Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Türk ve Dünya Tarihi > Dünya Tarihi > Dünya Tarihinde Yer Alanlar

Dünya Tarihinde Yer Alanlar Dünya tarihinde yer alan olay ve portreler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 10.06.10, 07:12   #1
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Dr. Joseph Mengele
The Angel of the Death (Ölüm Meleği)




4 gündür aç, susuz, banyo yapmadan hatta temiz hava bile göremeyen, yük trenleriyle tıklım tıklım taşınan onlarca insan, Auschwitz’in ortasındaki istasyona ulaşmıştı. Savaş boyunca Nazilerin yahudi ırkını kurutma kampanyasından hayatta kalmayı başarmış son yahudi topluluk olan Macaristan yahudileri yeni kurbanlardı. Burası, yani Auschwitz, Polonya´ nın güneydoğusunda bulunan Yahudi sorununun en verimli çözüldügü noktaydı.

SS askerleri mahkumları rampadan aşağı doğru sürüyordu, onları yönetense oradaki delilik, eziyet ve ölümün içinde tamamen aykırı duran bir SS subayıydı. Yakışıklı bir yüzü ve nazik bir gülümsemesi vardı, kusursuz dikilimiş üniforması, özenle temizlenmiş ve ütülenmişti. Elinde bir kırbaç vardı ama onunla insanlara vuracak yere, sadece yön gösteriyordu, sağa veya sola doğru. Mahkumlar farkında bile olmadan bu yapılı askerin zararsız hareketi ile seçiliyordu… Hala çalışabilecek olanlar ile halsiz düşmüş olup, hemen gaz odası veya fırınlara gönderilecekler ayrılıyordu. Sağa gidenler, yaklaşık % 10-30 arası, şimdilik yaşamaya devam edecekti, sola giden geri kalan % 70-90 herhangi bir yargılama veya mahkeme olmadan, sadece bir şöyle bir bakışla ölüme mahkum edilmişti. Bu kararı veren, ordaki bütün mahkumların kaderine karar veren bu kişiDr. Josef Mengele´idi yani Ölüm Meleği.






  • Ailesi
Dr. Josef Mengele, 1911 yılında doğmuştur. Babası Karl Mengele, 1881 yılları ile 1959 yılları arasında yaşamıştır.

Josef, Karl ve Walburga Mengele´nin 3 oğlundan en büyüğüydü. Gunzburg adlı bir bavyera köyünde yaşıyorlardı. Karl tarım makineleri yapan yerel fabrikalarını işletiyordu. Walburga ise evi olduğu gibi oğullarını ( Josef, Alois ve Karl Jr.) da sertlik, saygı ve disiplinle yönetiyordu. Tutucu bir katolikti ve aynısını oğullarından da bekliyordu. Aynı sert tavrı ve soğukluğu eşiyle olan ilişkilerinde de gösteriyordu. Mengele babasını soğuk, uzak ve sadece işiyle ilgilenen bi adam olarak tarif eder, Walburga´yı ise sevmesini bilmeyen bir insan olarak. Oğlunu disiplinli, saygılı bir insan olarak yetiştirmeye çalışırken kullandığı soğukkanlı yöntemler, oğlunda kan ve cinayet için bir önhazırlık oluşturmuş olabilir.


Ne kadar sevgi ve şefkat görmemiş olsa da, Gunzburg´da nazik ve güleryüzlü bir çocuk olarak tanınırdı. Çalışkan, iyi yetiştirilmiş; dersleri çok iyi olmasa da örnek bir öğrenci sayılırdı, özellikle dakikliği ve davranışlarıyla, normalde sert olan öğretmenlerinden bolca övgü alırdı. Mengele kendine güveni, büyüleyici ve rahat konuşmasıyla köyün kızları arasında aranılır hale gelmişti. Kusursuz şekillendirilmiş koyu saçları, gözlerindeki kaygısız ışık ve etkileyici gülüşü, ve buna eklenen olağanüstü terbiyesi ona Kennedyvari bir karizma kazandırıyordu. Giyimine özen göstermeye de erken yaşta başlamıştı, özel dikilimiş takım elbisesinin yanında, taktığı beyaz eldivenler de onun simgesi haline gelmişti. Auschwitzden canlı çıkmayı başaranların dediğine göre onu diğer doktorlardan, beyaz eldivenleri sayesinde ayırıyorlardı. Babası büyük oğlunun yanında muhasebeci olarak fabrikada çalışmasını istiyordu, ama o köyden ayrılıp bilim ve antropoloji okumak istiyordu.



  • Genç Nazinin Gelişimi
1930: Gunzburg´u terkedip Münih´e geldi ve burda üniversitede Tıp ve Felsefe okumaya başladı. Naziler bu dönemde Münih´i ana merkez olarak kullanıyorlardı ve güçlenmeye başlamışlardı, mecliste 2. büyük gruptular. Mengele bu döneme kadar politikadan uzak kalmıştı. Hayatın zevkini çıkarma peşindeydi ve tek azimli olduğu konu antropoloji ve akademiydi.

” Yetiştirme olarak milliyetçi bir görüşteydim, herhangi bir gruba bağlı değildim. Ama uzun süre ülkemize yapılan bu Marxist-Bolşchewik saldırı karşısında kayıtsız kalamazdım. Bu basit politik düşünce hayatımda en önemli etken oldu.” diyordu Mengele.

1931 : Vakit kaybetmeden Stahlhelm adlı milliyetçi örgüte üye oldu, henüz birleşmemişlerdi ama Naziler ile aynı politik görüşe sahiptiler. Tıp, yani insanları iyileştirme onun için ikinci plana düşmüştü. “Eugenics” yani “Soy geliştirme bilimi” ön plana geçmişti, insan genetiğini çözecek anahtarı, şekil bozuklukları ve kusurların kaynağını bulmak istiyordu. Bu dönemde önde gelen Alman Akademisyen ve tip uzmanları “değersiz hayat” görüşünü ortaya atmışlardı. Bazı insanların daha aşağı yaratılışta olduğuna ve yaşamayı haketmediklerine inanıyorlardı. Mengele de bu tarihten itibaren kendini ve araştırmalarını geliştirmeye başladı, akademik araştırmacı olarak ün ve saygı kazanmak istiyordu, aynı zamanda da Alman ırkını geliştirmek amacındaydı.



1933 :Mengele soğukkanlı bir canavar olduysa Dr. Ernst Rudin´ın etkisi büyüktü, sadece bazı hayatların değersiz olmasıyla yetinmiyor, topluluğun arınması için bu hayatların doktorlar tarafından yok edilmesi gerektiğini savunuyordu. Bu düşünceler Hitler´in dikkatini çekmişti ve 1933´de başa geçtikten sonra meclisten geçen “Kalıtım-sağlığının korunması yasasının temelini oluşturmuştu. Bu Sosyal-Darwinist-Nazi şu hataları taşıyan insanların Alman ırkını kirletmemek ve arındırmak için kısırlaştırılması gerektiğine inanıyordu : Zihin geriliği, Şizofreni, Manikdepresif, Epilepsi, Kalıtımsal körlük ve sağırlık, Vücut deformasyonları, Hungtington hastalığı ve Alkolizm.

1934 : Hitler Stahlhelm örgütünü SA´ya kattı ve böylece Mengele otomatikman bir üye haline geldi. Ama böbreklerinin rahatsızlanması sonucu, organizasyondan ayrılmak zorunda kaldı ve kendini tamamen araştırmalarına verdi.

1935 : “4 ırkın üzerinde alt çenenin morpholojik araştırması” adlı çalışmasıyla Ph.D. ünvanı aldı. Bu araştırmada ırksal grupların çene yapısıyla ayırd edilebileceğini savunuyordu, hatta yahudilerin çene veya burun yapısından ayırd edilebileceğini söyleyen önde giden Alman bilim adamlarından da destek gördü.

Mengele'nin Arjantinli Kimlik Belgesinden Fotoğraf (1956)



1937 : Kalıtım, biyoloji ve ırk saflığı hakkında araştırma yapması için 3.Dönem Krallığı Enstitüsüne Frankfurt Üniversitesine tayin oldu, burda ona örnek olan ve manevi babası olarak gördügü genetik biliminin önde gelen isimlerinden Othmar Freiherr von Verschür ile beraber çalışmaya başladı. Von Verschür, Hitleri “Irk-arılığının önemini anlayan ilk devlet adamı” olarak görüyordu. Mengele aynı zamanda resmi olarak partiye kaydolmuştu.

1938 : Üyelik başvurusunda bulundu ve koruma birliği adını alan ” Schutzstaffel ” yani SS´e kabul edildi. Bunlar Hitler´in Alman ırkını koruyan özel askerleriydi, saf Alman ırkını ve Nazi ideolojisini temsil ediyorlardı. Henüz 28 yaşında Nazi bürokrasisinde çok yükseklere gelmişti. Askeri alanda da ilk tecrübelerini bu yıl edindi, 3 ay eğitim gördü.

1939 : Savaş çıktı

1940 : Birliğe böbrek rahatsızlığı yüzünden daha yeni kabul edildi ama SS´in içindeki özel silahlı bölüme alındı, Hitler´ın en fanatiklerinin arasında olduğu birlik. Burda da dikkat çekmeyi başardı.



1941-42 : Cesaret ve arkadaşlarının hayatlarını kurtardığı için 2 madalya aldı ama yaralandığı için savaşa devam edemedi ve Berlin´deki ana-üsse atandı.

Aynı dönemde Berlin Üniversitesinde von Verschür de bazı araştırmalar yürütüyordu ve Hitler´yakın olduğu için “Son Çözüm” hakkında haberdardı. Tabii ki bütün Avrupaya yayılacak toplama kampları hakkında da bilgisi vardı, ve burda yapılabilecek “In Vivo” yanı canlı deneyler ve genetik araştırmalar için sabırsızlanıyordu.

1943 : Auschwitz´e tayin oldu.

  • Auschwıtz
Mengelenin burdaki görevi insan genetiği üzerinde araştırma yapmaktı. Von Verschür´ün meclisten 1943´te geçirdiği izin sayesinde finanse ediliyordu. Amacı genetiğin sırlarını çözmek ve daha düşük değerli gen yapısına sahip kişilerin insan ırkından ayrılmasını sağlayarak Süper-Alman-Irkı oluşturmaktı. Mengele kendini diğer doktorlardan ayrı tutuyordu. Zaten kamptaki cepheye gitmiş olan tek doktordu ve üniformasında madalyaları herzaman takılıydı. Ama onu ayıran tek nokta bu değildi, mesleğine düşkünlüğü de vardı.



Ayrıca ölüme karşı derin açlığını da geldiğinin ikinci günü gösterdi. Çingeneler arasında çıkmış olan bir tifo salgınının yayılmaması için 1000 kişiyi gözünü kırpmadan gaz odalarına gönderdi. Bundan şunu çıkartabiliriz : Çingenelerin “aşağı ırk” olduğunu düşünüyordu ve “hayatları değersiz”di. Üstelik kendi dış görünümünün klasik Alman normlarından sapması yani sarışın-mavi gözlü olmamasının, hatta tam tersine esmer olmasının acısını çıkartıyor gibiydi. 1000 masum kişiyi bu kadar kolay ölüme yollaması, kendi psikolojik acizliğini gösterir, yani dünyayı kendinde nefret ettiği şeylerden arındırma isteğini….

Sebep her ne ise Auschwitzde ölüm-kalım kararlarını veren en yetkili şahıs haline gelmişti, buna kampa yeni gelenlerin “seçim”inin yapılması da dahildi. Soğuk ve acımasız tavırlarını yerini kurduğu düzene karşı çıkanları paramparça eden bir öfkeye dönüşüyordu. Bazen soğuk ve uzak durur, bazen de zalim ve vahşi olurdu. Bazen de kaygısız ve etkileyici yanını hem kurbanlarına hem de iş arkadaşlarına karşı kullanırdı. Rampada insanlara cana yakın ve nazik davranıyordu ama dakikalar sonra gaz odasına yolluyordu. Sinema yıldızına benzer kendine güvenli ve otoriter tavırlarıyla kadınları cinsel açıdan etkiliyordu, ama daha sonra onları aşağılayarak, işkence ederek öldürüyordu. Bu dengesiz ve tahmin edilemez tavırları hem karşısındaki mahkumlara, hem de iş arkadaşlarına tüyleri ürperten bir korku salıyor ve onları kontrol altına almasını sağlıyordu.

Seçimi yapması ve sözünden çıkanları dövmesinin dışında, çok daha başka zalimlikleri de vardı, bunların arasında hala canlı olan çocukları parçalara ayırması, erkekleri ve çocukları uyuşturmadan kastre etmesi ve kadınların cinsel organlarına dirençlerini ölçmek için yüksek voltajda elektrik vermesi de vardı. Hatta bir seferinde polonyalı rahibeleri soyarak x-ışınları ile sterilize etmeye çalışmış ve onların vahşice yanmasını izlemiştir.

1981 de Batı-Alman Savcılığı Mengele hakkında 78 ayrı dava açmıştır. Bunların arasında kendi eliyle yaptığı veya emrindeki askerlere yaptırdığı, vücuda fenol, petrol, evipal ve kloroform şırınga edilmesi, kan dolaşımına veya kalbe hava enjekte edilmesi ve ölüm sayılabilir. Zaten yeterince insanlık dışı olan seçim yöntemi yetmezmiş gibi, bir de cinsel açıdan onları aşağılıyordu. Her türlü bölümden kadınların önünden çırılçıplak geçmesini istiyordu, onları durdurup, cinsel hayatlarına dair en mahrem sırlarını soruyordu. Onlara yasaklanmış olan bu kadınlara karşı duyduğu cinsel isteği bu şekilde gizlemeye çalışıyordu.

Nazi yönetimine duyduğu derin bağlılığı ve bu uğurda yapmaya, işlemeye çekinmeyeceği cinayetleri ve suçları her fırsatta göstermek istiyordu. Onlara diğer mahkumları gaz odasına götürmede yardımcı olmasını sağlıyor, başka yahudilerin de görev alarak ölümden kurtulmayı istemesi üzerine bir yahudiyi diğer bir yahudiye, kendi tabancasıyla öldürtmekten çekinmiyordu. Kamp bir ara çok kalabalık olmaya başladığında dev çukurlar açtırıp, içlerine benzin döküp yaktıktan sonra, genç-yaşlı, kadın-çocuk demeden onlarca insanı içlerine atıp canlı canlı yakmıştı.


Auschwitz´den canlı çıkan bir mahkumun anlattığına göre, bir olayda gene böyle bir çukur açılmış ve çevreleri ateşe verilmişti. 10 tane kamyonla çocuklar getirilmiş, bunları doğruca alevlerin gittikçe daralttığı çukurların içlerine attırmıştı, dışarı tırmanmaya çalışanları bir subay sopayla tekrar içeri itiyordu. Hoess ( Auschwitz´ın kumandanı ) ve Mengele ise gayet memnun seyrediyorlardı….

Suçsuz binlerce kurbanlarına uyguladığı psikolojik ve bedensel işkencelerin sayısı ve büyüklüğü her ortaya çıkan yeni olayla gittikçe artıyor. Psychoanalist, Dr.Tobias Brocher düşüncelerine göre, acı vermekten değil, ölüm ve hayat arasında karar veren yetkili kişi olmaktan, bu güce sahip olmaktan zevk alıyordu.




  • Mengele'nin Araştırmaları
Onlar da diğer Yahudiler gibi yakalanıp Auschwitz Toplama Kampı'na getirildiler. Ovitz kardeşlerin boyu, "Pseudoachondroplasie" adı verilen hastalık nedeniyle uzamadı.

Yedi cüce kardeş dışında, ailede üç de normal görünümlü kardeşin varlığından Polonya'daki Auschwitz Toplama Kampı'nda haberdar olan ünlü Nazi bilim adamı ve Ölüm Meleği unvanlı Dr. Mengele, cücelik ve devliğin genetik nedenlerini araştırmak için ideal deneklerini bulmuştu.


Mengele ile beraber çalışmaya başlamadan önce Prof.von Verschür ikizler üzerinde araştırmalar yapıyordu. Nazi öncesi hükümet zamanında değişik konularla ilgili araştırmalar, canlılar üzerinde sadece gözlem yapmakla sınırlandırılmıştı. Naziler bu ahlaki konuları bertaraf etmiş ve özellikle Auschwitz´le önlerinde inanlımaz olanaklar açılmıştı. Josef Mengele bu konudaki araştırmaları yönetmeyi uzun zamandır istemişti. Auschwitz´te örnek aldığı kişinin izinde yürüyerek insan doğasındaki bilinmeyen boşlukları doldurmak ve elinin altındaki ikizler üzerinde çalışmalar yaparak genetiğin sırlarını çözmek istiyordu.

Seçim sırasında ölümden kurtuluyorlardı ama onları daha kötü bir kader bekliyordu. İkizler onun en sevdiği konuydu, bunun yanında cücelerle, sakatlarla ve diğer “egzotik cinsler”le de ilgileniyordu ve onları “Hayvanat bahçesi” dediği özel bölümlere kaldırıyordu. İkizler kendi kıyafetleriyle kalabiliyorlar, hatta onlara fazladan yemek bile veriliyordu. Koruma altındaki bu çocuklara herhangi şekilde eziyet edilmesi yasaklanmıştı, birine birşey olmaması, hastalanıp ölmemesi için tam tersine rahat etmeleri sağlanıyordu. Onlara “Mengele´nin çocukları” deniliyordu.

Musevi ikizleri Mengele'nin tıbbi deneylerde kullanılmak üzere canlı tutuldu. Bu çocuklar Ocak 1945 yılında Kızıl Ordu tarafından Auschwitz’den kurtarıldı.


Bir yandan ailelerini gaz odalarına yollayıp öldüren kişi, bir yandan da kendi hayatlarını kurtaran ve onlara iyi bakan kişi olması çelişkisini yaşıyorlardı. Onlara iyi davranmasının hiçbir insani sebebi yoktu, tek amacı deneyleri için daha sağlıklı olmaları, hayatta kalmalarıydı . Bu kadar iyi bakıldıktan sonra onlara uzun süre dayanamadıkları ve yüzlercesinin öldüğü en ağır bedensel işkence ve deneyler yapılıyordu.

Günlük kan örnekleri alıp Verschür´e Berlin´e yolluyordu. Farklı kan gruplarına sahip ikizlerin birinden kan alıp öbürüne enjekte ediyor ve oluşan tepkileri izliyordu. Bunlar herzaman günlerce süren çok ağır baş ağrıları ve yüksek ateşti. Göz rengini genetik olarak değiştirimek mümkün mü diye bakmak için, gözlerine mürekkep damlatırdı, bu da şiddetli bir enfeksiyona yol açar ve genellikle körlükle sonuçlanırdı. Bu ikizler öldüğü zaman Mengele gözlerini çıkartıp ofisinin duvarına, biyologların ilginç böcekleri köpüğe iğneledikleri gibi iğnelerdi. Çocukların tepkilerini ölçmek için, onları izole edilmiş kafeslere koyup değişik etkilere maruz bırakırdı.

Bazılarını sterilize ve kastre etmişti. Birçok ikizi uyuşturmadan ameliyat etmiş ve değişik uzuv ve organlarını çıkartmıştı. Bazılarına hastalık etkenleri enjekte edip, ne kadar süre içinde hastalanacaklarına bakıyordu.
Burdan canlı çıkabilen Alex Dekel şöyle diyordu. “Mengele´nin ciddi bir iş yaptığına kendisinin bile inandığını sanmıyorum, sadece dikkatsiz ve özensiz olmasından da değil.



O sadece güç gösterisi yapıyordu. Mengele bir kasap gibi çalışıyordu, ameliyatlar uyuşturulmadan gerçekleştiriliyordu. Bir seferinde izlediğim bir mide operasyonundan midenin bazı bölümlerini herhangi bir anestezik madde olmadan çıkartmıştı. Başka bir seferde de bir kalbi aynı şekilde ampute etti. Şok ediciydi.” Bir insanın nasıl aynı zamanda çocuklara iyi davranır onlara ilgi ve şevkat gösterir, sonra da aynı çocuklara aklın almadığı işkenceler uygular, nasıl bir insan hem bu kadar iyi ve aynı zamanda bu kadar kötü olabilir.” Yaşayan ikizlerden birçoğu onu çocukları seven bir insan olarak hatırlıyorlar, birçoğu da eziyetler eden şeytanın ta kendisi olarak. Olayı sadece nazi ideolojisiyle açıklamak mümkün görünmüyor. Mengele´nın ölümü sebebiyle bu soruları ona sorma olasılığı ortadan kalktı, ve bu sebeble tek mantıklı açıklama, onun ruhunun en derin noktalarına kadar kötü olması ve bu kötülügü uygulayacak bir statüye gelmesiyle açıklanabilir.




  • Mengele'nin Ölümü
Dr. Josef Mengele 17 Ocak 1945´te Rus ordusunun Almanya´ya girmesiyle Auschwitz´den kaçtı. Doğduğu köyde sahte kimlikle bir süre kalıp çiftliklerde çalıştı. Bu sırada eski arkadaşlarıyla görüşerek haberleri alıyordu.

Hala aklında savaş öncesi hayatını sürdürmek ve bilimsel kariyerine devam etmek vardı, ama müttefik devletlerin kendisi gibi kötülük namına adı çıkmış bir savaş suçlusunu yaşatmayacakları ortadaydı, Avrupa´da artık güvende değildi. İtalya üzerinden transatlantikle Arjantin´e kaçtı.

Sağcı hükümet Nazilerle iyi bir ilişki kurmuştu ve onları topluma kabul etmişti. Burdaki bağlantıları sayesinde sahte kimlik alarak Güney Amerika´da yeni bir hayat kurmak istiyordu. Paraguay ve Brezilya´daki Neo - Nazi teşkilatlarından yardım alıyordu, ama aynı zamanda Alman ve Amerika yasalarındaki boşluklar da ona yardım ediyor ve yakalanmasını engelliyordu. Ama İsrail yasalarında böyle bir boşluk yoktu, hatta 60´ların ilk yarısında yakalanmasına çok az kalmıştı.


Ama 1960´da İsrail´in Arjantin´den Adolf Eichmann´ın kaçırması ve sorgusunda ortaya çıkan gizli belgeler ve Arap devletlerinin düşmanca tutumları üzerine çıkan karmaşada Mengele´nın üzerindeki ilgi kayboldu. O da sanki yeryüzünden silinmişti.

17 Ocak 1985´te Auschwitz´den canlı kurtulan birkaç kişinin orayı ziyaretleri ve hatıraları sayesinde tekrar gündeme geldi. Bir anda bütün Dünya televizyonlarında ona dair haberler ve görüntüler gösterilir oldu ve herkes yaşanan vahşeti öğrendi. Arama çalışmaları yeniden başlatıldı.

31 Mayıs 1985´te Mangele´nin eski bir arkadaşı ve Avrupa´daki bağlantı noktası olan, Hans Sedlmeyer´in evine yapılan baskın sırasında yazdığı birkaç mektup ele geçirildi. Brezilya´da olduğu öğrenilmişti, yetkililere haber verildi ve bir hafta içinde yanında kaldığı aile ve mezarı bulundu. 1979´da boğularak ölmüştü. İskeletinin adlı tıpta incelenmesi sonucunda gerçekten o olduğu ortaya çıktı.
Mengele´nin kurbanları uzun süre onun öldüğünü inkar edip, savaşta ve sonrasında eziyetini çektikleri bu kişiden intikam alma zamanının gelmesini bekliyorlar. Ama Mengele uzun zaman üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığı şeye yenilmişti – Ölümün kendisine.
__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.06.10, 09:51   #2
Süper Üye

Nazlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Konular: 306
Mesajlar: 2,955
Ettiği Teşekkür: 4786
Aldığı Teşekkür: 9601
Rep Derecesi : Nazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Hasta
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Teşekkürler canım.Çok güzel bir konu olmuş.
__________________
Nazlı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Nazlı'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.06.10, 10:59   #3
Okunuşu: Simirna

Smyrna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 625
Mesajlar: 8,411
Ettiği Teşekkür: 37276
Aldığı Teşekkür: 38692
Rep Derecesi : Smyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzel
Ruh Halim: Enerji Dolu
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Bir kaç hafta önce bir belgesel kanalında Mengele'nin hayatını izlemiştim. Konuda kısa geçilmiş ama Mengelenin ikizle ile ilgili yaptığı önemli olaylar var.

Brezilya'da küçük bir kasaba da günümüzde bile çok yüksek oranda ikiz doğumlar meydana gelmesinin sebebi Mengele olarak görülüyor. O zamanların Almanya'sından kaçan Mengele gittiği ülkelerde kendisini yardımsever bir doktor olarak göstererek bebek sahibi olamayan bayanlara yarım etme amacı ile ilaç dağıtmış ve Aryan ırkını geliştirmek adına ikiz doğumlar yapılmasına neden olmuş. Hatta insanların güvenini kazanmak adına küçük kasabalarda hayvancılıkla uğraşanların hayvanlarının da ikiz doğurmasını sağlamış.

İkizler üzerinde yaptığı deneyler de dehşet verici olmuş. İkizlerin kanlarını birbirlerine enjekte etmiş, göz renklerinin kalıtımsal değişimini ölçmek için gözlerine mavi mürekkep enjekte etmiş, çeşitli hastalık mikroplarını küçük çocuklara enjekte ederek ne kadar hastalığa dayanabileceklerini ölçmüş...

__________________
Smyrna isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Smyrna'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.06.10, 11:14   #4
Müdavim

**EMEL** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2009
Konular: 404
Mesajlar: 3,957
Ettiği Teşekkür: 13330
Aldığı Teşekkür: 14486
Rep Derecesi : **EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Pisman
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Olamaz böyle birşey çok uzun bir konu olmasına rağmen tüylerim diken diken okudum...

Korkunç bir hayat korkunç bir kişilik ama ona keza çok basit bir ölüm...

Hani bazen iyiki hesap günü var diyorum ya gerçekten iyiki var...

Eline emeğine sağlık Baharım
__________________
Hayat dediğiniz 1 çay
İnsan ise sadece 1 şeker
Karıştırdıkça hayattan tat aldığını sanırsın
Oysaki;
Hayatın seni erittiğini çay bitince anlarsın..




**EMEL** isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz **EMEL**'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 10.06.10, 11:42   #5
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi smyrna Mesajı göster
Bir kaç hafta önce bir belgesel kanalında Mengele'nin hayatını izlemiştim. Konuda kısa geçilmiş ama Mengelenin ikizle ile ilgili yaptığı önemli olaylar var.

Brezilya'da küçük bir kasaba da günümüzde bile çok yüksek oranda ikiz doğumlar meydana gelmesinin sebebi Mengele olarak görülüyor. O zamanların Almanya'sından kaçan Mengele gittiği ülkelerde kendisini yardımsever bir doktor olarak göstererek bebek sahibi olamayan bayanlara yarım etme amacı ile ilaç dağıtmış ve Aryan ırkını geliştirmek adına ikiz doğumlar yapılmasına neden olmuş. Hatta insanların güvenini kazanmak adına küçük kasabalarda hayvancılıkla uğraşanların hayvanlarının da ikiz doğurmasını sağlamış.

İkizler üzerinde yaptığı deneyler de dehşet verici olmuş. İkizlerin kanlarını birbirlerine enjekte etmiş, göz renklerinin kalıtımsal değişimini ölçmek için gözlerine mavi mürekkep enjekte etmiş, çeşitli hastalık mikroplarını küçük çocuklara enjekte ederek ne kadar hastalığa dayanabileceklerini ölçmüş...

Ayrıca Mengele, mavi su enjekte ederken bir çok çocuğun kör olmasına ve ölümüne de sebep olmuş..


__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.12.10, 20:07   #6
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Nazi Tıbbi Deneyleri

Esirlerden biri üzerinde uygulanan tıbbî deneyin sonucu. Buchenwald toplama kampı, Almanya, tarih bilinmiyor.




Nazi tıbbî deneylerinin kurbanlarından biri. Buchenwald toplama kampı, Almanya, tarih bilinmiyor.




Dachau toplama kampında buzlu suda bekletilerek Nazi tıbbî deneylerine maruz kalmış bir kurban. SS doktoru Sigmund Rascher deneyi yönetiyor. Almanya, 1942.




Uçak mürettebatının oksijensiz yaşayabileceği rakımı belirlemek üzere yapılan bir deneyde basınç odasında bilincini kaybeden bir esir (daha sora ölmüştür.) Dachau, Almanya, 1942.





Deniz suyunun içilebilir hale getirilmesi için Nazilerin tıbbî deneylerinde kullanılan Roman (Çingene) kurban. Dachau toplama kampı, Almanya, 1944.





Deniz suyunun içilebilir hale getirilmesi için Nazilerin tıbbî deneylerinde kullanılan Roman (Çingene) kurban. Dachau toplama kampı, Almanya, 1944.





Neungamme toplama kampında tüberkülozla ilgili tıbbî deneylere tabi tutulan Sovyet savaş esiri. Almanya, 1944 sonu.





Alman doktor ve SS Yüzbaşı Josef Mengele. 1943'te Auschwitz SS garnizon doktoru (Standortartz) unvanını aldı. Mevkisi gereği çalışabilecek denli formda olanları ve gaz odasına gitmeye mahkûmları seçmek ve ayırmaktan sorumluydu. Mengele ayrıca kampta kalanlar, özellikle de ikizler üzerinde insan deneyleri yürüttü. Yer ve tarih bilinmiyor.





Auschwitz kampında 10. Blok'ta kalanlar üzerinde tıbbî deneyler yapan Nazi doktor Carl Clauberg. Yer ve tarih bilinmiyor.





Toplama kampındaki esirler üzerinde tıbbî deney yapmaktan yargılanan Nazi doktorlardan biri, Victor Brack. Nuremberg, Almanya, Ağustos 1947.




LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.12.10, 20:12   #7
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Çok acı fotoğraflar..

Yahudiler canlı canlı kobay olarak naziler tarafından kullanılmış..





Eline sağlık Lale'm. Sayende yeni bir bilgi daha öğrenmiş olduk.
__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 26.12.10, 20:25   #8
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 491
Mesajlar: 11,755
Ettiği Teşekkür: 44572
Aldığı Teşekkür: 75964
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Yine Dachau...

Lanet yer... Resimlerine bile bakarken ürperen tüylerim.


İnsan değil bunlar, hala da çoğu olamamış...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 27.12.10, 11:57   #9
...:: HüsoMeL::...

DarkAngeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Yaş: 33
Konular: 1381
Mesajlar: 4,046
Ettiği Teşekkür: 19986
Aldığı Teşekkür: 19619
Rep Derecesi : DarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Dr. Joseph Mengele | The Angel of the Death (ölüm meleği)

Dünya üzerinde yahudiler kadar arsız,cani ve hain bir millet yok
Kendilerini diğer dünya milletlerinden üstün görüp vahşet yaratmakta sakınca görmemişler..
Hala da dünyayı karıştırmaya devam ediyorlar..
Teşekkürler Okicim..
__________________
DarkAngeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz DarkAngeL'in Mesajına Teşekkür Etti.
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
angel, death, meleği, mengele, ölüm, |the


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


İlgili Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Melek Meşe Ağacı (Angel Oak) Sude Bağ, Bahçe, Çiçek, Ağaç 4 01.04.15 21:31


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:13.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2017 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.