dalga boyları ve dev granit blokların levitasyonu.”
Okültist Annie Besant ise şöyle diyordu:
“ Mısır’daki taşlar ne sırf kas kuvvetiyle, ne de modern teknolojiyi aşan hünerli cihazlar kullanılarak dikilmişti. Bu taşlar , dünyasal manyetizmin güçlerini anlayan ve kontrol edebilen kişilerce dikilmişti. Neticede , taşlar ağırlığını kaybediyor ve tek bir parmağın temasıyla yönetilmek suretiyle havada yüzerek, belirlenen yerlerine oturuyorlardı.”
Annie Besant “ Dünyasal manyetizmanın güçlerini anlayan ve kontrol edebilen “ kişilerden söz ederken acaba kimleri kastediyordu?...
Çağlar boyunca sırlarını hiçbir uygarlığa açmadan , günümüze kadar gelen piramitler , dünya bilim ve teknolojisini aşan bir teknik, mimari bilginin ürünüdürler. Bu bilgi D.D kaynaktan gelmiş ve hala dünya bilim adamları tarafından çözülememiş olabilir mi ?

Çok eski efsanelerde piramit inşasında kullanılan “majik çubuklar”dan söz edilir. Bu çubuklarla belirli bir dalga boyunda olmak üzere , önceden tespit edilmiş bir vibrasyonel ses tonu oluşturulabiliyordu. Walter Owen 1947 yılında sesin ezoterik kullanımı hakkında şunları yazmıştı: “ Ses herkesin düşünemeyeceği türden imkanlar taşıyan bir kudrettir. Ve bu kudretin kullanımı , kadim ermişlerin bildikleri , fakat günümüzün emekleyen biliminin yitirdiği ve ya karşısına geçip dudak büktüğü bir bilimdir. Kozmosun çevresi ve dokusu ses kudreti sayesinde ayakta durmaktadır ve yine ses kudreti sayesinde çözülerek yok edilebilir. Mısırlı rahipler bu bilgiye sahiptiler.”

İster istemez akla şu soru geliyor ; Mısırlı rahipler bu bilgiyi nereden almışlardı?

Mühendis Rudolph Gantenbrink’in 1993 yılında Büyük Piramitte gerçekleştirdiği buluş da aynı ölçüde ilgi çekicidir. Gantenbrink ve ekibi “UPUAUT 2” ismini verdikleri küçük bir robot aracı Kraliçe Odası’ndaki hava kanalının içine yollamış ve bugüne kadar hiç bilinmeyen 60 metrelik bir tünel bulmuştu (Altta). Gantenbrink, iki haftalık bir çalışmadan sonra 4500 yıllık ****l bir kapıya ulaştığını söylüyor ve bu kapının bilinmeyen bir alana açıldığını iddia ediyordu. Fakat ne yazık ki kapının keşfinden sonra geçitlerdeki tüm araştırmalar Mısırlı yetkililer tarafından durdurulmuş ve yeniden başlatılmasına izin verilmemiştir. Yani yine bişeyler örtbas edilmeye çalışılmaktadır...
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.06.15, 02:45   #77
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Mumyalama











__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.06.15, 02:50   #78
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Tanrı Osiris'in parçalara ayrılan vücudunun bir araya getirilerek tekrar canlanması, eski Mısırlıların ölüm sonrasında da bir hayatın olduğuna inanmalarına neden olmuştur. Mısırlılar, ölüyü ikinci hayatına hazırlamak için vücudunun korunması gerektiğine inanmışlar ve bu şekilde mumyalama işlemini ortaya çıkarmışlardır.

Mumyalamanın doğru yapılması onemliydi. Eski Mısırlılar, insan ruhunun "ba", "ka" ve "akth" adlı 3 ruhtan olustuğuna inanıyordu. Ölüm sonrasinda, kişinin tekrar canlanması icin bu ruhları korumak zorundaydılar. Özellikle, üç ruhtan biri olan "ba" nın vücudu tanıması için bu gerekliydi. Ruhlardan birinin ölümü, diğerlerinin de yok olması anlamına geliyordu. "Ba" adlı ruhu, insan başlı bir kuş olarak betimlerler ve bu ruhun, kişinin karakterini, kişiliğini temsil ettiğine inanırlardı. "Ba" nin mezar içinde yaşadığını düşünürlerdi.

"Ba" , sürekli olarak mezarda kalmaz, özgürce hareket eder ve daha sonra tekrar mezara geri dönerdi.

"Ka" adlı kısım ise, ölünün benzeriydi. "Ka", insan figüründe ve kolları kalkık olarak veya sadece bir çift kalkmış el olarak temsil edilirdi. "Ka", vücuda yakın olmak zorunda olduğundan mezarı terk edemezdi. "Ka" nın besine, içeceğe ve kıyafete ihtiyacı vardı. Bu nedenle ölünün yakınları, düzenli olarak mezarı ziyaret eder ve bu ihtiyaçlarını karşılarlardı.

"Akh" ise, ölümsüzlüğü temsil ederdi ve "ba" gibi kuş şeklinde sembolize edilirdi. Kişinin ölümüyle ölüler diyarına doğru yolculuğa cikar ve diger hayatta yerini alırdı.

Mumyalama işlemi, bir grup görevli tarafından gerçekleştirilirdi. Bu kişiler, dinsel ve cerrahi eğitim almış insanlardı. Mumyalama ekibinin en yetkilisi, baş rahipti ve Anubis’ i simgeleyen çakal bir maske takardı. Anubis, ölülerin tanrısıydı ve mumyalama işleminin doğru yapılıp yapılmadığını denetlerdi.

Anubis, aynı zamanda, ölümlüler ülkesinde gercekleştirilen, kalbi teraziye koyma sermonisine de eşlik ederdi. Ölünün kalbini, terazinin bir gözüne koyardı. Terazinin diğer tarafına da dürüstlüğü ifade eden bir tüy konulurdu. Kalp, tüyden daha hafif olursa; kişinin iyi bir hayat geçirdiği kabul edilirdi ve yeni hayatına geçişine izin verilirdi. Bu sırada bütün olup biteni, tanrıların katibi Troht yazarak not alırdı. Mumyalama işleminin gerçekleştirildiği mekan, taşınabilir, ölünün evi yakınına kurulan bir çadır veya tapınaklarla bağlantısı olan özel bir mumyalama yeriydi. Öncelikle vücut, yıkanıyordu. Daha sonra, özel bir masaya yatırılıyordu. Burun deliğinden çengele benzeyen bir alet yardımı ile beyin, dışarı çıkarılırdı.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.06.15, 01:21   #79
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Kalan parçaları da, ilaç yardımı ile kurutuyorlardı

Vücut içindeki yumuşak kısımların çıkarılmasının nedeni, çürümeyi önlemekti. Göz ve yanakların çökmemesi için bu yumuşak kısımlara keten tamponlar konuluyor, ölünün göz kapakları da kapatılıyordu. Habes adlı bir aletle karnın solu kesilerek mide, karaciğer, akciğer ve bağırsaklar çıkarılıyordu. Kalp, vücut içinde, hesaplaşma günü için bırakılıyordu.



Bu organlar, kanopik adı verilen 4 adet çömlek içine konulurdu. Bu kavanozlar, Osiris ve Isis’in oğlu olan Horus tanrısının 4 oğlununun başını temsil eden figürlerdi. Çakal başlı "Duamutef", mideyi; şahin başlı "Quebehsenuef", bağırsakları; "Hapy", akciğeri; insan başlı olan "İmsety" ise karacigeri korurdu. Boşalan yerler, hurma şarabı ve bitkilerle yıkanıyordu. Şarap, içinde bulunan alkolle antibakteriyel etki yaparak mikropları öldürüyordu. Bir çesit tuz olan natron, vücut içine ve dışına konularak bir süre bekletiliyor ve vücudun nemi alınıyordu. Natronla kurutma islemi bitince, natronlar çıkarılıp yerine yenileri konuluyordu. Önemli kişilerde, mumyalama sürecindeki gün sayısı, 272 güne kadar çıkıyordu. Normal süreç ise 70 gündü.

Vücut, bu işlemlerle kurutulduktan sonra, reçine ve aramotik bitki yağlarından oluşan sıvıda tutulan keten bezlerle sarılır. Sargılar arasına değerli taşlardan oluşan bronşlar konulurdu. Eller, karında veya göğüste birleştirilirdi. Keten bezle sarılı yüze, mumya maskesi konulurdu. Mumya maskesi, kişinin orjinal suratına benzerdi. Bu maske sayesinde ruh, ölüyü tanıyarak geri dönerdi.Mumyalama, sadece insanlara değil; kutsal sayılan kedi, boğa, timsah gibi hayvanlara da yapılırdı. Mumyalama kelimesi, Mısır kökenli olmayıp Arapçadan gelmektedir ve Arapçada "Mumiyah" olarak geçmektedir. Anlamı da bazı maddelerle vücudu korumaktır.

Mumyalama ayinlerindeki kişi sayısı, o kişinin toplum içindeki statüsünü gosterirdi. Zengin kişiler, para ödeyerek ilahi okuyan, “Kiten” adlı kadınlar tutarlardı. Kurban edilecek hayvanları taşıyan “Saptis” denilen kişiler de vardı. Üzerine panter veya kaplan postu takan “Sem” adlı rahip ve ölü yakınları, sandala binerek Nil' in diğer tarafındaki mezarlar bolgesine geçerlerdi.



Bu ayinler dizisinin en önemli kısmı, mumyanın ağzını açma kısmıdır. Bu işlem, özel aletlerle yapılırdı. Bu alet sayesinde, ölünün hislerini geri getirdiklerine inanırlardı. Boylece mumya, ikinci hayatında yiyip, duyup görebilecekti. Bu işlemden sonra, mezar hazırlanır ve organların bulunduğu 4 çömlek, kişinin özel eşyaları , günlük kıyafetleri, terlik, taki , yemekler, fritten yapılan Usebti ( ushabti) adlı heykeller, bronşlar ve "Book of the Dead" adı verilen kitap konulurdu. Ölulerin kitabi ( Book of the Dead), aslında ciltli bir yapıt değildi. Sadece papirus kağıtlarina yazılmış olan, rulo seklindeki dua ve büyülerden oluşuyordu. Usebti heykellerinin mezara konulma amacı, kisiye ikinci hayatında gereksiz işleri yapmakta vekalet etmesiydi. İnsanlar, normal yaşamlarında firavunlar için çalıştıkları için, diğer hayatlarında da gereksiz işlerde çalışmak istemiyorlardı. Bronşların konulma nedeni ise, ölünün diğer hayatına ulaşana kadar geçireceği süreç içinde, mumyayı tehlikelerden korumaktı. Bu broşların adı, hayatı yasami temsil eden "Ankh", "Tet", "Djed" ve yeniden doğumu temsil eden "Scarap" tı.

Ölünün başının altına yastık görevi goren, hilal şeklinde bir cisim konurdu. Sonra da mezar mühürlenirdi.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 28.06.15, 01:24   #80
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Eski (Antik) Mısır Medeniyeti

Narmer




Narmer, M.Ö. 3100 yıllarında hüküm sürmüş olan ve birçok bilim adamı tarafından, Mısır'daki ilk hanedanlığı kurmuş olan firavun olarak adlandırılmaktadır. Geçmişte Ka'nın (Akrep Kralın) veliahdı olarak tahta çıkıp, Aşağı ve Yukarı Mısır'ı birleştiren firavun olarak tanınmakta olan Narmer'in, son dönemde keşfedilen bulgular ile Akrep Kral ile aynı kişi olabileceği ihtimali güçlenmektedir.

1898'de Hierakonpolis'te bulunan ünlü Narmer Tabletlerinde, Aşağı ve Yukarı Mısır'ın birleşmesinden bahseden Narmer'in bu tabletler sayesinde Mısır'ın ilk firavunu olabileceği düşünülmekte, fakat geleneksel tarihçilerin geçerli saydığı Manetho'nun firavun listesinde söz konusu birleştirici firavundan Menes olarak addedilmektedir. Bu çerçevede Mısır'ın ilk firavunu konusu, halen tarih ve arkeoloji dünyasında tartışmaların devam ettiği bir konu olarak gündemde kalmaya devam etmiştir.

Bu döneme ait arkeolojik bilgilerin çok net olmaması sebebiyle, bazı bilim adamları Manetho'nun listesinde yer alan Menes ile Narmer'in hiyerogliflerdeki görünüm benzerliği nedeni aynı kişi olduğunu öne sürerken, bazı bilim adamları ise Narmer'in oğlu ve veliahdı olan Hor-Aha ile Menes'in aynı kişi olduğunu öne sürmüştür.




Ortaya atılan başka bir teoriye göre ise, Narmer'in Mısır'ı asıl olarak birleştiren ve Akrep Kral olarak adlandırılan bir Yukarı Mısır Firavunun yerine acilen tahta geçmek zorunda olan veliahdı olduğu öne sürülmüş, ve Mısır'ın birleştirilmesi zaferinin bu hızlı değişiklik nedeni ile Narmer'e ithaf edildiği iddia edilmiştir.

Yakın zamanda Den's ve Qa'a's mezarlarında bulunan firavunlar listesinde, Narmer'den Aşağı ve Yukarı Mısır'ın birleştiricisi olarak bahsedilirken, Hor-Aha'nın onun yerine tahta geçtiğinden bahsedilmiş fakat Menes'e ait hiçbir kayda rastlanmamıştır.

Karısı Neiphotep A ile 2 oğlu olan Narmer'in ilk oğlu Hor-Aha; Narmer'den sonra tahta geçmiş ondan sonra ise tahta küçük oğlu Djer geçmiştir. Abidos'un Umm el Ga'ab, bölgesindeki krallar mezarlığında iki oda (B17&B18) şeklinde keşfedilen Narmer'in mezarı, kendisinden önce hüküm sürdüğüne inanılan Ka'nın (Akrep Kral) mezarı yakınında bulunmuştur.

1994 yazında İsrail'deki Nahal Tillah kazısı sırasında bulunan seramik bir parça üzerinde 1898'de bulunan Narmer Tabletlerindeki firavun sembolünün aynısına rastlanmış, daha sonra yapılan tarihlendirme ve mineral testleri sonucunda söz konusu seramik parçanın 5000 yıl önce İsrail'e Mısır'dan getirilmiş olan bir şarap karafına ait olduğu saptanmıştır.





__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
antik, eski, medeniyeti, mısır


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 16:34.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.