Merhabalar
Forum Gerçek üyesi değilsiniz ya da Üye Girişi yapmamışsınız.
Sitemizden tam olarak yararlanabilmek için;
Lütfen Buraya tıklayarak üye olunuz.
Forum Gerçek

Forumları Okundu Kabul Et Bugünkü MesajlarYazdığım Cevaplar Açtığım Konular Kim Nerede
Geri git   Forum Gerçek > Maksat Muhabbet Olsun > Duygularımız


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 23.08.19, 06:12   #1
Tam Üye
HomoLudens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2017
Yaş: 26
Konular: 14
Mesajlar: 482
Ettiği Teşekkür: 675
Aldığı Teşekkür: 1930
Rep Derecesi : HomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardırHomoLudens şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Bilgiyle Yok Olmak

Zamanın başlangıcından bu yana düşünebilen varlık türü olan İnsanoğlu her zaman bildiğinden daha fazlası olduğunu duyumsamış ve daha fazla bilgiye ulaşmak için kimi zaman açıktan kimi zaman gizliden çalışmalarını yürütmüştür. İnsanların ilk zamanlarında bilginin avcılık ve hayatta kalmak için önemli bir olgu olmuş ve ilk formunu 'Fiziksel' olarak kazanmıştır.

Zaman ilerledikçe ve insanlık bilgiyle beraber geliştikçe bu güç 'Fiziksel' olmaktan çıkıp 'Akıl' denilen olgunun gitgide belirgin ve daha kullanışlı olmasını sağlamıştır. Bu akıl olgusuyla beraber insanoğlu bilinen en güçlü silaha sahip olmaya başlamış ve ardından egonun da bu savaşa katılmasıyla akıl ve fiziksellik bir formda buluşarak süpernovayı oluşturmuştur.
Kendi içinde başlayan 'Anlamlandırılamayan çöküş" yavaş yavaş insan enerjisini içinde tutulamaz bir hale gelmiş ve sönen yıldız gibi kendisiyle beraber çevresindeki her şeyi yutan kara deliğe dönüşmüştür.


Ancak insanoğlunun bilgiye olan açlığı onu aynı zamanda bilginin kölesi haline getirmekten alıkoymamış ve her zaman daha üstün, akıllı, 'Anlamlandırılamayan' bir varlığa olan inancını güçlendirmiştir.

"İnsanoğlunun en eski ve en güçlü duygusu korkudur. En eski ve en güçlü korku da bilinmeyenin korkusudur."
Lovecraft


İlk başlarda anlamadığı materyal olgulardan korkan insanoğlu zamanla evren ve zaman denilen olguların -belkide sadece yanılsamaların- bildiğinden daha üstün bir varlık tarafından yaratıldığını düşünmeye başlamıştır. Bunlara milyonlarca yıl boyunca farklı isimler verse de tıpkı insanın ismi değişse de adının insan kalması gibi varlığın adı ortaya çıkmıştır; "Tanrı"

Adı, yüzü, kimliği, şekli, tasviri vs. değişse bile ilahi kudreti bütün inanç sistemlerinde aynı kalmıştır. Bilinen materyal evreni anladığını düşünen insanoğlunun karşısına bu seferde başka bir kavram çıkmıştır; "Materyalizm"
İçinde bulunduğu evren ve zaman diliminin kendisine yetmeyeceğini düşündüğü için ve egosunun da yardımıyla beliren öz benlik olgusu genel toplum yapısını namludan çıkan bir kurşun gibi delip geçtiği için sadece bilinen değil bilinmeyen bir alemin(?)de kendisi adına yaratıldığını düşünmeye başlamıştır.


Üstelik bu olgunun sadece kendi adını verdiği kudrete tabi olanlar için geçerli olduğunu, diğerlerininse bu hediyeden mahrum kalacağını düşünmüştür. Zaman içinde insanlık egosunun verdiği hırs ve kudretle beraber diğer her şeye savaş açmış ve bilgi bilinen son formuna ulaşmıştır; "Acı"

"İnanmayan, anlayamaz."
İşaya 7;9

Bir zamanlar insanların bilebileceği olgu zamanla sadece bir kısım "Ruhban Sınıfı" adı verilen ve bilgiyi anlayabilecek akli melekeleri sahip olduğu iddia edilen kesim tarafından zaptedilen insan aklının körelmesiyle beraber, dar bir odada ağzında çıkacak her kelime inananlar için kural kabul edilen 'İnsan Aklının Almayacağı Kudret' halini almıştır.

"Ters dönmüş gözün karanlığı ışığın yokluğu anlamına gelmez."

Gnostikler.
İnsanlığın bilinen en eski inançlarından olan bu grup 'Şekil Veren Tanrı' veya 'Aldatıcı Tanrı'nın aksine "Gerçek Tanrı"ya ulaşmayı amaçlamışlardır. Bu Tanrı ancak bilgiyle var edilebilir. Ve bu bilgiye ulaşmanın üç yolundan biri şudur; 'Acı'
Bilginin mutlak kurtuluş olduğuna inanan bu grup bilinen hayatın bir azap olduğuna ve 'Aldatıcı Tanrı'nın insanlığı bir illüzyon içine kapatarak ortadan kaybolduğuna inanır. Ve kurtuluş; insana ancak özünde bulunan Tanrı'ya döndükten sonra bahşedilir.


"Bildiğim tek şey; hiçbir şey bilmediğimdir."
Sokrates


Bir amacın varlığını araştıran sadece ilahi bir güce inananlar değildir. Felsefeciler de bir varlık amacı aramaktadır, insanlığın başlangıcından beri. Bu grup Tanrı'ya inananlar, Tanrı'ya inanmayanlar ve mevcut Tanrı'yı farklı yorumlayanlar olarak ayrılır.

"Eğer bir Tanrı yoksa onu icat etmeliyiz."
Voltaire

"Eğer bir Tanrı varsa onu öldürmeli, yok etmeliyiz"
Bakunin


Özgürlük ve kötücül varlık. "Tanrı yoksa her şey mübahtır" sözü Dostoyevski'nin dillendirdiği bir durumdur ve insanın erdemden ziyade cezalandırılma korkusuyla hareket eden ve ilk zamanlardaki toplumsal benliğini bencil bir benliğin yerine bıraktığını gösteren en önemli vecizelerden birisi.
Tanrı'nın cezalandırma yöntemleri akıl almaz olduğu için insanlık son form olan acıyı güncellemiş ve birbirinden ayrılmayan evrimleşmiş bir hale getirmiştir; "Acıdan duyulan korku"


Bir Tanrı'ya inanan insanların onun kudretinden yararlanarak mutlak bir mükafata ulaşmayı amaçlaması zaman içinde toplum benliğini yok etmiş ve ben merkez veya biz merkez haline getirerek toplumsal bir yıkıma dönüştürmüştür.


Bir Tanrı'ya inanmayan insanların varoluşsal problemlerini anlamlandırmak adına girdiği çaba ise ben merkez bir benliği bile ortadan kaldırıp "Göz Kamaştıran Hiçlik" tabanına çekmiş ve toplumsal yıkım getirmese bile ben merkez bir yıkımla yuvarlanan kar topunun çığ yaratması gibi özde "ben" genelde "toplum" yok oluşunu ortaya çıkarmıştır.

Bilgi her ne olursa olsun insana yıkımdan ve mutlak yok oluştan başka bir şey getirmese bile insanlık her zaman bilginin yeni bir halini bulmaya çabalamak ve kendi yok oluşunu daha hızlı hale getirmek için elinden geleni yapmaya devam ediyor ve edecektir.


"Ne önemi var belirsiz insanlığın yok oluşunun? Birey kendini böyle onaylarsa!"
Laurent Tailhade
__________________
I was beyond withstanding my own ignominy. I invoked it and blessed it.
I progressed ever further into vileness and degradation. Am i resurging, intact, out of infamy?

HomoLudens isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Sayfayı Paylaşabilirsiniz

Etiketler
bilgiyle, olmak


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 19:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
Copyright ©2000 - 2019 www.forumgercek.com
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Önemli Uyarı
www.forumgercek.com binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir. Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır. Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Forumumuzda T.C. yasalarına aykırı ve telif hakkı içeren bir paylaşımın yapıldığına rastladıysanız, lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz. Bildiriniz incelenerek, 48 saat içerisinde gereken yapılacaktır. Bildirinizi BURADAN yapabilirsiniz.
Page Rank Icon
Bumerang - Yazarkafe
McAfee Site Denetleme
Norton Site Denetleme
www.forumgercek.com Creative Commons Alıntı-Lisansı Devam Ettirme 3.0 Unported Lisansı ile lisanslanmıştır.