Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Dünya Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 16.08.11, 00:08   #1
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Dünyanın Görmediği Sürgünler

Dünyanın Görmediği Sürgünler





“Göç göç oldu göçler yola dizildi, uyku geldi ela gözler süzüldü”... Rus işgalinden ve Ermeni mezaliminden canlarını, yavrularını kurtarmak için kaçan Erzurum halkının göç türküsü böyle başlar. Osmanlı Devleti'nin zayıflaması ile işgale uğrayan Kafkas ve Balkan coğrafyasında yaşayan Türk ve Müslüman halklar için de umutsuzluklar, göçler, ölümler, işgaller, ana vatanlardan kopuşlar, tehcirler de başlamış oldu. Göç hikayeleri, göç türküleri ayrı dillerde söylense de duygular, hüzünler hep aynı noktaya işaret ediyordu. Sürgün edilen, ana vatanlarından koparılan, hastalıklara yenik düşen, yollarda ölen, açlık ve sefaletle karşı karşıya kalan bu halkların acısı, ne yazık ki dünyanın gelişmiş ülkelerince bir türlü görülmedi. Tehcir edilen halkların sığınağı haline gelen Türkiye'yi, yıllardır Ermeni iddialarıyla karşı karşıya bırakan birçok gelişmiş ülke, ne yazık ki Kafkaslar ve Balkanlardan sürülen milyonlarca halkın yaşadığı acıları bir türlü görmek istemedi. AA muhabirinin Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Kafkas Vakfı ve Balkan Medeniyet Derneği yetkililerinden derlediği bilgilere göre, Osmanlı İmparatorluğu'nun zayıflamasıyla 19. yüzyıldan itibaren Kafkaslardan ve Balkanlardan Anadolu'ya göçler başladı. Rus Çarlığına bağlı askeri birliklerin 1859 yılında Kafkasya'ya girmesiyle bu coğrafyada göçler de beraberinde başladı. Rus birliklerine karşı verilen savaşı kaybeden Kafkas halklarını büyük bir dram bekliyordu. Çar'ın Kafkasya temsilcisi Grandük Mişel'in 1864 Ağustosunda Batı Kafkasyalılara, “Bir ay zarfında Kafkasya terk edilmediği takdirde, bütün nüfus savaş esiri olarak Rusya'nın muhtelif mıntıkalarına sürülecektir” şeklindeki fermanı, bölgedeki sürgünleri ve göçü tetikledi.





Yüzde 30’u Yolculuğunu Tamamlayamadan Öldü





Rus Çarlığının emriyle 1864 yılında 1 milyon 500 bin Kafkasyalı yurdundan oldu. Tehcire zorlanan Kafkas halklarının birçoğu sürgün yolculuğunda açlık ve kötü koşullara yenik düşerek can verdi, binlercesi Karadeniz'in azgın dalgalarına dayanamayan gemilerin batmasıyla engin sularda boğuldu, yüzlercesi kalıcı hastalığa yakalandı. Karadeniz'deki Taman, Tuapse, Anapa, Soçi, Sohum, Poti ve Batum gibi limanlardan Rus, Osmanlı ve İngiliz gemilerine bindirilen muhacirler, Trabzon, Ordu, Samsun, Sinop, Varna, Köstence ve İstanbul'a getirildi. Arşiv kayıtlarına göre, Kafkaslar'dan sürgün edilen insanların yüzde 30'una yakını, yolculuk tamamlanamadan öldü.





Kafkas Halklarının İkinci Sürgünü





Kafkasya'da sürgünler 1864 yılıyla sınırlı kalmıyordu. 1864 sürgünüyle dünyaya savrulan Kafkasyalılar, tekrar ana vatanlarında toparlanma fırsatı bulamadan bu sefer 1943 ve 1944 yıllarında SSCB lideri Josef Stalin'in emriyle geniş çaplı bir sürgüne maruz bırakıldı. Bu sürgünde ise Kafkas halkları, asılsız bir şekilde II. Dünya Savaşı'nda Almanlarla iş birliği yapmakla suçlanıyordu.





Karabağ’ın “Kaçgınları”






Ermenistan'ın Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesini 1992-94 yıllarında yaşanan savaşta işgaliyle başlayan süreçte en çok zarar gören, sivil halk oldu. İşgale uğrayan topraklarından kaçan yaklaşık 1 milyon Azeri Türkü, halen zor koşullar altında Azerbaycan'ın çeşitli vilayetlerinde yaşamlarını sürdürüyor.





Çeçen Ve İnguşların Sürgünü





Kızılordu'nun 23 Şubat 1944'te Kızılordu'nun 26. kuruluş yıldönümünü şenliklerine davet edilen Çeçen ve aynı etnik kökene sahip olan İnguşlar, apar topar ve binlerce insanın ölümü pahasına Sibirya'ya sürüldü. Sürgüne gönderilen her aileye, yanlarına almak için ancak 20 kilogram bagaj izni verildi, insanların tüm mal varlıklarına ve hayvanlarına el konuldu. Felaketin en büyüğü ise sürgün yolculuğunda gerçekleşti. Sürgün edilen insanların yüzde 20'si kötü hava koşulları ve açlıktan öldü. Ölüm Çeçen ve İnguşlar'ın yakasını yerleştirildikleri yeni yerlerde de bırakmadı. Gerek iklim gerek ağır çalışma koşulları ve bunlara bağlı salgın hastalıklar nedeniyle pek çok muhacir yaşamını yitirdi. Çeçen ve İnguş halkının sürgündeki nüfus kaybının yüzde 38 oranında olduğu kaydediliyor. Sovyetler Birliği Yüksek Şurası, 9 Ocak 1957 yılında aldığı karar ile 1944 yılında topyekun sürgün edilen Çeçen ve İnguşların ana vatanlarına dönmelerine izin verdi. 7 Mart 1944 tarihinde lağvedilen ve toprakları çeşitli ülkelere paylaştırılan Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ise 1957 yılında yeniden kuruldu. 1939 yılının resmi kayıtlarına göre 488 bin olan Çeçen-İnguşların nüfusu sürgünden sonra 200 bine kadar düştü. 1959 yılında ise Çeçen-İnguş Cumhuriyeti'ndeki tüm İnguş ve Çeçenlerin sayısı 311 binden ibaretti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'da Rus birlikleriyle yerel direnişçiler arasında savaş başladı. 1994-96 yılları arasında bir milyon civarında nüfusu olan Çeçenistan, bu savaşta yaklaşık 120 bin kurban verdi. 1999-2001 yılları arasında yaşanan ikinci savaşta ise 100 bin Çeçen öldü, 30 bin Çeçen ise sakat kaldı.





Kırım Tatarlarının Sürgünü



Stalin döneminde sürgün sadece Kuzey Kafkasya ile sınırlı kalmadı. Sürgün kararından en çok etkilenen bir diğer halk ise Kırım Tatarlarıydı. 18 Mayıs 1944 gecesi başlayan sürgün furyası, 3 gün içinde 220 bin Kırım Tatarı'nın zorla yurtlarından koparılmasıyla sonuçlandı. Orta Asya'nın ücra köşelerine götürülmek üzere ölüm katarlarına bindirilen Kırım Tatarlarının yüzde 42'si zor koşullara dayanamayarak ya da yapılan baskılar sonucu yaşamını yitirdi. Vatanlarına dönmek için çok yoğun bir mücadele veren Kırım Tatarları, hedeflerine ulaşmak için 1980'li yılları beklemek zorunda kaldı. Yıllar sonra terk ettiği topraklarına gelen insanları başka bir hazin tablo bekliyordu. Kırım Tatarları yurtlarına döndükleri zaman evlerinin, iş yerlerinin ve topraklarının Ruslar ile Ukraynalılara dağıtıldığını gördü.





__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 16.08.11, 00:42   #2
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler





Ahıskalıların Sürgünü





Gürcistan'ın Ahıska bölgesinde yaşayan ve “Osmanlı Türkleri” olarak da bilinen Ahıskalılar, 14 Kasım 1944 yılında tarihin en acı olaylarından birini yaşadı. Aradan geçen 65 yıla rağmen Ahıskalılar, halen yurtlarına dönemedi. Anavatanlarından koparılan ve gittikleri yerde hayatta kalan Ahıskalıların torunları bugün Rusya Federasyonu, Özbekistan, Kazakistan, Türkiye, Ukrayna, Almanya, Fransa, İtalya ve ABD'de yaşamlarını sürdürüyor. Stalin'in emriyle bir gece ansızın gelen haber üzerine doğup büyüdükleri vatanlarını zorla terk ettirilen Ahıska Türkleri, “ölüm katarı” olarak adlandırılan hayvan vagonlarına istiflenerek bir bilinmez yolculuğa çıktı. Sibirya'ya ve Sovyetlerin iç bölgelerine gönderilen yaklaşık 250 bin Ahıska Türkünün birçoğu yolda hastalıktan, açlıktan yaşamını yitirdi. Ayrı ayrı bölgelere dağıtılan Ahıska Türkleri yıllarca birbirinden haber alamadan yaşadı.









Özbekistan'da sürgün hayatı yaşayan Ahıskalılar, 1989 yılında ikinci büyük sürgün daha yaşadı. Fergana'da çıkan olaylarda yaklaşık 100 bin Ahıska Türkü ikinci vatan edindikleri Özbekistan'dan komşu ülkelere ve Rusya'nın Krasnodar bölgesi ile Ukrayna'ya göç etmek zorunda kaldı. Türkiye'de bir süre önce çıkarılan yasa ile Ahıskalıların Türk vatandaşlığına geçişi kolaylaştırıldı. 1944'de sürgün edilen Kafkas halklarından hiçbir şekilde yurtlarına dönüş yapamayanlar ise Ahıskalılar oldu. Gürcistan, Avrupa Konseyi'ne kabul edilirken Ahıskalıların yeniden kendi vatanlarına yerleştirilmesi konusunda taahhüt altına girdi, ancak bugüne kadar verilen sözler yerine getirilmedi.





Karaçay Balkarların Sürgünü





SSCB'ye bağlı Karaçay Özerk Bölgesi, 2 Kasım 1943'te Sovyet askerlerince kısa süre içinde boşaltıldı. Emirlere uymayan Türk kökenli bu halk, anında infaz edildi. Karaçay halkından 32 bin 929'u çocuk olmak üzere 63 bin kişi tıpkı diğer Kafkas halklarına yapıldığı gibi hayvan vagonlarına doldurularak Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın iç bölgelerine gönderildi. 8 Mart 1944'de ise Balkarlar, Karaçay halkının maruz kaldığı acı sürgünü yaşadı.





Balkanlardan İlk Göçler Sırbistan’dan Başladı





Balkanlardan Anadolu;ya göçün ilk dönemi, 1804 yılında Sırp isyanı ile başladı. 1804'te isyan eden Sırpların şiddet hareketleri sırasında, Semendire'ye bağlı yerlerde Türklere karşı girişilen katliamdan kaçanlar, Rumeli ve Bosna-Hersek'e göç etti. 1826'da yapılan Akkerman Antlaşması ile 150 bin Türk, Sırbistan'dan göç etmek zorunda kaldı. 1867 yılında Sırpların zulmünden kaçan 150 bin civarında Boşnak da Türklerle birlikte Anadolu;ya göç etti. Yine 1908-23 yılları arasında 300 bin, 1923–33 yılları arasında da 350 bin Türk Sırbistan'dan göç etti. Göç edenlerin bir kısmı ise yollarda hastalık ve açlıktan öldü.





Yunanistan’dan Göçler





Yunanistan'dan Türkiye'ye ilk göçler 1820 yılında Mora isyanından sonra başladı. Avrupa'dan gelen gönüllü askerlerle Rum çeteciler, Teselya ve Ege adaları ile Mora'da oturan Türk ve Müslüman halka zulmetmeye başladı ve 32 bin Müslüman Türkü öldürdü. Rusya ile İngiltere arasında yapılan anlaşma ile 1826 yılında bağımsız Yunan devleti kuruldu ve Müslüman halkı Yunanistan'dan çıkarma kararı alındı. Bu kararla birlikte Türkler yüzyıllarca yaşadıkları coğrafyadan sürgün edilmeye başlandı. Mora'nın ardından Girit'te de 1864 yılında Rumların sivil Türk halkına karşı katliamlara girişmesi üzerine, bu bölgeden Anadolu'ya ve İstanbul'a 60 bin kişi göç etti. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra da Yunanistan'daki Türklerden bir kısmı, Anadolu'ya kaçmak zorunda kaldı. Kurtuluş Savaşı'nı takip eden Lozan Antlaşması hükümlerine göre yapılan mübadelede ise Türkiye'ye 1923-1933 yılları arasında 384 bin kişi geldi. Yunanistan'dan göçler, 1934-1960 arasında da devam etti. Bu tarihlerde 23 bin 788 kişi Türkiye'ye geldi. 1960-1970 arasında ise 20 bin kişi Yunanistan'dan Türkiye'ye yerleşti.





Bulgaristan



Rusların 1828'de Tuna'yı aşarak Edirne'ye kadar gelmesi ve Bulgarları Türklerin üzerine saldırtması sonucu 30 bin Türk, Anadolu'ya göç etti. 1876'da Rusya, Almanya ve Avusturya tarafından Balkanlar bölündü. Avusturya, Bosna-Hersek'i aldı, ayrıca Bulgarlar ve Sırplara, Rusya himayesinde bağımsızlık verildi. Aynı yıl Bulgarlar, Türklere karşı şiddet hareketlerine girişti. Buradaki Türkleri korumakla görevli Türk ordusunun hareketi, Avrupa devletlerinin müdahalesiyle durduruldu. Binlerce Türk, Edirne, İstanbul ve Anadolu'ya göç etti. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra yapılan Berlin Antlaşması ile Bulgaristan devletinin kurulması kabul edildi. Bu durum, Bulgaristan'daki Türkler için kötü sonuçlar doğurdu. 1876-1878 yılları arasında 200 bin Türk, Edirne ve civarına yerleşti. Sonraki yıllarda ise 300 bin göçmen, Rumeli'den Anadolu'ya geçti. Kuzey Bulgaristan'dan göç eden bir kısım Türk ise Rodoplar'da uğradıkları silahlı saldırılarda ağır kayıplar vererek Türkiye'ye gelebildi. Bu tarihlerde Doğu ve Batı Trakya ile İstanbul'un her yeri göçmenlerle doldu. Osmanlı bu göçmenlerin iskanı konusunda büyük zorluklar yaşadı. Arşivlerde, 1885-1923 yılları arasında Bulgaristan'dan Türkiye'ye 500 bin kişinin göç ettiği belirtiliyor. 1923-1933 yılları arasında ise göç edenlerin sayısı 101 bin civarındadır. Yine Bulgaristan'dan 1934-1960 arasında 272 bin 971 kişi, 1968-79 yılları arasında da Bulgaristan'dan Türkiye'ye 116 bin 521 kişi Türkiye'ye göç etti. Bulgaristan;dan son göç hareketi ise 1989 yılında Bulgar hükümeti tarafından burada yaşayan Türklerin Türkiye'ye göçe zorlanmaları ile başlatıldı. Göçmenler kitleler halinde trenlerle Türk sınırına bırakıldı. Böylece Türkiye, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da görülen en yoğun ve zorunlu göç akımını yaklaşık üç aylık bir süre içinde kabul etmek durumunda kaldı. Bu dönemde 64 bin 295 aileye mensup 226 bin 863 kişi serbest göçmen olarak Türkiye'ye geldi. Bu tarihten itibaren 1995 yılına kadar da aralıklı olarak gelen serbest göçmenlerin sayısı 73 bin 957 kişiye ulaştı. Bütün bu göçlere rağmen bugün Bulgaristan'da halen 1 milyonun üstünde Türk bulunuyor.





Romanya



Romanya toprakları, Osmanlı İmparatorluğu idaresindeyken, Besarabya ve Kırım'dan on binlerce Türk buraya yerleşti. 1806-1812 Osmanlı-Rus savaşlarında, Rus ordularının Tuna'yı aşarak Şumnu'ya kadar ilerlemesi üzerine bu bölgede yaşayan Türkler göçe zorlandı. Şumnu ve Dobruca civarından, 1812 yılından sonra 200 bin Türk, Anadolu'ya göç ederek başta Eskişehir olmak üzere çeşitli bölgelere yerleştirildi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından sonra Besarabya'nın Rusların eline geçmesi Dobruca'nın ise Rumenlere bırakılması üzerine Türklerin göçü yeniden başladı. O yıllarda Dobruca'dan 80 bin civarında Türk, yurtlarını terk ederek Anadolu'ya yerleşti. 1923'ten sonra, Dobruca'dan yeni göçler başladı. 1923-1933 arasında 33 bin 852 kişi göç etti. 1934-1960 yılları arasında ise Romanya'dan göç edenlerin sayısı 87 bin 476'ya ulaştı.





Yugoslavya




Yugoslavya'dan Türkiye'ye Cumhuriyet döneminde toplam 77 bin 431 aileye mensup 305 bin 158 kişi göç ettiği, resmi kayıtlarda yer alıyor. Yugoslavya idaresinin baskıları sonucu 1946-1968 ve 1971 yıllarını kapsayan göçlerde özellikle Üsküp, Prizren ve Sancak bölgesinde yaşayan Türk, Boşnak ve Arnavutlar, evlerini ve mallarını cüzi fiyatlara satarak Türkiye'ye gelmek zorunda bırakıldı.



__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 16.08.11, 03:07   #3
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,040
Ettiği Teşekkür: 161456
Aldığı Teşekkür: 177589
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Ellerine sağlık, teşekkürler Başakça..

Geniş bir zamanda okunulması gereken bir konu..
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 17.08.11, 00:44   #4
Kroniköğrencideğilartık:D

Mathematician - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 298
Mesajlar: 3,187
Ettiği Teşekkür: 12966
Aldığı Teşekkür: 17543
Rep Derecesi : Mathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Cok Yorgun
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Her satırı, her kelimeyi tek tek okudum. Müzik ve yazılar tüylerimi diken diken yaptı. Çok acı var. İnsanların doğduğu yerlerden göçe zorlanması, mecbur bırakılması çok acı.

89'da Bulgaristan'dan zorunlu göçle gelenlerdeniz biz de. Hep bir Türkiye'ye anavatana gelme sevdası varmış büyüklerde; ama hiç böylesini hayal etmemişler. 24 saat içinde orayı terk etmek durumunda bırakılmış olsak da yine de şanslı olanlardan olduğumuzu düşünüyorum. Biraz daha kalmış olsak babam için sonu Belene kampı... Büyük ihtimal dönüşü olmayan son. Düşüncesi bile kötü.


Allah kimseye böyle acılar yaşatmasın...
__________________
Mathematician isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Mathematician'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 17.08.11, 01:26   #5
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Matci'nin da dedigi gibi dogdugun, büyüdügün topraklardan yabanci olan topraklara göc etmek zorunda kalmak ve bunu kabullenmek cok zor olsa gerek.


Tesekkürler Basakca ve ellerine saglik.
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 17.08.11, 11:37   #6
. . . En Çatlak Kiremit . . .

Pitsy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 175
Mesajlar: 2,427
Ettiği Teşekkür: 11404
Aldığı Teşekkür: 10637
Rep Derecesi : Pitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmedePitsy muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Emeklerine sağlık başakca.
Sürekli zayıfların ezildiği bir dünyadayız ve bu sürgünlerin modern denilen dünyada bile halen devam etmesi çok üzücü.
__________________

Pitsy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Pitsy'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.08.11, 19:55   #7
Müdavim

Öykü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2010
Konular: 20
Mesajlar: 3,454
Ettiği Teşekkür: 49616
Aldığı Teşekkür: 15722
Rep Derecesi : Öykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Annemin aileside Selanik'e bağlı Kastoria'dan, 1924 mübadelesinde, gemiyle Mersin limanına gelmişler. Ninelerimizden biri hep anlatırdı. Gidiyorsunuz dedikleri anda, dikiş makinasındaki dikişim bile kaldı diye. Hep özlem ve hasret içindeydiler. Türkçe konuşmasını bilmiyorlardı. Rahmetli dedem Mersin'i istememiş. Düşman deniz den gelir diye. Konya Ereğli'ye yerleşmişler. Kostaria'da çok mal ve mülkleri varmış. Belki bir gün döneriz umuduyla yaşadılar. Paylaşım için teşekkürler sevgili Başakça.
__________________
Öykü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Öykü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 25.08.11, 20:47   #8
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5413
Mesajlar: 24,434
Ettiği Teşekkür: 97360
Aldığı Teşekkür: 135755
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Yürekler acısı. Neler görmüş, neler yaşamışlar... Matçı'ya katılıyorum, fon müziği de konuya uygun içimi deldi sanki.
Teşekkürler Başakça...
__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.08.11, 00:00   #9
Müdavim

Kardelen26 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2009
Konular: 232
Mesajlar: 4,845
Ettiği Teşekkür: 27055
Aldığı Teşekkür: 23199
Rep Derecesi : Kardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura about
Ruh Halim: Suspus
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Hatırlıyorum da 89 yılın da Bulgaristan'dan, Türkiye'ye koyun sürüsü gibi trenlere bindirilerek gönderilen göçmenler benim yaşadığım yere de gelmişlerdi, O zamanki iktidar soydaşlarımızı her yere dağıtmıştı; müsait olan hemen hemen her evde, bir göçmen ailesi yerleştirilmişti...Ama şu anda iyiler ve çoğu da dönmediler doğdukları topraklara...
Önemli bir konuydu, teşekkürler Başakça...
__________________
Kardelen26 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Kardelen26'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 04.09.11, 23:50   #10
Müdavim

Öykü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2010
Konular: 20
Mesajlar: 3,454
Ettiği Teşekkür: 49616
Aldığı Teşekkür: 15722
Rep Derecesi : Öykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmedeÖykü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dünyanın Görmediği Sürgünler

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Öykü Mesajı göster
Annemin aileside Selanik'e bağlı Kastoria'dan, 1924 mübadelesinde, gemiyle Mersin limanına gelmişler. Ninelerimizden biri hep anlatırdı. Gidiyorsunuz dedikleri anda, dikiş makinasındaki dikişim bile kaldı diye. Hep özlem ve hasret içindeydiler. Türkçe konuşmasını bilmiyorlardı. Rahmetli dedem Mersin'i istememiş. Düşman deniz den gelir diye. Konya Ereğli'ye yerleşmişler. Kostaria'da çok mal ve mülkleri varmış. Belki bir gün döneriz umuduyla yaşadılar. Paylaşım için teşekkürler sevgili Başakça.
Yeni öğrendiğim bir bilgiye göre ilk önce İzmir Urla'ya gelmişler. Manastır'ın kesriye ilçesi isliveni köyünden gelmişler. Devlet arşivleri katologuna bakıyorum ama bulamıyorum. Umud ediyorum belki bu konuyu okuyan biri, bu köyü bilebilir. En kısa zaman içerisinde Atalarımın doğduğu toprakları görmek istiyorum. Tekrar teşekkürler Başakça.
__________________
Öykü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Öykü'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
dünyanın, sürgünler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünyanın İlk Planlanmış Duble Yolu Adana'da Ekin Türkiye'den Tarihi Yerler ve Mekanlar 1 22.04.16 23:10
Dünyanın 7 Doğa Harikası ReaL Bir Adımda Dünya Turu 18 19.01.16 23:47
Dünyanın En Muhteşem Manzaraları Sude Bir Adımda Dünya Turu 10 25.03.15 23:16
Dünyanın Yeni 7 Harikası ReaL Dünyadan Tarihi Yerler ve Mekanlar 13 22.08.14 17:47
Dünya'nın Katmanları ( Tabakaları ) Ve İç Yapısı oneyouu Bilimsel Çalışmalar ve Haberler 1 31.03.13 13:45


WEZ Format +3. Şuan Saat: 15:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.