Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Maksat Muhabbet Olsun > Duygularımız


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 09.02.19, 11:16   #1
Tam Üye

Rapİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2019
Konular: 33
Mesajlar: 313
Ettiği Teşekkür: 1162
Aldığı Teşekkür: 1073
Rep Derecesi : Rapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Karanfiller ve Domates Suyu | Sait Faik Abasıyanık

Karanfiller ve Domates Suyu | Sait Faik Abasıyanık


Bu yazıyı tanıdığımda Lise son sınıfta bir öğrenciydim. Sait Faik Abasıyanık'ın o insan dünyasını ve merhametini tanımaktan mutluydum. Bir öykünün satırlarını ezberlercesine içimde hissedebilmek ve emeğe inanabilme gücünü veriyordu.

Kaç insan var ki şu yer yuvarlağı üzerinde, öykülerini bilmiyoruz; bildiğimiz bize yakın olanlar. Bilmeyip de varsaydıklarımız olduğunda ise ne kadar hakikate yakın? Sorgulamalı oysa.

İnsanlığa her katkı (ister büyük ister küçük olsun) değerli. Bu bilmediğimiz ve insan olarak saygı duymamız gereken kişiler için de kafiydi.

Rapİ
__________________
Rapİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Rapİ'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.02.19, 11:20   #2
Tam Üye

Rapİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2019
Konular: 33
Mesajlar: 313
Ettiği Teşekkür: 1162
Aldığı Teşekkür: 1073
Rep Derecesi : Rapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Karanfiller ve Domates Suyu | Sait Faik Abasıyanık

Karanfiller ve Domates Suyu

Sait Faik Abasıyanık



Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş parçaları. Sonra uzak, göğün, kendi renginden biraz daha koyu kıyılara giden hudutlu bir deniz... İşte böyle bir yerde köyün insanlarını düşünüyorum. Kitaplar, bir zaman bana, insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini, oradan yaşama sevinci duyulacağını öğretmiştiler. Hayır, şimdi insanları, kitapların öğrettiği şekilde sevmiyorum. Şiirler, romanlar, hikayeler, masallar bana bu ilmi tahsil ettirmişlerdir. Beyinin vapurdan iner inmez çantasını kapan uşaktan iğrenmemeyi, sabahleyin altı buçukta tabiatla kavga için sokağa fırlamayan adamın çalışmadığını kendi kendime öğrendim. Ama şu sabahleyin altı buçukta tabiatla kavga için sokağa fırlamayan adam, isterse akşama kadar insanları aldatmak için didinsin. Kaç para eder! Gözümde, milyonu olsa da, kalp para ile metelik etmez.

Şimdi artık kimi sevdiğimi, kime saygı duyduğumu biliyorum. Günlerden beri kafamı bir adam kaplıyor (işgal ediyor dememek için).

Köyde ona, “Kör Mustafa” derlerdi. Bir gözü sola doğru biraz kaymıştı. Sağ tarafının beyazı ile gözkapağı arasına ciğer kırmızısı bir et parçası oturmuştu. Böyle mi doğmuştur? Yoksa çocukken bir şey mi batmıştır?... Bu arızalı göz, öteki gözden daha parlaktır, daha siyah, daha canlı, daha zekidir. Bana, bir kamburu hatırlatıyor bu göz; tuhaf değil mi: Bir kambur insan çirkindir ama, bütün kamburlar iyi yürekli, sevimli insanlardır. Arkadaş canlısıdırlar, şendirler. Ne severim kamburları!...

İşte, Kör Mustafa’nın bu gözü de bir kambur insanın ruh haletini içine sindirmiş, şıkır şıkır, pırıl pırıl, sevimli, çapkın, canlı bir gözdür. Öteki doğru dürüst göz, onun yanında, mahçup, sönük, tatsız tuzsuz, pek de kibirlidir.

Kör Mustafa, bahçelerde çalışır, gündeliğe gider, sarnıç sıvar, dam aktarır, kuyu kazar...

Bizim köyün lodos tarafı gayri meskundur. Orada fundalar, yabani meşe palamutları, kocayemişler, çalı süpürgeleri bir türlü ağaç haline gelmeden, ama ağacı taklit edercesine gelişir, birbirinin içine girmiş yaşarlar. Bütün bu fundalıklar Fino kilisesinin malıdır. Kocaman, kirli sakallı, cin gibi bir papaz fundalıklar “bizimdir” diye, arada bir dolaşır. İsteyen olursa ucuza kiraya verir. Ama kimse kiralamaz. Çünkü, orman memuru buraları, Orman Kanunu gereğince orman sayar. Aralarında üç beş ufacık çam ağacının boğulduğu yabani, cüce, oduna bile gelmez çalı çırpı; orman memurunun, Orman Kanunu sayesinde mes’ut yaşar.

Kör Mustafa nasıl becerdi bilmem... Denize diklemesine inen bu çalılığın bir kısmını ne pahasına ayıkladı, biliyor musunuz; tırnakları pahasına. O çalı çırpının sere serpe geliştiği, bu denizlere diklemesine inen toprak öyle taşlık, öyle taşlıktı ki... Sonra Mustafa gündüzleri başka yerde çalışmak zorundaydı.

Akşam olunca çalıların arasına sakladığı kazmasını alıyor, gün ağarıncaya kadar söküyor, koparıyor, kazıyordu. Kazdıkça kaya, kazdıkça taş. Bütün bir yaz, bütün bir kış, orman memurunun tazyiki, çalı, palamut, defne, kocayemiş, diken, ot, kök ona karşı koydular. Bu korkunç mücadeleye üç evlek toprak için Mustafa’dan başka bizim köyde kimse girişemezdi.

Kaya bitip de yumuşak, esmer, pembe bir funda toprağı bir karış meydana çıkınca bir meşe palamudunun korkunç yılan gibi kökü önüne çıkardı. Onu sökünce, orman memurunu karşısında bulurdu. O gidince, zehirli bir diken başparmağını şişirirdi; kazma körlenir, kürek bulamaz, taş dağ gibi yığılırdı. İnsan büyüklüğünde bir kaya, yumuşak toprağın üstünde, altındaki bir insan büyüklüğünde cüssesini hiç belli etmeden yosunlu yüzüyle dikilir. Ormanları, tırnakları, ayakları, göğsü, sırtı, bütün kuvvetiyle dayanır, onu yener, yıkardı. Kazma iş görmediği zaman yumruğu, yumruğu yetmediği zaman parmakları, parmakları kalın geldiği zaman tırnakları ile toprağı tırmalardı...

Bir sonbahar günü baktı ki, küçük çam ağaçları filizi, körpe diken yapraklarıyla, üç beş kocayemiş çıngıl çıngıl yemişleriyle yer yer esmer pembe, kül rengi toprağa saye salar. Biz görenler:

Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur, dedik.

Bilmedik ki dişle, tırnakla, kanla, canla tabiat denilen canavarı yenmek lazımdır. Bendeniz bu mücadeleye şahidim. Mustafa’nın kör gözü, hiddetten ala bulandığı günleri hatırlıyorum. “Hay arslan Mustafa”, der; uzakta bir çam gölgesinden korkunç kavgayı seyrederdim. Bu kavga, Romalı esirlerin arslanla döğüşmesinden şu itibarla farklı idi ki, Romalı esir, arslana bir çeyrek saat içinde yeniliyordu. Mustafa, ejderhayı bir sene içinde, bazen ümitsizlikten, bazen ümitten yeniyordu.

Bir sabah her zamanki çamın altına vardım ki, bir köylü kadın, üç yarı çıplak çocuk garip birtakım taşlar, tahtalar, saçlarla birşeyler yaparlar. Bu, her tarafından poyraz, lodos, gündoğusu, keşişleme, yıldız, karayel rüzgarı giren bir evdi. Mustafa arkasına yeşiller giymiş güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu.

Arslan Mustafa, dedim, su buldun mu, su?

Deniz kıyısında eski bir kuyu vardı. Tuzlu bir parça ama, idare edeceğiz. Şuraya bir sarnıç kazabilsem...

Onu gördün mü toparlanıyor; hayret, sevgi ve saygı ile bakıyorum. Koca yaylamızın üzerinde böyle milyonlarca insan bulunduğunu düşünüyorum. Yine dünya yuvarlağı üzerinde böyle milyonlarca insanın tırnakları, nasırları, çirkinlikleri, tek gözleri, tek kollarıyla, bir ejderha ile kavga etmek için bekleştiklerini düşünüyorum.

Küçük hanımlar! Bugünlerde bir gün nişanlınız size koyu al renkli karanfiller gönderecektir. Dikkat edin, belki Mustafa’nınkilerdir. Küçük beyler, domatesler göreceksiniz çarşıda. Elmalar, ferik elmaları gibi kokulu, şekerli, tatlıdır. Keserseniz içinde çekirdekleri altın gibi parlar. Belki de lokantada bir gün şişelere doldurulmuş bir domates suyu içersiniz ve tadını fevkalade bulursunuz. Yunan tanrılarının ölmemek için içtiği nektar lezzetini damağınızda hissedersiniz, emin olun ki Mustafa’nın domateslerinden bir tanesi, içtiğiniz suya katılmıştır.


__________________
Rapİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Rapİ'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.02.19, 11:33   #3
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 28
Mesajlar: 1,324
Ettiği Teşekkür: 488
Aldığı Teşekkür: 1979
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Karanfiller ve Domates Suyu | Sait Faik Abasıyanık

Epeydir öykü okumuyordum. Teşekkürler. Sait Faik'in öykülerinden oluşan bir kitabı yıllar önce okumuş ve sevmiştim. Kitabın adı Lüzumsuz Adam'dı. Özellikle o öyküsü çok hoştu. uzun bir öyküydü diye hatırlıyorum.
__________________
Thales'e, "şanslı insan kime denir" diye sormuşlar. Demiş ki:

"Sağlıklı vücudu, bilgece zihni ve öğrenmeye açık tabiatı olan insan şanslı bir insandır."
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.02.19, 12:33   #4
Tam Üye

Rapİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2019
Konular: 33
Mesajlar: 313
Ettiği Teşekkür: 1162
Aldığı Teşekkür: 1073
Rep Derecesi : Rapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardırRapİ şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Karanfiller ve Domates Suyu | Sait Faik Abasıyanık

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Cimcimecik Mesajı göster
Epeydir öykü okumuyordum. Teşekkürler. Sait Faik'in öykülerinden oluşan bir kitabı yıllar önce okumuş ve sevmiştim. Kitabın adı Lüzumsuz Adam'dı. Özellikle o öyküsü çok hoştu. uzun bir öyküydü diye hatırlıyorum.
Rica ederim @Cimcimecik. Memnun oldum. Dediğiniz kitabı okumadım, merak edip sözlerini araştırdım ve hisse verici, okumalı. Benim en sevdiğim kitabı Az Şekerli idi.
Belirttiğiniz kitaba dair sözleri de ekleyelim:

  • "Sessiz yaşadım kim beni nereden bilecektir."

  • ''...Kendi peşimi bile bıraktım....''

  • Gitmeli, uzaklaşmalı, hiçbir şehirde durmamalı.

  • "Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu."

  • Göz kenarlarının çizgilerinde de üzüntü çizgileri yoktu.
    Kadın yüzünden hiç çekmemiş bir adam, dedim.

  • Şehri bırakmak, ondan usanmak, onunla didişmemek erkekliğin şanından mıydı? Ama ne yapsın? Yapamıyor işte. "Hayat mücadelesi" dedikleri kaypak şeye onda mani olan bir şey var.

  • Niye insanlar birbirleriyle bu kadar uğraşırlar?

  • Elimi yorgana koydum. Başımı da şöyle yastığa doğru şakacıktan eğdim. Uyumuşum !!!

  • — Severim toprağı. Bu sessiz, mütevazı, sakin deli şeyi, dedi. Hayat bundadır işte. Biz canlı mıyız bunun yanında? Onun için bundan yapıldık, derler.
    —Filozofsunuz galiba, papaz efendi?
    —Hayır! Ne papazım, ne filozofum.İnsanım.


  • Sanatçı değişik bir yaratık gibi görünmemeli, insanlar içinde bir insan olduğunu unutmamalıdır.

  • Uyku, bir düşman ordusu gibi; kendini bırakmaya gelmiyor.

  • Şehri bırakıp gitmeliydi. Nereye olursa olsun... Bu şehri bırakmalıydı. Dağlarda yatmalı, su başlarında garipler gibi su içmeli, köylerden ekmek dilenmeli, şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı, samanlıklarda yatmalı, dağlardan üzüm çalmalıydı.

  • Kadınlar yalnız para ile mi dudaklarını öptürür ?
    Yalnız menfaatlere mi yumuşak avuçlarının hararetini teslim ederdi ?
    Yalnız parlağa, cebe mi kalplerinin anahtarlarını atarlardı? Öyle hırsızcasına hırsız,
    Öyle namussuzcasına namussuz,
    Öyle alçakcasına alçak bir adam olmak isterdi ama kolay mı ?


  • Ekmek parçalarını daha denize düşmeden yakalayan, acı acı bağrışan, kırmızı gözlü martılara dağıtacak ekmeği. Açlıktan ölse insan oğluna vermeyecek. Verirse adam olmaz. İnsanoğlu hak etmeli hak! Yoksa şehirde yaşamamalı, köylere gitmeli, merhametlere sığınmalı.

  • Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar bir birine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? Nasıl bir birinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor?

  • - ... Ama belki de ölmem. Ben bunu da atlatırım.
    Atlatamadı, öldü.


  • Şimdi ben bütün bunlara, kendime, insanlara bir mana verebiliyor muyum?

  • Yahu! Şu insanoğlu neyin neresinden neyi hatırlar.

  • Oh ne nefis çay! Ne renk, ne fincan!...

  • Severim toprağı. Bu sessiz, mütevazı, sakin, deli şeyi, dedi. Hayat bundandır işte. Biz canlı mıyız bunun yanında. Onun için bundan yapıldık derler... Karşılığı için hiçbir şey istemeden veriyor o. Cömerttir, cömert. Sonra vakti gelince, bize yeter dereceye kadar bir bayram gösterdikten sonra, yine alır kucağına çürütür, doğurur. Çürütür, doğurur. Erkekler değil ama kadınlar muhakkak topraktan çıktı. Toprak ana! Toprak ana. Her mahlukun dişisinde bir topraklık var. Biz erkek kısmı güneşin, havanın, suyun çocuklarıyız belki, ama kadınlar muhakkak topraktan.

  • "Dinlemişsindir, ama duymamışsındır."

  • Ben hikayeciyim diye sizden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikayesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, n'olur?

  • Hastalık diye bir sey yoktur. Bu dert de insanların yaptığındandır.

  • Yazı yazmayı iş saydığım için başka iş yapmamaya karar vermiştim.

  • Hani padişahın biri keyifsiz düşmüş de, hem gamsız, hem fıkara öylesine birinin gömleğini giyerse şifa bulur demişler. Aramışlar, taramışlar, hem fıkara, hem dertsiz adam bulamamışlar. Bulunur mu? Ama ümitlenmiş, aramışlar. Bir gün adamın birine bir köylük yerde rastlamışlar. Herif hem türkü söyler, hem çapa çapalarmış, doncak.
    - Sen kimsin? demişler.
    - Na! demiş, şu ağaç altında uyku kestiren herifin uşağıyım.
    - Nerede yatarsın?
    - Samanlıkta.
    - Ne yer, ne içersin?
    - Bey ne verirse.
    - Ne verir?
    - Kuru ekmekle soğan…
    - Hiç dertlenir misin?
    - O da neye?
    - Yani ya, kederlenir misin?
    - Bilmem öyle şey, demiş, ben cahilim.
    - Hah, demişler, aradığımız adam!
    - Aman biz de seni arıyorduk. Versene şu gömleğini bize, sana bir kese altın verelim.
    - Gömleğim yok ki…


  • İçimden ılık ılık bir şey aktı. Kana benzer bir şeydi. "İçim kanıyor, dedikleri bu mu?" diye fikrimden geçti.

  • Lüzumsuz Adam - Sait Faik Abasıyanık
__________________
Rapİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Rapİ'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.02.19, 18:41   #5
Uzman Üye

Cimcimecik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2018
Konular: 28
Mesajlar: 1,324
Ettiği Teşekkür: 488
Aldığı Teşekkür: 1979
Rep Derecesi : Cimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardırCimcimecik şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Karanfiller ve Domates Suyu | Sait Faik Abasıyanık

@Rapİ bunlar Lüzumsuz Adam öyküsünden alıntılar öyle mi? Ben tabii çok eskiden okuduğum için hiç birini hatırlamıyorum.
__________________
Thales'e, "şanslı insan kime denir" diye sormuşlar. Demiş ki:

"Sağlıklı vücudu, bilgece zihni ve öğrenmeye açık tabiatı olan insan şanslı bir insandır."
Cimcimecik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Cimcimecik'in Mesajına Teşekkür Etti.
Eski 09.02.19, 20:43   #6
Moderator

Gülümsün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2014
Konular: 1587
Mesajlar: 9,250
Ettiği Teşekkür: 56002
Aldığı Teşekkür: 34993
Rep Derecesi : Gülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Karanfiller ve Domates Suyu | Sait Faik Abasıyanık

Çok anlamlı bir hikayeydi. Paylaşımın için çok teşekkürler Rapİ emeklerine sağlık.
__________________
Gülümsün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Gülümsün'in Mesajına Teşekkür Etti
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
abasıyanık, domates, faik, karanfiller, saik, suyu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:42.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.