Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Dünya Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 24.12.15, 02:19   #11
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 846
Mesajlar: 9,160
Ettiği Teşekkür: 41492
Aldığı Teşekkür: 36066
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Irk'ların İzinde

Çok karmaşık bir durum. Yani ''ben uzaydan geldim'' deyip işin içinden çıkacaksın aslında..
__________________
<img src=http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/haber_resmi_v4/images/susmayacagiz.jpg border=0 alt= />
zafere kadar devrim!
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 02:22   #12
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,692
Ettiği Teşekkür: 4221
Aldığı Teşekkür: 6146
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Irk'ların İzinde




Anadoluya Türklerin 1071 den çok önceleri geldiği söylenir. Zira Bizans içine balkanlarda hatta Malazgirtte Kıpçak ve Peçenek Türkleri paralı asker olarak vardır. Ayrıca Trakları ve onun bağlantısı Frigyalıları Türklüğe bağlayan görüşlerde mecuttur ve Hatta Göbeklitepe kazılarında da Türklüğün izleri olduğuna dair iddialar mevcuttur fakat, Anadolu’da Türkler geldiği zaman 4-10 milyon arası Helenleşmiş/Rumlaşmış Hitit, Kimmer, Lidya, Frig ve diğer Anadolu halkları Bizansın tabea sı olarak yaşıyordu. Anadolu’ya gelen sadece 600 bin – 3 Milyon arası Türkmen’dir.

Hatta Harward Üniversitesinden Prof. Russell’a göre, M. S. 800 yıllarında Toplam Bizans Anadolu’sunun nüfusunun 8 milyon civarında olduğunu tahmin edilmektedir. 10 milyon değil, Avrupa kaynaklarını göre ancak 5 milyon civarındadır.

Ayrıca Colin McEvedy, Anadolu’nun nüfusunun 737’de 5 milyon civarında olduğunu kaydetmektedir. Kısaca bu konuda değişik görüşler mevcut ve tam bir net sayı bulunmamaktadır.

Bununla beraber 1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Anadolu’ya büyük bir Türkmen göçü yaşanmıştır ve bu sayının 1-2 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir (Bkz. Yrd.Doç.Dr. Metin BOZKUŞ,Türklerin Anadolu’ya Göçleri ve Sonrasında Oluşan Sosyal Yapı ).




Türk Kadınları


Böylelikle Anadolu tam bir Gen havuzu olmuştur.Sonradan Anadolu’ya İkinci büyük Türk-Müslüman göçü 13. yüzyılda meydana gelmiştir.

Bu göçler, özellikle İlhanlıların Rum Selçuklu toprakları üzerinde kurduğu doğrudan hakimiyet ve bazı Türk gruplarının Batı Anadolu’ya göçmesiyle sonuçlanmıştır.

Sonuçta etnisite zengini bir Ülke olmuşuz, Hititlerin, Lydialıların, Hattilerin, Hurrilerin, Karialılarının, Friglerin kısaca yerel Anadolu ırklarının gensel devamını bile görebilmenin yanı sıra Balkanlardan, Kafkaslardan, Orta Doğudan, Hint Yarımadasından gelen kavimler ve Orta Asya kökenli Oğuz (Türkmen v.b.) boylarının kaynaşmasıyla Bugünkü Anadolu Etnisitesi oluşmuştur.





Ermeni Kadınlar








__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 02:30   #13
Uzman Üye

StorMAnqeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2015
Konular: 211
Mesajlar: 2,327
Ettiği Teşekkür: 10158
Aldığı Teşekkür: 8691
Rep Derecesi : StorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Hasta
Standart Cevap: Irk'ların İzinde

Ben bilmsel arştırmaya inanmiyorum ne naymunu ne afrikası.bizler muslumanız bizleri kandırmazlar.nasıl yartıldık hepimz biliyoruz bunları .kafa karştırmaktan başka amaçları yok .açsınlarda biras Kuranı kerim okusunlar orda her bir şey ayrıntısıyla yazıyo..=)
__________________

Ve kadın gitti!
Seve seve gitti, acıya acıya gitti.
Söküp attı kangren olan ilişkiyi kalbinden ama,
bir daha kimseyi 'O adam' kadar sevemedi.....

İnan Durak Taş
StorMAnqeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz StorMAnqeL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 03:40   #14
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,692
Ettiği Teşekkür: 4221
Aldığı Teşekkür: 6146
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Irk'ların İzinde

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Kar Çiçeği Mesajı göster
Ben bilmsel arştırmaya inanmiyorum ne naymunu ne afrikası.bizler muslumanız bizleri kandırmazlar.nasıl yartıldık hepimz biliyoruz bunları .kafa karştırmaktan başka amaçları yok .açsınlarda biras Kuranı kerim okusunlar orda her bir şey ayrıntısıyla yazıyo..=)
Hazreti Muhammed zamanında yazılı bir metin yoktu. Sadece vazıları not tuttular ve bu not tutanlara "Vahiy Katipleri" dendi.
Kuran'ın ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası, kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı.

Kuran'ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı.

Kuran'ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan "yazmalar". Maalesef Bunlar da dünyanın hiç bir tarafinda yok. Bilinen üç tane el yazması antik Kuran var. Bunlardan 8. yüzyıldan kalma iki tanesi Özbekistan’da Taşkent Kütüphanesi ve Topkapı Sarayı’nda saklanıyor.






Ayrıca Yemen Sana’daki Ulu Cami’nin çatısı, 1972 yılında, şiddetli yağmurda hasar görür. Çatının tadilatı esnasında, kapısı penceresi olmayan gizli bir odaya ve içindeki Arapça yazmalara rastlanmıştır. Yapılan Testlerle 649-675 yıllarında yazıldığı Tahmin ediliyor. Üzerinde de bir çok iddia barındırmakta.


Bir göz atabilirsin: http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D02628...04_4_OZERG.pdf

Ayrıca Keçinin yediği Ayet nushaları tartışmaları var.
"Aişe (r.anh) nakleder: “Recm ve büyüklerin on defa süt emzirmesi hususundaki ayetler benim yatağımın altında bulunan bir sayfa üzerinde yazılı idi. Peygamber vefat edince Peygamber’in vefatıyla meşgul olduk da keçi gelip onları yedi.” (Kynk-Dar-e Kutni, c.4, s.105, İbn-i Mâce “Sahih Muslim”, Hadis 2634, c.1, s.625)

Bkz. Muhammed Âbid el-Câbiri, Kurana Giriş, sf:329-326 Akt.Nihat UZUN, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Dergisi.
http://ucmaz.home.uludag.edu.tr/PDF/...-20(1)/M12.pdf


__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 18:00   #15
Uzman Üye

StorMAnqeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2015
Konular: 211
Mesajlar: 2,327
Ettiği Teşekkür: 10158
Aldığı Teşekkür: 8691
Rep Derecesi : StorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardırStorMAnqeL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Hasta
Standart Cevap: Irk'ların İzinde

Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi

Hz. Adem(as) ve Havva yasak meyveyi yedikten sonra yeryüzüne indirildiler. Cennet gibi bir hayattan daha zor şartların hüküm sürdüğü bir dünya hayatı yaşamaya başladılar. Burada uzun bir süre tövbe ve istiğfar ile meşgul oldular. Yaptıkları hatadan dolayı Allah'tan özür dileyip senelerce üzüntü içinde af ve mağfiret dileyerek ibadette bulundular. Cenab-ı Hak da bu iki kulunun tövbesini kabul etti. Onlar için dünya yüzünde rızklar yarattı. Toprağı, suyu onların hizmetine verdi. Hayvanlardan nasıl istifade edileceğini onlara öğretti. Semadan yağmuru, yerden pınarları onlar için akıttı. Böylece Allah vaadini yerine getirmiş, semayı ve yeri ve içindekileri onlara ihsan etmiş, böylece yer yüzünde halife olarak onları tayin etmişti.

Sıra Adem neslinin çoğalmasına gelmişti.

Hz. Adem(as) ve Havva anamız izni ilahi ile bir süre sonra evlendiler. Artık kendi sülblerine yüklenmiş olan genetik şifrelerin açılma vakti gelmişti. Yer yüzünde yaşayacak olan insan neslinin hayat sahnesine çıkması gerekiyordu. Allah'ın güzel isimleri tecelli edecek ve İzn-i İlahi ile nesiller çoğalacaktı.

Peki ilk üreme süreci nasıl olacaktı? O zaman yer yüzünde tek bir anne ve tek bir baba olduğuna göre kardeş durumunda nasıl bir evlilik vuku bulacaktı?

Zihinleri çok meşgul eden bu sorulara makul cevaplar aramak gerekiyor. Bu noktada yine bazı kaynaklara müracaat ederek akla ve nakle uygun cevaplar bulmaya çalışacağız.

Cenab-ı Hak vardır ve birdir. Kendi varlık ve birlik mührünü de her mahlukun alnına vurmuştur. Nevileri ve türleri meydana getiren her bir ferdi ayrı bir özellikle yaratılmış. Türler ise kendi içinde tek ve ayrı bir özellik taşır. İnsanlar, hayvanlar, melekler, bitkiler, cinler gibi.. Dünya bir, ay bir, güneş birdir. Galaksiler bir, galaksilerden meydana gelen kainat da birdir. Yani kainatın heyet-i mecmuasından tutun da, cüzi fertlere kadar, o fertlerin parmak uçlarına kadar, parmak uçlarındaki hücre ve moleküllere kadar her şeyde bir birlik mührü vardır..

İşte Cenab-ı Hak bu hikmeti gereği insan neslini de bir babadan ve ondan da eşini yaratarak, bir anadan türetmiştir. Bu günkü biyoloji ilmine göre tüm canlılardaki genetik yapı onların bir ana ve babadan türediğine işaret ettiği gibi, aynı şekilde insanın da bu kanun içinde olduğunu gösteriyor. Yani tüm canlılar aslında benzer bir üreme kanuna tabidir.

Bu nedenden dolayı insan nesli de bir ana ve babadan olan çocuklar yolu ile çoğalmıştır. Bu noktada Hz. Adem ile Havva'nın ilk doğan çocuklarının çok özel bir yaratılışa sahip olduğunu anlıyoruz. Tabi ki her insan özel ve tek bir yaratılışa sahiptir. Ancak kardeş evliliği gibi yasak bir duruma bir defaya mahsus çok özel bir yaratılış süreci ile ve belli bir çocuk sayısı için müsaade edildiği anlaşılıyor.

Şöyle ki:

Havva annemiz her defasında bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk doğruyordu. Bu çocuk sayısının 40 olduğu, yani 20 çift ikiz çocuk olduğunu çeşitli kaynaklarının haberlerinden anlıyoruz. Bazı kaynaklarda çocuk sayısına 120 diyenler de var, ancak ekseriyetin görüşü 40 olduğu yönünde. Belki bir miktar da fazla olabilir, fakat bu çok da önemli değil. Zira bazı çocuklar sonradan vefat etmiş de olabilir. Buradaki önemli husus çocukların özel bir şekilde yaratılıp, ikiz olmaları. Özel yaratılıştan kasıt şu: kardeş bağları nedeni ile ileride yapılacak özel evliliklerde her hangi bir genetik bozukluk olmasın. Zira çocukların evlilik süreçleri de Hz. Adem'e(as) İlahi Kudret tarafından bildirilmiş. Sırası ile doğan iki çocuklar çaprazlama olarak evlendirilecek. Sanki beraber doğan ikizler kardeş mesabesinde, diğer doğanlar sanki bu özellikten daha uzaklar. Bu günkü araştırmalara göre ikiz kardeş olayı çok gizemli bir olay, sırları daha tam olarak çözülememiş.

İşte insan nesli Hz. Ademden sonra ikinci kuşak olarak böyle bir süreçle başlamış. Yani ikiz doğan çocuklar çaprazlama bir usulle, Emr-i İlahi doğrultusunda, evlendirilmişler. Bunun bir ilahi emir olduğunu Habil ve Kabil olayından anlıyoruz.

Habil ve Kabil ark arkaya doğan ikiz çocukların erkek olanları idi. Bu durumda Habil Kabil'in kız ikizi ile, Kabil de Habil'in ikizi ile evlenmek durumundaydı. İlk İlahi emir bu idi. Ancak Kabil bu fıtri seyre itiraz etti ve kendi ikizi ile evlenmek istedi. Bu durumu babası Hz. Adem'e(as) bildirdiği zaman, Kabil'in isteğini uygun bulmadı babası. Bunun yasak olduğunu, Allah'ın emrinin diğer kız ile, yani Habil'in ikizi ile evlenmesi gerektiğini ona bildirdi. Kabil ise arzu ve isteğinde ısrar edince duruma Kudret-i İlahinin hüküm vermesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Bu noktada Habil ve Kabil Allah'a kurban adayacaklar, kimin kurbanı kabul edilirse Allah onun için olumlu bir cevap vermiş olacaktır.

Neticede Habil'in duası kabul olundu, Kabil'in isteği ise reddolundu. Kabil ise Allah'ın hükmüne isyan ederek kardeşi Habil'i öldürdü. Kendi ikizini de yanına alarak başka bir diyara göç etti.

Bu kıssada dikkat çekici bazı noktalar var:

1-Havva annemizin bir seferde bir oğlan ve bir kız olmak üzere ikiz doğurması sadece ilk üremeye ait çok özel bir durumdu.

2-Bu ilk çocuklardaki genetik yapıları özel olarak tanzim edilmişti.

3-Bu düzeni bozmak isteyen Kabil'e müsaade edilmemiş, Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Yani Allah bu fıtratın bozulmasından razı değildi.

4-Kabil ise isyan neticesinde bu fıtri yapıyı bozmuş, neslin farklı bir şekilde çoğalıp üremesinde sebep olmuştu.

5-Kabil nesli ile diğer kardeşlerin nesli arasında ileride anlaşmazlık çıkacaktı.

Kabil ilk cinayeti işleyip, yer yüzünde kan döküp ilke fesat fiilini işleyen bir olması yanında, daha kötüsü olarak neslin üreme ve çoğalmasında fıtrat bozucudur. Nuh tufanında boğulan neslin büyük bir kısmının Kabil'in zürriyeti olduğu yine bazı kaynaklarda yer alıyor.

Sual:

Bu çaprazlama evlilik süreci ne zaman kadar devam etmiştir? Havva'dan sonra da devam etmiş mi, yoksa bu sadece Adem'in bu ilk kırk çocuğuna ait bir durum mudur?

Cevap:

Araştırmalardan elde edebildiğimiz bilgilere göre bu kırk çocuk sonrası ne oldu çok da fazla bir bilgi mevcut değil. Ancak çaprazlama bir evliliğin dışındaki bir evlilik durumunun kesin olarak yasak olduğunu, Allah'ın bu kırk çocuk için tayin etmiş olduğu evlilik dışına taşılmaması gerektiğini Kabil'in duasının reddedilmesinden açık bir şekilde anlamak mümkün. Yani daha ilk üreme sürecinde bile açık bir yasak konmuş. Bu noktadan hareketle bu ikiz çocukların çapraz evlenme durumunun çok özel bir durum olarak sadece Havva'nın ikizlerine ait olduğunu ve bunların da sayılarının kesin ve ne net olduğunu anlıyoruz. Şayet çapraz evlenme harici bir evlilik yasaklanmış ise, ki öyledir; bir sonraki kuşakta bu evlilik türünün tamamen yasaklanacağı açıktır. Yani gerek çapraz, gerekse kardeş evliliği daha Adem'in ikinci çocuklarından itibaren yasaklanmış olması ihtimali çok güçlüdür. Zira o 40 ikizden sonra amca, hala, dayı çocukları pekala evlenebilir ve artık nesil bu günkü tarzda çoğalabilir.

Elbette ki bu durum Hz. Adem'in(as) yanında kalan 19 çift çocuk için geçerlidir. Zira Kabil Allah'a isyan etmiş, şeytanın oyuncağı olmuş, kardeşini öldürmüş ve üreme kanuna muhalefet ederek fıtratı bozmuştur. Bu nedenle Hz. Adem'in(as) kontrol ve gözetiminde uzak ayrı bir neslin yetişmesine vesile olmuştur. İşte Kabil neslinin nasıl bir şekilde üremeye devam ettiği, Allah'ın yasaklarına ne kadar riayet ettikleri, sonradan bu neslin bir önceki nesille nasıl bir münasebet kurdukları konusunda çok da net bilgiler yok. Zaten Hz. Adem(as) ile Hz. Nuh(as) arasındaki insan yaşantısı konusunda kaynaklarda çok da fazla bilgi yer almaz. Bu günkü tarih bilgileri Hz. Nuh(as) sonrası insanlık hayatından daha çok bahseder. Öncesine ait çok net bilgi yoktur.

Neslin üremesinde netice olarak:

1-İnsan nesli bir ana ve baban çoğalmıştır.

2-Doğan ilk ikiz çocuklar çaprazlama bir şekilde evlendirilmiştir.

3-Bu süreçten heme sonra günümüzdeki gibi normal bir süreç başlamıştır.

4-Kardeş evlilikleri daha ilk ikizler sonrası, yani 19 çift çocuk sonrası yasaklanmıştır.

Tüm bunlar elbette ki bizim bilgi ve düşüncelerimizdir. Bizim bildiklerimiz ise tenkit ve tavsiyeye her zaman açıktır. Her şeyi tüm mahiyeti ve keyfiyeti ile bilen ise ancak Allah'tır. Allah ise tövbe ediliğinde bilerek ve bilmeyerek yaptığımız her hata ve yanlışları affedendir.

Biz de Üstad'ın lisanı ile Rabbimizden af ve mağfiret diliyor, “"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!" diyoruz.
.Sayın Alkanaga sizin ırklara alakalı bilimsl konunzla hiç alkası yok göruşumun ellrinze emeqinize saqlık zevkle okudum..ben sadece Kuranıda böyle yazdığı gibi bildiğimden buna inaç duyorum lutfen yanlış almayın..Saygılarımla..
__________________

Ve kadın gitti!
Seve seve gitti, acıya acıya gitti.
Söküp attı kangren olan ilişkiyi kalbinden ama,
bir daha kimseyi 'O adam' kadar sevemedi.....

İnan Durak Taş
StorMAnqeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz StorMAnqeL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 20:35   #16
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2204
Mesajlar: 13,218
Ettiği Teşekkür: 84712
Aldığı Teşekkür: 81507
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Irk'ların İzinde

@Kar Çiçeği

Bu araştırmaya inanıp inanmadığının araştırmayı yapanlar için ne kadar önemlidir bilemem ama Kur'an-ı Kerim'de her şey yazıyor açsınlar okusunlar diyorsun ya;
Kaç kere okuduğunu sormak istiyorum ama sormuyorum. Kaldı ki Kur'an-ı Kerim bir çok kere tefsir edilmiştir. Hala da ilayiyatçılar tarafından tefsir edilmeye devam ediliyor.
alkanaga'nın yorumunda da değindiği gibi yazılı kaynak yoktu. Vahiy katipleri vardı ve Hz. Muhammed'e inen ayetleri not alırlardı. Kısacası ilk yazılan orjinaller yok.

Sonra burada konu müslümanlık değil insan ırkı. Konunu uzmanları yıllarını vererek araştırmalarda bulunmuşlar. Nihal Atsız da Türk ırkını araştırmış ve damarlarda türk kanı dolaşıyorsa Türk'tür diyor. Kan karışmamış olacak diyor. Katarina'lar vb. cariyelerden kan geçmemiş olacak diyor. Bu açıklamayla da Hitlerin "Ari Irk" projesi ortaya çıkıyor.

Ve önemli bir husus daha belirtmek isterim. "Hz. Adem(as) ve ilk insan neslinin üremesi" başlıklı yazı eğer alıntı ise kaynağı belirtmeniz gerekmektedir.





Konuya dönecek olursak; ha maymundan türemişiz ha Adem'in sol kaburga kemiğinden, sonuçta bir şekilde insan vasfı ile yeryüzünde bulunuyoruz. İnsan olmayı başarabiliyormuyuz? Gerisi teferruat.





Güzel bir konu teşekkürler @alkanaga







__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 20:49   #17
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 401
Mesajlar: 3,548
Ettiği Teşekkür: 18324
Aldığı Teşekkür: 19392
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Irk'ların İzinde




Ben bilime inananlardanım..

Tabi bilim diye her önümüze konanı araştırmadan kabul etmekten yanlış olur.. Daha doğrusu sunumu kimin yaptığı önemli..

Genel geçer toplumun ortak kabulüdür.

Fakat bazen bilimadamlarının özellikle tarihçilerin bazen gerçekleri doğru sunmadıkları, bilerek çarpıttıkları ve bu çarpık bilgilerin, bir zaman sonra toplumda genel geçer haline geldiklerini farkettiğimden beri kendi bilim adamlarımıza daha fazla güvenmeye başladım.

Mesela biz Türklerin Orta Asya'dan göç ederek Anadolu'ya geldiği gibi bir genel geçer bilgi vardır. Bunun aslında böyle olup olmadığı hem Hakkari'de bulunan taş babalar ile hem de ünlü bilim adamımız Firudin Celilov (Feridun Ağasioğlu'n)un yazmış olduğu 9 Bitik eserinde, sorgulanmıştır.

Ne yazık ki dünya tarihçileri şimdilik bunları görmezden geliyor ve dahi insanımızın da bu konuda yeterince duyarlı olmaması, dünya çapında gereken bilgi patlamasını yapamıyor.

Oysa bu dünya tarihini kökünden değiştirecek bir iddiadır ve sağlam temellere dayanmaktadır. Firudin Hocam Türkler'in (Proto Türkler) ilk yerleşim olarak ortaya çıktığı yerin şu şekilde olduğunu Urmu Teorisi ile iddia eder.



Biz zaten Anadolu'da idik olan iddiamızı kanıtlamak için ve de bu konuyu genetik bilimine bağlayarak değerli bilim adamımız, ''Türk'ün Genetik Tarihi'' kitabını yazan Yard. Doç. Dr. Sayın Osman Çataloluk hocam'ın şu videosunu izlersek, Türk geni olarak kabul edilen R1b ve R1a daha iyi anlarız ve ''bilimin ışığında'' ırkımızın köklerinin ilk nerelerde orta çıktığı konusunda bilgilenmiş oluruz.

@alkanaga Urmu Teorisi'ne sakın girme
, o konu benim ha .

Dip Not:

Sayın Feridun Ağasioğlu ve sayın Osman ÇATALOLUK hocalarım ile sosyal paylaşım ağı üzerinde iletişim halindeyim ve kendilerini yakından takip ediyorum. Özellikle Osman Hocam ile bir kaç kez dialoga girerek yardımına başvurdum, sağolsun ilgi göstererek bilgilendirdi..

Hani biz burada bir şey söylüyorsak, kafamızdan değil böyle önemli bilim adamlarımızdan öğrendiklerimizi paylaşıyoruz

Türk Geni R1b ve R1a

__________________
Güneş dili, TÜRKÇE!
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 21:00   #18
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 101
Mesajlar: 1,692
Ettiği Teşekkür: 4221
Aldığı Teşekkür: 6146
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Irk'ların İzinde



Dilaver agam'a ve Başakça Hanım'a teşekkür ederim. Anamın sevdiğim bir laf'ı var "Köpeği bile mandıradan alacaksın ki, şeceresi belli olsun". Gelin görün ki Anadolu bugün genetik bir çorba..
Dinler konusunda ise; din'ler öyle olduğunu farz eder ve öyle olduğuna inanır. Klasik anlayış içerisinde bilimsel bir kanıt aranmaz, sorgulamak yoktur. Sadece gaibe (bilinmeyene) iman vardır. Konu ırklar olduğu için fazla dağıtmak istemiyorum. Sümer tabletlerinde de benzer mit ve hikayeler geçer. Zaten ortadoğu mitleri iç içedir. Kuranın içindeki bir çok mit'i pagan denen insanların İnançlarında bulmanız muhtemel..


Resim: British Museum

İnsanın yaradılışından söz eden (Sümerlerden kalma) tablet sayısı ikidir. Biri 4 parça olup Philadelphia üniversitesi müzesi "Nippur" koleksiyonunda bulunuyor; ancak dördüncü parçası henüz okunmuş değildir; bir diğeri de Fransa’nın Louvre müzesindedir. Bundan yaklaşık 5 bin yıl önce kaleme alınan bu tabletler, ilk önce Sumence yazılmış, daha sonra Akadça'ya çevrilmiştir. Ayrıca "Gilgamiş, Enkidu, Ölüler Diyarı" destanını anlatan tabletin giriş kısmı, yaratılış hakkında önemli bilgiler içermektedir. Bu da Philadelphia üniversitesi müzesi "Nippur" koleksiyonu kısmı (no.14068) ile "İstanbul Arkeoloji Müzesi" (Ni:2270, Ni.4429) ve İngiltere’nin "British" müzesinde vardır. Bu destan on altı/16 parça ve 250 dize civarındadır.

Bu Tabletlerde, Nuh tufanı efsanesinden, Belkıs Hikayesine kadar pek çok mit yer almaKtadır. Sümerlerde yaratılış efsanesi ise şöyledir; Sümer anlatılarına göre yeryüzünde ağır şartlar altında çalışmaktan yorulan TANRILAR , günlük işleri kendileri için yapacak yeni bir tür yaratmaya karar verirler.

Yeryüzünün ve suların efendisi EN.Kİ bu işin organizasyonunu üstlenir. Ve ana tanrıça NİN.MAH ‘ la birlikte yeryüzünün toprağına kan ve yaşam vererek , “ kendi görünüşlerinde” Bir işçi nesil yaratırlar. LULU AMELU.

Lulu Amelu (Bizde Amele diye söyleyip duruyoz, bakın nereden geliyor, sümerce de Türkçe kelimeler.. ) sözcüğünün anlamı net olarak İŞÇİ dir. Bir takım özellikleri tanrılara benzemekle beraber , onların güç , yetenek ve ölümsüzlüklerine sahip değildirler. Yalnızca kendilerine verilen işleri yapmaya yeteneklidirler.

Lulu Amelu yu yaratan tanrılar ondan kesin itaaat ve bağlılık isterler ;bunun yolu da sürekli çalışmaktan geçmektedir. “ Çalışmak en büyük ibadettir.” Sözünü fazlası ile çağrıştıran bu söylem , ilk yaratılan insana “ çoğalması ve mutlu olması “ için bir EŞ yaratmakla devam eder.

Erkek LULU nun kaburga kemiği kullanılarak dişi yaratılır ve ona eş olarak verilir.ULU AMELU ve DİŞİ eşine bilgi ağacına dokunmamaları ve ONUN MEYVELERİNDEN yememeleri emredilir. Yerin ve suların efendisi EN.LİL işçi olarak yaratılan bu canlıların ortalıkta fazla dolaşmasından ve “ Tanrilara ait bilgilere “ ulaşmasından tedirginlik duymaktadır.DİŞİ nin YASAK MEYVE den ( Bilgi ağacının meyvesinden ) yemesi ile , bulundukları mekandan kovulurlar.

Eski Yunanda yaşayan Thales (İÖ. 640-548) "Her canlı sudan yaratılmıştır ve Tanrı her yeri kuşatmıştır” demiş. Tabi ki kafasından uydurmamış, eğitim gördüğü eski mısırdan öğrenmiştir.Eski mısır efsanelerine göre yaratılışta; Khnum adındaki Tanrı insanları çamurdan yaratıyor. (Cyrus Gordon. The Commen Background of Greek and Habrew Civilizations, Canada 1965, s.62)

Sonuçta Sümerler, Asurlar, Babilliler, Akadlar, Keldaniler,Yahudiler ve nihayet eski ve Yeni Ahit'te yaratılış hikayeleri aktarılarak yer almakta.

Gelelim Irk konusuna, İngiltere'nin Oxford kentindeki Wellcome Trust İnsan Genetiği Merkezi'nden Dr. Spencer Wells, "Kadın soylarını araştırdığınızda eninde sonunda hepsi yaklaşık 200 bin yıl önce yaşamış "Afrikalı" bir anneye gidiyor" diye bir sonuca vardıklarını belirtmiştir.

(bkz.https://www.ted.com/talks/spencer_we...ge=tr#t-658394 )
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 22:13   #19
Uzman Üye

Cem1907 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Yaş: 60
Konular: 173
Mesajlar: 3,311
Ettiği Teşekkür: 3910
Aldığı Teşekkür: 10198
Rep Derecesi : Cem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisi
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Irk'ların İzinde

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Kar Çiçeği Mesajı göster
Ben bilmsel arştırmaya inanmiyorum ne naymunu ne afrikası.bizler muslumanız bizleri kandırmazlar.nasıl yartıldık hepimz biliyoruz bunları .kafa karştırmaktan başka amaçları yok .açsınlarda biras Kuranı kerim okusunlar orda her bir şey ayrıntısıyla yazıyo..=)
Müslmanlık adına İslam denen din'in getirdiği sadece bir inanış biçimidir ve insan kimliğini tam olarak tasvir edemez!İnsan'ın gerçek kimliği tam olarak önce insan olması sonra soyu ile ilgilidir!Din,insan nezdinde değişkendir,insan dinini değiştirebilir ama soyunu ve aidiyet duyduğu milletini değiştiremez!..
__________________
Cem1907 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Cem1907'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.15, 22:32   #20
Müdavim

Aristo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2013
Konular: 846
Mesajlar: 9,160
Ettiği Teşekkür: 41492
Aldığı Teşekkür: 36066
Rep Derecesi : Aristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardırAristo şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Irk'ların İzinde

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Kar Çiçeği Mesajı göster
Ben bilmsel arştırmaya inanmiyorum ne naymunu ne afrikası.bizler muslumanız bizleri kandırmazlar.nasıl yartıldık hepimz biliyoruz bunları .kafa karştırmaktan başka amaçları yok .açsınlarda biras Kuranı kerim okusunlar orda her bir şey ayrıntısıyla yazıyo..=)
Dediniz ama ondan sonraki mesajınıza ise Kuran dışından bir alıntı yaptınız.

Yani nasıl yaratıldığımızın Kuran' da yazdığını söyledikten sonra başka alanlardan değil de bizzat Kuran' dan alıntı yapmanız daha inandırıcı olurdu...

Ayrıca herkese hitaben yazıyorum:

Ha çamurdan, ha Adem ile Havva' dan, ha maymundan ve ha da sinekten yaratıldığımızı farz edelim... Bugün insan olduktan sonra nerden geldiğimiz sadece bilim açısından önemlidir. Nasıl yaratıldığımızın ya da nerden geldiğimizin bizim hayatımız açısından en ufak bir kıymeti harbiyesi yoktur.
__________________
<img src=http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/haber_resmi_v4/images/susmayacagiz.jpg border=0 alt= />
zafere kadar devrim!
Aristo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Aristo'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
irklarin, izinde, ırkların


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 14:34.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.
Türkçe Rehberli Pattaya Turu
Yurtdışı Balayı Turları
Bali Turu